hukukun olmadığı yerde kimin beyanının esas olması gerektiğini tartışmak da saçmadır.
(bkz: saddam anayasası) okusanız sanki isviçre anayasasını okuyorsunuz gibi gelir.
devamını gör...
doğrusunu söylemek gerekirse,,istismara ve iftiraya açık bir konu olduğundan dolayı nötrüm,çünkü eski sevgilisine öfkesinden dolayı iftira etmekten çekinmeyecek insanlar var bu tarz insanlar beni korkutuyor ,silahtan korkmam lakin iftiradan ve itibar suikastinden korkarım
devamını gör...
hayır olmamalı. teşekkürler. onu doğru düzgün adalet sistemi olan ülkelerde yapabilirsin.
devamını gör...
her türlü suistimale açık saçma,eşit olmayan,taraflı bir kanundur. bunu savunanlardan uzak durun.
devamını gör...
bu konu genelde kadin erkek siddeti uzerinden degerlendirilir de peki lezbiyen ciftlerde iliski sirasinda siddet soz konusu olursa kimin beyanini esas alacagiz?*

bu sorunun cevabi belli ise evet kadinin beyani esas olmalidir.
devamını gör...
beyan demeyin lütfen kedın diyeceksiniz111!!!112
devamını gör...
kadın erkek eşitliğini yerlebir eden yasanın mevzusu.

tayyip ve akp'si, aile için daha ne yapsın!
devamını gör...
eşitlik ilkesi gereği; aklı başında olan herkesin, ispatlı ve kayıtlı her türlü beyanı kabul olmalıdır. pozitif ayrımcılık adı altında yapılan her tür uygulama, çok sıkı takip edilerek denetlenmeli ve bunların sebep olduğu/olabileceği haksızlıklar da mutlaka ama mutlaka önlenmelidir.

elbette herkes kadına uygulanan şiddetin sonuna kadar farkındadır ve bu tarz olaylar yaşandığında, hem içimiz yanıyor hem de erkekliğimden utanıyorum. diğer yandan bunu; her ortamda, her yerde, en akla gelmedik şekillerde, en hak etmeyen kişilere karşı ve sınır tanımaksızın bir silah gibi kullanabilen; yalancı, sosyopat/psikopat kadınlar hiç yokmuş gibi davranmakta anlamsızdır. özetle; ancak ve ancak herkesin; normal, sağlıklı, dürüst, vb. olduğu yerlerde geçerli olabilecek bir uygulamadır.

zaten sırf bu bahsettiğim türdeki kötü amaçlı kullanımlar yüzünden bu uygulamadan vazgeçilmişti diye hatırlıyorum. maalesef bu konuda da kadınlarımıza en çok zarar verenlerden ve onları koruyan kanunları dahi işlevsizleştiren faktörlerden birisi de yine hemcinsleri olmuştur; tıpkı "kocam beni aldattı diyen" bir kadına zarar verenin bir diğer kadın olması gibi.

bence öncelikle, ataerkillik mikrobunun bu topraklardan nasıl sökülüp atılabileceğini konuşmamız gerekli. bunun için de tüm bu ataerkil saçmalıkların; kültür, örf, adet, anane, vb. bahanelerle nesillerdir aktarılmasını sağlayan aile büyüklerimize derdimizi anlatarak ya da en azından gelecek nesillerin aynı hastalıklı ve medeniyet dışı sosyal uygulamaları/kabulleri reddetmesini sağlayarak başlayabiliriz.
devamını gör...
bence kadının beyanı önemli, çünkü çoğu zaman yaşadığı şeyin tek tanığı o. ama bu demek değil ki delil hiç önemli değil; güvenliğini sağlamak ve adalet için hem beyan hem deliller birlikte değerlendirilmeli.
devamını gör...
bininci defa anlattım ama yılmadan tekrar anlatıyorum. kadının beyanı esastır demek birine işaret edilince hadi ceza aldın demek değildir. salak sepet konuşmalar bu ülkede öldürülen, tecavüze uğrayan üstelik tecavüze uğradığında namussuz (!) olduğu için hayatına son verilen kadınların anısına saygısızlıktır.

şimdi düşünün ki (düşünmesi bile korkunç) sizden beden gücü çok daha fazla olan erkek size tecavüz ediyor. size gücünüzün çok daha fazlasını uygulayarak bedenen zarar veriyor. bu anda doğuştan gelen bazı dezavantajlar yüzünden zaten gücünüz yetmiyor ise bir saniye sonra kanıt olsun diye izin alıp kayderek mi delil oluşturacaksınız? böyle bir yıkım sonucunda toplumsal iki yüzlülük ve birçok nedenden kimseye söyleyemediğiniz için suçlu elini kolunu sallaya sallaya gezsin mi istiyorsunuz? ya siz bu kadınlardan ne istiyorsunuz? kaldı ki bu beyan çocuklar için de geçerli çünkü onlar daha da savunmasızlar.

siz gittiniz bir beyanda bulundunuz. bunun için değil sonrasında yapılan soruşturma sonucunda bir ceza alırsınız. kaldı ki bu ülkede sokağın ortasında kadını yere yatırıp tecavüz etmeye kalkan iki iğrenç mahluk serbest kalmışken nasıl oluyor da vicdansızca kadının beyanı esastırı eleştiriyorsunuz?
devamını gör...
kadının beyanı ile soruşturma başlar sadece ceza verilmez kadın beyanı esastır buradan kaynaklanıyordu.

aynı şekilde bir erkekte yazılı olarak şikayette bulunursa soruşturma başlar haliyle kadın da ise savcıya yada emniyete gidip derdini anlatınca işlem direk başlar ama bu soruşturmadır. soruşturma sürecini hızlandırır sadece o kadar.

sürekli kadın beyanı ile insanlar hapse atılıyormuş gibi davranmayın ha bunu kötüye kullanan kadınlar var mı var? 2 arkadaşını alıp iftira atabiliyor burada da boku gene ülkeye atın o kadar rezil bir haldeyiz ki demek ki kadınları,çocukları, hayvanları koruyamıyoruz demek ki.
devamını gör...
kadının beyanı esastır diye bir şey yok, mağdurun beyanı esastır var. ki kadının beyanı esastır ilkesi olsa dahi buna eşitsizlik diye ağlayamazsınız çünkü kadınlar ve erkekler için şartlar hiçbir zaman eşit değildi. bu eşitliği sağlamak isteyenlere de düşman kesildiniz. yok öyle hem ayranım dökülmesin hem kötü şeyler yaşamayayım.
devamını gör...
günümüz şartlarında olup olmayacağı tartışılır, kadınlar için daha doğrusu toplum için sorunu kökten de çözmeye kalksan neredeyse bir 100-150 yıl var önümüzde, neden o kadar yıl var? eğitimi, insanların topluma faydalı ve ahlaki değerleri taşıyabilecek bilinçli insanlar yetiştirme yolunda kökten değiştireceksin, daha sonra o çocuklar eğitimli, kültürlü bir birey olarak aile kuracaklar, eğitimli ve kültürlü bir anne babanın çocukları onlardan daha bilgili ve daha eğitimli olacak ve bu nesilden nesile aktarılacak, şu an bu duruma dair atılmış ne somut ne de soyut bir adım var, yarın 15 yaşındaki bir velet tarafından bıçaklanmayacağının garantisini kimse veremiyor.
devamını gör...
geçtiğimiz yıllarda bir kadın hiç alakası olmamasına rağmen birine iftira atmıştı sanırım adamı önce linç ettiler sonra da hapise taktılar hayatı si. yani. sonra kadının aşk acısıyla böyle bir iftira attığı ortaya çıktı adama pardon deyip yolladılar. genel olarak beyan doğru kabul edilse bile böyle suistimale açık bir alan bırakılmamalı.
devamını gör...
kadını beyanı olmamalıdır.
devamını gör...
psikopat kocasının şiddet uyguladığı mağdur kadınlar dışında iftira atan kadınlar da oldu, çocuğunu kışkırtan kadınlar da oldu, kocasından nafaka koparıp birde uzaklaştırma kararı çıkartıp kazandığı nafakayı sevgilisiyle yiyen kadınlar da oldu. çirkeflik yapan, boşanma öncesi çocuğuna " hakim amcan sorduğunda ' babam bana istismar etmeye kalktı' dersin, tamam mı? " diye sufle veren şeytani kadınlar da oldu. yani, kadının beyanı her zaman esas olamaz.
devamını gör...
kadının beyanı hükme değil, savcının kovuşturma aşamasına geçmesi için gerekli olan "yeterli" şüphe için esastır. yargıtay'ın çok eski bir içtihatı bu ayrıca, yeni moda gibi servis ediliyor ama yargıtay, kadın şerefinin söz konusu olduğu böyle bir hususta yalan söylemez düşüncesiyle bakıyor olaya. ve sadece kadınları değil çocukları da içine alan bir yaklaşım bu.

kovuşturma dedik; savcı kafasına göre iddianame hazırlayamayacağı için mevzuat gereği ve hukuken yeterli şüphenin oluşması için bazı deliller gerekiyor. işte cinsel saldırı gibi bir suçta kadının (veya çocuğun) beyanı somut bir delil olarak kabul ediliyor ve olay savcının hazırladığı iddianameyle mahkemeye taşınıyor. yani kovuşturma aşaması başlamış oluyor.

çünkü cinsel saldırı kadın vechesinden bakıldığında ispatı zor, türkiye sosyolojisi için netameli bir konu olduğundan şikayet konusu yapılması da oldukça zor bir konudur. ne yaparsa yapsın suçlu ilan edilen bir cinsin başına geleni kuyruk sallamasına bağlayacak milyonların olduğu bir ülkede yaşıyoruz malum. bunun yanında yeterli miktarda delil elde etmek de cinsel saldırı suçlarının özgünlüğü nedeni ile çok zor. yaşadığı olayın şoku üstündeyken kimse üstümdeki sıvı örnekleri kaybolmadan bir an önce polise gideyim diye düşünemez çünkü.

olayın mahkeme önüne gelmesi sadece kadının "ben şikayetçiyim, mahkeme karar versin" deme hakkını koruyor, kimseyi direkt olarak suçlu ilan etmiyor. bu aşamada yargılamanın gereği ne ise onun yapılması lazım. kadının beyanı direkt olarak kurulacak hükmü belirlemiyor yani.

durum böyle oldukça sıkıntılı detaylara sahip olduğundan, kadına biyolojik ve toplumsal cinsiyetinin dezavantajını yaşamaması için böyle bir pozitif ayrımcılık tanınıyor. keşke buna karşı çıkanlar kendileri bu dezavantajlı konumda olsalardı da bu pozitif ayrımcılık kendilerine tanınsaydı.
devamını gör...
olmalıdır.
hatta erkekler herhangi bir konuda hiçbir beyanda bulunmasa daha da iyi olabilir. bi sonraki adımda da onu yasaklasalar keşke. :d
devamını gör...
regllerse olmamalıdır
devamını gör...
konudan rahatsız olanları anlamadığım sorunsal.
gereksiz yere suçlanmaktan korkanlar için alınabilecek bir sürü önlem var. eğer suçlanmaya meydan vermeyeceksen korkacak bir şey de yok demektir.
yalan beyanlar diyenler olmuş; onun için ise cezaları kesinlikle artırmak gerektiğini düşünüyorum.
gerçi şimdi çıkar birileri gene ceza artırmak suçu engellemez diye saçmalamaya başlar ama olsun.
onlar da öğrenirler bir gün, yazıldıktan sonra uygulanmaya çalışılanlar mı insanlığın yararınadır yoksa uygulandıktan sonra yazılanların mı...
konu uzun gece kısa.
özet geçersek, sorun değildir sorumluluktur.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kadının beyanı esas olmalı mıdır sorunsalı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim