61.
62.
son gözde akarsu olayında görüldüğü üzere uzaklaştırma kararları son derece etkisiz bir önlem.
katil olmayı kafasına koyan kişi o karara mı uyacak.
teknik bir çözümle, uzaklaştırma kararındaki mesafenin katil adayı tarafından ihlal edildiğine dair bir işaret olsa belki de bir çok cinayet önlenebilir mi?
şöyle ki;
uzaklaştırma kararı aldırana sinyal alıcı bir cihaz verilse , uzaklaştırdığı kişiye de bileklik takılsa; yasaklı mesafenin ihlal edildiği anda 2 cihaz da en yakın karakola sinyal göndermeye başlayacaktır. bu esnada sinyal alıcıyı taşıyan mağdur da ihlali fark edip olduğu ortamdan ters yöne kaçarak güvenli bir yere gidebilir diye düşünüyorum. bu tip bir düzenekle gözde akarsu habersizce pusuya doğru gitmek yerine belki de kurtulabilirdi.
katil olmayı kafasına koyan kişi o karara mı uyacak.
teknik bir çözümle, uzaklaştırma kararındaki mesafenin katil adayı tarafından ihlal edildiğine dair bir işaret olsa belki de bir çok cinayet önlenebilir mi?
şöyle ki;
uzaklaştırma kararı aldırana sinyal alıcı bir cihaz verilse , uzaklaştırdığı kişiye de bileklik takılsa; yasaklı mesafenin ihlal edildiği anda 2 cihaz da en yakın karakola sinyal göndermeye başlayacaktır. bu esnada sinyal alıcıyı taşıyan mağdur da ihlali fark edip olduğu ortamdan ters yöne kaçarak güvenli bir yere gidebilir diye düşünüyorum. bu tip bir düzenekle gözde akarsu habersizce pusuya doğru gitmek yerine belki de kurtulabilirdi.
devamını gör...
63.
memleketteki boşanmış her 3 kadından 2'sinin falan uzaklaştırma kararı vardır. ee ne işe yarıyor. hakimin bak bu kıza yaklaşma he cıs olur diye sobaya yanaşmaması için çocuğunu tembihleyen ebeveyn gibi takılıp salıyor mu. kadını öldürmeyi kafasına koymuş bu tipler umursuyor mu sanki uzaklaştırma kararını. 20 yıl hapis cezası alıp bu süreç boyunca çıkar çıkmaz karısını nasıl öldüreceğinin planını yapıp, çıktığı anda da kadını öldürüp içeri geri dönen herifler var bu memlekette. uzaklaştırma kararı etkili olur mu bu koşullarda.
3 çocuk 5 çocuk diyorlar, olanın anasını hayatta tutamıyorlar. 3 çocuk 5 çocuk oldu sana yetim 3-5 çocuk. konu sadece bugünkü gözde olayı değil. kaç gözde öldürüldü bu ülkede. çocuklarının önünde sokak ortasında 103 kez bıçaklanan kadın var, 103 diyorum 103. 103'e kadar sayarken sıkılırsın adam o kadar bıçak saplıyor.
farklı ve sert yöntemler düşünülmedikçe, bu millet eğitilemedikçe daha çok ahlar vahlar eder, gözyaşı döker, öfkeyle sayar söveriz.
3 çocuk 5 çocuk diyorlar, olanın anasını hayatta tutamıyorlar. 3 çocuk 5 çocuk oldu sana yetim 3-5 çocuk. konu sadece bugünkü gözde olayı değil. kaç gözde öldürüldü bu ülkede. çocuklarının önünde sokak ortasında 103 kez bıçaklanan kadın var, 103 diyorum 103. 103'e kadar sayarken sıkılırsın adam o kadar bıçak saplıyor.
farklı ve sert yöntemler düşünülmedikçe, bu millet eğitilemedikçe daha çok ahlar vahlar eder, gözyaşı döker, öfkeyle sayar söveriz.
devamını gör...
64.
küfretmeden durabileceğim bir başlık değil.
çok haklısınız ama ne işe yarayacak yazdıklarımız?
çok haklısınız ama ne işe yarayacak yazdıklarımız?
devamını gör...
65.
kadın cinayetleri politiktir. aynı pakistan, afganistan, mısır, bangladeş, iran, suudi arabistan vb. ülkeler gibi kadını toplumdan soyutlamak için yapılan eylemlerdir. bu ve buna benzeyen şiddet eylemlerine kadınlar direnç göstermeli, inatla haklarını aramalıdırlar. yoksa bu ülkenin de sonu bahsettiğim ülkeler gibi olacaktır. iki tane ne idüğü belirsiz magandaya meydanlar, sokaklar bırakılmamalıdır.
devamını gör...
66.
belli kesimler dışında kimsenin önemsenmediği bir yerde sadece haberlere konu olur.
bazen o bile olmaz, kimsenin ruhu duymadan öylece katledilirler.
ruhumuz duysa bile üzerine yeni öldürülen kadınlar gelir, hepsini teker teker unuturuz.
keşke tüm bunlara sebep olan insanların canını yakabilme şansım olsaydı.
gözümün önünde geberip gitseler üzülmeyeceğimden adım gibi eminim.
istiyorum ki kadere falan da bırakmadan, ilahi adalete güvenmeden hepsi can çekişsin.
bazen o bile olmaz, kimsenin ruhu duymadan öylece katledilirler.
ruhumuz duysa bile üzerine yeni öldürülen kadınlar gelir, hepsini teker teker unuturuz.
keşke tüm bunlara sebep olan insanların canını yakabilme şansım olsaydı.
gözümün önünde geberip gitseler üzülmeyeceğimden adım gibi eminim.
istiyorum ki kadere falan da bırakmadan, ilahi adalete güvenmeden hepsi can çekişsin.
devamını gör...
67.
aklımıza gelenin başımıza geldiği şey.
dün paylaştığım intihar haberini arkadaş ile konuşurken "umarım kadın cinayeti çıkmaz." demiştim. eşini almışlar.
ölen öldü. olan kalana oldu hani fark etmez gibi duruyor ama umarım karanlıkta kalmaz da o küçücük kız böyle bi gibi manyağın eline kalmaz babasıdır diye.
alın size neden evlenmiyoruz sorusunun bir karşılığı.
herkes manyak. herkes ruh hastası.
dün paylaştığım intihar haberini arkadaş ile konuşurken "umarım kadın cinayeti çıkmaz." demiştim. eşini almışlar.
ölen öldü. olan kalana oldu hani fark etmez gibi duruyor ama umarım karanlıkta kalmaz da o küçücük kız böyle bi gibi manyağın eline kalmaz babasıdır diye.
alın size neden evlenmiyoruz sorusunun bir karşılığı.
herkes manyak. herkes ruh hastası.
devamını gör...
68.
öldürülen kadınları suçlayan insanlar oldukça bu böyle gider. öldürülen erkekler de var diğer erkeklerin öldürdüğü sayısı çok daha fazla ama bir kadın sırf sevdi diye "tipinden belli bununla sevgili oluyorsa zaten kaşınmıştır" demek en hafif tabirle haysiyetsizliktir.
devamını gör...
69.
bu ülkede kadınlar öldürülüyor..
yanlış anlaşılmasın! “ölüyor” değil, öldürülüyor..
genellikle en yakınları tarafından..
eşi, eski eşi, sevgilisi, ayrıldığı adam, “benimsin” diyen biri tarafından..
fail çoğu zaman tanıdık, gerekçe çoğu zaman tanıdık..
ayrılmak istemek, boşanmak, reddetmek, kendi hayatını seçmek..
sonra haber dili devreye giriyor..
“cinnet getirdi.”
“tartışma çıktı.”
