istemeden çok kalkmıştı, vicdanıma darıldım o an.
devamını gör...
+18 psikolijisi iyi olmayanlar lütfen tıklamasın...
#2672236
devamını gör...
bugün gözümün nuru annemi taburcu olduğu hastaneden üc ay sonra sonunda almak için ankara'ya gittim, evine getireceğim, neşeliyim ve mutluyum en çok da annem adına, yola çıkmadan afyon kaymaklı antep fıstıklı bir küçük kutu lokum yaptırdim kendime zevk ü sefa eşliğinde gidiyorum bir yandan yiyorum, bir yandan cypress hill den tequila sunrise dinliyorum, hatta öyle keyiflendim bir de keyif sigarası yaktım,
derken 70 km sonra civarı önüme bir araç takıldı önü boş, ve sag seritte boş geçebilir, kanı arabası gibi giderek sol şeridi işgal ediyor, selektör yapıyorum geçmeme izin vermiyor böylece bir kaç km gittim. derken baktım özellikle yapıyor önü boşken ne kenara kayıyor ne bana yol veriyor tamponuna yapıştım korna yapıyorum, hiç bir şekilde gecmeme izin vermiyor, öfkeden başım yanmaya başladı.
derken bana yol verdi elbette açtım pencereyi, 50 yaşlarında lümpen şişko bir soysuz, içerisi de kadın dolu, ben yedi sülalesine soverken önüme kırdı fren yaptı sonra yine hızlandı. bu olay ardından aynı şekilde gazı kökledim geçtim önüne, freni öyle bir kökledim ki tampona giriyordu, araba hurda olsun umurrumda değil benim arabaya temas ettiği anda kamikaze gibi gireceğim arabasına, sonra yanıma geçti bana parmak çekiyor, aldım elime muştayı, ilk fırsatta suratını parçalayacagim arabadan inip eğer durursa, 200 metre civari gittikten sonra ilerde yavaşladım iyice sağ şeride geçip, lakin kanı bozuk bu seferde sağ şeride geçti kanı gibi geliyor, bana özellikle yetişmiyor, öfkem biraz serinleyince ardından sol şeride geçip normal hızıma döndüm, ışıklar geldi, belki görürüm umuduyla bekledim yine ağır ağır gittim kilometrelerce dönemeç olmayan yolda araç sanki tuzla buz oldu. bir kaç km sonra benzinlikte durdum hem benzin alacağım hem belki yine bir ihtimal denk gelirim diye ama araç hava olup karıştı.
eğer hasta anam benim bu öfkem yüzümden çok sıkıntı çekmemiş olsaydı , eğer anamı almaya gitmiyor olsaydım aracı ankaraya dek durdurana kadar takip eder, aracın içinden çıkacak kadın erkek yaşlı genç herkese ve herşeye ya öldüresiye ya sakat birakasiya vuracağımi biliyorum. çünkü kaza yaptıracakti bana hiç yok yere. ama arabayı takip etmedim, edebilirdim sonuçta arkamda belli bir müddet gördüm lokasyonunu, lakin neyseki mantığım bir kez daha kontrolü ele aldı içimden ses hayatını yine yakacaksin belki bu sefer geri dönüş olmayacak biçimde devam et diye iyice serinletti beni
bugün hayatımın yine o dönüm noktalarından birini yaşadım. yine bir şekilde muhafaza edildim. bazı insanlar kendi hayatının ve başkasının hayatının kaymasına ne kadar yakın olduklarını bilseler eğer ki olacakları bir perde açıp görse, o yaptığını bırak bir daha yapmayı direksiyonun başına her geçerken dua okuyarak geçerdi.
hiç sebep yokken bir soysuz koca şehirler arası yolda geçmeme izin vermeyerek başlattığı hadiseye bakar mısın.
işte bu sınav, insan her an sinaniyor.
neyse sağ salim anacığımi aldım getirdim evine bıraktım bir iki saat önce, kendi evime geçtim şükür. yattım yatağa, yaver imi severken bir yandan da düşünüyorum keşke dünyadaki bütün o.ç'larını yok edebilsek cinsiyet farketmeksizin ne muhteşem olurdu değil mi..
devamını gör...
