181.
umut dolandırıcıdır.
devamını gör...
182.
halk icinde "fakirin ekmeği" dir. ve bence tam olarak dogru tabir budur.
devamını gör...
183.
kimsin sen? şüphesiz sen, sen değilsin.
devamını gör...
184.
umut, yaşamaktır arkadaşlar. umudu olmayan kimse yaşayamaz.
devamını gör...
185.
nedense aklıma umut deyince stefan zweig gelir bir de trajik ölümü.
devamını gör...
186.
moloz yığınlarının altından gelen ses.
devamını gör...
187.
gün be gün azalıyor.
devamını gör...
188.
bir insan kumarıdır
devamını gör...
189.
efendim.
devamını gör...
190.
bir nevi inanmak.
devamını gör...
191.
hep var olandır.
devamını gör...
192.
safsata.
kendi adıma konuşmak gerekirse neye umutlandıysam, inanıyorum nefes aldıkça hâlâ umut var görüşüne bel bağladıysam olmadı. olmadı yani. garip bi şekilde hayatımda iyi bi şeyler olmamaya yemin etmiş gibi. nefes aldıkça acı var, hüzün var, dert var, tasa var, mutsuzluk var... ama üzgünüm umut yok. belki bana göre öyledir. umarım ben yanılıyorumdur.
kendi adıma konuşmak gerekirse neye umutlandıysam, inanıyorum nefes aldıkça hâlâ umut var görüşüne bel bağladıysam olmadı. olmadı yani. garip bi şekilde hayatımda iyi bi şeyler olmamaya yemin etmiş gibi. nefes aldıkça acı var, hüzün var, dert var, tasa var, mutsuzluk var... ama üzgünüm umut yok. belki bana göre öyledir. umarım ben yanılıyorumdur.
devamını gör...
193.
umut demek beklenti demektir. ne kadar az umut, o kadar az sükût-u hayal.
devamını gör...
194.
varlığında etken olarak en güvendiğiniz kişinin bile olmaması gereken; değişkenlere bağlı olmadan, ancak tek başınayken öpüşülebilinen, zamandan ve mekandan bağımsız, isteklerin olması için ileriye dönük düşünülen olumlu her şeyin toplamı.
devamını gör...
195.
"bir çeşit uyuşturucu." umut, çok pozitif çağrışımlı ve pek sevimli bir kelime gibi dursa da, kimi zaman umudu tehlikeli bir inkâr biçimi olarak kullanıyoruz. mesela, toksik insanların* aslında iyi insanlar olduklarına ve bir gün değişeceklerine, hatalarının farkına varacaklarına ve bize ne kadar kötü davrandıklarına pişman olacaklarına dair umudunu diri tutan ölümüne iyimser insanlarız. sanki hep bize söyledikleri gibi sorunlu olan bizmişiz ki günün birinde biz tam da "onların istediği gibi biri" olursak işlerin düzeleceğine inanarak beslediğimiz umut yüzünden, onlara bağımlı olmaya devam ediyoruz çünkü onların kötü olduklarını kabullenmek istemiyoruz ve onlar tarafından sevilme hayalini hep diri tutuyoruz ama maalesef ki onlar, bu umudumuzu bizi sömürme ve kontrol etme aracı olarak kullanıyorlar ve aslında artık yapmamız gereken; onların değişeceğine dair umudumuzu kesmek ve kendi mutluluğumuzu ve iyileşmemizi, onların hatalarını anlayıp kabul etmesine bağlamamak ve kendi içgüdülerimize güvenip gerekli sınırları çizmeyi öğrenerek kendi mutluluğumuzu bir başkasının onayına, sevgisine ve ilgisine bağlamaktan vazgeçip kendimiz olacak kadar cesur olmaktır...
devamını gör...
196.
umut (1): andre malraux adlı fransız yazarın, uluslararası tugayın bir askeri olarak katıldığı ispanya iç savaşı'nın anlattığı dev roman.
umut (2) : yılmaz güney'in kendisini çirkin krallıktan çıkarıp ülke sinemasının en büyük yönetmenlerinden biri haline getiren yolun başında çektiği film.
umut (3): fakirin ekmeği.
umut (2) : yılmaz güney'in kendisini çirkin krallıktan çıkarıp ülke sinemasının en büyük yönetmenlerinden biri haline getiren yolun başında çektiği film.
umut (3): fakirin ekmeği.
devamını gör...
197.
"umut insanı aldatır."
devamını gör...
198.
umut, dert içinde yüzen ruhun oltasıdır. falan filan işte.
devamını gör...
199.
beklentidir ve beklentiler insanı hayal kırıklığına uğratır.
hala aydınlık gelecek bekleyen, iyiliğin kazanacağını umut eden enayilerin hayal kırıklığına uğraması gibi.
hala aydınlık gelecek bekleyen, iyiliğin kazanacağını umut eden enayilerin hayal kırıklığına uğraması gibi.
devamını gör...
200.
her zaman vardır.
devamını gör...