yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
başlık "shadamehr" tarafından 17.11.2020 15:15 tarihinde açılmıştır.
81.
kendime bir halhal almıştım ucunda kar tanesi vardı, başka şehre giderken yanıma aldım gittiğim evdekilere gösterdim herkes gördü sonra bir gün kayboldu halhal ortadan bulamıyoruz hiçbir yerde. aradan vakit geçti ben öteki şehre geri döndüm ve odaya girdiğimde halhal takılıkta asılı duruyordu.
devamını gör...
82.
moderatörlerden başlığın kafa sözlük x men kulübü olarak değiştirilmesini talep ediyorum.
devamını gör...
83.
havada bağdaş kurmuştum. kimse inanmıyor ama bu gerçek.
devamını gör...
84.
uçakla yolculuk yapmıştım. türbülansa girmişti uçak. pencereden korkuyla bakarken camda kırmızı harflerle "mikail sarhoş oldu" yazıyordu.
devamını gör...
85.
artık teknolji gelişti,eminim benim gibi ev içinde sürekli kulaklıkla gezen birsuru insan vardir bazen oluyor tum gün kulaklıgımı hic çıkartamıyorum.diyecegim o ki acaba banada gelip kendilerini belli etmeye calisiyorlarmidir, hani tabaklari birbine carpiyorlar ama ben duymuyorum falan daha cok sinirlenip duvarlara flasn vuruyorlar sinirleniyorlar falan *
kafamda deli sorular yine, teknoloji yüzünden agiz tadıyla korkamiyoruzda.
kafamda deli sorular yine, teknoloji yüzünden agiz tadıyla korkamiyoruzda.
devamını gör...
86.
şahsımınki aslında doğaüstü olmayan olaydır.
şöyledir efendiler,
kıştı. kar yağmıştı. sabaha doğru 6da kalktım. tabi hava daha karanlık. dedim güzel bir gün beni bekliyor. yataktayım hala, ama böyle yatakta etrafa bakıyorum mal-mal. birdenbire gözlerim istemsizce kapandı, sonra sanki gözümün içini görmeye başladım, yani etraf simsiyah ve damarlar var. bildiğiniz damar var her yerde. ve bu yerden aniden çıkıverdim ve hayatımda daha önce hiç görmemiş olduğum bir yerdeydim. büyükçe bir şehirde ve büyükçe bir marketin önündeydim. etrafta arabalar falan park edilmişti. bu arada uykuda değildim. buna eminim. çünkü içimi bir korku kapladı ve aniden gözlerim açıldı. bir de bunun uyku olmadığını her şeyin 5-10 saniye gibi kısa bir sürede gerçekleşmiş olmasından anladım.
bu arada bu olayı bir kere yaşadım bir daha yaşamadım. çok korktum. kimse ciddiye almadı. ama şimdi düşünüyorum da, vay be, keşke gene yaşasam. ne gündü ama....
yani manevi bir yolculuk yaptım, bilmediğim bir yere. yani zihnim teleport oldu. yani arkadaşlar bedenim yatakta, ama ruhum bambaşka bir yerdeydi. bu arada o anda acı hissettim mi onu hatırlamıyorum, ama şu an düşünüyorum da acaba gözlerimin içerisinde bir acı hissetmişmiydim. emin değilim.
şöyledir efendiler,
kıştı. kar yağmıştı. sabaha doğru 6da kalktım. tabi hava daha karanlık. dedim güzel bir gün beni bekliyor. yataktayım hala, ama böyle yatakta etrafa bakıyorum mal-mal. birdenbire gözlerim istemsizce kapandı, sonra sanki gözümün içini görmeye başladım, yani etraf simsiyah ve damarlar var. bildiğiniz damar var her yerde. ve bu yerden aniden çıkıverdim ve hayatımda daha önce hiç görmemiş olduğum bir yerdeydim. büyükçe bir şehirde ve büyükçe bir marketin önündeydim. etrafta arabalar falan park edilmişti. bu arada uykuda değildim. buna eminim. çünkü içimi bir korku kapladı ve aniden gözlerim açıldı. bir de bunun uyku olmadığını her şeyin 5-10 saniye gibi kısa bir sürede gerçekleşmiş olmasından anladım.
bu arada bu olayı bir kere yaşadım bir daha yaşamadım. çok korktum. kimse ciddiye almadı. ama şimdi düşünüyorum da, vay be, keşke gene yaşasam. ne gündü ama....
yani manevi bir yolculuk yaptım, bilmediğim bir yere. yani zihnim teleport oldu. yani arkadaşlar bedenim yatakta, ama ruhum bambaşka bir yerdeydi. bu arada o anda acı hissettim mi onu hatırlamıyorum, ama şu an düşünüyorum da acaba gözlerimin içerisinde bir acı hissetmişmiydim. emin değilim.
devamını gör...
87.
üzerinden 7 -8 yıl geçti hatırlayamadığım şeyler eksikler olacaktır muhakkak.
sene 2014 ahşap merdivenli dublex bir evimiz var ve 4 kişi kalıyoruz. ev arkadaşlarımın geçen seneden tanıdığı urfalı bir arkadaş var. gayet efendi namazında niyazında temiz bir çocuk, her geldiğinde dağ gibi olan bulaşıkları hiç üşenmeden yıkıyor, oğlum diyorum neden böyle yapıyorsun bırak otur ye iç git, olsun abi ya pis görünce dayamıyorum diyip devam ediyor .
bir akşam bize geldi, alt katta kalan arkadaşla gece 1 gibi çay demledik akşam kahvaltısı hazırlıyoruz, bizim urfalı geldi salonda yer sofrasında, ev arkadaşı mutfakta bende odaya bir şey almak için gittiğimde dış kapı açıldı ve pat küt bir ses, ilk baş idrak edemeyip odamdan çıktım arkadaş diş kapıda dikiliyor. noldu der gibi yüzüne baktım, anlamadım birden kaçtı dedi.
biz düşünüyoruz tabi, bir kaç gün sonra çağırıp sıkışırdık urfalıyı bizimki demez mi abi beni korkutuyorlar arada diye, dedik nerde gördün apartman diyor. sinirlendim en son oğlum salonda otururken apartmanda nasıl göreceksin diye bizimki başladı ötmeye. bizim evde alt katta 1 banyo 1 tuvalet , üst katta 1 banyo var ve banyolarda da tuvalet mevcut kullanmadığımız tuvaletin önünde gördüm abi, sürekli sizin evdeki bulaşıkları bu yüzden yıkıyorum dedi benim film orada koptu, ev arkadaşı bastırıyor ne gördün vs, püskül gibi siyah saçlı mavi gözlü gri tenli siyah eski elbiseli bir kadın tarifi verdi biz şaşkınlıktan sapıttık , tarif eder etmez konuyu kapatalım abi deyince çocuk sustuk
çocuk o akşam gitti ama mutfakla o kapı karşı karşıya 3.5 atıyorum geçerken aklımdan çıkmıyor, sonra finaller bitti sanırım sonuçlar açıklanıp büte kalmadığını öğrenen dönüyor.
ramazan ayıda girdi üst katta olan 2 arkadaş eve döndü biz kaldık. arkadaşın sevgilisi aynı zamanda memleketlisi olan kız başka bir şehirde öğrenci o da sınavları bitirmiş bizim eve gelecek bir kaç gün kalacak ve beraber memleketlerine dönecek.
neyse kız geldi ben arkadaş ve sevgilisi iftarı yaptık oturuyoruz arkadaş dedi ki, kanka benim hatunun ev arkadaşı var bazı şeyleri rüyasında görüyor gelmeden buranın kapı numarası ahşap olduğunu falan görmüş,
dedim ee?
bu arkadaşı bu evden hoşlanmamış ve hatunda bizim olayı anlatınca arkadaşına kız demiş ki. o çocuk yalan söylüyor. çağıralım bizim a'yı konuşalım dedi.
diyorum oğlum boş ver falan ama bir yandanda merak ediyorum. tamam dedim yarın akşam gelsin sahur yaparız hem.
neyse ertesi gün oldu biz çocugu çağırdık, balkonda havadan sudan derken konuyu getirdik burayaaaa. anlattık çocuk dedi abi boşverin kapatalim bu konuyu diyip havaya bakıyor, çocuğa kitlendik ben içimden hatim indiriyorum.
yine yükleniyoruz çocuğa, çocuk en son başladı dökülmeye.
bizim urfalı gece tarla sulamaya gidermiş saat 2 3 gibi, mezarlık içinden geçen tarlaya giden bir yol varmış kısa olsun diye buradan geçmiş bir gece. dedim başka abi dedi ben tuvaletin önünde kadın değil çocuk görüyorum dedi, dedim nasıl?
bilmiyorum abi arada ağlayan bir çocuk görüyorum hocaya gittik bir kaç yıl önce birinin çocuğuna zarar verdiğimi söylemişti dedi. bu olaydan sonra ertesi güne arkadaş ve sevgilisi bilet alıp memlekete dönünce, sonraki gün bende döndüm ve kapandı.
sene 2014 ahşap merdivenli dublex bir evimiz var ve 4 kişi kalıyoruz. ev arkadaşlarımın geçen seneden tanıdığı urfalı bir arkadaş var. gayet efendi namazında niyazında temiz bir çocuk, her geldiğinde dağ gibi olan bulaşıkları hiç üşenmeden yıkıyor, oğlum diyorum neden böyle yapıyorsun bırak otur ye iç git, olsun abi ya pis görünce dayamıyorum diyip devam ediyor .
bir akşam bize geldi, alt katta kalan arkadaşla gece 1 gibi çay demledik akşam kahvaltısı hazırlıyoruz, bizim urfalı geldi salonda yer sofrasında, ev arkadaşı mutfakta bende odaya bir şey almak için gittiğimde dış kapı açıldı ve pat küt bir ses, ilk baş idrak edemeyip odamdan çıktım arkadaş diş kapıda dikiliyor. noldu der gibi yüzüne baktım, anlamadım birden kaçtı dedi.
biz düşünüyoruz tabi, bir kaç gün sonra çağırıp sıkışırdık urfalıyı bizimki demez mi abi beni korkutuyorlar arada diye, dedik nerde gördün apartman diyor. sinirlendim en son oğlum salonda otururken apartmanda nasıl göreceksin diye bizimki başladı ötmeye. bizim evde alt katta 1 banyo 1 tuvalet , üst katta 1 banyo var ve banyolarda da tuvalet mevcut kullanmadığımız tuvaletin önünde gördüm abi, sürekli sizin evdeki bulaşıkları bu yüzden yıkıyorum dedi benim film orada koptu, ev arkadaşı bastırıyor ne gördün vs, püskül gibi siyah saçlı mavi gözlü gri tenli siyah eski elbiseli bir kadın tarifi verdi biz şaşkınlıktan sapıttık , tarif eder etmez konuyu kapatalım abi deyince çocuk sustuk
çocuk o akşam gitti ama mutfakla o kapı karşı karşıya 3.5 atıyorum geçerken aklımdan çıkmıyor, sonra finaller bitti sanırım sonuçlar açıklanıp büte kalmadığını öğrenen dönüyor.
ramazan ayıda girdi üst katta olan 2 arkadaş eve döndü biz kaldık. arkadaşın sevgilisi aynı zamanda memleketlisi olan kız başka bir şehirde öğrenci o da sınavları bitirmiş bizim eve gelecek bir kaç gün kalacak ve beraber memleketlerine dönecek.
neyse kız geldi ben arkadaş ve sevgilisi iftarı yaptık oturuyoruz arkadaş dedi ki, kanka benim hatunun ev arkadaşı var bazı şeyleri rüyasında görüyor gelmeden buranın kapı numarası ahşap olduğunu falan görmüş,
dedim ee?
bu arkadaşı bu evden hoşlanmamış ve hatunda bizim olayı anlatınca arkadaşına kız demiş ki. o çocuk yalan söylüyor. çağıralım bizim a'yı konuşalım dedi.
diyorum oğlum boş ver falan ama bir yandanda merak ediyorum. tamam dedim yarın akşam gelsin sahur yaparız hem.
neyse ertesi gün oldu biz çocugu çağırdık, balkonda havadan sudan derken konuyu getirdik burayaaaa. anlattık çocuk dedi abi boşverin kapatalim bu konuyu diyip havaya bakıyor, çocuğa kitlendik ben içimden hatim indiriyorum.
yine yükleniyoruz çocuğa, çocuk en son başladı dökülmeye.
bizim urfalı gece tarla sulamaya gidermiş saat 2 3 gibi, mezarlık içinden geçen tarlaya giden bir yol varmış kısa olsun diye buradan geçmiş bir gece. dedim başka abi dedi ben tuvaletin önünde kadın değil çocuk görüyorum dedi, dedim nasıl?
bilmiyorum abi arada ağlayan bir çocuk görüyorum hocaya gittik bir kaç yıl önce birinin çocuğuna zarar verdiğimi söylemişti dedi. bu olaydan sonra ertesi güne arkadaş ve sevgilisi bilet alıp memlekete dönünce, sonraki gün bende döndüm ve kapandı.
devamını gör...
88.
cennette şarap içtim birkaç kere.
devamını gör...
89.
babam izmir'de bir aylık komadan sonra vefat etti. ölümünü bekliyorduk zaten; sürpriz değildi. cenazeyi hastaneden aldık ve gereken ne varsa yaptık. ben 20 günlük izin almıştım, ilave olarak da 10 gün cenaze izni aldım. eşimle beraber bir ay kadar annemin yanında kaldık ve tüm izinler bitince kendi evimize ankara'ya döndük.
daire kapısını açtıktan sonra antrede halı üzerinde bir avuç toprak bulduk. eşime sordum "bu neyin nesi" diye; -ki kendisi temizlik konusunda titiz bir insandır; babamın ziyaretine yorduk ve gülümseyerek toprağı ait olduğu yere serptik.
ayrıca rüyamda birisini gördüğüm zaman o kişiyle ya bir şekilde denk gelirim ya da bir haberini alırım.
doğaüstü mü bilemem ama basit isteklerle ilgili ettiğim duaların karşılığını alırım. doğaüstü olduğunu sanmıyorum çünkü dua mekanizması zaten bir zihin yönlendirme faaliyeti olduğundan zihin ve algı ilgili hedefe hemen kanalize oluyor.
daire kapısını açtıktan sonra antrede halı üzerinde bir avuç toprak bulduk. eşime sordum "bu neyin nesi" diye; -ki kendisi temizlik konusunda titiz bir insandır; babamın ziyaretine yorduk ve gülümseyerek toprağı ait olduğu yere serptik.
ayrıca rüyamda birisini gördüğüm zaman o kişiyle ya bir şekilde denk gelirim ya da bir haberini alırım.
doğaüstü mü bilemem ama basit isteklerle ilgili ettiğim duaların karşılığını alırım. doğaüstü olduğunu sanmıyorum çünkü dua mekanizması zaten bir zihin yönlendirme faaliyeti olduğundan zihin ve algı ilgili hedefe hemen kanalize oluyor.
devamını gör...
90.
her şeyi unuturum bunu unutmam denen olaylardır. henüz 4.5 yaşındayken 17 ağustos 1999 gecesi depremde yataktan düşüp bayılan ablamı annem ve babam salona taşırken mutfakta tezgahın üstünde dizlerini kırarak oturup bana gülümseyen saçları karışmış ince bıyıklı kumral siluet gelir aklıma hep. muhtemelen çocukluk hayalgücüyle ilgili ama göz göze gelip birkaç saniye bakışmamızı 22 yıl sonra bugün dahi unutmuyorum. çocukluğuma dair en eski görüntüdür ayrıca bu belleğimdeki.
devamını gör...
91.
olmaz olasıcalar. ele avuca gelen doğa üstü olay istiyoruz artık. başımız şişti doğanın üstündekilerden. yeter gari.
devamını gör...
92.
geçen sene bisikletle gezerken tünel girişi kuzenle çarpışıp yere düştük. allah'tan o sırada arkadan gelen araba falan yoktu ikimizde ölecektik.
devamını gör...
93.
küçükken arabaya çarpmıştım.
devamını gör...
94.
dün gece gözlerimi kapar kapamaz uyumam.
devamını gör...
95.
korku romanı yazmaya girişen yazarımız tüm gotik edebiyat (lovecraft, adger allen poe)yi hatmetmiştir. ama malum ibni haldun'un meşhur lafı "coğrafya kaderdir". bulunduğunuz yer ülke koordinat konum itibarıyla bir de üzerine 3 harfliler marid seyredeyim dediğiniz andan itibaren çocukluğunuzdan beri iliklerinize işlemiş olan korkunun artık aklınıza paranormal taarruzlarda bulunduğu, korkum boku selanik günlerinin başlangıcıdır. 80'lerin sevimli creep showlarıyla ve en kabasından elm sokağı'nın ip atlayan kızlarının faslı geçmiştir artık. elleriniz klavyeye vurduğu andan itibaren ensenizi üfüren soğuk hava dalgasının şiddetini arttırarak şapalak haline geldiği boyuta çoktan geçmişsinizdir. baba yada gelmiş yanağınıza öpücüğü kondurmuş, ama siz korkudan donduğunuzu farketmemişsinizdir bile. "ah ulan git maridi seyredeceğine ıssız adamı seyret hani romantizm tırt. tövbe şeytana bismillah"..
devamını gör...
96.
hayatını kaybeden iki tanıdığımın ölmeden uzun süre önce nasıl öldüklerini rüyamda görmem. ikisi de art arda olunca beni bir korku almıştı da iki ile sınırlı kaldı neyse ki. korkunç günlerdi.
devamını gör...
97.
arabamın lastiği patlamıştı, bagajı açtım birde ne göreyim, teneke jant'a takılı sıfır lastik var o anda elim ayağım titremişti.
devamını gör...
98.
başlığın çakılı olmasından mütevellit hiç incelemede bulunmadan direkt ghostbusters'ı aradım.
şimdi siz düşünün.
şimdi siz düşünün.
devamını gör...
99.
şizofreni doğaüstü bir olay değil, bir rahatsızlıktır.
devamını gör...
100.
bir dönem yaşadığım orta halli bir şehrin merkeze yakın bir yerde, 6 katlı binanın son katın da kiraladığım 3 odalı daire de tek başıma kalıyordum.
evde mantıklı anlam veremediğim bir tuhaflık hissi vardı ama pek te umursamadım; evin genel ampulleri sarı ışık ve gölge bariz şekilde belli oluyordu, bir gün koltuğa uzanmış tv izliyorum salonun ortasından bir gölge geçtiğini fark ettim! anlık göz yanılması diyip geçiştirdim.
birkaç gün sonra sakin bir gün de mutfakta yemek hazırlarken mutfak jaluzi perde hafif havalanıp mutfak masasındaki tabure hafif yerinden kaydı ve salona doğru bir esintinin girdiğini hissettim.
neyse dedim elbette yalnız değiliz diyip geçiştirdim.
bir süre sonra bir gün banyodan çıkarken bu kez gölge koridorun duvarına düşmüş çıkış kapısına yöneldi aldırmadım yine. sonraki dönemlerde alışmaya başladım evin için de benimle yaşayan evin içinde dolaşan bir gölge.
kız arkadaşım yanıma taşındı ben de bahsetmedim kız korkmasın çünkü bazı geceler işim uzuyor geç geliyordum.
iş icabı şehri değiştirme kararı aldık, 1 sene sonra kız arkadaşıma olayı anlattım o dönem korkmaması için anlatmadığımı bahsettim. o da dediki aslın da bende gördüm kaç defa sen belki görmedin diye, korkmaman için anlatmadım dedi.
4 sene evvel anne baba kış mevsimi geçirmek için istanbula gittiler, kışı köy de geçirmeye karar verdim.
sert bir kış geçti katman katman kar yağdı ve çıkan fırtınadan butün enerji hatları devrildi ve 42 gün elektriksiz geçti.
köy de kışın kalan 14 hane en yakınımda bulunan ev 200m iler de. bir gece gözüme giren yoğun ışık hüzmesi ile uyandım! evet ışık hüzmesi okadar yoğundu ki göz kapaklarımdan içeriyi delerek gözümü kamaştırıyordu gözümü açtığımda tam önümde bir karaltının durduğu ve anlık olarak yok olduğunu gördüm. yer yatağından cama doğrulup dışarı bakındım bu karlı soğuk kış gününde dışarıda birinin olma ihtimali -1 di ve cama tırmanıp ışık tutma ihtimali 4 metrelik bir merdiven gerekiyordu.
bir nefes duydum, qdmndüğümde odanın ortasında duran sobanın yanın da bir kadın beyaz giyimli oturmuş namaz pozisyonun da duruyordu ama neden se kıblenin aksi yönündeydi.
bir süre bakındım etrafıma her yer karanlık içeri süzülen dışarıdaki kar beyazlığının hüzmesi dışında bir şey yoktu. yaşadığım ve gördüğüm her şeye kayıtsız kalıp uyudum.
yurtdışında çalıştığım bir dönem, ikametgah sürem ile birlikte dikkatsizlikten vizem bitti, yakalanmadan ve ülkeden çıkışta ceza ödemeden sorunu çözmek için alternatif ararken 7 ay geçti ve ciddi bir sorun ile karşı karşıyaydım.
bir gün polis baskını oldu benimle birlikte 2 kişi daha yakalandı. arkadaşların evrakları tamamen resmi iken benim üzerimde pasaport da hi yoktu karakola götürüldük, imkanı yoktu benim mahkemeye çıkmam tutuklanmam gerekiyor ciddi bir para cezası ile karşı karşıyaydım.
beni alacak ve yardım edecek hiç kimse yoktu telefonumu bile almaya fırsat olmamıştı.
arkadaşların evrakları kontrol edilirken ben kara kara düşünüyorum şimdi ne olacak ne yapıcam diye.
kapı açıldı içeri bir polis girdi, direk ad soyadım ile hitap ederek! sonra hiç durkalamadan.
nasılsın ne işin var burda? amirim bunu tanıyorum bunun hiç bir sıkıntısı yok bunu boşuna getirmişler salın gitsin!
amir: iyi de pasaportu bile yok adını daha bilmiyoruz.
o şahıs: olsun ben kefilim hiç bir sorunu yok diyip hadi sen çık git sonra yanına gelirim dedi.
diğer arkadaşlar rüşvet vererek çıkmışlar.
bir daha o şahıs ne orda ne o karakol da birdaha görmedim.
şu an çalıştığım otel de geçen sezon sonu patron bana kalmamı ve istersem boşa kira verme yerine otel de kış boyunca konaklayabileceğimi söyledi. sabah 05 civarı lobby'e indim otel de benden başka kimse olmadığından eminim ama!
odanın birinde birileri kapıyı çarpıyor ve içeride bir şeyler sürükleniyor, önce ruzgardır çatıda kuşlardır desem bile hayır bu hiç biri değildi.
1 ci kata çıksam da sesin geldiği kat ve odayı kestiremiyorum koca otel de boş olduğu için ses yankısı yanıltıyordu.
yarım saat sonra çevreyi gezmeye çıktım birilerinin gelmesini bekledim, boyacılar geldikten 2 saat sonra aşağı inip 3 cü katta kimin odayı o hale getirdiğini sordular.
odanın içinde yatak sandalye sehpa komidin her şeyin yeri değişmişti!
işinizi yapın arkadaşlar bazı soruların cevabı yoktur diyip geçiştirdim.
bir dönem paranormal ekstrasens (psişik) olaylar ile çok ilgili oldum, uhrevi zuhrevi alem ile çok alakalı oldum buna göre çok absürt olaylar yaşadım yazsam çoğu kişi güler dalga geçer.
ama şu kadarını söyleyim, bizler yalnız değiliz. her şeyin bir cevabı vardır ama her cevap bir sonraki kapının şifrelenmesidir
tavsiyem: korkmayın.
evde mantıklı anlam veremediğim bir tuhaflık hissi vardı ama pek te umursamadım; evin genel ampulleri sarı ışık ve gölge bariz şekilde belli oluyordu, bir gün koltuğa uzanmış tv izliyorum salonun ortasından bir gölge geçtiğini fark ettim! anlık göz yanılması diyip geçiştirdim.
birkaç gün sonra sakin bir gün de mutfakta yemek hazırlarken mutfak jaluzi perde hafif havalanıp mutfak masasındaki tabure hafif yerinden kaydı ve salona doğru bir esintinin girdiğini hissettim.
neyse dedim elbette yalnız değiliz diyip geçiştirdim.
bir süre sonra bir gün banyodan çıkarken bu kez gölge koridorun duvarına düşmüş çıkış kapısına yöneldi aldırmadım yine. sonraki dönemlerde alışmaya başladım evin için de benimle yaşayan evin içinde dolaşan bir gölge.
kız arkadaşım yanıma taşındı ben de bahsetmedim kız korkmasın çünkü bazı geceler işim uzuyor geç geliyordum.
iş icabı şehri değiştirme kararı aldık, 1 sene sonra kız arkadaşıma olayı anlattım o dönem korkmaması için anlatmadığımı bahsettim. o da dediki aslın da bende gördüm kaç defa sen belki görmedin diye, korkmaman için anlatmadım dedi.
4 sene evvel anne baba kış mevsimi geçirmek için istanbula gittiler, kışı köy de geçirmeye karar verdim.
sert bir kış geçti katman katman kar yağdı ve çıkan fırtınadan butün enerji hatları devrildi ve 42 gün elektriksiz geçti.
köy de kışın kalan 14 hane en yakınımda bulunan ev 200m iler de. bir gece gözüme giren yoğun ışık hüzmesi ile uyandım! evet ışık hüzmesi okadar yoğundu ki göz kapaklarımdan içeriyi delerek gözümü kamaştırıyordu gözümü açtığımda tam önümde bir karaltının durduğu ve anlık olarak yok olduğunu gördüm. yer yatağından cama doğrulup dışarı bakındım bu karlı soğuk kış gününde dışarıda birinin olma ihtimali -1 di ve cama tırmanıp ışık tutma ihtimali 4 metrelik bir merdiven gerekiyordu.
bir nefes duydum, qdmndüğümde odanın ortasında duran sobanın yanın da bir kadın beyaz giyimli oturmuş namaz pozisyonun da duruyordu ama neden se kıblenin aksi yönündeydi.
bir süre bakındım etrafıma her yer karanlık içeri süzülen dışarıdaki kar beyazlığının hüzmesi dışında bir şey yoktu. yaşadığım ve gördüğüm her şeye kayıtsız kalıp uyudum.
yurtdışında çalıştığım bir dönem, ikametgah sürem ile birlikte dikkatsizlikten vizem bitti, yakalanmadan ve ülkeden çıkışta ceza ödemeden sorunu çözmek için alternatif ararken 7 ay geçti ve ciddi bir sorun ile karşı karşıyaydım.
bir gün polis baskını oldu benimle birlikte 2 kişi daha yakalandı. arkadaşların evrakları tamamen resmi iken benim üzerimde pasaport da hi yoktu karakola götürüldük, imkanı yoktu benim mahkemeye çıkmam tutuklanmam gerekiyor ciddi bir para cezası ile karşı karşıyaydım.
beni alacak ve yardım edecek hiç kimse yoktu telefonumu bile almaya fırsat olmamıştı.
arkadaşların evrakları kontrol edilirken ben kara kara düşünüyorum şimdi ne olacak ne yapıcam diye.
kapı açıldı içeri bir polis girdi, direk ad soyadım ile hitap ederek! sonra hiç durkalamadan.
nasılsın ne işin var burda? amirim bunu tanıyorum bunun hiç bir sıkıntısı yok bunu boşuna getirmişler salın gitsin!
amir: iyi de pasaportu bile yok adını daha bilmiyoruz.
o şahıs: olsun ben kefilim hiç bir sorunu yok diyip hadi sen çık git sonra yanına gelirim dedi.
diğer arkadaşlar rüşvet vererek çıkmışlar.
bir daha o şahıs ne orda ne o karakol da birdaha görmedim.
şu an çalıştığım otel de geçen sezon sonu patron bana kalmamı ve istersem boşa kira verme yerine otel de kış boyunca konaklayabileceğimi söyledi. sabah 05 civarı lobby'e indim otel de benden başka kimse olmadığından eminim ama!
odanın birinde birileri kapıyı çarpıyor ve içeride bir şeyler sürükleniyor, önce ruzgardır çatıda kuşlardır desem bile hayır bu hiç biri değildi.
1 ci kata çıksam da sesin geldiği kat ve odayı kestiremiyorum koca otel de boş olduğu için ses yankısı yanıltıyordu.
yarım saat sonra çevreyi gezmeye çıktım birilerinin gelmesini bekledim, boyacılar geldikten 2 saat sonra aşağı inip 3 cü katta kimin odayı o hale getirdiğini sordular.
odanın içinde yatak sandalye sehpa komidin her şeyin yeri değişmişti!
işinizi yapın arkadaşlar bazı soruların cevabı yoktur diyip geçiştirdim.
bir dönem paranormal ekstrasens (psişik) olaylar ile çok ilgili oldum, uhrevi zuhrevi alem ile çok alakalı oldum buna göre çok absürt olaylar yaşadım yazsam çoğu kişi güler dalga geçer.
ama şu kadarını söyleyim, bizler yalnız değiliz. her şeyin bir cevabı vardır ama her cevap bir sonraki kapının şifrelenmesidir
tavsiyem: korkmayın.
devamını gör...
"yazarların başına gelen doğaüstü olaylar" ile benzer başlıklar
doğaüstü
1