motorumun üzerinde telefon takmak için bir aparat var. telefonu buraya taktıktan sonra da arkasında telefonu sıkıştırması için bir emniyet düğmesi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

telefonu takıp yola çıktım.yan yoldan e-5 e bağlandım. 3,4,5.vites derken hızım saatte 150km/h ye ulaştığında telefon rüzgara dayanamayıp fırladı gitti. emniyeti kapatmayı unutmuşum sanırım.sağa yanaşıp durana kadar epey bir mesafe daha gittim.durdum ama yoğun bir trafik akışı var,ezilmeme ihtimali bile yok olsada o trafikte ters yönden nasıl gideceğim diye kara kara düşünmeye başlamıştım ki bir baktım telefonum yerde duruyor. nasıl olabileceğine anlam veremedim en az 3 yüz metreden fazla yol gitmiştim çünkü.yol boyunca düşündüm nasıl olabileceğini sonra bir dostumu arayıp anlattım mevzuyu montuna takılmıştır dedi. bu benim hiç aklıma gelmemişti.
bazen basit düşünmek lazım.
devamını gör...
saat dokuza kadar kurs merkezinde ders calışıyordum, bir de baktım sular seller gibi yağmur yağıyor. kapıdan dışarı adımımı attım, bir de ne göreyim benim köpek kenara pısmış beni bekliyor. biz tın tın eve giderken, verimli ders çalışmanın verdiği tatminle taktım kulaklığımı, ıslana ıslana  gelecek hayalleri kuruyorum. neyse olaya gelelim:/


karşıdan şemsiyeli bir kadın bana doğru yaklaşmaya başladı. tatlı tatlı 'senden bir şey isticem ama nasıl isterim bilmiyorum' demeye başladı.şemsiyesini de bana tuttu ıslanmayayım diye. kocasının başka bir hesabı olduğunu görüp şüphelenmiş. kendisi de fake hesap açıp kocasını işletmeye başlamış. bir hayli konuşmuşlar, konu buluşmaya gelmiş ama adam telefondan sesini duymak istiyormuş. 'istediğin her şeyi yaparım, lütfen şununla konuş, emin olayım sonra boşanıcam' diye ağlamaya başladı. kabul ettim, bir iki defa aramayı açmayınca ses atabileceğimizi söyledim.  birkaç ses kaydı yolladıktan sonra bana para vereceğini söyledi. baya ısrarcıydı, kabul etmedim. ayaküstü erkeklere sövdükten sonra sarılarak ayrıldık.
devamını gör...
bi kere çok hastaydım, canım da nasıl çorba çekiyor kalkıp da yapamadım. 15 dakika sonra üst komşu birdenbire elinde bir tencere sıcacık çorba ile geldi... garip sayılır mı bilmem ama gerçek.
devamını gör...
ilkokula giderken köyden komşumuzun kuzeni gelmişti onlara. biz de o komşumuz gille çok gelir giderdik birbirimize. o kız kuzenle bayagi oyunlar oynadık.bi iki sene geçti bi gün başka bir köyün düğününde bi kız geldi yine oyun oynadık felan. ben o kız sandım hatta senin adın şu mu diye sordum o değilmiş. velhasıl seneler sonra gördüm ki bu iki kız lisede aynı sınıfa denk gelip çok yakın arkadaş olmuşlar. aynı ilçede farklı köylerde oturuyorlardı. belki çok garip değil ama ben görünce ağzım açık kalmıştım.
devamını gör...
şiirlerimi tek bir kişiye yazman ve benim hiç beğenememem
devamını gör...
dün sabah okulda kütüphanenin açılmasını bekliyordum. kapının önünde benimle birlikte birkaç kişi daha vardı ve insanım sonuçta şöyle bir garyriihtiyari şekilde bir baktım millete. hiç tanıdığım falan da yoktu aralarında. neyse işte kütüphane açıldı 2 dakika sonra falan, ben de girdim içeri yerime geçtim. eşyalarımı yerleştirdim. sonra bir baktım telefona birkaç dakika önce kapının önünde benimle bekleyen çocuklardan biri instagram'dan istek atmış. öyle bir şaşırdım kaldım. teknoloji mi çok gelişti, insanlar mı bir garipleşti anlamadım. abim ben seni ilk kez gördüm, ne ara buldun adımı da ekledin? tövbe yarabbim yav.
devamını gör...
bugün düğüne giderken kuzenim bana arabada sakız ikram etti. (falım sakızlarına hayır diyemem şekerli olanlardan nefret ediyorum ve bu devirde sadesi zor neyse.) vardık, iniyoruz hâlâ ağzımda. 1 arabayı geçtikten sonra pakete sarıp çantama koyarken park işlemini bitiren kuzenim bana çarpınca elimden gitti. ben sakıza bakınırken beni kolumdan çekip "neye bakıyorsun, herkes gitmiş acele et. tek girmek istediğini sanmıyorum." deyince gayette beni ikna etti. biz yetiştik tam girişte annemin topuklu ayakkabısının alttan tabanı açıldı. biz şok. girişten sağa doğru kaydık. neyle halledebiliriz vs. diye düşünürken aklıma o sakız geldi. "tam iş görür mü bilmiyorum ama bekleyin bir dk." deyip gittim sakızı buldum. ağzımdan çıkan olduğu için elimle açmak bana düşüyor. (kendi sakızım olsa da gıcık olmadım değil ama olay ciddi. girişte göründük o kalabalığa (biraz geç gittik bir de.) sonra sağa doğru gitmek tuhaf kaçtı. :)) sakızı 4 yandan çektim ve ön taraftan boşluklu yere attım. "ez bakalım." deyince nazik nazik basıyor, ağzımdan taze çıkmadı ki soğudu yani böyle basarsa yapışmaz o kadar."ayak altında tacizci eli ezer gibi ez şunu." deyince istediğim performansı sergiledi. ve öyle ilerledik.
çok tuhaf geldi. ayakkabısının resmini de koyayım anı kalsın istiyorum. görünsün diye ben biraz açtım. bu tarz şeyleri biriktirme huyum var. (: normalde basmaktan kaçınılır ve nefret edilir ama isteğiyle memnun bir şekilde bastı. hayat farklı şekilde yaşatınca olayların bu kadar değişiklik gösteriyor olmasını hep hayret verici bulurum...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
benim anlatacağım olay mistik biraz. lise son sınıftaydım. amcam hastanede yatıyordu durumu kötüydü. çok severdik kendisini. babam da yanında refakatçi olarak kalıyordu geceleri. her neyse bir gece sabaha karşı uyanıverdim. odanın içinde paltolu bir adam gördüm. önce babam geldi sandım çünkü genelde yatmadan önce üstümüz açık mı diye bakmaya gelirdi. sonra babamın hastanede olduğu dank etti. korkudan gözümü kapatıp dua etmeye başladım. sonra aradan yarım saat falan geçti herhalde sabah ezanı okundu. o arada ev telefonu çaldı. kimse kalkmayınca ben açtım telefonu. babam amcamın haberini verdi. artık gerçekten mistik bir olay mıydı yoksa durumunun kötü olmasından etkilenip kafamda bir şeyler mi kurdum bilmiyorum sözlük. ama bizim sülalenin mistik olayları meşhurdur. benim de hislerim kuvvetlidir. böyle ilginç bir olaydı. neye yorarsınız artık.
devamını gör...
yaşıyor olmam oldukça garip her konusuyla birlikte
devamını gör...
12 - 13 yıl önce falan facebookta yanımda eşimin olduğu bir fotoğrafımızda evli başka bir adama benzetilmiştim ve adamın evli olduğu kadının ailesi eşimi o adamı derhal bırakacaksın diye mesajlar atarak tehdit etmişti. o olmadığımı ispatlamak zorunda kalmıştım ajjaja ulan ne saçma.
devamını gör...
yılını hatırlayamıyorum. 41 plakalı bir arabayla 4 arkadaş taksim'e gidiyorduk. peşimize ekip takıldı bizi takip ettiler bir süre, sonra sağa yanaşmamızı söylediler. durduk ''inelim mi?'' diye sorduk, gerek olmadığını söyledi biri, diğeri de bizim arabamıza bindi. takip etmemizi söyledi. taksim meydanın da küçük bir karakol vardı. orada durduk. içeri de namı diğer hortum süleyman vardı. bizi götüren memur, bizi işaret ederek,
- amirim bu arkadaşlar 41 plakalı arabayla seyehat ediyorlardı ve hepsinde spor ayakkabısı vardı...
dedi...
ne olduğunu bile anlamamıştık.
- atın içeri
dedi amir olan sadece atın içeri.....
ne demekti bu?
içerisi nereseydi?
neden atılıyorduk?
hiç bişey anlamamıştık ama kendimiz beyoğlu emmniyet amirliğinin nezaretinde bulduk. üstelik kemer ve ayakkbı bağcıklarımıza varana dek almışlardı....
benim daha önce eylemlerden girmişliğim vardı ama yanımdakiler için bu ilk di ve ne yapcaklarını bilmiyorlardı.
sakin olmamız gerekiyordu. çünkü ne kadar istiklal caddesinin iti, kopuğu, hırsızı varsa bizmle birlikteydi ogün...
kimse bize bulaşmadı ama evdekilere haber vermemiz için hakkımız olan telefon görüşmemizi yapmamıza izin vermiyorlardı.
bir ara sesimizi yükseltir gibi olduk süleyman amir hangi renk hortumu yemek istersiniz? diye sorunca sustuk..
2 koca gün geçti içeride ve ailerimiz kimbilir ne durumdaydılar.?
2 günün sabahında saldılar bizi.
neden yatmıştık öğrenemedik bile o gün..
sonra öğrendik ki, 4 kişi kocaeli'de bir askeri bölgeye girmişler askeri vurup silahını alarak 41 plaklı bir arabayla istanbul'a kaçmışlar üstelik 4 kişiymişler ve 4'dü de spor ayakkabılı imiş...
sonra bana derler ki neden polisleri sevmezsin?
ben bunu neden anlattım niye bu kadar uğraştım onu da bilmiyorum...
devamını gör...
ikidir aklıma takılı olan farklı farklı şarkıları çok alakasız yerlerde görüyorum, duyuyorum. garip deme sebebim; ne güncel, ne de çok çok dinlenen şarkılar. bu şekilde denk gelişler, dejavular, çift saatler; beni yalnızca pasif agresif yapıyor başka da bir şey yapmıyor
devamını gör...
soğuk bir ankara sabahında kulağımda yaşar- birtanem çalarken garda tren bekliyorum. gözlerim kapalı kaptırmışım kendimi müziğe. bir yandan ketemi yiyorum.içim kıpır kıpır. şarkı bitip de gözlerimi açtığımda çevremde kimsenin kalmadığını görüyorum… şaşırdım çünkü hep kalabalık olur bu durak.
sonrasında hayvan sesleri ve çığlıklar duyduğum için arkamı bir dönüyorum 2 judoon polisi geliyor bana doğru. başta çok korkuyorum. görünüşleri korkutucu, kalıpları da oldukça genişti. ellerinde upuzun zülfikarlar.. ama sonrasında anladım ki sadece yardım istiyorlar. hemen telefonumdan çeviriyi açıyorum öyle anlaşmaya başlıyoruz. abdal simit fırınını soruyorlar tahinli yiyeceklermiş.oradan da ulu camiye gitmek istemişler. eh dedim siz çok yanlış yerdesiniz, ayrıca tahinli üstüne simit banılarak taş fırında yenir.
biletçi de zaten anlamazlar diye 2şer bilet satmış bunlara.hem açlıktan hem de dolandırıldıkları için sinirleniyorlar. gelin sizi aspavaya götüreyim, karnımız doysun sakinleşelim diye alıyorum bunları. kullandıkları hava aracını otoparka bırakmışlar, parayı da peşin ödedikleri için tren beklemeye devam ediyoruz. istikamet aspava..
neyse bu da ilginç bir anımdır işte.
devamını gör...
günlerdir sabahları odamın camına gelip öten bir kumru vardı , daha öncede mutfağın camına geliyordu.her neyse aşırı seviyorum kendisini hatta geçen içeriye girdi kalorifer peteğinin üzerinde durdu, sonra geri çıktı . geçen gün uykudayken kulağımın dibinde çırpınma sesleri duydum , uyanıp imdat diye bağırmaya başladım.kuş cama sıkıştı sandım…meğersem odama girmiş güneşlikden cama doğru geri yürüyememiş.camı araladım panikle ve odadan kaçtım .yan odadan da karşı çatıya uçtuğunu gördüm. o günden beri kumru daha gelmiyor. zor anında yanında olmayan bir seveni istemiyor belli ki .hak verdim
devamını gör...
bir bayram ziyaretiyle kuluncumdan kurtuldum. bir insanın hobisi kayropraktik olabilir mi? olabilirmiş
devamını gör...
bugün sağlık ocağında doktorun bel ölçümü alması. o bilgi niye gerekli anlamamakla beraber hastalıktan sürünürken biraz trajikomik oldu. terziye mi geldik a..
devamını gör...
arkadaşımlayken iki dakika önce hakkında konuştuğumuz insanın şak diye karşımıza çıkması.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının başına gelen garip olaylar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim