81.
ortaokul öğretmeni iken öğrencisine aşık olup, 'çocuklar gibi' şiirini yazan komünist yazar.
devamını gör...
82.
"şu kâinatta belki bir de iyi taraf vardır, fakat görmek bize nasip olmuyor."
diyen ve kısacık yaşamında da kainatın iyi tarafını göremeden bu dünyadan koparılan, o kısacık yaşamına büyük eserler sığdıran ve daha nice kült eser bırakabilecekken henüz 41 yaşında dönemin siyasi çalkantıları arasında belki de bir komplo nedeniyle canına hatta cesedine kastedilen büyük şair ve yazar.
diyen ve kısacık yaşamında da kainatın iyi tarafını göremeden bu dünyadan koparılan, o kısacık yaşamına büyük eserler sığdıran ve daha nice kült eser bırakabilecekken henüz 41 yaşında dönemin siyasi çalkantıları arasında belki de bir komplo nedeniyle canına hatta cesedine kastedilen büyük şair ve yazar.
devamını gör...
83.
cánice öldürülüşüne mi yanayım yoksa mezarının bile olmamasına mı? fikirleri yüzünden b.ktan birinin onu hayattan koparmasına mı? kızıyla uzun seneler yaşamadan ölmesine mi? 41 yaşındayken yeryüzünden silinişine mi? onun kadar psikolojik ve derin yazan az bulunur iken , yazacağı eserlerin yazılamamasına mı üzüleyim? yoksa onu tanımayanların milyonlarca ergenin onun kitaplarını kullanarak kahve resimleriyle profillerini süslemelerine mi?
türk bir yazar kendisi. yani yazardı.
ama öldürüldü...
türk bir yazar kendisi. yani yazardı.
ama öldürüldü...
devamını gör...
84.
bütün eserleri eşsiz olan yazar ve şairimiz. kürk mantolu madonna, kuyucaklı yusuf, içimizdeki şeytan'la bilinse de günümüzü en net şekilde anlatan eseri, bana göre, kısa hikayesi sırça köşktür. katilinin yalnızca 4 yıl ceza aldığı, cezasını duyunca "sağ olun!" diye yanıt verdiği ve hatta genel afla salıverildiği gerçeği kalbimizi dağlar.
devamını gör...
85.
genelde dünya edebiyatında da böyledir ama türk edebiyatından bazı örnekler vermek isterim.
nazım hikmet roman, tiyatro oyunları, öykü alanların da çok iyi eserler vermiş bir şair olsa da kendisi şairdir.
aziz nesin de bütün edebiyat dalların da yazan bir yazar olsa da kendisi çok iyi iyi bir öykücüdür.
haldun taner tiyatro yazarıdır. örnekler çoğaltılabilir.
edebiyatımız da öyküleri romanları kadar güzel, şiirleri tiyatro eserleri kadar iyi. denemeleri hepsi kadar eşsiz tek yazar olan sabahatin ali'ye selam olsun.
nazım hikmet roman, tiyatro oyunları, öykü alanların da çok iyi eserler vermiş bir şair olsa da kendisi şairdir.
aziz nesin de bütün edebiyat dalların da yazan bir yazar olsa da kendisi çok iyi iyi bir öykücüdür.
haldun taner tiyatro yazarıdır. örnekler çoğaltılabilir.
edebiyatımız da öyküleri romanları kadar güzel, şiirleri tiyatro eserleri kadar iyi. denemeleri hepsi kadar eşsiz tek yazar olan sabahatin ali'ye selam olsun.
devamını gör...
86.
"ben belki herkesten daha çok yaşamaktan zevk duyabilirim. hatta daha ileri giderek diyeceğim ki içeride benim kadar hayat dolu pek az insan vardır, fakat her şeyin fazlası gayri tabii neticeler verir. ben o kadar çok, o kadar başka, o kadar mütenevvi yaşamak istiyorum ki, bu arzu beni diğer yaşayanlardan ayırarak hayatımı, beni canımdan bezdiren hadiselerle dolduruyor ve ben yaşamamayı istiyorum" beni daha iyi anlayamazdı sanırım...
devamını gör...
87.
en sevdiklerimden biridir. türk edebiyatına kazandırdığı çok çok değerli ve tekrar tekrar okunabilecek kitapları yazan kişi.
devamını gör...
88.
ortaokul öğretmeniyken, öğrencisi melahat muhtar'a evlenme teklif etmiş, çocuk ve ailesi bu teklifi reddetmiştir.
'çocuklar gibi' adlı şiirini o çocuğa yazmıştır.
bu çocuğun ve ailesinin tepkisi üzerine 'melankoli' adlı şiirini yazmış. onno tunç bestelenmiş, nükhet duru söylemiştir.
'çocuklar gibi' adlı şiirini o çocuğa yazmıştır.
bu çocuğun ve ailesinin tepkisi üzerine 'melankoli' adlı şiirini yazmış. onno tunç bestelenmiş, nükhet duru söylemiştir.
devamını gör...
89.
seni seviyorum... deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum. sözüyle gönlümde ayrı bir yer kurmuş yazar. evet.
devamını gör...
90.
acaba bir 10 yıl daha yaşasa neler yazardı diye düşündüğüm yazar. hayranım sana.
devamını gör...
91.
kuyucaklı yusuf'taki yusuf'tur. kendini şöyle tanımlamıştır: "bir sur harabesi üzerinde biraz sıkıntılı ve şekilsiz, fakat serbest ve istediği gibi büyüyüp gelişen yabani incir ağacı."
devamını gör...
92.
bana kalırsa en akıcı dile sahip cumhuriyet edebiyatçısıdır, kalemi çok güzelmiş rahmetlinin gerçekten de. yazdığı öykü ve romanlar enfestir, hem birazcık zorlasa bile en kolay okunabilenlerden olması sebebiyle, eserlerini herkesin okumasını isterim.
devamını gör...
93.
kendi adıma kitaplarını, öykülerini okuduğum çok sevdiğim bir yazar ama adı geçtimi şu harika şiiri hemen kuruluyor baş köşeye;
öyle günler gördüm ki
öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.
her sabah ilk ışiklar gözlerimi oyardı,
uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.
öyle günler gördum ki, duvarlar gelir dile,
gözumde canlanırdı eşkiya masalları.
varlığımı sarardı, hain bir isteyişle
görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri
kafada çelik gibi fikirler dursa bile
kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri:
bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,
kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum.
öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar
sırtımı sıvazladı, bana oğüt savurdu.
silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar
en alçak tekmelerle beni yere devirdi.
ruhum bir heykel gibi düşüp parcalanırdı.
bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.
öyle günler gördüm ki, tabanca sakağımda
tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı
gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda
sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı
tabancanın namlusu ısındı yanagımda,
parmagım istemedi tetiğini çekmeyi
bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı
bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı.
ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam
sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmustur,
dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam
etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur
yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:
seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur
yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider,
gözyaşları içinde seneler yürür gider.
yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman,
bana: yaşa der gibi gülen senin yüzündü.
dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman
bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.
yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman
sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.
sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
ağaçlar sarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.
ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi:
garip başimın derdi bir yürek taşıyorum.
anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı:
içinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
görünce gülme sakın çırpınıp aktıgımı:
ılık ve aydınlık bir denize koşuyorum.
sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,
aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.
öyle günler gördüm ki
öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp
bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,
hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp
yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.
her sabah ilk ışiklar gözlerimi oyardı,
uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.
öyle günler gördum ki, duvarlar gelir dile,
gözumde canlanırdı eşkiya masalları.
varlığımı sarardı, hain bir isteyişle
görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri
kafada çelik gibi fikirler dursa bile
kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri:
bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,
kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum.
öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar
sırtımı sıvazladı, bana oğüt savurdu.
silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar
en alçak tekmelerle beni yere devirdi.
ruhum bir heykel gibi düşüp parcalanırdı.
bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.
öyle günler gördüm ki, tabanca sakağımda
tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı
gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda
sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı
tabancanın namlusu ısındı yanagımda,
parmagım istemedi tetiğini çekmeyi
bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı
bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı.
ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam
sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmustur,
dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam
etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur
yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:
seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur
yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider,
gözyaşları içinde seneler yürür gider.
yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman,
bana: yaşa der gibi gülen senin yüzündü.
dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman
bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.
yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman
sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.
sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
ağaçlar sarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.
ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi:
garip başimın derdi bir yürek taşıyorum.
anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı:
içinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.
görünce gülme sakın çırpınıp aktıgımı:
ılık ve aydınlık bir denize koşuyorum.
sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,
aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.
devamını gör...
