121.
film sahnelerini aratmıyor, içerik netflixten daha zengin.
devamını gör...
122.
rüyamda bir yazıyı okuduğumu hatırlıyorum. sabırsızların cennette yeri yoktur ve o an kendi kendime evet ben gerçekten de sabırsızım diyorum.
herhalde dün sabır yoksunluğumu irdelediğim için böyle tuhaf, burberry desenli mavi gömlek ve dikdörtgen gözlük temalı bir rüya gördüm.
herhalde dün sabır yoksunluğumu irdelediğim için böyle tuhaf, burberry desenli mavi gömlek ve dikdörtgen gözlük temalı bir rüya gördüm.
devamını gör...
123.
böyle bir sınav olacakmışız bir kaç kişi.
kâğıtlar dağıtılıyor falan. işte sorular falan konuşuyoruz. böyle bildiğin sınıf gibi bir yer.
lan hoca yanıma geliyor " arkada bir at var, onu dışarı çıkarmadan sınava başlayamazsın" diyor bana.
haydaa. gidiyorum böyle arka koridorda bir kapıyı açıyorum, böyle simsiyah ama boyu benden kısa, leş gibi bir at. önce kukla zannediyorum sonra çektikçe burssss diyor. yelesinden tutuyorum, sürüye sürüye dışarı çıkartıyorum. kapının önüne bağlıyorum.
sonra hoca " tamam, şimdi başlayabilirsin " diyor.
hayırlara vesile olsun.
not: gerçekten bu rüyayı gördüm.
kâğıtlar dağıtılıyor falan. işte sorular falan konuşuyoruz. böyle bildiğin sınıf gibi bir yer.
lan hoca yanıma geliyor " arkada bir at var, onu dışarı çıkarmadan sınava başlayamazsın" diyor bana.
haydaa. gidiyorum böyle arka koridorda bir kapıyı açıyorum, böyle simsiyah ama boyu benden kısa, leş gibi bir at. önce kukla zannediyorum sonra çektikçe burssss diyor. yelesinden tutuyorum, sürüye sürüye dışarı çıkartıyorum. kapının önüne bağlıyorum.
sonra hoca " tamam, şimdi başlayabilirsin " diyor.
hayırlara vesile olsun.
not: gerçekten bu rüyayı gördüm.
devamını gör...
124.
her biri özgün film olabilir nitelikteki rüyalardır ama uyanınca çoğunu hatırlayamıyorum. bazılarını yazmışlığım vardır ve belki yakında film olarak izlersiniz, olunca söyleyeceğim söz. sonradan öğrendiğime göre de içimdeki; senarist, yönetmen, görüntü yönetmeni ve sanat yönetmeni aslında rüyalarımdan pırtlıyormuş ama bence ben daha büyük bir yorgan almalıyım; çünkü muhtemelen uyurken, olmadık yerlerim açıkta kalıyor.
devamını gör...
125.
on yıl kadar önce gördüğüm ama aklıma her gelişinde hala kahkaha attığım bir rüyam var:
o zamanlar au'ya yeni göçmüş sayılırım bir hastalıkla da boğuşuyorum ve yalnızım. ondan mütevellit psikolojim de pek sağlıklı değil.
__
lise ve üniversiteden samimi olduğum bütün arkadaşlarım ve ben bir mahallede bitişik evlerde yaşıyoruz. içlerinde hepsi bekar bir tek ben evliyim (gerçek hayatta tam tersi)
8 10 yaşlarında bir oğlum var ve değişik bir hastalığa yakalanıyor. ama hastalık öyle kötü bir hastalık değilmiş de sadece tedavisi biraz cinsmiş. tedavi için gereken ilacı almaya gidiyorum. böyle melanet yüzlü ama anaç bir teyze satıyor ilacı fakat para kabul etmiyor. sadece 25 kilogram balgamsız sümük karşılığında vereceğim ilacı diyor. ulan diyorum 25 kg sümüğü nerede bulacağım ben!
sonra kara kara düşünürken yürümeye başlıyorum. birden fırtına çıkıyor ve yağmur yağmaya başlıyor. eve gittiğimde burnum akıyor ve hasta oluyorum. kendi sümüğümü biriktirmeye başlıyorum. arkadaşlarım caprisun alıp geçmiş olsuna geliyor. hepsi de safari almış acayip mutlu oluyorum ama sonra kızıyorum onlara. bunda c vitamini var iyileşirsem sümük biriktiremem deyip kadının bana söylediği şartı onlara söylüyorum. hepsi gülüp dalga geçiyor.
sonra hepsi benden hastalığı kapıyor bu sefer ben elimde ayranla onlara geçmiş olsuna gidip ayranı iç şişesinde sümük biriktir diyorum.
en son gittiğim arkadaşa sümük biriktir derken hasta olan oğlum sümüğünü sakla ilacı sen al babama parayla sat diyor.
sonrasında herkes birbirinin çöpünü karıştırıp sümüklü peçete falan topluyor. bütün arkadaşlarım ilacı kendisi alıp bana parayla satma bense parasız alma derdindeyim.
sümük savaşları devam ederken benim it sıpası oğlan da birden grip oluyor aha fazladan sümük çıktı diye sevinirken kendi sümüğünü yiyip iyileşiyor.
____
o zamanlar au'ya yeni göçmüş sayılırım bir hastalıkla da boğuşuyorum ve yalnızım. ondan mütevellit psikolojim de pek sağlıklı değil.
__
lise ve üniversiteden samimi olduğum bütün arkadaşlarım ve ben bir mahallede bitişik evlerde yaşıyoruz. içlerinde hepsi bekar bir tek ben evliyim (gerçek hayatta tam tersi)
8 10 yaşlarında bir oğlum var ve değişik bir hastalığa yakalanıyor. ama hastalık öyle kötü bir hastalık değilmiş de sadece tedavisi biraz cinsmiş. tedavi için gereken ilacı almaya gidiyorum. böyle melanet yüzlü ama anaç bir teyze satıyor ilacı fakat para kabul etmiyor. sadece 25 kilogram balgamsız sümük karşılığında vereceğim ilacı diyor. ulan diyorum 25 kg sümüğü nerede bulacağım ben!
sonra kara kara düşünürken yürümeye başlıyorum. birden fırtına çıkıyor ve yağmur yağmaya başlıyor. eve gittiğimde burnum akıyor ve hasta oluyorum. kendi sümüğümü biriktirmeye başlıyorum. arkadaşlarım caprisun alıp geçmiş olsuna geliyor. hepsi de safari almış acayip mutlu oluyorum ama sonra kızıyorum onlara. bunda c vitamini var iyileşirsem sümük biriktiremem deyip kadının bana söylediği şartı onlara söylüyorum. hepsi gülüp dalga geçiyor.
sonra hepsi benden hastalığı kapıyor bu sefer ben elimde ayranla onlara geçmiş olsuna gidip ayranı iç şişesinde sümük biriktir diyorum.
en son gittiğim arkadaşa sümük biriktir derken hasta olan oğlum sümüğünü sakla ilacı sen al babama parayla sat diyor.
sonrasında herkes birbirinin çöpünü karıştırıp sümüklü peçete falan topluyor. bütün arkadaşlarım ilacı kendisi alıp bana parayla satma bense parasız alma derdindeyim.
sümük savaşları devam ederken benim it sıpası oğlan da birden grip oluyor aha fazladan sümük çıktı diye sevinirken kendi sümüğünü yiyip iyileşiyor.
____
devamını gör...
126.
uzuuun bir aradan sonra rüya gördüm anlatıyorum toplanın*
üç arkadaşız ve bir konferansa davetliyiz ama ikimizin ayağında terlik var. ikimize ayakkabı lazım diye annemi arayıp balkondan bize iki çift ayakkabı sal diyorum. bu nasıl bir talepse artık.
poşetle ayakkabı atıyor o da sorgulamıyor sağ olsun. biz de alıp koşa koşa gidiyoruz, bir okul bahçesine. okul kilitli çünkü gecenin bir yarısı. konferans ne oldu fikrim yok.
arkadaşım diyor ki "elz şu ayakkabıları çıkar da duvara tırmanıp camdan girelim" duvara mı tırmanalım?
neyse bana da mantıklı geliyor tabi rüyamda, açıyorum poşeti ama ne göreyim ayakkabılar hep farklı farklı. hiçbiri çift değil hatta biri 48 numara. ulan diyorum "evde shrek mi var bu ayakkabı kimin" kan beynime sıçrıyor sinirden. ayakkabıları sağa sola sallıyorum. "tamam" diyorum "ayakkabımız yoksa kitap bulalım" ne alaka?
ulan kimse de sorgulamıyor tamam diyorlar. başlıyoruz sokakta kitap aramaya. bulamıyoruz. en son okulun müdürü geliyor elinde fırlattığım 48 numara ayakkabı teki. "bunu kim attı?" diyor, "ben attım" diyorum, "sen kimsin" diyor, "ben belma sebil, asıl sen kimsin" diyorum, "bunu asla bilemezsin" diyor ve ayakkabıya iki ayağını da geçirip yok oluyor.
uyandım.
hadi gel de yorumla bunu.
hadi.
bilinçaltısına s*çt****ının kızı seni. hadi.
