161.
son dönemde kitapları oldukça ucuzlamış, kendine okur diyen bir kişinin neredeyse en az bir kitabını okuduğu muazzam nadide yazarımız.
tabi dönem itibariyle toplumcu gerçekçi, realist, bir bakışla yazdıkları pek hoş karşılanmamış ve sıkıntılı bir hayat yaşayarak rezilce bir infazla hayata gözlerini yummuştur.
kendisi cumhuriyet dönemi türk edebiyatı içerisinde son derece özel bir yer edinmiş ve dönemin polyanacı yazarlarının aksine olan biteni, o sözüm ona anadolu irfanı denilen şeyin pekte bir halt olmadığını açıkça dile getirmiştir. tıpkı nazım hikmet gibi o da dönemin ahlaki çöküşünü, yeni kurulmuş bir devlet olmasına rağmen devletin halkla olan kopmuşluğunu eserlerinde yansıtmıştır. sabahattin alinin eserlerinde o dönemin birtakım yazarlarının aksine yeni bir devlet kurduk eskiyi koparıp attık, eski dönemde halk türlü sıkıntı içindeyken, cumhuriyetle artık bu sıkıntılar geride kalmıştır vari söylemlere anlatımlara pek rastlanmaz.
tabi eserlerinde aşk merkezdedir. ama onun etrafında bugün hala toplumun boğuştuğu sorunları açıkça dile getirmiştir. bu sorunların bir kısmı yönetim yetersizliğinden, bir kısmı yerleşik toplumsal yapıdan, bir kısmı da sloganlaşmış anadolu irfanı denen şeyin pekte bizim zannettiğimiz gibi insani ve ahlaki değerler içermiyor olmasıdır.
yine sabahattin ali çağdaşları nazım hikmet, halide edip, ahmet hamdi tanpınar, refik halit karay gibi eleştirinin, muhalifliğin ve farklı düşünmenin pekte hoş karşılanmadığı bir dönemde yaşamıştır.
tabi yukarıda saydığım ve sayamadığım isimlerin bir kısmını haklı bir kısmını haksız ve hain görebilirsiniz. zaten konumuz bu değil.
ama canı gönülden inandığım bir şey var ki oda kuruluş döneminin zafiyet kaldıramayacak kadar hassas olduğu düşüncesidir. bazen bazı insanlar yanlış dönemde yaşar. maalesef bu ve benzeri isimler açıkçası yanlış dönemde yaşamış, olağan dönemde söyledikleri, yazdıkları, tutumları son derece normal karşılanabilecekken o dönem için normal karşılanması pekte mümkün olmayacak bir durumdur.
burada yazar öldürmek veya sürgün etmekle dönemin olağanüstülüğünün ne alakası var diyecek olanlar olabilir.
ama unutmamak gerekir ki tek başına son derece akıllı hareketlerde bulunan insanlar, toplaştıklarında son derece aptalca hareketlerde bulunabiliyorlar. ve bu tip oluşumlar, ortaya çıkmadan önce veya hemen sonra, bu tip yazarların, edebiyatçıların, fikir adamlarının ortaya koyduklarından son derece etkileniyor, ve yönlendirilebiliyorlar. bu fikir adamları art niyetli olmasa bile. mesela fransız ihtilali ne neden olduğu ileri sürülebilecek voltaire, montesquieu ve rousseau gibi yazarlar vardır.
neyse yazı amacından sapıyor.
sabahattin alinin romanlarını herkes bilir ama ona ait olduğu bilinmeyen ama sürekli duyduğumuz şarkı yapılmış şiirler vardır. mesela leylim ley, mahpushane türküsü(başın öne eğilmesin. aldırma gönül aldırma), kara yazı, hapishane şarkısı(göklerde kartal gibiydim kanarlarımdan vuruldum) vs.
bir şiiri ise bende ayrı bir yer etmiştir.
sevip sevip yarı ele kaptırmak
kara bahtın bana eski işidir.
ömrümdeki yıllar kadar yar sevdim
her biri bir başkasının eşidir.
canlar verdim her birinin yoluna,
hepsi girdi bir yiğidin koluna,
bülbül bile kondu bir gül dalına,
boşta gezen bizim gönül kuşudur...

ve ayrıca hikayeleri de çok bilinir. sevilir. ölümü hakkında da oldukça bol rivayet vardır. hatta ölmediği hakkında da.
gelelim son söze;
nice şarkıcı onun şiirleriyle ününe ün kattı, servetine servet.
ama o bulgar sınırında teşhis dahi edilemeyecek şekilde öldürüldü.
devamını gör...
162.
20. yüzyıl avrupa edebiyatının en özgün iki isminden biridir. diğeri ise nazım hikmettir. bu devlet ve toplum ikisinin de hayatını kararttı. aynı büyük sinema ustası yılmaz güney'e yaptığı gibi. aynı büyük müzik dehası ahmet kaya'ya ettiği gibi. örnekler ne yazık ki bitmez tükenmez.

en nitelikli evlatlarına bunu yapan toplum acaba kurtuluşu ve kaliteli bir yaşamı hakkediyor mudur? neyse. ben cevabı yine de nazım ve hasan hüseyin korkmazgil ustada arayıp bulayım. kararı size bırakıyorum. ilki hasan hüseyin korkmazgil den. hasan hüseyin korkmazgil de hayatı devlet tarafından karartılmış büyük şairlerimizdendi.

“elbette bir bildiği var bu çocukların.
kolay değil öyle genç ölmek.
yeşil bir yaprak gibi yüreği.
koparıp ateşe atmak,
pek öyle kolay değil.
hem öyle bir ağaç ki şu yaşam denilen şey,
yalnız bir bahar çiçeklenir.
a benim gülüm..”


''“akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”
devamını gör...
163.
bi adam bu kadar mı ben gibi düşünür? kitap okumayı bırakmışken kitap okumaya tekrar başladığım yazardır. ama adam da yazmış yaa
devamını gör...
164.
matematiksel olarak hayatın, insanı tekamülüne eriştirdiği yaşta milliyetçi düşüncenin barbar eylemleri neticesinde vahşice öldürülen mühim bir değerimizdir. durumun vehameti asla belirli çevreler tarafından kavranamamıştır. edebi ekosistemin olmazsa olmazlarındandır. her dönem olduğu gibi yaşadığı zamanda da haklı olarak siyasi erkleri tenkitinden dolayı aforoz edilmiştir uzun süre toplumdan. sırf sosyalist düşünceyi kamçıladığı için tutuklanan gerçek bir aydın! aziz nesin ile çıkardığı markopaşa dergisi vardır. kelime hazinenizi geliştirmeniz için birebirdir tüm kitapları. her ne kadar popüler ve teknoloji kültürünün ağzında sakız olmuş olsa da o muazzam aromasını ancak içindeki insani, edebi ve sanatsal hazzı yitirmemiş olanlar tarafından kavranabilir. damak tadınıza uymuyorsa, belki de ağzınızın tadı bozuktur. sanırım şu alıntıyla bitirmek yerinde olacaktır: kürk mantolu madonna'da der ki: “hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.”
devamını gör...
165.
"insan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."

sabahattin ali
devamını gör...
166.
bu güzel edebiyatçının çektiği bir kaç fotoğrafı bırakmak istiyorum buraya
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
167.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

en harika eserlerinden
devamını gör...
168.
bir insan bir insana elbet yeterdi.
bu sözü beni çok etkilemişti. hala da çok severim. dünyada sadece onun bana yeteceğini anladığımda daha da sevdim.
devamını gör...
169.
yaşasaydı bugün doğum günü olacak olan ancak malesef 41 yaşında bir suikaste uğrayarak hayata gözlerini yuman şair ve yazardır.
yazım tarzı olarak genelde öykücü olarak anılsa da günümüzde en çok satan kitaplar olan kuyucaklı yusuf (kitap) , içimizdeki şeytan ve kürk mantolu madonna gibi romanların da sahibidir.
eserlerinde genel olarak toplumsal gerçekçi bir bakış açısına sahip olup aşk, günlük hayat, insan ilişkileri ve bu ilişkilere yönelik tahlillere yer vermiştir.
aynı dönemde yaşadığı edebiyatçılar ile aynı fikirlere sahip olduğu gibi bazılarıyla da ciddi anlamda ters düşmüştür.
bir ara almanya'ya gidip dil öğrenmiş ve türkiye'ye dönünce almanfa öğretmenliği yapmıştır. genel olarak geçimini öğretmenlik ve yazdığı yazılar ile sağlamıştır.
kominizm propagandası yapmak, atatürk'e ve dönemin devlet yöneticilerine hakaret etmek gibi nedenlerle hapse girmiştir. sonrasında çıkan genel aftan yararlanmıştır.
hapishanede yazdığı şiirlerin içerisinde en bilineni sinop cezaevinde yazdığı aldırma gönül'dür.
hayatının aşkı olan aliye ali ile evlenmiş ve filiz isminde bir kızları olmuştur. benim en sevdiğim sabahattin ali kitabı olan canım aliye ruhum filiz de onların birbirlerine yazdığı mektuplardan oluşmaktadır.

yazımın başında da söylediğim gibi malesef 41 yaşında bulgaristan sınırında ali ertekin tarafından öldürülmüştür.

bu tanımı sabahattin ali'nin kitaplarından birkaç alıntı ekleyerek bitirmek istiyorum.


" ben dünyada bu kadar güzel gülen, güldüğü zaman bu kadar güzel olan insan görmedim."

" aliye, bana böyle şeyler yazma… sonra ben sana deli gibi âşık olurum."

"ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz."

(bkz: canım aliye ruhum filiz)


"seni seviyorum... deli gibi değil gayet aklı başında olarak seviyorum."

"bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş."

"hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim."

(bkz: kürk mantolu madonna)



"içimizde şeytan var… can kırıkları var. nefret var, yalanlar var… bir yanımız bizi çoktan terk etmiş, kaçıyor… melankoli ve hüsran var… keşke bazı geceler hiç sabah olmasa."

"insan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."

(bkz: içimizdeki şeytan)


"hayattan fazla şeyler bekleme. dünyada her felaketin içinden en az zararla sıyrılmanın yolu hayata uymak, muhite uymak, hiç sivrilmemektir."

(bkz: kuyucaklı yusuf (kitap))

edit: tanımda bir paragrafta yer alan anlam karışıklığını gidermeme yardımcı olan (@north57)'ye çok teşekkür ediyorum.
devamını gör...
170.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
171.
canım aliye ruhum filiz kitabına bayıldığım yazar.
devamını gör...
172.
kitaplarına aşık olduğum bir yazardır sabahattin ali.
devamını gör...
173.
ruh eşim olur kendisi böylesi ince düşünebilen insanlara hayranım.
"ama unutma, taş duvarlar arasındaki karanlığımın senden başka penceresi yok"
(bkz: sebahattin ali)
devamını gör...
174.
defalarca tekrar tekrar okuyacağım ve her seferinde sayfalarda kaybolacağım kitapların sahibidir.
devamını gör...
175.
cesedi muayene edilmesi için defnedildiği
yerden çıkarılıp bir torba içinde elden ele
dolaştırılırken kayboldu. eşyaları, “hacizli”
oldukları gerekçesiyle ailesine teslim edilmedi.
mezar bile çok görülen sabahattin ali'ye,
kızı filiz ıstranca dağlarında babasının insandan kaçışına ve yalnızlığına denk onun sözlerinin kazındığı bir kayayı mezar yaptı.
"başım dağ saçlarım kardır.
benim meskenim dağlardır."