“iyi hal indirimi uygulandı.”
bir kadın daha istatistiğe dönüşüyor..
kadın cinayetleri, sadece kadınların değil, toplumun tüm bireylerinin yaşam alanını zehirliyor.. kadınların gündelik hayatlarında güvenli olması gerektiği gerçeği, ne yazık ki hâlâ birçok kadın için privilege (ayrıcalık) olmaktan öteye geçemiyor..
bu mesele sadece sayılarla değil, canlı hayatlarla konuşulmalı
her kayıp, geri döndürülmez bir zamandır.. çocuklar, kardeşler, anneler, arkadaşlar… ardında bıraktıkları acılar, yok sayılamayacak kadar derin..
bir çocuk daha “annem yok artık” cümlesiyle büyüyor..
türkiye’de kadın cinayetleri bireysel değil, sistematik..
koruma kararı olan kadınlar öldürülüyor..
şikâyet eden kadınlar öldürülüyor..
defalarca “ölürüm” diyen kadınlar, gerçekten öldürülüyor..
ama suç çoğu zaman failde kalmıyor..
kıyafeti sorgulanıyor..
geçmişi didikleniyor..
“niye ayrılmak istedi?” diye soruluyor..
kimse “niye öldürdün?” sorusunu yeterince yüksek sesle sormuyor..
türkiye’de yasalar var.. 6284 var.. sorun şurada başlıyor.. uygulanmıyor!!
uzaklaştırma kararları çoğu zaman kâğıt parçası..
elektronik kelepçe ya geç takılıyor ya hiç takılmıyor..
“bir şey olursa gel” denilen kadın, bir şey olduktan sonra zaten gelemiyor..
-koruma kararları anında, istisnasız, denetimli uygulanmalı..
risk değerlendirmesi “erkek beyanı”na değil, kadının geçmiş şikâyetlerine göre yapılmalı..
“aile” kutsal değil, hayat kutsal
türkiye’de kadın cinayetlerinin büyük kısmı “aile içi” diye geçiyor..
bu tanım masum değil.. yaptığı tek şey şu.. “karışmayalım”
oysa şiddet, kapalı kapılar ardında daha da cesaretleniyor..
“aile birliği” söylemi, şiddeti örtmenin bahanesi olmaktan çıkarılmalı..
devletin refleksi barıştırmak değil, ayırmak ve korumak olmalı..
“iyi hal”, “tahrik”, “pişmanım”
bu kelimeler türkiye’de kadınların mezar taşına kazınıyor..
kravat taktı diye indirim
“seviyordum” dedi diye hafifletme
“anlık öfke” diye aklama
kadın cinayetlerinde indirimler kaldırılmalı..
failin psikolojisi değil, kadının hayatı merkeze alınmalı..
ve ileriye dönük olarak da tabiki toplumun diğer kanayan yarası eğitim.. geç kalınmış ve bir toplum için asla vazgeçilmemesi gereken en büyük insan haklarından biri.. okulda başlar, evde pekişir, sokakta görünür olur..
erkek çocuklara “sahip olmak” değil, sınır öğretilmeli..
kız çocuklara “idare etmek” değil, hayır deme hakkı öğretilmeli..
bir ülkede kadınlar
ayrılmak istediği için,
yaşamak istediği için,
kendi hayatını seçtiği için öldürülüyorsa…
orada sorun kadınlarda değildir.
orada sorun düzenin kendisindedir..
kadınlar ölmek istemiyor..
sadece yaşamak istiyor..
bu kadar basit..
bu kadar ağır..
yanlış anlaşılmasın! “ölüyor” değil, öldürülüyor..
genellikle en yakınları tarafından..
eşi, eski eşi, sevgilisi, ayrıldığı adam, “benimsin” diyen biri tarafından..
fail çoğu zaman tanıdık, gerekçe çoğu zaman tanıdık..
ayrılmak istemek, boşanmak, reddetmek, kendi hayatını seçmek..
sonra haber dili devreye giriyor..
“cinnet getirdi.”
“tartışma çıktı.”
