hiçbir yere ait olamamak
başlık "yine ne yaptın cansu" tarafından 08.11.2020 11:50 tarihinde açılmıştır.
21.
dünyalı olupta mars'tan ya da başka bir gezegenden geldiğini inanan kişilerin genellikle düşündüğüdür.
devamını gör...
22.
özlem duyduğunuz şehre gidemeyince yalan olduğunu anladığınız şey. yine de hiçbir yere ait olamıyorum. gitsem hasret gidersem yine duramayacağım yerimde.
devamını gör...
23.
edward said'in out of place ya da türkçe'deki ismiyle yersiz yurtsuz adlı kitabını aklıma getirir bu ait olamama duygusu. özellikle küreselci kültürün zorlaması ile bütün entellektüel ve kültür üzerine çalışanları bu ayara getirmesinin nedeni düşünülmeli.
devamını gör...
24.
en azından bu insanlar kolay bir şekilde lokasyon değiştirebilirler. ancak bir düzene, şehre veya en basitinden bir odaya alışan bir insan kendini oraya ait hisseder ve gitmesi gerektiği zaman ne gidebilir ne kalabilir.
devamını gör...
25.
2 çeşidi olan duygudur.
birincisi dış etken kaynaklıdır siz bir yere ait olmak isteseniz bile ortam sizi arasına almaz veya doğru giriş için ilişkileri kuramazsınız
ikincisi ise siz tercih etmezsiniz bir şeylerle bağ kurmayı kendinizi savunma ya da sorumluluktan kaçma adına red edersiniz.
birincisi dış etken kaynaklıdır siz bir yere ait olmak isteseniz bile ortam sizi arasına almaz veya doğru giriş için ilişkileri kuramazsınız
ikincisi ise siz tercih etmezsiniz bir şeylerle bağ kurmayı kendinizi savunma ya da sorumluluktan kaçma adına red edersiniz.
devamını gör...
26.
kaybolmaktır.
devamını gör...
27.
hasret özlemi çekmemenize neden olur. hiçbir yere ait hissetmediğiniz için nereye giderseniz gidin oraya hemen alışır, geride bıraktıklarınızı düşünerek kendinize işkence etmezsiniz.
devamını gör...
28.
(bkz: hakan günday)ın (bkz: kinyas ve kayra) kitabında hakkında şöyle muhteşem bir tanımda bulunduğu histir.
"hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım, her yere aitmiş gibi davranırlar."
"hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım, her yere aitmiş gibi davranırlar."
devamını gör...
29.
zordur. insana geniş bir dünya görüşü verir, farklı yaşamlar daha net anlaşılır. gerçekler netleşir fakat akabinde sertleşir.
her şey bağlantılıdır ve ben de onun bir parçasıyım düşüncesiyle tam zıttır ama çok benzer. ince bir çizginin iki yanı.
her şey bağlantılıdır ve ben de onun bir parçasıyım düşüncesiyle tam zıttır ama çok benzer. ince bir çizginin iki yanı.
devamını gör...
30.
bulunduğun yer'in düşündüğün şey ile uyuşmaması durumu. her nereyi düşlüyorsan, oraya aitsin.
devamını gör...
31.
yüksek bilgi birikimi ve üstün insan özelliklerinin bir sonucudur. bilgi birikimi ve kültür düzeyi o kadar yüksektir ki, bir yere ait olamama duygusu filizlenmiştir. bilim adamları konu üstünde araştırmalara devam etmektedir.
dünya zenginlerinin ekonomik desteği ve bilim adamlarının çalışması ile bu özellikteki insanları korumaya almak için başlattılan bir proje ile uzayda bir koloni kurulması söz konusudur. böylece evren daha yaşanılacak bir yer olup, alt zekadaki dünya gibi ülkeler de zihinsel açıdan gelişme imkanına sahip olacaklardır.
dünya zenginlerinin ekonomik desteği ve bilim adamlarının çalışması ile bu özellikteki insanları korumaya almak için başlattılan bir proje ile uzayda bir koloni kurulması söz konusudur. böylece evren daha yaşanılacak bir yer olup, alt zekadaki dünya gibi ülkeler de zihinsel açıdan gelişme imkanına sahip olacaklardır.
devamını gör...
32.
içinde kalan ukteler,yaşananların ve yaşanamayanların acısı, pişmanlığı her zaman bir boşluk bırakır insanın içinde. o boşlukla da kendinizi hiçbir yere sığdıramaz ait hissedemezsiniz.
devamını gör...
33.
doğru yerde vaktinde bulunamama sorunsalıdır. ya erken gelmişsindir ya da çok geç kalmışsındır.
devamını gör...
34.
zor bir durumdur. insanların devamlı " sana döneceğim " deyip dışlamalarına maruz kalırsınız.
bir türlü kendi frekansında değil, illa karşındakinin frekansına geçmek zorunda bırakılırsınız.
insanlar hep kendine ait bir şeylerden bahseder ve senden de o kümeye girmeni ister.
dolayısıyla kabullenmekte yeterli zekâya sahip olamayan arkadaş ve akraba çevresi yüzünden yalnızlığa itilirsiniz.
ve bohem bir hayata hoşgeldiniz...
bir türlü kendi frekansında değil, illa karşındakinin frekansına geçmek zorunda bırakılırsınız.
insanlar hep kendine ait bir şeylerden bahseder ve senden de o kümeye girmeni ister.
dolayısıyla kabullenmekte yeterli zekâya sahip olamayan arkadaş ve akraba çevresi yüzünden yalnızlığa itilirsiniz.
ve bohem bir hayata hoşgeldiniz...
devamını gör...
35.
lümpenliğin adı olmuş marjinallik..
t: postmodern iğrençliklerin güzellemeleri
t: postmodern iğrençliklerin güzellemeleri
devamını gör...
36.
"her nerede değilsem, orada mutlu olacakmışım gibi geliyor."
charles baudelaire
charles baudelaire
devamını gör...
37.
ergenlik falan değildir, rahatın batması falan hiç değildir. bazen insanın ruhu daralır uzaklaşmak ister bu durumdakilere tavsiyelerim yapabiliyorlarsa uzun yola çıkmaktır. şimdi siz pandemi falan var diceksiniz, kesinlikle haklısınız. diğer önerilerim çalışma masanızın yerini değiştirmek, koltuğunuzun yerini değiştirmek gibi şeyler olacak.
devamını gör...
38.
aklıma direkt şey geldi, çok takılırdım buna zamanında.
zorunlu olan 12 yıllık eğitim hayatımda sürekli bir "okul kıyafeti" dayatması vardı. (son yıl hariç.)
hep düşünürdüm, ne yani bu herkesin aynı şeyi giymesi diye.
maddi durumların farklılığından olabilir demiştim, müdür yardımcısının okuldan ayakkabılarım farklı renkte diye okuldan çıkardığı gün. hem de 4. sınıftaydım henüz, şaka gibi.
ilerleyen yıllarda baktım ki, "öğrencinin aidiyet duygusunun gelişmesi adına..." gibi cümleler uçuşuyor etrafta.
nasıl bir aidiyet duygusu geliştirici yöntemdir, hala merak ederim.
askeri sistem mi uygulanıyordu?
henüz ilkokuldayken düşündüğüm şey buydu, muhtemelen bu kabullenemeyişim yüzünden " en" olamamıştım. neden öğrenmek bunun kadar önemli bir kıstas değildi?
ırkçılık da buna benzemiyor mu?
gerçekten hala merak ederim. üzerimde o kıyafetler varken bir türlü odaklanamazdım önümdekine, dikkatim hep üzerimdeydi. çok şey kaybettirdi tabii zamanında bu bana.
özel okulda geçirdiğim yılımda da reklam panosu olmak istemiyorum diye hiçbir zaman giymemiştim. onlar da ısrar etmemişlerdi.
başlıkla çok alakalı bir şey yazdım yine değil mi? katılıyorum.
zorunlu olan 12 yıllık eğitim hayatımda sürekli bir "okul kıyafeti" dayatması vardı. (son yıl hariç.)
hep düşünürdüm, ne yani bu herkesin aynı şeyi giymesi diye.
maddi durumların farklılığından olabilir demiştim, müdür yardımcısının okuldan ayakkabılarım farklı renkte diye okuldan çıkardığı gün. hem de 4. sınıftaydım henüz, şaka gibi.
ilerleyen yıllarda baktım ki, "öğrencinin aidiyet duygusunun gelişmesi adına..." gibi cümleler uçuşuyor etrafta.
nasıl bir aidiyet duygusu geliştirici yöntemdir, hala merak ederim.
askeri sistem mi uygulanıyordu?
henüz ilkokuldayken düşündüğüm şey buydu, muhtemelen bu kabullenemeyişim yüzünden " en" olamamıştım. neden öğrenmek bunun kadar önemli bir kıstas değildi?
ırkçılık da buna benzemiyor mu?
gerçekten hala merak ederim. üzerimde o kıyafetler varken bir türlü odaklanamazdım önümdekine, dikkatim hep üzerimdeydi. çok şey kaybettirdi tabii zamanında bu bana.
özel okulda geçirdiğim yılımda da reklam panosu olmak istemiyorum diye hiçbir zaman giymemiştim. onlar da ısrar etmemişlerdi.
başlıkla çok alakalı bir şey yazdım yine değil mi? katılıyorum.
devamını gör...
39.
ne vereyim abime?

bu kötü bir şey değil, takım tutmana gerek yok, taraf olmakta anlamsız. küçük şeylerle bağ kurup, küçük şeylerin bir parçası olarak, kendinizi küçük görmektense, daha geniş, daha kapsayıcı, daha yüce olan değerlerle bağ kurup, kimsenin erişemeyeceği iç dünyanıza yerleşebilir, kendinize ait bir çöplükte dilediğiniz kafaya yelken açabilirsiniz.

bu kötü bir şey değil, takım tutmana gerek yok, taraf olmakta anlamsız. küçük şeylerle bağ kurup, küçük şeylerin bir parçası olarak, kendinizi küçük görmektense, daha geniş, daha kapsayıcı, daha yüce olan değerlerle bağ kurup, kimsenin erişemeyeceği iç dünyanıza yerleşebilir, kendinize ait bir çöplükte dilediğiniz kafaya yelken açabilirsiniz.
devamını gör...
40.
aidiyet hissini önemli buluyorum. varoluşsal olarak insanı iyi hissettiriyor. yalnız değilsin bak senin gibi düşünen, senin gibi hareket edenler var diyorsun böylelikle. o yüzden bir yerle, düşünceyle hatta ideolojiyle bağ kurabiliyorsanız şanslısınız demektir. ama o bağlar zayıfladıkça aidiyet hissi de yavaş yavaş yok oluyor. bu sefer fikri olarak yalnızlaşıyorsunuz ve başlıktaki durum kendisini göstermeye başlıyor.
devamını gör...