üç arkadaşız ve bir konferansa davetliyiz ama ikimizin ayağında terlik var. ikimize ayakkabı lazım diye annemi arayıp balkondan bize iki çift ayakkabı sal diyorum. bu nasıl bir talepse artık.
poşetle ayakkabı atıyor o da sorgulamıyor sağ olsun. biz de alıp koşa koşa gidiyoruz, bir okul bahçesine. okul kilitli çünkü gecenin bir yarısı. konferans ne oldu fikrim yok.
arkadaşım diyor ki "elz şu ayakkabıları çıkar da duvara tırmanıp camdan girelim" duvara mı tırmanalım?
neyse bana da mantıklı geliyor tabi rüyamda, açıyorum poşeti ama ne göreyim ayakkabılar hep farklı farklı. hiçbiri çift değil hatta biri 48 numara. ulan diyorum "evde shrek mi var bu ayakkabı kimin" kan beynime sıçrıyor sinirden. ayakkabıları sağa sola sallıyorum. "tamam" diyorum "ayakkabımız yoksa kitap bulalım" ne alaka?
ulan kimse de sorgulamıyor tamam diyorlar. başlıyoruz sokakta kitap aramaya. bulamıyoruz. en son okulun müdürü geliyor elinde fırlattığım 48 numara ayakkabı teki. "bunu kim attı?" diyor, "ben attım" diyorum, "sen kimsin" diyor, "ben belma sebil, asıl sen kimsin" diyorum, "bunu asla bilemezsin" diyor ve ayakkabıya iki ayağını da geçirip yok oluyor.
uyandım.
hadi gel de yorumla bunu.
hadi.
bilinçaltısına s*çt****ının kızı seni. hadi.
devamını gör...
127.
toplanın elzem bacınız rüya anlatıyor.*
şimdi rüyamda, balkon kapısından kanat sesleri duyup camdan bakıyorum. krem rengi aşırı güzel bir kuş var. kumru mu güvercin mi neyse işte ben ayırt edemem. kombinin üstüne yuva yapmış, yere de bir şeyler düşürmüş. kapıyı açtım onları düzelteyim derken eflatun renkte bir kuş daha geldi. o da efsane güzel görünüyor ama krem gibi sakin değil, deli gibi bir şey. bu üstüme doğru kanat çırpınca bi tırsıp içeriye koştum tabi. kapıyı da kapatmaya çalışıyorum ama aşağıda ufak bir boşluk da var yani kapatsam da o boşluk kalacak derken kapttım kapıyı. o kuş da o boşluktan bir şekilde içeri saldırdı. benim ödüm başka organlarıma sıçradı tabi.
bir kaçışım var görmeniz lazım. gittim odadan yorgan aldım üstüme sarıp geri geldim mutfakta duruyor bu salak. neyse bir şekilde kapıyı açıyorum dışarı çıkıyor ama hâlâ kendi kendine bi yerlere çarpıyor içmiş midir nedir..
sonra zaman kayıyor ve ben hazırlanıp dışarı çıkıyorum, şahsi oğlanımla sokrat st konserine gidiyoruz. normalde böyle bir şey mümkün değil. rap dinlemez, bilinçaltım biraz şov yapmış. neyse sokrat st konseri diye gidiyoruz ama bu baya her hafta düzenlenen bir konsermiş her hafta farklı bir sanatçı çıkıyor ve masa sandalyesi var herkesin. baya üstünde adımız falan yazıyor yani, öyleli. "50 liraya her hafta konser kapattık he, baya iyiyiz" diyorum.
sonra sahneye allame çıkıyor. ve onca insanın arasında mikrofonu gelip bana uzatıyor, beraber hayalin yeri yok şarkısını söylüyoruz. nakarat bende tahmin edersiniz ki.. sesim de fena güzel duyuluyor ulan diyorum bu benim sesim mi nolmuş buna böyle. neyse düetimiz bitiyor allamecimle, tabi ortalık alkış kıyamet..
tam çıkıyoruz artık konser bitti diye ama benim çişim geliyor. tutuyorum oğlanı elinden çişe gidiyoruz diye. benim yok diyor hayır diyorum bak burda oyuncaklı tuvaletler var içerde oyun oynayabiliyorsun tetris falan var sen de gir de bak erkekler tuvaleti farklıdır belki. tabelada da şey yazıyor game wc*. ama bi bakıyorum sadece kadınlar için var..
sonra içeri girdim biraz tetris oynadım. rüya bu kadardı.
hadi bunu yorumla hadi bilinçaltısına s*****n kızı seni hadi..
şimdi rüyamda, balkon kapısından kanat sesleri duyup camdan bakıyorum. krem rengi aşırı güzel bir kuş var. kumru mu güvercin mi neyse işte ben ayırt edemem. kombinin üstüne yuva yapmış, yere de bir şeyler düşürmüş. kapıyı açtım onları düzelteyim derken eflatun renkte bir kuş daha geldi. o da efsane güzel görünüyor ama krem gibi sakin değil, deli gibi bir şey. bu üstüme doğru kanat çırpınca bi tırsıp içeriye koştum tabi. kapıyı da kapatmaya çalışıyorum ama aşağıda ufak bir boşluk da var yani kapatsam da o boşluk kalacak derken kapttım kapıyı. o kuş da o boşluktan bir şekilde içeri saldırdı. benim ödüm başka organlarıma sıçradı tabi.
bir kaçışım var görmeniz lazım. gittim odadan yorgan aldım üstüme sarıp geri geldim mutfakta duruyor bu salak. neyse bir şekilde kapıyı açıyorum dışarı çıkıyor ama hâlâ kendi kendine bi yerlere çarpıyor içmiş midir nedir..
sonra zaman kayıyor ve ben hazırlanıp dışarı çıkıyorum, şahsi oğlanımla sokrat st konserine gidiyoruz. normalde böyle bir şey mümkün değil. rap dinlemez, bilinçaltım biraz şov yapmış. neyse sokrat st konseri diye gidiyoruz ama bu baya her hafta düzenlenen bir konsermiş her hafta farklı bir sanatçı çıkıyor ve masa sandalyesi var herkesin. baya üstünde adımız falan yazıyor yani, öyleli. "50 liraya her hafta konser kapattık he, baya iyiyiz" diyorum.
sonra sahneye allame çıkıyor. ve onca insanın arasında mikrofonu gelip bana uzatıyor, beraber hayalin yeri yok şarkısını söylüyoruz. nakarat bende tahmin edersiniz ki.. sesim de fena güzel duyuluyor ulan diyorum bu benim sesim mi nolmuş buna böyle. neyse düetimiz bitiyor allamecimle, tabi ortalık alkış kıyamet..
tam çıkıyoruz artık konser bitti diye ama benim çişim geliyor. tutuyorum oğlanı elinden çişe gidiyoruz diye. benim yok diyor hayır diyorum bak burda oyuncaklı tuvaletler var içerde oyun oynayabiliyorsun tetris falan var sen de gir de bak erkekler tuvaleti farklıdır belki. tabelada da şey yazıyor game wc*. ama bi bakıyorum sadece kadınlar için var..
sonra içeri girdim biraz tetris oynadım. rüya bu kadardı.
hadi bunu yorumla hadi bilinçaltısına s*****n kızı seni hadi..
devamını gör...
128.
rüyamda mehmet ali erbili dövdüm. akışta görmüştüm herhalde ordan aklımda kaldı. çok güzel dövdüm. gerçek gibiydi, baya iyi geldi*
devamını gör...
129.
babami kaybetmeye yakın bir eksi sözlük yazarini rüyalarimda görmeye başladım. ruyalarimda nasil mutluyum onunla. hiç tanismadik birkaç kez mesajlaştik.
evli bebeli ve mutlu bir adam.
sasiriyorum kendime.
evli bebeli ve mutlu bir adam.
sasiriyorum kendime.
devamını gör...
130.
az evvel hatırladım, rüyamda çamur zıpzıpı besliyordum.
ama bir sürü çamur zıpzıpım vardı. hepsiyle tek tek ilgileniyordum ve çok tatlılardı. hepsi sözümü dinliyordu ve ne dersem ona uyuyorlardı. "kedi köpek beslemekten daha kolaymış" diye de içimden geçiriyordum. hatta birinin adını pundik koymuştum. sonrasında babamın gelip "ee bari birini kızart da yiyelim boşa mı besliyosun" demesi üzerine çıldırmamla birlikte uyandım.
şu elemandan bahsediyorum:
ama bir sürü çamur zıpzıpım vardı. hepsiyle tek tek ilgileniyordum ve çok tatlılardı. hepsi sözümü dinliyordu ve ne dersem ona uyuyorlardı. "kedi köpek beslemekten daha kolaymış" diye de içimden geçiriyordum. hatta birinin adını pundik koymuştum. sonrasında babamın gelip "ee bari birini kızart da yiyelim boşa mı besliyosun" demesi üzerine çıldırmamla birlikte uyandım.
şu elemandan bahsediyorum:
devamını gör...
131.
rüyamda aziz yıldırım'ı gördüm. hayırlara vesile olsun.
ben fenerbahçe'nin kendisiyim!
ben fenerbahçe'nin kendisiyim!
devamını gör...
132.
aynı apartmana taşınmışız. biraz konuşup tekrardan kaynaşmışız. asansör beklerken de denk gelmişiz. ben gözlerine bakıp "hala şiir gibi güzelsin" dedikten sonra barışmışız. sonra tekrardan sevişmeler falan...
uyandığımda ne s.. bir rüya lan bu dedim. halbuki eskiden olsa mutlu olur rüya bitti diye üzülürdüm. ilginç bir şekilde sinirlendim.
neyse bundan sonra gördüğüm rüyada rasta saçlı esmer bir kızla tanışmışım. türlü gönül oyunlarıyla onu da tavladım. kaytan bıyıklarımı okşayıp sen buralarda yenisin galiba diyorum*. sonra bir şey oluyor kız hastaneye kaldırılıyor. sabaha kadar elini tutup başında bekliyorum. bir boşluk oluyor (bu kısımda ne yaşandı hatırlamıyorum) ben hastane koridorunda mine tugay'a benzeyen beyaz tenli kızıl saçlı bir milfin önünde eğilmiş ojeli ellerini öpüyorum. ardından ona veda edip hasta odasına yine başına gidiyorum.
bu kısım için uyandığımda lan ikarus sen de az puşt değilsin dedim kendi kendime.
bunlar da en son gördüğüm piknik yaparken nükleer saldırıya uğrama temalı rüyamdan sonra gördüklerimdir. kayıtlara geçsin.
uyandığımda ne s.. bir rüya lan bu dedim. halbuki eskiden olsa mutlu olur rüya bitti diye üzülürdüm. ilginç bir şekilde sinirlendim.
neyse bundan sonra gördüğüm rüyada rasta saçlı esmer bir kızla tanışmışım. türlü gönül oyunlarıyla onu da tavladım. kaytan bıyıklarımı okşayıp sen buralarda yenisin galiba diyorum*. sonra bir şey oluyor kız hastaneye kaldırılıyor. sabaha kadar elini tutup başında bekliyorum. bir boşluk oluyor (bu kısımda ne yaşandı hatırlamıyorum) ben hastane koridorunda mine tugay'a benzeyen beyaz tenli kızıl saçlı bir milfin önünde eğilmiş ojeli ellerini öpüyorum. ardından ona veda edip hasta odasına yine başına gidiyorum.
bu kısım için uyandığımda lan ikarus sen de az puşt değilsin dedim kendi kendime.
bunlar da en son gördüğüm piknik yaparken nükleer saldırıya uğrama temalı rüyamdan sonra gördüklerimdir. kayıtlara geçsin.
devamını gör...
133.
3 çeşit kek yiyoruz. biri zehirliymiş. ben çikolata soslu olanına gittim. o kadar pis boğazlıyım ki limonlu olanından yedim. geriye bir tane kaldı dedim heralde zehirli olan o bari onu yemiyim.
cesaret, özgüven, korkusuzluk ve şuursuzluk hepsi ben de...
tabii sadece rüyalarda..
zehirlenmedim.. halen ayaktayım..
cesaret, özgüven, korkusuzluk ve şuursuzluk hepsi ben de...
tabii sadece rüyalarda..
zehirlenmedim.. halen ayaktayım..
devamını gör...
134.
uzun uzun anlatamayacağım rüyamı ama mavi laleler gördüm. çok güzellerdi. rüyam genel olarak kaotikti.
devamını gör...
135.
rüyamda vardiya amirini gördüm. yine iş kitliyordu. rüyada bile rahat yok anasını satayım.
devamını gör...
136.
"rüyanda görürsün" gibi bişi mi ki..
devamını gör...
137.
canım babam, kendin gel rüyalarıma ne olur. bir tiyatro sahnesindeymiş gibi sadece sufle veriyorsun, yapma...
devamını gör...
138.
yeşil peri kafası yaşatan rüyalardır.
bu yüzden bazı geceler uyumayı es geçiyorum.
bu yüzden bazı geceler uyumayı es geçiyorum.
devamını gör...
139.
korktuğum şeyler gerçekleşiyor. bir kirli bomba ve ardından nükleer savaş başlıyor. herkes aynı anda düğmeye basıyor.
sonra birden doğru insan beliriyor gözlerimin önünde. o olduğunu hemen anlıyorum. saçını başını yoluyorum. savaşan askerler onca şeyin arasında durup kurtarmaya çalışıyorlar parçalamayayım diye.. *
sonra birden doğru insan beliriyor gözlerimin önünde. o olduğunu hemen anlıyorum. saçını başını yoluyorum. savaşan askerler onca şeyin arasında durup kurtarmaya çalışıyorlar parçalamayayım diye.. *
devamını gör...
140.
unutmadan yazmak gerekirse;
gümüldür'deki yazlıktayım, o gece de purge var. filmlerden aşina olmayanlar için, belirli bir saatte bir alarm çalıyor ve ülke genelinde yarım günlüğüne her şey serbest, kanunlar askıya alınıyor yani.
saklanacak yer bulmaya çalışıyorum, bulamıyorum. daha bir kaç saat var ama geriliyorum. en son bir adam ve oğlunu görüyorum, yanaşıyorum, "siz nereye saklanacaksınız, ben de geleyim, beraber saklanalım" diyorum. "gel gel süper yer bulduk biz" diyorlar. takılıyorum bunların peşine.
beni konferans salonu gibi bir yere götürüyorlar, içeride 3-5 kişi daha var. "buraya saklanacağız, purge'ü burada geçireceğiz. süper güvenli" diyorlar.
götürdükleri yer de zemin katta, 4 tane girişi olan, koca koca, demirsiz pencerelere sahip kocaman bir salon.
"oğlum siz mal mısınız, burada hepimizi zgerler, ben burada kalmam baba, siz ölün, beyninize sokayım sizin" diyerek orayı terkediyorum.
purge yaklaşıyor.
en sonunda bir tane apartman bulup çatısına çıkıyorum, kimse gidip de random bir apartmanın çatısına çıkıp bakacak değil ne de olsa. çatı kapağına bir tane asma kilit takıp beklemeye başlıyorum. purge başlıyor.
aşağıdaki yanan şehri izlerken uyanıyorum.
neyse ölmedik en azından.
gümüldür'deki yazlıktayım, o gece de purge var. filmlerden aşina olmayanlar için, belirli bir saatte bir alarm çalıyor ve ülke genelinde yarım günlüğüne her şey serbest, kanunlar askıya alınıyor yani.
saklanacak yer bulmaya çalışıyorum, bulamıyorum. daha bir kaç saat var ama geriliyorum. en son bir adam ve oğlunu görüyorum, yanaşıyorum, "siz nereye saklanacaksınız, ben de geleyim, beraber saklanalım" diyorum. "gel gel süper yer bulduk biz" diyorlar. takılıyorum bunların peşine.
beni konferans salonu gibi bir yere götürüyorlar, içeride 3-5 kişi daha var. "buraya saklanacağız, purge'ü burada geçireceğiz. süper güvenli" diyorlar.
götürdükleri yer de zemin katta, 4 tane girişi olan, koca koca, demirsiz pencerelere sahip kocaman bir salon.
"oğlum siz mal mısınız, burada hepimizi zgerler, ben burada kalmam baba, siz ölün, beyninize sokayım sizin" diyerek orayı terkediyorum.
purge yaklaşıyor.
en sonunda bir tane apartman bulup çatısına çıkıyorum, kimse gidip de random bir apartmanın çatısına çıkıp bakacak değil ne de olsa. çatı kapağına bir tane asma kilit takıp beklemeye başlıyorum. purge başlıyor.
aşağıdaki yanan şehri izlerken uyanıyorum.
neyse ölmedik en azından.
devamını gör...