“iyi hal indirimi uygulandı.”
bir kadın daha istatistiğe dönüşüyor..
kadın cinayetleri, sadece kadınların değil, toplumun tüm bireylerinin yaşam alanını zehirliyor.. kadınların gündelik hayatlarında güvenli olması gerektiği gerçeği, ne yazık ki hâlâ birçok kadın için privilege (ayrıcalık) olmaktan öteye geçemiyor..
bu mesele sadece sayılarla değil, canlı hayatlarla konuşulmalı
her kayıp, geri döndürülmez bir zamandır.. çocuklar, kardeşler, anneler, arkadaşlar… ardında bıraktıkları acılar, yok sayılamayacak kadar derin..
bir çocuk daha “annem yok artık” cümlesiyle büyüyor..
türkiye’de kadın cinayetleri bireysel değil, sistematik..
koruma kararı olan kadınlar öldürülüyor..
şikâyet eden kadınlar öldürülüyor..
defalarca “ölürüm” diyen kadınlar, gerçekten öldürülüyor..
ama suç çoğu zaman failde kalmıyor..
kıyafeti sorgulanıyor..
geçmişi didikleniyor..
“niye ayrılmak istedi?” diye soruluyor..
kimse “niye öldürdün?” sorusunu yeterince yüksek sesle sormuyor..
türkiye’de yasalar var.. 6284 var.. sorun şurada başlıyor.. uygulanmıyor!!
uzaklaştırma kararları çoğu zaman kâğıt parçası..
elektronik kelepçe ya geç takılıyor ya hiç takılmıyor..
“bir şey olursa gel” denilen kadın, bir şey olduktan sonra zaten gelemiyor..
-koruma kararları anında, istisnasız, denetimli uygulanmalı..
risk değerlendirmesi “erkek beyanı”na değil, kadının geçmiş şikâyetlerine göre yapılmalı..
“aile” kutsal değil, hayat kutsal
türkiye’de kadın cinayetlerinin büyük kısmı “aile içi” diye geçiyor..
bu tanım masum değil.. yaptığı tek şey şu.. “karışmayalım”
oysa şiddet, kapalı kapılar ardında daha da cesaretleniyor..
“aile birliği” söylemi, şiddeti örtmenin bahanesi olmaktan çıkarılmalı..
devletin refleksi barıştırmak değil, ayırmak ve korumak olmalı..
“iyi hal”, “tahrik”, “pişmanım”
bu kelimeler türkiye’de kadınların mezar taşına kazınıyor..
kravat taktı diye indirim
“seviyordum” dedi diye hafifletme
“anlık öfke” diye aklama
kadın cinayetlerinde indirimler kaldırılmalı..
failin psikolojisi değil, kadının hayatı merkeze alınmalı..
ve ileriye dönük olarak da tabiki toplumun diğer kanayan yarası eğitim.. geç kalınmış ve bir toplum için asla vazgeçilmemesi gereken en büyük insan haklarından biri.. okulda başlar, evde pekişir, sokakta görünür olur..
erkek çocuklara “sahip olmak” değil, sınır öğretilmeli..
kız çocuklara “idare etmek” değil, hayır deme hakkı öğretilmeli..
bir ülkede kadınlar
ayrılmak istediği için,
yaşamak istediği için,
kendi hayatını seçtiği için öldürülüyorsa…
orada sorun kadınlarda değildir.
orada sorun düzenin kendisindedir..
kadınlar ölmek istemiyor..
sadece yaşamak istiyor..
bu kadar basit..
bu kadar ağır..
devamını gör...
70.
insan gibi yaşamamıza izin vermedikleri gibi ecelimizle ölmemize bile izin vermiyorlar.
buna da sesimizi çıkartmamamızı bekliyorlar.
gerçekten şaka gibi, keşke korkunç bir şakadan ibaret olsaydı.
buna da sesimizi çıkartmamamızı bekliyorlar.
gerçekten şaka gibi, keşke korkunç bir şakadan ibaret olsaydı.
devamını gör...
71.
kadını erkek, erkeği kadın yapan ihanetli yasalar yüzünden artmıştır.
ne demek kadının beyanı esastır ve dilekçeyi verir vermez nafaka bağlamak lan!
karı, adamdan aldığı nafakayı sevgilisiyle yiyor. uzaklaştırma taleb ettiğinde haklı- haksız erkeği evden uzaklaştırıyor. türk erkeğinin nefsini mi sınıyor sunuz?
ne demek kadının beyanı esastır ve dilekçeyi verir vermez nafaka bağlamak lan!
karı, adamdan aldığı nafakayı sevgilisiyle yiyor. uzaklaştırma taleb ettiğinde haklı- haksız erkeği evden uzaklaştırıyor. türk erkeğinin nefsini mi sınıyor sunuz?
devamını gör...
72.
politiktir
devamını gör...
73.
cecot gibi devasa bir hapishane yapıp nerde tas kafalı hırt var içeri tıkacaksın gör bak nasıl azalıyor.
devamını gör...
74.
bu coğrafyada muhabbetin inceliklerini kavrayamamış erkekler ve bu tür erkeklerin peşinden gitmenin sonuçlarını öngöremeyen kadınların yaşadıkları budur. yalan, aldanma, aldatma, hakaret ve şiddete dönüşen davranışlar zamanla zıvanadan çıkar,kontrolü yitirir, kirli bir ilişki halini alır. böylesine yozlaşmış toplumlardan da aşk öyküsü çıkmaz.
devamını gör...
75.
hala başlıkta kadını suçlayanların, sadece kadının değil ihtiyacı olanın diğerinden talep etmesinin mümkün olduğu nafaka hakkını ayıplayarak kadınların öldürülmesine sebep gösterenleri gördüm. nedenlerini, zihniyeti buradan da görebilirsiniz. daha ne denilebilir bilmiyorum. kimsenin yaşam hakkı sizin egonuzdan daha değersiz değil. biriyle ilişki kurmanız ömür boyunca sizi onun tapulu malı yapmıyor. herhangi bir kötülüğün bedeli ölüm değildir. kadınları rahat bırakın.
devamını gör...
76.
bir hırsızın girebileceği bir ev yaratırsanız, cezaların hükmü yalnızca pratikte işe yarayacaktır. fakat hırsızın giremeyeceği bir ev yaratırsanız, olay teorik olarak pratiğe dökülmeden sonlanmış olacaktır. bir kadın (veya her kimse) katledildikten sonra adalet konuşmak, terazinin hassasiyetine aykırıdır. “şu kadar ceza alsın”, ya ceza alsın diye değil “olmasın” diye uğraşılsa ya? sorunun kökü; eğitim. eğitimsiz ve “kaybedecek” bir şeyi olmadığını iddia eden kimselere kaybedecekleri bir şey vermeden sorunun tamamen çözülmesi mümkün değil.
her şey bir yana; bu bir sonuçtur. en azından genel olarak. potansiyel varlıkları(!) halk içerisinde tutmak herkes için tehdittir. kontrolsüz ve gücün getirdiği hubrisliği huy edinmiş birlerini sonuç gerçekleşmeden cezalandırmak (ki bence ceza almamalılar, bir sonuç almalılar), herkesin güvenliğine.
her şey bir yana; bu bir sonuçtur. en azından genel olarak. potansiyel varlıkları(!) halk içerisinde tutmak herkes için tehdittir. kontrolsüz ve gücün getirdiği hubrisliği huy edinmiş birlerini sonuç gerçekleşmeden cezalandırmak (ki bence ceza almamalılar, bir sonuç almalılar), herkesin güvenliğine.
devamını gör...
77.
hani kime sorsan bugün "siyaset ile uğraşmıyorum" der.zaten birçok insan günümüzde apolitik ama yediğimizden içtiğimize,giyimimizden yaşam standartlarımıza kadar her şeyi siyasiler belirliyor.
kadın cinayetlerini araştırın son 23 yılda ne kadar artmış?
kadın cinayetlerinin artışı,politik tercihler ve sistem sorunlarıyla doğrudan ilişkili çünkü. yasalar uygulanmıyor.
suç işlesende cezasız kalıyor.
bugün yönetimde söz sahibi kişilerin kadınlara yönelik söylemleri de işin tuzu biberi oluyor ve. insanlara cesaret veriyor.
"kadın ahlaklı olsun kürtaj yapmasın"
"kadın kahkaha atmasın"
" hamile kadın sokağa çıkmasın"
bu eril dil siyasilerin toplumsal cinsiyet rollerine dair ayrımcı ifadeleri ve şiddeti normalleştiriyor.
istanbul sözleşmesi'nin iptali veya 6284 sayılı kanun'un uygulanmaması da failleri cesaretlendiriyor.
sevimsiz karga bahsetmiş
"iyi hal indirimi" gibi uygulamalar adalete olan güveni sarsıyor.
daha güzel bir dünya yaratmak elimizde.
kadın cinayetlerini araştırın son 23 yılda ne kadar artmış?
kadın cinayetlerinin artışı,politik tercihler ve sistem sorunlarıyla doğrudan ilişkili çünkü. yasalar uygulanmıyor.
suç işlesende cezasız kalıyor.
bugün yönetimde söz sahibi kişilerin kadınlara yönelik söylemleri de işin tuzu biberi oluyor ve. insanlara cesaret veriyor.
"kadın ahlaklı olsun kürtaj yapmasın"
"kadın kahkaha atmasın"
" hamile kadın sokağa çıkmasın"
bu eril dil siyasilerin toplumsal cinsiyet rollerine dair ayrımcı ifadeleri ve şiddeti normalleştiriyor.
istanbul sözleşmesi'nin iptali veya 6284 sayılı kanun'un uygulanmaması da failleri cesaretlendiriyor.
sevimsiz karga bahsetmiş
"iyi hal indirimi" gibi uygulamalar adalete olan güveni sarsıyor.
daha güzel bir dünya yaratmak elimizde.
devamını gör...
78.
devamını gör...
79.
bence de caydırıcı ceza elbette önemli olsa da, esas mühim olan bir insanda kendisinden fiziksel olarak daha güçsüz birinin hayatına son verebilme hadsizliği doğuran dürtüleri elimine etmektir. bunun da aileden geldiğini düşünüyorum. benim mesela babam, anneme bir tokat bile atmamış. yani ben de böyle bir ailede büyüdüğümden öyle bir dürtüm hiç olmadı. hani mesela annesi evcil olan kedilerin yavruları da insancıl oluyor ya, paralel bir şey sanırım. artık aile psikoterapisi mi uygulanır, ne yapılacaksa aileleri düzeltmek lazım önce. dediğim gibi, caydırıcı cezanın önemini yadsımıyorum ama ailelerin erkek evlatlarına örnek olması ve onları düzgün yetiştirmesi, gerekirse psikoterapi alması, böylece de bazı erkeklerin "sevgilimi/karımı ezerim, döverim, gerekirse öldürürüm" dürtülerinin hiç belirmemesi en gerçek çözümdür derim ben.
devamını gör...
80.
buradan
2026 yılının ikinci ayını bile tamamlamadan 58 kadın hayattan koparıldı. çoğunun faili kocası ve çoğu korunma talep etmiş, uzaklaştırma kararı aldırmış. bu ülkede insan olmak bile zorken kadın olmanın zorluklarını daha nasıl anlatabiliriz bilmiyorum.
2026 yılının ikinci ayını bile tamamlamadan 58 kadın hayattan koparıldı. çoğunun faili kocası ve çoğu korunma talep etmiş, uzaklaştırma kararı aldırmış. bu ülkede insan olmak bile zorken kadın olmanın zorluklarını daha nasıl anlatabiliriz bilmiyorum.
devamını gör...



