hiçbir yere ait olamamak
başlık "yine ne yaptın cansu" tarafından 08.11.2020 11:50 tarihinde açılmıştır.
361.
bu beden bile bize ait değilken biz nereye ait olabiliriz
devamını gör...
362.
insan bazen yaşar bunu ya. ama bazı insanlar her daim böyledir. onlar sadece vakit geçirir daha doğrusu vakit doldurur. ortalama 70-75 yılı türkiye şartlarında 55-60 yılı bir şekilde bitirmeye bakarlar. ne bir istekleri vardır hayattan ne bir hedefleri ne bir tutkuları vs. zaten kendilerini bunlardan dolayı bir yere de ait hissetmezler. öylece nefes alırlar. günü geçirmeye bakarlar ayakta duracak kadar yemek yer ve yine ayakta duracak kadar beyinlerini çalıştırırlar. fazlasına gerek yoktur çünkü.
devamını gör...
363.
konuşması kolay bir konu değil. bir insanın ne yaşadığını anlamak çok zor. ama kendi adıma konuşacak olursam, benim de içinde bulunduğum durumdur. içimde sürekli bir gitme isteği hakim. bulunduğum yere kendimi ait hissedemiyorum. bu ruhsal manada sıkılmış, bunalmış olmanın eseri de olabilir ya da fıtratınıza uygun bir ortamda olmayışınızdan da kaynaklanabilir. sonuçta bir balığı karada yaşatamazsınız.
devamını gör...
364.
rahatsızlık çıktısı. normal gelişmeyen bir şey. zira herkesin aşina olduğu bir yer vardır. bu aksi durum kişinin tercihleriyle de orantılı olabilir.
devamını gör...
365.
evine, eşine, işine,ailene yani kısacası hayattaki temel taşların hiçbirine tam manasıyla bağlanmama durumudur. ilk başlarda bu his geçiçi dersin, sonrasında hayat geçip gidiyor işte dersin, ama bu his devam ettikçe anlarsın ki hayat gelip geçmiyor seni delip geçiyor.
devamını gör...
366.
sonra ait olmadığım yerde olmamın anlamı yok dersin.
gözlerini kapatıp bırakırsın kendini ölümün boşluğuna.
gözlerini kapatıp bırakırsın kendini ölümün boşluğuna.
devamını gör...
367.
yıllardır sahip olduğum muhteş özellikti. bir bavula sığıp her türlü coğrafyada yaşayabilen ve yaşayan biri olarak sonra sonra bir bunalma durumu da geldi. ben de yaşamaktan ve kendimi ait hissetmekten mutlu olduğum bir yere demirimi attım. yaşlandı hollandalı. küçük, sakin, huzurlu bir akdeniz kasabasında, denize bir kulaç mesafede canlılık faaliyetimi sürdürüyorum. mis gibi.
devamını gör...
368.
yük olur muyum diye düşündüğün yere ait değilsin. kendini kısıtlamak zorunda hissettiğin yere ait değilsin. anlatamadığın yere ait değilsin. anlaşılmadığın yere ait değilsin. kendini kendin gibi hissetmediğin hiçbir yere ait değilsin.
devamını gör...
369.
tam olarak hissetiğim durum şu an. kendimi ait hissedebileceğim yer tamamen dağılmış durumda ve neyi nasıl toplayabileceğime dair hiçbir fikrim yok.
devamını gör...
370.
yurtdışında okuduktan sonra başıma gelen. istanbul’un yoğunluğu çok kaotik geliyor. özellikle avrupadan sonra insanların topluluk içinde kaba ve bireysel davranışları irrite ediyor beni.
londra’da da bu tarz insanlar var mı var ama inanın çok daha azlar. en basitinden zorlu center gibi bir metro durağı var : canary wharf. levent gayrettepe karşılığı gibi düşünebilirsiniz. alt geçitte dükkanların bulunduğu bir alan ama esasen gökdelen ve gökdelende çalışanlar için olan bir alan. burada rush hourlarda sıra durağın yeryüzünde girişine kadar çıkar. ama o sıra 15 dakikada bitiyor ve metronun içinde balık istifi gibi olmuyorsunuz. levent metrosunda rush hour’un dışındayken bile nefessiz kalıyorsunuz.
avrupadaki yaşam şeklini istanbulda bulmayı beklemekte kendi içinde abes tabii. ama avrupada bazı şeylere alışıyorsun e sonra istanbuldayken ister istemez bu alıştıklarını arıyorsun. yani istanbuldayken ne istanbullu gibi ne avrupalı gibi oluyorsun.
londra’da da bu tarz insanlar var mı var ama inanın çok daha azlar. en basitinden zorlu center gibi bir metro durağı var : canary wharf. levent gayrettepe karşılığı gibi düşünebilirsiniz. alt geçitte dükkanların bulunduğu bir alan ama esasen gökdelen ve gökdelende çalışanlar için olan bir alan. burada rush hourlarda sıra durağın yeryüzünde girişine kadar çıkar. ama o sıra 15 dakikada bitiyor ve metronun içinde balık istifi gibi olmuyorsunuz. levent metrosunda rush hour’un dışındayken bile nefessiz kalıyorsunuz.
avrupadaki yaşam şeklini istanbulda bulmayı beklemekte kendi içinde abes tabii. ama avrupada bazı şeylere alışıyorsun e sonra istanbuldayken ister istemez bu alıştıklarını arıyorsun. yani istanbuldayken ne istanbullu gibi ne avrupalı gibi oluyorsun.
devamını gör...
371.
aniden gelen ıssız adam, fayt kılap, nejat işler filmi sonrasında akla düşen sancılı durum.
devamını gör...
372.
sorunlu hissettiriyor.
devamını gör...
373.
devamını gör...
374.
ait olunacak yeri kendi ellerinle inşa etmene nedendir.
devamını gör...
375.
illaki bir yerde huzurlu hissetmişsindir, illaki bir yere aitsindir. henüz o yeri keşfedememiş olmak bu yerin olmadığı anlamına gelmez
devamını gör...
376.
bu cümleyi düşüncelerimde çok gezdiriyorum. bilmemek duygusu ve bunun sonucunda gelen aitsizlik hissi. aslinda bir yer var ait olduğum ama bu dunyaya ayak uyduramadigim da bir gercek. caresizlik hissi bu cümleye iteliyor beni yalnizlik hissi. gunumuz dunyasindaki insanlara, ortama ayak uydurmak hic de istedigim bir sey degil. gercek degil cunku orasi. sevdigim seylerle yetebiliyorum kendime fakat uzulmekten de kacamiyorum. alismaliyim sanirim.
devamını gör...
377.
ya da bunu sorgulamaktan vazgecmek
devamını gör...
378.
ne iyi bi evlat .
ne iyi bir sevgili .
ne iyi bir arkadaş .
ne de hayırlı bir kul olabildim .
özür dilerim ..
ne iyi bir sevgili .
ne iyi bir arkadaş .
ne de hayırlı bir kul olabildim .
özür dilerim ..
devamını gör...
379.
yaşam, görünmez duvarların arasına hapsedilmiş, biz de mahkum olmuşuz. fakat o görünmez duvarları, elinden geldiğince yıkmaya da muktedir yaratıklarız. çekindiğimiz iki şey var sadece: yalnız kalmak ve dillere düşmek. evet farklı bir şey yaptığın için yalnız kalabilirsin; herkesin yaptığı şeyleri yapmadığın için uyumsuz diye afişe edilebilirsin, ama bunların hangisi senin kendini daha iyi hissetmenden kıymetli ki. hiçbiri. bırak istediklerini desinler, bırak yalnız kal. bir şekilde kendine kavuşursun.
devamını gör...
380.
merhaba ben "hiç bir yere ait olamayan kişilik tipi"

her ortamda bulunurum ve olmak istediğim yer değildir hiç biri. aidiyet konusunu bir kenara bırakacak olursak ben her yerde özgürce bulunmayı ve mekanla ortamla insanlarla ve diğer şeylerle bağ kurmamaktan yana olan biriyim. yaşa ve devam et yaşadığın her şey yeni olsun. hiç bir yerde hiç birinde hiç bir şeyde uzun süre takılıp kalma taraftarı değilim. bir yere ait olmak istemiyorum. ben mağazadaki bir ürün yada envanterdeki bir malzeme veya listelerdeki bir ad soyad değilim. herkesin saplanıp kaldığı yerde ben kök salacak değilim. bırakır giderim, gidemesem bile dahil olmamak benim için varlık mücadelesi haline gelir.
bir şeyleri tamamlamak istemiyorum, bir parçası olmak, bir şeye bağlılık göstermek, bunların hepsi benim için anlamsız kendimi tamamlamamışken neyin parçası olabilirim ki? kendimi bir arada tutamıyorken neye bağlanıp sadakat gösterebilirim ? hiç bir yere ait olamam ben koskoca dünyanın tek bir şehrine hapsolmak bana göre değil, milyarlarca kadın varken birine tutsak olmak bana göre değil, trilyon tür müzik varken ben sadece iron maiden dinleyecek değilim.
takım tutamam, politik olamam, akademiye bel bağlayamam, kendim düşünmediysem başka fikirlere inanıp bağlanamam. ben keşfetmeliyim, hiç bir yere ait olamayanlar kaşif olur, onlar gezgindir. çok gezen mi bilir çok okuyan mı? kaşifler gezmekten başka bir şey bilmezler. önce bu pencereden bakarlar aynı bahçeye sonra karşıya geçip diğer pencerelerden bakarlar manzaraya. kaşifler gezmeden neyin ne olduğunu asla bilemezler.
hiç bir yere ait olamayan, yani bir şeylerin tutsağı olmayan kişi, çok kesin ve net söylüyorum özgürdür.

her ortamda bulunurum ve olmak istediğim yer değildir hiç biri. aidiyet konusunu bir kenara bırakacak olursak ben her yerde özgürce bulunmayı ve mekanla ortamla insanlarla ve diğer şeylerle bağ kurmamaktan yana olan biriyim. yaşa ve devam et yaşadığın her şey yeni olsun. hiç bir yerde hiç birinde hiç bir şeyde uzun süre takılıp kalma taraftarı değilim. bir yere ait olmak istemiyorum. ben mağazadaki bir ürün yada envanterdeki bir malzeme veya listelerdeki bir ad soyad değilim. herkesin saplanıp kaldığı yerde ben kök salacak değilim. bırakır giderim, gidemesem bile dahil olmamak benim için varlık mücadelesi haline gelir.
bir şeyleri tamamlamak istemiyorum, bir parçası olmak, bir şeye bağlılık göstermek, bunların hepsi benim için anlamsız kendimi tamamlamamışken neyin parçası olabilirim ki? kendimi bir arada tutamıyorken neye bağlanıp sadakat gösterebilirim ? hiç bir yere ait olamam ben koskoca dünyanın tek bir şehrine hapsolmak bana göre değil, milyarlarca kadın varken birine tutsak olmak bana göre değil, trilyon tür müzik varken ben sadece iron maiden dinleyecek değilim.
takım tutamam, politik olamam, akademiye bel bağlayamam, kendim düşünmediysem başka fikirlere inanıp bağlanamam. ben keşfetmeliyim, hiç bir yere ait olamayanlar kaşif olur, onlar gezgindir. çok gezen mi bilir çok okuyan mı? kaşifler gezmekten başka bir şey bilmezler. önce bu pencereden bakarlar aynı bahçeye sonra karşıya geçip diğer pencerelerden bakarlar manzaraya. kaşifler gezmeden neyin ne olduğunu asla bilemezler.
hiç bir yere ait olamayan, yani bir şeylerin tutsağı olmayan kişi, çok kesin ve net söylüyorum özgürdür.
devamını gör...