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
176.
sevdiğim adamın bana verdiği ilk ve son kitabın yazarı
devamını gör...
177.

göklerde kartal gibiydim
kanatlarımdan vuruldum
mor çiçekli dal gibiydim
bahar vaktinde kırıldım

yar olmadı bana devir
her günüm bir başka zehir
hapishanelerde demir
parmaklıklara sarıldım

coşkundum pınarlar gibi
sarhoştum rüzgarlar gibi
ihtiyar çınarlar gibi
bir gün içinde devrildim

ekmeğim bahtımdan katı
bahtım düşmanımdan kötü
böyle kepaze hayatı
sürüklemekten yoruldum

kimseye soramadığım
doyunca saramadığım
görmesem duramadığım
nazlı yarimden ayrıldım.


sabahattin ali

hamiş: üstadın dört mapushane şiiri (şarkısı) arasında, en sevdiğim ve en çok beni anlatanıdır. en güzel seslendiren de yasemin göksu'dur.
devamını gör...
178.
soyadı kanunu gelince ailesi "şenyuva" soyadını almıştır ama sabahattin ali babasının adını kullanmayı tercih etmiştir.

25 şubat 1907'de eğridere'de doğmuştur. hikâye ve şiir denemelerini balıkesir'de yapmıştır, edebiyat öğretmeninin desteğiyle şiirlerini dergide yayımlamıştır.

sabahattin ali, anadolu'da kısa süre öğretmenlik yapmıştır sonra almanya'ya dil eğitimi için gönderilmiştir. türkiye'ye döndüğünde almanca öğretmeni olarak görev yapmıştır ama komünizm propagandası iddiasıyla cezaevine atılmıştır.

bir dönem aziz nesin ile markopaşa dergisini çıkarmıştır ama siyasileri eleştirdiği için çeşitli davalarla uğraşmak zorunda kalmıştır.

türkiye'den kaçmasına yardım eden ali ertekin tarafından başı taşla ezilerek öldürülmüştür. 2 nisan 1948

sabahattin ali, eserlerini toplumcu gerçekçi yazmıştır. cumhuriyet dönemi sanatçılarını etkilemiştir. üç romanı vardır; kuyucaklı yusuf (1937), içimizdeki şeytan (1940), kürk mantolu madonna (1943)

şiir, mektup ve öykü kitapları da vardır. kürk mantolu madonna popüler kültüre kurban gitmiştir.

ayrıca sabahattin ali yozgat'ta öğretmenlik yaparken o şehrin fazlaca sıkıcı olduğunu söylemiştir;

burası beni muhakkak çıldırtacak. ne basit muhit yarabbi.


ve meşhur "aldırma gönül" şiirini sinop cezaevinde yazmıştır.
devamını gör...
179.
her büyük edebiyatçı her dalda eserler vermiş olsa da hepsinin bir uzmanlığı vardır. hepsi roman, tiyatro, şiir, deneme ve benzeri türlerden eserler verse de bir dalla anılırlar. sabahattin ali'nin hiç bir uzmanlığı yoktur. zira o romanları kadar iyi öyküler yazar. şiirleri öyküleri kadar güzeldir. denemeleri ve tiyatro eserleri şiirleri kadar edebi lezettedir.

ben kendisini 20 yıldan fazladır okurum. özellikle öyküleri sınıf çelişkilerini en çıplak şekilde okuyucuya sunar. yargının ve devlet idarecilerinin baskıcı iki yüzlü hali bugünden bile beterdir. usta o zamanlar bu kadar popüler değildi. bu bahsettiğim öyküler atatürk döneminde geçer. zaten ismet paşa döneminde de devlet dersinde katledilmiştir. kemal paşa zamanında yıllarca zindan yatmıştır. bugün neredeyse herkes sabahattin ali okuru. buna rağmen bu denli 1920 ler, 1930 lar ve atatürk tapınmacılığı nedendir? okuduklarınızı anlama yeteneğinden mi yoksunsunuz? yoksa inşallah ustanın kitaplarını da sadece yirminci sayfasına kadar okumuyorsunuzdur.
devamını gör...
180.
ustaya bir kaç kelam etmeden olmaz. hayatı hakkında yazılabilecek her şey yazılmış. ben de şarkı olan şiirlerini hatırlatayım size.
leylim ley
buradan

göklerde kartal gibiydim
buradan

çocuklar gibi
buradan

ben sana vurgunum
buradan

dağlar
buradan

aldırma gönül
buradan

geçmiyor günler
buradan

melankoli
buradan

bir yürek kaldı avucumda
buradan

kara yazı
buradan
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sabahattin ali" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim