121.
film sahnelerini aratmıyor, içerik netflixten daha zengin.
devamını gör...
122.
rüyamda bir yazıyı okuduğumu hatırlıyorum. sabırsızların cennette yeri yoktur ve o an kendi kendime evet ben gerçekten de sabırsızım diyorum.

herhalde dün sabır yoksunluğumu irdelediğim için böyle tuhaf, burberry desenli mavi gömlek ve dikdörtgen gözlük temalı bir rüya gördüm.
devamını gör...
123.
böyle bir sınav olacakmışız bir kaç kişi.
kâğıtlar dağıtılıyor falan. işte sorular falan konuşuyoruz. böyle bildiğin sınıf gibi bir yer.

lan hoca yanıma geliyor " arkada bir at var, onu dışarı çıkarmadan sınava başlayamazsın" diyor bana.

haydaa. gidiyorum böyle arka koridorda bir kapıyı açıyorum, böyle simsiyah ama boyu benden kısa, leş gibi bir at. önce kukla zannediyorum sonra çektikçe burssss diyor. yelesinden tutuyorum, sürüye sürüye dışarı çıkartıyorum. kapının önüne bağlıyorum.
sonra hoca " tamam, şimdi başlayabilirsin " diyor.

hayırlara vesile olsun.

not: gerçekten bu rüyayı gördüm.
devamını gör...
124.
her biri özgün film olabilir nitelikteki rüyalardır ama uyanınca çoğunu hatırlayamıyorum. bazılarını yazmışlığım vardır ve belki yakında film olarak izlersiniz, olunca söyleyeceğim söz. sonradan öğrendiğime göre de içimdeki; senarist, yönetmen, görüntü yönetmeni ve sanat yönetmeni aslında rüyalarımdan pırtlıyormuş ama bence ben daha büyük bir yorgan almalıyım; çünkü muhtemelen uyurken, olmadık yerlerim açıkta kalıyor.
devamını gör...
125.
tek kişilik asansöre bindim aha kalacak dedim yarı katta kaldı. kapıya vurdum tüm tuşlara bastım nafile. sonra adeta böyle saçmalık olmaz diyerek kendimi zorla uyandırdım. bi an kabirdeki halimi düşündüm. neyse ki abdestim namazım var şimdi onlar düşünsün.
devamını gör...
126.
on yıl kadar önce gördüğüm ama aklıma her gelişinde hala kahkaha attığım bir rüyam var:

o zamanlar au'ya yeni göçmüş sayılırım bir hastalıkla da boğuşuyorum ve yalnızım. ondan mütevellit psikolojim de pek sağlıklı değil.

__
lise ve üniversiteden samimi olduğum bütün arkadaşlarım ve ben bir mahallede bitişik evlerde yaşıyoruz. içlerinde hepsi bekar bir tek ben evliyim (gerçek hayatta tam tersi)
8 10 yaşlarında bir oğlum var ve değişik bir hastalığa yakalanıyor. ama hastalık öyle kötü bir hastalık değilmiş de sadece tedavisi biraz cinsmiş. tedavi için gereken ilacı almaya gidiyorum. böyle melanet yüzlü ama anaç bir teyze satıyor ilacı fakat para kabul etmiyor. sadece 25 kilogram balgamsız sümük karşılığında vereceğim ilacı diyor. ulan diyorum 25 kg sümüğü nerede bulacağım ben!
sonra kara kara düşünürken yürümeye başlıyorum. birden fırtına çıkıyor ve yağmur yağmaya başlıyor. eve gittiğimde burnum akıyor ve hasta oluyorum. kendi sümüğümü biriktirmeye başlıyorum. arkadaşlarım caprisun alıp geçmiş olsuna geliyor. hepsi de safari almış acayip mutlu oluyorum ama sonra kızıyorum onlara. bunda c vitamini var iyileşirsem sümük biriktiremem deyip kadının bana söylediği şartı onlara söylüyorum. hepsi gülüp dalga geçiyor.
sonra hepsi benden hastalığı kapıyor bu sefer ben elimde ayranla onlara geçmiş olsuna gidip ayranı iç şişesinde sümük biriktir diyorum.
en son gittiğim arkadaşa sümük biriktir derken hasta olan oğlum sümüğünü sakla ilacı sen al babama parayla sat diyor.
sonrasında herkes birbirinin çöpünü karıştırıp sümüklü peçete falan topluyor. bütün arkadaşlarım ilacı kendisi alıp bana parayla satma bense parasız alma derdindeyim.
sümük savaşları devam ederken benim it sıpası oğlan da birden grip oluyor aha fazladan sümük çıktı diye sevinirken kendi sümüğünü yiyip iyileşiyor.

____
devamını gör...
127.
uzuuun bir aradan sonra rüya gördüm anlatıyorum toplanın*

üç arkadaşız ve bir konferansa davetliyiz ama ikimizin ayağında terlik var. ikimize ayakkabı lazım diye annemi arayıp balkondan bize iki çift ayakkabı sal diyorum. bu nasıl bir talepse artık.
poşetle ayakkabı atıyor o da sorgulamıyor sağ olsun. biz de alıp koşa koşa gidiyoruz, bir okul bahçesine. okul kilitli çünkü gecenin bir yarısı. konferans ne oldu fikrim yok.

arkadaşım diyor ki "elz şu ayakkabıları çıkar da duvara tırmanıp camdan girelim" duvara mı tırmanalım?
neyse bana da mantıklı geliyor tabi rüyamda, açıyorum poşeti ama ne göreyim ayakkabılar hep farklı farklı. hiçbiri çift değil hatta biri 48 numara. ulan diyorum "evde shrek mi var bu ayakkabı kimin" kan beynime sıçrıyor sinirden. ayakkabıları sağa sola sallıyorum. "tamam" diyorum "ayakkabımız yoksa kitap bulalım" ne alaka?

ulan kimse de sorgulamıyor tamam diyorlar. başlıyoruz sokakta kitap aramaya. bulamıyoruz. en son okulun müdürü geliyor elinde fırlattığım 48 numara ayakkabı teki. "bunu kim attı?" diyor, "ben attım" diyorum, "sen kimsin" diyor, "ben belma sebil, asıl sen kimsin" diyorum, "bunu asla bilemezsin" diyor ve ayakkabıya iki ayağını da geçirip yok oluyor.
uyandım.

hadi gel de yorumla bunu.
hadi.
bilinçaltısına s*çt****ının kızı seni. hadi.
devamını gör...
128.
toplanın elzem bacınız rüya anlatıyor.*

şimdi rüyamda, balkon kapısından kanat sesleri duyup camdan bakıyorum. krem rengi aşırı güzel bir kuş var. kumru mu güvercin mi neyse işte ben ayırt edemem. kombinin üstüne yuva yapmış, yere de bir şeyler düşürmüş. kapıyı açtım onları düzelteyim derken eflatun renkte bir kuş daha geldi. o da efsane güzel görünüyor ama krem gibi sakin değil, deli gibi bir şey. bu üstüme doğru kanat çırpınca bi tırsıp içeriye koştum tabi. kapıyı da kapatmaya çalışıyorum ama aşağıda ufak bir boşluk da var yani kapatsam da o boşluk kalacak derken kapttım kapıyı. o kuş da o boşluktan bir şekilde içeri saldırdı. benim ödüm başka organlarıma sıçradı tabi.

bir kaçışım var görmeniz lazım. gittim odadan yorgan aldım üstüme sarıp geri geldim mutfakta duruyor bu salak. neyse bir şekilde kapıyı açıyorum dışarı çıkıyor ama hâlâ kendi kendine bi yerlere çarpıyor içmiş midir nedir..

sonra zaman kayıyor ve ben hazırlanıp dışarı çıkıyorum, şahsi oğlanımla sokrat st konserine gidiyoruz. normalde böyle bir şey mümkün değil. rap dinlemez, bilinçaltım biraz şov yapmış. neyse sokrat st konseri diye gidiyoruz ama bu baya her hafta düzenlenen bir konsermiş her hafta farklı bir sanatçı çıkıyor ve masa sandalyesi var herkesin. baya üstünde adımız falan yazıyor yani, öyleli. "50 liraya her hafta konser kapattık he, baya iyiyiz" diyorum.

sonra sahneye allame çıkıyor. ve onca insanın arasında mikrofonu gelip bana uzatıyor, beraber hayalin yeri yok şarkısını söylüyoruz. nakarat bende tahmin edersiniz ki.. sesim de fena güzel duyuluyor ulan diyorum bu benim sesim mi nolmuş buna böyle. neyse düetimiz bitiyor allamecimle, tabi ortalık alkış kıyamet..

tam çıkıyoruz artık konser bitti diye ama benim çişim geliyor. tutuyorum oğlanı elinden çişe gidiyoruz diye. benim yok diyor hayır diyorum bak burda oyuncaklı tuvaletler var içerde oyun oynayabiliyorsun tetris falan var sen de gir de bak erkekler tuvaleti farklıdır belki. tabelada da şey yazıyor game wc*. ama bi bakıyorum sadece kadınlar için var..

sonra içeri girdim biraz tetris oynadım. rüya bu kadardı.
hadi bunu yorumla hadi bilinçaltısına s*****n kızı seni hadi..
devamını gör...
129.
rüyamda mehmet ali erbili dövdüm. akışta görmüştüm herhalde ordan aklımda kaldı. çok güzel dövdüm. gerçek gibiydi, baya iyi geldi*
devamını gör...
130.
babami kaybetmeye yakın bir eksi sözlük yazarini rüyalarimda görmeye başladım. ruyalarimda nasil mutluyum onunla. hiç tanismadik birkaç kez mesajlaştik.
evli bebeli ve mutlu bir adam.

sasiriyorum kendime.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların rüyaları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim