321.
yazmayı çok seviyorum. yazmıyorken sayfalarca yazasım geliyor.
yazmaya başlayınca aklıma bir şey gelmiyor.

bundan çıkarılacak sonuç; yetenek ve anlatacak bir şeyim yok.

hem hakkımda gereksiz bir bilgi verdim hem de kendimi gömdüm.
devamını gör...
322.
adı üstünde gereksiz. gerek yok.
devamını gör...
323.
bir ara saçım dökülüyordu berbere sordum '' kel kalmam değil mi? ''
dükkanın kedisini gösterdi.
''merak etme bu kedi tüysüz kalır ama sen kel kalmazsın''

asla kel kalmayacakmışım.
devamını gör...
324.
uyku çok büyük bir problemim ayrıca zaten çok da sevmem uyuyan insanı. hayata ne kalıyor ki yani? yat yat nereye kadar yani.
kendime zaman ayıramadığım bir dünya düşünemiyorum yani ben bir, bir süre oturcam dinleneceğim o kafamı bir boşaltacağım öyle sürdüreceğim yaşantımı. yoksa anlayamıyorum neler olduğunu.
maydonozu hiç sevmem antep fıstığından nefret ederim. hatta nereye gitsek arkadaşlarım novanın alerjisi var yha falan yaparlar garsonlara.

yalancı ve sahte şeyler beni çok gerer o tarz ortamlar ve insanlar bana göre değil.

özel eğitimli çocuklarımı çok seviyorum.
terapistlik yapmak çok büyük bir tutku. ikisini aynı potada eritebildiğim için ara ara gurur duyuyorum kendimle ama kimseye söylemiyorum.

söz senettir benim için. kendimi bildim bileli böyleyim. yani bir söz verdiysem tutmak zorundayım. sizde tutmak zorundasınız.

hayvanları seviyorum.
devamını gör...
325.
para biriktirmek gibi kötü bir alışkanlığım yok.
bunu fark ettiğimden beri sürekli bir borç döngüsünde yaşıyorum. sürekli bir şeylerin taksitini ödüyorum. borçlanmadan bir şey alamıyorum çünkü.
çok özenirim şöyle birikim yapıp bir şeyler alan insanlara. ya da ayağını yorganına göre uzatan mütevazı insanlara.
en son 2.5 yıldır evden dışarısını görmemiş kedime haftada 1-2 gün sırf özgürce gezebilsin diye tarlanın çevresine tel çektirdim. 20k bir şey ama yine kredi kartım bu konuda bana yardımcı oldu. allah belamı verecek bir gün. hayvan gibi borçlu olduğum bir dönem işten atılacakmışım hissine kapılıyorum.
devamını gör...
326.
sarma sevmiyorum, yiyemiyorum, yemedim uzun zamandır. menemen de aynı şekilde, omlet de. *

kahve içmeyi çok seviyorum. uykusuz gecelerimin tek sebebi.

imkanım ve zamanım olsaydı birçok farklı iş yapmak isterdim, yeteneklerim dahilinde. belki gerçekleşir bir gün zamanla.
devamını gör...
327.
işe yaramazın tekiyim.

elime aldığım her işi yarım bırakırım. ama bir şekilde bu yaşa gelebildim.

hayatım da yarımdır. hep yarım kalacağım ilişkiler yaşadım.

bir tek okulu bitirebildim . *
devamını gör...
328.
en sevdigim yemek manti. ama dunyalari yakarim oyle seviyorum. ama 3-4 gun art arda yeyince ishal yapiyor.

en sevdigim 2'ci yemek krep, ama peynirli. ucuncusu de menemen.

en sevdigim ilk yemek manti olunca daha havali 1 sey beklersin iki ve uce. ama krep ve menemen yani.

midem bile fakir.
devamını gör...
329.
patensiz, paternsiz ve partnersizim
devamını gör...
330.
bütün ülkelerin başkentini, yüzölçümünü* ve nüfusunu* biliyorum. bu yaşıma kadar pek bir işime yaramadı. şimdi alın bu bilgiyi naparsanız yapın.
devamını gör...
331.
haftaya pazartesi mahalle karakoluna ifade vermeye gideceğim. hastanede tartıştıgim kadın doktor hakkımda suç duyurusunda bulunmuş.
devamını gör...
332.
youtube'da otomatik oynatıcıyı açınca müslüm gürses harici çalmıyor.
devamını gör...
333.
gitar fritözüyüm.
devamını gör...
334.
-hava durumuna camdan bakmak dışında internetten bakmak gibi bir şey olduğunu, insanların ona göre giyindiğini ve yanına şemsiye aldığını üniversitede öğrendim. üniversiteye kadar yalnızca valilik sitesinden kar tatili takibi yapardım. insanların ise ileri görüşlü olduğunu sanırdım.
-bu takipsizlikle birlikte üşümekten çok korkardım. bu yüzden sürekli şal taşırdım yanımda.
-yanımda hadi canim sıkılırsa diye kitap da taşırdım. neredeyse 24 yaşına kadar gittigim her yere kitap götürürdüm. gençtik, toyduk, pdf ve sosyal mecralardan da biraz uzaktık....
-saçımın neye göre şekil aldığını, ne zaman hafif dalgalı ne zaman düz olacağını beni gören herkesle aynı anda öğreniyorum. saç ile uğraşmayı zul görüyor, sevmiyor ve de beceremiyorum.
-uykulu olsam da uykumu erteleyebilirim.
-3 gün, 5 gün, 1 hafta, 10 gün taktığım bir şarkıyı dinleyebilirim.
- konuşurken bazen ben de kaybolurum.
gerçekten bazen her şey karışıyor aklımda ve ifade ederken hepsini aynı anda söylemeye çalışıyorum. böyle bir özelliğim olmasına rağmen iyi konustuguma dair dönütler de aldım farklı insanlardan. ya numara yapıyorum, ya bana numara yapılıyor, ya da konuya ve zamana göre değişiyor.
ben kül yutmam.
devamını gör...
335.
yağmurlu havalarda dışarıyı izlerken şunu dinlemek ruhumu mest ediyor. normalde arabesk, türkü falan dinleyen bir insanım ama piyano ve keman sesi de ruhumun derinliklerine inebiliyor.

devamını gör...
336.
sol ayağım solda ve sağ ayağım sağda. soğuk dolayısıyla çorap giydiğim için her birinde kaç parmak var sayamıyorum. beş de olabilir altı da. kısmet artık.
devamını gör...
337.
gotik mi gotik...
eltellik desen var
dantel olmazsa olmaz
mizah desen var...
adab-ı muaşeret benden sorulur...
nezaketin hastasıyım,
lafı gediğine koymak aperatif niyetine...

her ne kadar elti olma başarısı göstermemiş olsam da, ben de bir görümceyim. hem de 3 kere.

ayağınızı denq alın!*
devamını gör...
338.
yikanirken vucudumu yikamam, sadece kafama 1 el sampuanla yikar cikarim.

yaklasik 1.5 senedir bedenimi yikamadim, sebebiyse usengeclik.
devamını gör...
339.
-0,8 yaş arası çocuklardan korkuyorum.
-minibüste tutunamama gibi saçma bir fobim de var. daha doğrusu minibüslere dair her şey aşırı geriyor beni.
-gece yürüyüşleri en sevdiğim terapi yöntemlerinden biridir. başıma bir şey gelme ihtimali olmasa her gün saatlerce karanlıkta yürüyerek kendimi iyi hissedebilirdim.
-poz vermek beni aşırı geren bir diğer konu. fotoğraf çekilirken asla istediğim gibi çıkamama sebebim.
-ne zaman yüksek bir yerde olsam 'acaba buradan düşsem ölür müyüm' düşüncesi aklımdan çıkmıyor. yüksek ihtimalle ölürsün milkşeyh.
-karşımdaki insana kendi içimden cevap vererek ona söylemeyi ve tepki vermeyi unuttuğum çok fazla zaman oluyor.
- kendi kendime konuşurken bazen çok hararetli tartışıyoruz, istemsizce mimiklerime ve surat ifademe de yansıyor.
- ağlarken kendime küfrederek kendi ağlamamı durduruyorum. küfür bazı yerlerde işe yarıyor gibi.
- gün içerisinde asla su içmek aklıma gelmiyor, susadığımda sadece kahve içiyorum. önceden günde bir buçuk litreyi buluyordu içtiği kahve miktarı, neyse ki artık kalp çarpıntısı falan yapmaya başladı da çok içemiyorum.
- kupa bardaklara olan ayrı bir zaafım var, tatlı kupa bardakların rüyalarıma girdiği zamanlar bile olmuştu.

fazla gereksiz bilgiler olduğu için bilmenize gerek yoktu ama her neyse.
ha bir de konuşurken hiçbir şey hakkında açıklama yapmam ama yazarken her şey hakkında açıklama yapabilirim yukarıda gördüğünüz üzere.
konuşurken kendimi asla iyi anlatamayacağımın farkında olduğum için anlaşılma kaygısı yaşayamıyorum. yazarken ise her şey daha farklı oluyor.
devamını gör...
340.
üşenmeseydim yapacak olduğum şeyler şunlardı:
-domates çorbası, mercimek çorbası, bisküvili pasta, kabak mücveri
-kitap okumak
-müzikle ilgili şeyler yapmak
-kargoyu iade etmek
-odamı toplamak
-su içmek
-tuvalete gitmek
-ananemi aramak
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarlar hakkında gereksiz bilgiler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim