hiçbir yere ait olamamak
başlık "yine ne yaptın cansu" tarafından 08.11.2020 11:50 tarihinde açılmıştır.
141.
kendini bulamayıştır. nereye dönersen dön sana ait bir parça göremezsin. hep yabancıdır baktıkların, gördüklerin, sevdiklerin, kendi hayatın bile... aitlik hissi sadece nesnelerde fark edilir. mesela bir fincan, kupa veya bir kıyafet. bunlar bize ait olanlardır. peki biz? biz nereye aidiz? inanın ben de bilmiyorum.
devamını gör...
142.
kendini bir yerlere koyamamak, koyduğu yerlere bir beden büyük yada küçük gelmek. hiçbir ev kendi evi değil, hiçbir eşya kendi eşyası değil gibi.
devamını gör...
143.
olunması gereken doğru/gerçek yerde olunmadığın için beyninin kişiye gönderdiği "burası değil" sinyaldir.
devamını gör...
144.
bırak nereye ait olduğunu, kim olduğunu bile bilmemek o kadar kötü ki, kendinle bile konuşamamak, kelimeleri kullanmayı bilmemek, bir adım sonra ne yapmalısın bilmemek, hayatının yönü nereye gitmeli bilmemek, ayaklarının üstünde durmak için can atarken ayağa kalkacak güç bulamamak, en güvendiklerine kendinle ilgili güveni verememek, sevdiklerinden uzak kalıp nasıl yakınlaşman gerektiğini bilememek, ait olduğun yerde yabancılaşmak hatta direkt kendine yabancılaşmak, sesini kullanamamak yazarken de kendini tam ifade edememek... bütün bunların yanına aitlik hissinin eksikliği de gelince buz gibi bir gerçeklikle sarılıyor insan ve çaresizliğinin ifadesi sadece gözlerinden akan yaştan ibaret oluyor.
devamını gör...
145.
...haymatlos olma durumu, belki gizli görevdedir, çok zıtlaşmayın siz de hiçbir yere ait olmazsınız bundan böyle... aman ha... ürkütücü bir gizemlilik...
devamını gör...
146.
147.
hiçbir yere ait olmayan insanları tanırım her yere aitmiş gibi davranırlar.
kinyas ve kayra hakan günday
kinyas ve kayra hakan günday
devamını gör...
148.
bu dünyaya bile ait olmadığımızı, günü gelince yok olacağımızı düşünürsek en mantıklı savlardan biridir. biriyle/birileriyle ne kadar can ciğer kuzu sarması olursanız olun, her şey entropiye yenik düşmekle yükümlüdür.
devamını gör...
149.
hiçbir yer de bana ait değil. bu avuntu yeter.
devamını gör...
150.
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.mesela turuncuya, ya da pembeye.ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...
can yücel
başlığı okur okumaz direk bu şiir geldi aklıma.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.mesela turuncuya, ya da pembeye.ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...
can yücel
başlığı okur okumaz direk bu şiir geldi aklıma.
devamını gör...
151.
nereye gidersen git kiminle olursan ol; içinden gitmeyen boşluk hissidir.
devamını gör...
152.
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerler önerildi mesela bi kumsal boğazın bir köşesi gözleri hepsi ev gibiydi ama ait'te sahip'te hissetmedim gibiydi işte anlara tutundum ben anlar benimdi gibiden uzaktı ama kalıcı değildi bir parçamı doğduğum gün söküp uzayda bir köşeye atmışlar sanki.
devamını gör...
153.
aidiyet tamamen keyfi bir konstrüksiyon olduğu için, hiçbir yere ait olamamak olsa olsa hakikat olabilir.
devamını gör...
154.
genelde her yere aitmiş gibi davranmaya sebep olur.
devamını gör...
155.
bir çeşit delirme hali. arayıp da bulunmayan, isteyip de olmayan her ne ise olduğunda geçecek durumdur.
devamını gör...
156.
yıllardır geçici olduğunu düşündüğüm bir durumdur. ne zaman geçeceği konusunda halen daha hiçbir fikrim yoktur.
devamını gör...
157.
ve kaçmaya başlarsın herşeyden
ama en fazla da kendinden
ait hissettiğin her yerden
ya kovulmuşsundur
ya da cesaretin yoktur
zaten sonra anlarsın
ait olmadığını
ve kaçmaya başlarsın herşeyden
ama en fazla da kendinden
ama en fazla da kendinden
ait hissettiğin her yerden
ya kovulmuşsundur
ya da cesaretin yoktur
zaten sonra anlarsın
ait olmadığını
ve kaçmaya başlarsın herşeyden
ama en fazla da kendinden
devamını gör...
158.
hayata yüksekten bakanlar tarafından yapılan birtakım izlenimlerdir.
devamını gör...
159.
(bkz: hiçbir sözlüğe ait olamamak) olarak güncelliyorum. öyle veya böyle ait olacağımız bir yerler, insanlar olacaktır.
ama ben sözlük meselesinde ııı ıııh.. ait değilim. eğlenemiyorum. olsundu. yine de buraya arada bir uğrar şarkı paylaşırım.
öyle işte... acı ama gerçek.
ama ben sözlük meselesinde ııı ıııh.. ait değilim. eğlenemiyorum. olsundu. yine de buraya arada bir uğrar şarkı paylaşırım.
öyle işte... acı ama gerçek.
devamını gör...
160.
bunlardan biri benim.
hiçbir yere ait değilim
ve hiçbir yer de bana ait değil.
(bkz: vatansız) kelimesi, bazı beyin yoksunu kişiler tarafından ne anlama geldiği bilinmeden kullanılır.
kendisinin vatani var diye bununla övünür;
ama vatanda açtır ve açıktır.
şimdi bizzat şahit olduğum bir şeyi de yazmak istiyorum.
yaklaşık iki ay önce frankfurt’ta bir türk marketine gittim.
bisikleti kilitlemek için bir yer arıyordum.
üstü başı kir içinde,
sakalları ve saçları uzamış,
yağlanmış bir herif.
tişörtün üstüne bir deri ceket.
ceketin ceplerinde türlü türlü kağıtlar ve dışarıya sarkmış bir kısmı.
deli bir ayakkabı…
selamünaleyküm dedi!
döndüm baktım. istemeyerek de olsa aleykümselam dedim. (çünkü bu kelimeyi sevmiyorum)
adam başladı konuşmaya.
nerelisin,
nereden geldin,
nerede kalıyorsun ve benzeri sorular…
sonra kendi hayat hikayesini anlatmaya başladı.
o kadar işsizdim ki yarım saat dinledim.
özet geçiyorum.
adamın karısı,
adamı bir arkadaşıyla aldatmış.
22 yaşında bir kızı varmış ve kızın da bundan haberi varmış vb.
sonra beyefendinin ayağı kırılmış işten çıkmış… falan filan.
neden tazminatını almadın dedim?
(kaza işyerinde olmuş)
almadım çünkü benim hakkım değil dedi.
bir de ahlak abidesi.
annen ve baban niye yardım etmiyor?
onlar beni reddetti dedi.
peki benden ne istiyorsun dedim?
stuttgart’a gitmek için yol parası topluyorum bana biraz yardım et dedi.
(iç ses: ulan normalde bunlar otogarlarda para isteyip erzurum’a gitmiyorlar mıydı? dedim.)
sonra ne yapacaksın dedim.
sonra ülkeme döneceğim,
vatanıma gideceğim dedi.
vatan falan kalmadı, tayyip hepsini sattı dedim.
öyle deme dedi! (kızarak ama çekinerek)
bütün avrupa o adamı kıskanıyor ve onu indirmek için türlü türlü oyunlar yapıyorlar dedi.
orada ne yapacaksın dedim?
evin, işin olacak mı?
“hayır orada hiçbir şeyim olmayacak yine sokaklarda yaşayacağım ama en azından benim vatanım” dedi.
bu adamın zeka seviyesi ile
türkiye’de karın tokluğuna yaşayıp yine de vatan millet sakarya diye yaşayanların zeka seviyeleri aynıdır.
bunlara bir tayyip yetmez,
keşke tayyip gibi beş tane adam olsaydı diyorum.
adam aç,
gelmiş elini açmış ve bana 1 euro için dileniyor ama vatanım var,
oraya gitmek istiyorum…
vatanın var derken de övüne övüne söylüyor!
alın ulan vatan sizin olsun!
hiçbir yere ait değilim
ve hiçbir yer de bana ait değil.
(bkz: vatansız) kelimesi, bazı beyin yoksunu kişiler tarafından ne anlama geldiği bilinmeden kullanılır.
kendisinin vatani var diye bununla övünür;
ama vatanda açtır ve açıktır.
şimdi bizzat şahit olduğum bir şeyi de yazmak istiyorum.
yaklaşık iki ay önce frankfurt’ta bir türk marketine gittim.
bisikleti kilitlemek için bir yer arıyordum.
üstü başı kir içinde,
sakalları ve saçları uzamış,
yağlanmış bir herif.
tişörtün üstüne bir deri ceket.
ceketin ceplerinde türlü türlü kağıtlar ve dışarıya sarkmış bir kısmı.
deli bir ayakkabı…
selamünaleyküm dedi!
döndüm baktım. istemeyerek de olsa aleykümselam dedim. (çünkü bu kelimeyi sevmiyorum)
adam başladı konuşmaya.
nerelisin,
nereden geldin,
nerede kalıyorsun ve benzeri sorular…
sonra kendi hayat hikayesini anlatmaya başladı.
o kadar işsizdim ki yarım saat dinledim.
özet geçiyorum.
adamın karısı,
adamı bir arkadaşıyla aldatmış.
22 yaşında bir kızı varmış ve kızın da bundan haberi varmış vb.
sonra beyefendinin ayağı kırılmış işten çıkmış… falan filan.
neden tazminatını almadın dedim?
(kaza işyerinde olmuş)
almadım çünkü benim hakkım değil dedi.
bir de ahlak abidesi.
annen ve baban niye yardım etmiyor?
onlar beni reddetti dedi.
peki benden ne istiyorsun dedim?
stuttgart’a gitmek için yol parası topluyorum bana biraz yardım et dedi.
(iç ses: ulan normalde bunlar otogarlarda para isteyip erzurum’a gitmiyorlar mıydı? dedim.)
sonra ne yapacaksın dedim.
sonra ülkeme döneceğim,
vatanıma gideceğim dedi.
vatan falan kalmadı, tayyip hepsini sattı dedim.
öyle deme dedi! (kızarak ama çekinerek)
bütün avrupa o adamı kıskanıyor ve onu indirmek için türlü türlü oyunlar yapıyorlar dedi.
orada ne yapacaksın dedim?
evin, işin olacak mı?
“hayır orada hiçbir şeyim olmayacak yine sokaklarda yaşayacağım ama en azından benim vatanım” dedi.
bu adamın zeka seviyesi ile
türkiye’de karın tokluğuna yaşayıp yine de vatan millet sakarya diye yaşayanların zeka seviyeleri aynıdır.
bunlara bir tayyip yetmez,
keşke tayyip gibi beş tane adam olsaydı diyorum.
adam aç,
gelmiş elini açmış ve bana 1 euro için dileniyor ama vatanım var,
oraya gitmek istiyorum…
vatanın var derken de övüne övüne söylüyor!
alın ulan vatan sizin olsun!
devamını gör...