94.
hapse atılmasına sebep olan şiir:
hey anavatandan ayrılmayanlar
bulanık dereler durulmuş mudur?
dinmiş mi olukla akan o kanlar?
büyük hedeflere varılmış mıdır?
asarlar mı hâlâ hakka tapanı?
mebus yaparlar mı her şaklabanı?
köylünün elinde var mı sabanı?
sıska öküzleri dirilmiş midir?
cümlesi belî der enelhak dese,
hâlâ taparlar mı koca terese?
ismet girmedi mi hâlâ kodese?
kel ali'nin boynu vurulmuş mudur?
koca teres kafayı bir çekince
iskendere bile dudak bükünce
hicabından yerler yarılmış mıdır?
bu da hapishaneden sonra yazdığı şiir:
bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
beni anlayamazsan gözlerime bakınca
göğsümü parçala bak kalbim nasıl atıyor.
daha pek doymamışken yaşamanın tadına
gönül bağlanmaz oldu ne kıza, ne kadına…
gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına.
senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.
sensin, kalbim değildir, böyle göğsüme vuran,
sensin “ülkü” adıyla beynimde dimdik duran.
sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.
hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
hisler kambur oluyor dökülünce yazıya.
kısacası gönlümü verdim ulu gazi’ye.
göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.
hey anavatandan ayrılmayanlar
bulanık dereler durulmuş mudur?
dinmiş mi olukla akan o kanlar?
büyük hedeflere varılmış mıdır?
asarlar mı hâlâ hakka tapanı?
mebus yaparlar mı her şaklabanı?
köylünün elinde var mı sabanı?
sıska öküzleri dirilmiş midir?
cümlesi belî der enelhak dese,
hâlâ taparlar mı koca terese?
ismet girmedi mi hâlâ kodese?
kel ali'nin boynu vurulmuş mudur?
koca teres kafayı bir çekince
iskendere bile dudak bükünce
hicabından yerler yarılmış mıdır?
bu da hapishaneden sonra yazdığı şiir:
bir kalemin ucundan hislerimiz akınca
bir ince yol onları sıkıyor, daraltıyor;
beni anlayamazsan gözlerime bakınca
göğsümü parçala bak kalbim nasıl atıyor.
daha pek doymamışken yaşamanın tadına
gönül bağlanmaz oldu ne kıza, ne kadına…
gönlüm yüz sürmek ister yalnız senin katına.
senden başka her şeyi bir mangıra satıyor.
sensin, kalbim değildir, böyle göğsüme vuran,
sensin “ülkü” adıyla beynimde dimdik duran.
sensin çeyrek asırlık günlerimi dolduran;
seni çıkarsam, ömrüm başlamadan bitiyor.
hem bunları ne çıkar anlatsam bir dizeye?
hisler kambur oluyor dökülünce yazıya.
kısacası gönlümü verdim ulu gazi’ye.
göğsümde şimdi yalnız onun aşkı yatıyor.
devamını gör...
95.
ve daima insan insanın kapanmayan yarasıdır.
devamını gör...
96.
"insan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."
devamını gör...
97.
işini her hakkıyla yapan insan gibi öldükten sonra anlaşılan, öldükten sonra değeri bilinen bir isimdir. canım aliye ruhum filiz kıtabını okurken içim parçalandı. ah, o kitabın kapağı yok mu... dönüp dönüp bakıyorum o aileye. aşkın, sevginin, güvenin, can korkusunun asla bitmediği o aile.. huzur veriyor insana. yazdığı her şiirde, romanda, öyküde, mektupta kalemini konuşturmuş ve yaptığı işi namusuyla yapmıştır.
devamını gör...
98.
bekleyen her şey bir gün solar ve ölür.
bu bir papatya da olabilir
veyahut bir umut da.
sabahattin ali.
bu bir papatya da olabilir
veyahut bir umut da.
sabahattin ali.
devamını gör...
99.
uzun zamandır kendisine karşı önyargılıydım ama tanışmak için bir kitabını aldım.sebebine gelince herkesin elinde sabahattin ali kürk mantolu madonna kitabını görüp herkesin ay mükemmel demesi bende trendyol vakası etkisi yarattı. aynısı ben kirke de de oldu mesela çünkü kitabı o kadar çok övüyor ki herkes yine bir pazarlama harikası diye düşünmeden edemiyorum. sabahatttin ali'de neyin reklamı yapılacak diyor olabilirsiniz ama orada da reklam kendini pazarlamak yani bakın bir klasik okudum olabiliyor.
devamını gör...
100.
türk edebiyatının en iyi şairi .2021 yılında bile şiirleri ve öyküleri hala okunuyor insanlar tarafından bu büyük başarı. bazıları unutulunur silinir gider bazıları ölse bile iz bırakır.
devamını gör...