günaydın sözlük
günaydın sözlük.
sevdiğim çiçek zamanı gelmiş.
her yer rengârenk kasımpatı dolar şimdi.
ayın 10 yazarı için kitap yerine bana kasımpatı yollayabilir yönetim, gerçekten.
mis gibi bir gün olsun.
aynı görseldeki gibi.
sevdiğim çiçek zamanı gelmiş.
her yer rengârenk kasımpatı dolar şimdi.
ayın 10 yazarı için kitap yerine bana kasımpatı yollayabilir yönetim, gerçekten.
mis gibi bir gün olsun.
aynı görseldeki gibi.
devamını gör...
kangren
atardamarın görevini yapmaması sonucu oluşan durumdur.
atardamar yetersiz hale gelir ve kangren olursunuz.
tabi bildiklerim bu kadar daha bilgili arkadaşlar mutlaka anlatacaklardır.
atardamar yetersiz hale gelir ve kangren olursunuz.
tabi bildiklerim bu kadar daha bilgili arkadaşlar mutlaka anlatacaklardır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
marikaki sen ne güzel bir detaysın!!!!!!!! diye yerinden fırladığım yayın..
devamını gör...
unutulmayan beş kardeş dizisi diyalogları
-çıkın gidin bahçemden. defolun gidin!
evdekileri zor tutuyorum.
+evdekileri zor tutuyorum derken tamamınımı bir kısmını mı? yani bir yüzde verir misiniz?
orhannn ve şarkısı..

hakkı abi, ben niye böyleyim ya? niye beni kimse ciddiye almıyor? biliyorum, herkes aptalın teki olduğumu düşünüyor ama aptal falan değilim ben abi. beni ciddiye almıyorlar çünkü ben insanlarda merhamet uyandırıyorum. insanlar birine acıdıkları zaman, onu ciddiye almıyorlar. saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar. korktuklarını ciddiye alıyorlar. hatta sevdiklerini. ama kimse, acıdığı birini ciddiye almıyor. dilenciye para verirsin, ama nasılsın diye sormazsın onun gibi bişey. ama hani bizim birbirimize karşı merhametli olmamız gerekiyordu abi? kim uydurdu bunu? kimin yalanı bu abi?
evdekileri zor tutuyorum.
+evdekileri zor tutuyorum derken tamamınımı bir kısmını mı? yani bir yüzde verir misiniz?
orhannn ve şarkısı..

hakkı abi, ben niye böyleyim ya? niye beni kimse ciddiye almıyor? biliyorum, herkes aptalın teki olduğumu düşünüyor ama aptal falan değilim ben abi. beni ciddiye almıyorlar çünkü ben insanlarda merhamet uyandırıyorum. insanlar birine acıdıkları zaman, onu ciddiye almıyorlar. saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar. korktuklarını ciddiye alıyorlar. hatta sevdiklerini. ama kimse, acıdığı birini ciddiye almıyor. dilenciye para verirsin, ama nasılsın diye sormazsın onun gibi bişey. ama hani bizim birbirimize karşı merhametli olmamız gerekiyordu abi? kim uydurdu bunu? kimin yalanı bu abi?
devamını gör...
50 cent
fifty cent şarkıları ile büyüdük kulağa çok hoş gelirdi. in da club.
devamını gör...
mini etek giyip otururken bacaklarını örten kız
etrafta hanzolarin olmasindan ötürü olabilir.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
•edebiyat topluluğu olduğu gibi bilim, müzik, resim vs vs. gibi tarzı topluluklar kurulmasını düşünüyorum, yazarlar kendi aralarında kaynaşmalı ve dayanışma içerisinde olmalı.
•bilgi kategorisinin olduğu gibi günlük haberlerin yer alabileceği yeni bir kategori oluşturulmalı.
• kurulan topluluklar kafa sözlük dergisinde kendi alanlarıyla ilgili çalışmalar yürütmeli ve bunu okuyucuya sunmalı.
•karşıt görüşlü yazarlar sözlükte birbirine gireceğine kendi düşüncelerini sözlük radyosunda münazara şeklinde tartışmalı.
•sözlük radyosunda haftanın belirli bir günü goy goy muhabbetlerinin olacağı, kafa dağıtmalık, tatil havasına sokan güzel bir program yapılmalı.
•bilgi kategorisinin olduğu gibi günlük haberlerin yer alabileceği yeni bir kategori oluşturulmalı.
• kurulan topluluklar kafa sözlük dergisinde kendi alanlarıyla ilgili çalışmalar yürütmeli ve bunu okuyucuya sunmalı.
•karşıt görüşlü yazarlar sözlükte birbirine gireceğine kendi düşüncelerini sözlük radyosunda münazara şeklinde tartışmalı.
•sözlük radyosunda haftanın belirli bir günü goy goy muhabbetlerinin olacağı, kafa dağıtmalık, tatil havasına sokan güzel bir program yapılmalı.
devamını gör...
selahattin duman
mizahi yönü yüksek ve keskin zeka sahibi, basında benzerine az rastlanan bir köşe yazarıydı. seyrek bıyıklı asabi şahsiyet sözünün sahibi. ne yazık ki vefat ettiği haberi gelmiş.
devamını gör...
en sevdiğiniz hukuk terimi
(bkz: avalist)
(bkz: ciranta)
(bkz: illetten mücerret)
(bkz: vefa şufa iştira)
söylerken kulağa çok hoş gelmiyor mu?
(bkz: ciranta)
(bkz: illetten mücerret)
(bkz: vefa şufa iştira)
söylerken kulağa çok hoş gelmiyor mu?
devamını gör...
haziran 2021 köy okulları yardım projesi
her şey çocuklarla başlar.
istediğiniz kadar ülkeyi değiştirmeye çalışın, halkın refahı için uğraşın, eğer çocuklar ilgi ve sevgiyle yetiştirilmezse, gerekli eğitimi almaz, hayata bir hiç olarak girerse ülke olarak hayatımızın sönük ve paslı olmasını hiçbir şekilde önleyemeyiz. eğitimlerine destek için mükemmel bir adım, mükemmel bir dayanışma örneği.
bu proje için düşünen, vaktini harcayan- harcayacak olan ve hayata geçirmek için uğraşan başta yoldaş olmak üzere herkese teşekkür etmek istiyorum.
dedim ya her şey çocuklarla başlar, lütfen her şey onlarla bitmesin.
istediğiniz kadar ülkeyi değiştirmeye çalışın, halkın refahı için uğraşın, eğer çocuklar ilgi ve sevgiyle yetiştirilmezse, gerekli eğitimi almaz, hayata bir hiç olarak girerse ülke olarak hayatımızın sönük ve paslı olmasını hiçbir şekilde önleyemeyiz. eğitimlerine destek için mükemmel bir adım, mükemmel bir dayanışma örneği.
bu proje için düşünen, vaktini harcayan- harcayacak olan ve hayata geçirmek için uğraşan başta yoldaş olmak üzere herkese teşekkür etmek istiyorum.
dedim ya her şey çocuklarla başlar, lütfen her şey onlarla bitmesin.
devamını gör...
17 ocak 2021 fenerbahçe beko beşiktaş maçı
beşiktaş küçümsenecek bir takım değil. potansiyelli ve genç oyunculardan kurulu bir proje takımı. bu çocukların çoğunu böyle devam ederlerse iyi yerlerde göreceğiz.
şehmus hazer, alperen şengün ve furkan haltalı üzerine koyarak gidiyorlar. sezon başından itibaren maçları izlememiş olanlar, takımın ne kadar gelişim gösterdiğini algılamakta zorlanabilir.
kaldı ki, ilk haftalarda alınan mağlubiyetlerde dahi bu takım parkede ezilmedi. tecrübe eksikliği, karar atışları noktasında ki sıkıntı yüzünden başa baş oynadığı maçları kaybetti. tabi burak hocanın zaafları da vardı.
ahmet kandemirle birlikte takım özgüven kazandı. önüne geleni devirmeye başladı. en önemlisi de ahmet hoca'nın blackmon'a verdiği rolü james'in kabullenmesi oldu. bu da takımı bir seviye yukarı çekti.
şampiyon kadrodan kalan son mohikan mehmet yağmur da takımın ağabeyliğine soyununca, karşımıza taş gibi bir takım çıktı.
beşiktaş'a karşı en ufak bir motivasyon eksikliği yaşarsanız size cezayı keser.
şehmus hazer, alperen şengün ve furkan haltalı üzerine koyarak gidiyorlar. sezon başından itibaren maçları izlememiş olanlar, takımın ne kadar gelişim gösterdiğini algılamakta zorlanabilir.
kaldı ki, ilk haftalarda alınan mağlubiyetlerde dahi bu takım parkede ezilmedi. tecrübe eksikliği, karar atışları noktasında ki sıkıntı yüzünden başa baş oynadığı maçları kaybetti. tabi burak hocanın zaafları da vardı.
ahmet kandemirle birlikte takım özgüven kazandı. önüne geleni devirmeye başladı. en önemlisi de ahmet hoca'nın blackmon'a verdiği rolü james'in kabullenmesi oldu. bu da takımı bir seviye yukarı çekti.
şampiyon kadrodan kalan son mohikan mehmet yağmur da takımın ağabeyliğine soyununca, karşımıza taş gibi bir takım çıktı.
beşiktaş'a karşı en ufak bir motivasyon eksikliği yaşarsanız size cezayı keser.
devamını gör...
ahmed arif'in dizeleri
kendi dizeleri ile bir şairi anlatabilmek en zoru.
dizelerinde aşkı, hasretliği, memleket sevdasını nakış gibi işleyen şairdir.
"bilmezler nasıl aradık birbirimizi
bilmezler nasıl sevdik
iki yitik hasret
iki parça can."
dizelerinde aşkı, hasretliği, memleket sevdasını nakış gibi işleyen şairdir.
"bilmezler nasıl aradık birbirimizi
bilmezler nasıl sevdik
iki yitik hasret
iki parça can."
devamını gör...
mafya
kelimenin kökeni 13.yüzyıla dayanmaktadır. genç kız ile erkek, sicilya'da kilisede evlenirler. damat, papaza teşekkür etmek için ayrılır ayrılmaz fransa jandarma başçavuşu sicilya komutanı sıfatıyla kiliseye gelerek gelini alıp sürükleyerek ırzına geçmeye kalkar.
son anda olay yerine yetişen damat morte alla francia! italia anela! yani bütün fransızlara ölüm, yaşasın italya diye bağırır. olay sonrası da bütün fransız jandarmaları öldürülür. merkezi hükümet, intikam amacıyla bütün sicilya'nın üstüne çökünce dağa kaçanlar orada üstlenir, kaçamayanların mezarı bile bulunamaz.
son anda olay yerine yetişen damat morte alla francia! italia anela! yani bütün fransızlara ölüm, yaşasın italya diye bağırır. olay sonrası da bütün fransız jandarmaları öldürülür. merkezi hükümet, intikam amacıyla bütün sicilya'nın üstüne çökünce dağa kaçanlar orada üstlenir, kaçamayanların mezarı bile bulunamaz.
devamını gör...
türkiye'nin gelecek yıl için eurovision görüşmelerine başladığı iddiası
ay olabilir mi böyle bir şey, lütfen olsun.
söylenenlere göre, trt genel müdürü ibrahim eren’e neden eurovision’a katılmadığı sorulmuş.
eren ise, eurovision sistemini doğru bulmadıklarını ve puanlama şekillerinin yanlış olduğunu ancak bu yıl eurovision baş yetkilisinin değişmesiyle birlikte trt kurulunun görüşmeleri başlattığını söylemiş!
“trt’nin bu konuda geçmişte aldığı bir karar var; ‘puanlama sistemi değişmeden katılmayacağız’ diye. yönetim kurulu’muz da hâlâ aynı kararda devam ediyor, ama bu arada ‘eurovision’la da görüşüyoruz. çok iyi biri geldi ‘eurovision’un başına kuzey avrupa’dan. bence bu sene çok başarılıydı. uzun zaman sonra güzel bir yarışma yaptılar. yeni gelenle bizim arkadaşlar görüşmeye başladı. ne olur bilemem?”
buradan
söylenenlere göre, trt genel müdürü ibrahim eren’e neden eurovision’a katılmadığı sorulmuş.
eren ise, eurovision sistemini doğru bulmadıklarını ve puanlama şekillerinin yanlış olduğunu ancak bu yıl eurovision baş yetkilisinin değişmesiyle birlikte trt kurulunun görüşmeleri başlattığını söylemiş!
“trt’nin bu konuda geçmişte aldığı bir karar var; ‘puanlama sistemi değişmeden katılmayacağız’ diye. yönetim kurulu’muz da hâlâ aynı kararda devam ediyor, ama bu arada ‘eurovision’la da görüşüyoruz. çok iyi biri geldi ‘eurovision’un başına kuzey avrupa’dan. bence bu sene çok başarılıydı. uzun zaman sonra güzel bir yarışma yaptılar. yeni gelenle bizim arkadaşlar görüşmeye başladı. ne olur bilemem?”
buradan
devamını gör...
dangal
filmi yeni bitirmiş biri olarak izlediğim toplumsal bir mesaj veren harika bir aamir khan filmidir.
--! spoiler !--
yarın ki maça çik sadece hatırlanacak şekilde mücadele et gümüş madalya kazanirsan er ya da geç unutulursun eğer kazanırsan bir çok kişiye ilham kaynağı olursun.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
yarın ki maça çik sadece hatırlanacak şekilde mücadele et gümüş madalya kazanirsan er ya da geç unutulursun eğer kazanırsan bir çok kişiye ilham kaynağı olursun.
--! spoiler !--
devamını gör...
bizim yiğitler
söz ve müziği büyük ozan halk aşığı aşık mahzuni şerif'e ait mükemmel eser.
yiğitler, yiğitler, bizim yiğitler.
yiğitleri sevmez şey oğlu şeyler..
ben iki farklı yorumunu bırakayım şuraya..
aşık mahzuni şerif
cem karaca*
yiğitler, yiğitler, bizim yiğitler.
yiğitleri sevmez şey oğlu şeyler..
ben iki farklı yorumunu bırakayım şuraya..
aşık mahzuni şerif
cem karaca*
devamını gör...
rehber
çok iyi hatırlıyorum bundan tam 5 sene evvel yeni keşfettim bu grubu. büyük bir sevinçle arkadaşıma göstermiştim ve birlikte dinlemeye baslamistik, hala daha dinliyoruz. bütün şarkılarının bende yeri ayridir özellikle sorgu'nun sözlerine bayılırım ama "ruh" bir başkadır dostlar.
turp günlerinden bi' gün, sabah beş
dilimde bi' şarkı nasıl'sa beleş.
bendeniz şekerler'in oğluyum, cebimde güneş
misal düşmemiş bi' kar tanesiyim
varsay uykuda bi' köy hanesiyim
içim ihtiyar savaş gazisi
talebim değil hanlar hamamlar, gömme saraylar
sahibi olduğum her şey: rûyalar
herkesin doyduğu bi' çıkma ekmek
senin de öyle
pantolon-ceket, sokaklar benim
bastığım toprak, ağaçlar benim
neler gördüm, neler görmediğim?
aldım ihmalden planlarımı
gezdim çıkmazda sokaklarımı
kadınlarca derya yüzdüm, saadet bulmadım!
beyaz attan düştüm ne hükmüm kaldı, ne prensliğim
adımdan bi' harf attım, görmedin
herkesin doyduğu bi' çıkma ekmek
senin de öyle
her gün aynı göz haliyle ben
her gün aynı göz haliyle ben
uyanıyorum sabahla
turp günlerinden bi' gün, sabah beş
dilimde bi' şarkı nasıl'sa beleş.
bendeniz şekerler'in oğluyum, cebimde güneş
misal düşmemiş bi' kar tanesiyim
varsay uykuda bi' köy hanesiyim
içim ihtiyar savaş gazisi
talebim değil hanlar hamamlar, gömme saraylar
sahibi olduğum her şey: rûyalar
herkesin doyduğu bi' çıkma ekmek
senin de öyle
pantolon-ceket, sokaklar benim
bastığım toprak, ağaçlar benim
neler gördüm, neler görmediğim?
aldım ihmalden planlarımı
gezdim çıkmazda sokaklarımı
kadınlarca derya yüzdüm, saadet bulmadım!
beyaz attan düştüm ne hükmüm kaldı, ne prensliğim
adımdan bi' harf attım, görmedin
herkesin doyduğu bi' çıkma ekmek
senin de öyle
her gün aynı göz haliyle ben
her gün aynı göz haliyle ben
uyanıyorum sabahla
devamını gör...
beş kardeş
onur ünlü'nün yazıp yönettiği başrollerini (bkz: serkan keskin) (sait), (bkz: osman sonant) (orhan), (bkz: tansu biçer) (turgut), (bkz: nadir sarıbacak) (nazım),(bkz: fatih artman) (aziz) oynadığı 2015 yılında yayınlanmış kanal d dizisidir.

beş parmağın beşi de bir olmaz misali, her bir kardeş ismini 5 ünlü edebiyatçımızdan almıştır. sait faik abasıyanık, orhan veli, turgut uyar, nazım hikmet, aziz nesin. her bir kardeşi ayrı ayrı tanıyıp sevmenizi sağlayan, aynı evde yaşayan dizideki karakterlere değinmek istiyorum.
beş kardeşin en büyüğü sait başeğmez; balıkçıdır. anne ve babalarını depremden kaybeden sait, ne olursa olsun her şekilde kardeşlerinin yanında olmuş, onlara önce babalık sonra ise abilik etmiştir. koruyup kollamış, zor zamanlarında destek olmuştur. azılı rakibi olsa da yine de en büyük dostu kudret olmuştur sait'in. ama iki dostun büyük aşkı fahriye'dir. fahriye ise ikisini de terkeder ve gider. dizinin ilerleyen kısımlarında gelse de ne sait'i bulur yerinde ne de kudret'i. her yer de karşınıza çıkacak o replik anlatır fahriye ile sait'in aşkını...
fahriye: gömleğin de güzelmiş.
sait: salı pazarından almıştık birlikte. hatırladın mı?
fahriye: sahi mi bu o gömlek mi ? ay,allah iyiliğini versin. eskimedi mi bu hala?
sait: hatırası olan şeyler eskimiyor be fahriye.
onu terkeden sonra da dönen fahriye'yi unutamamıştır sait. ama yine gideceğini bilir ve şu sözleri der, içine doğmuş gibi;

zamanla fahriye ile olamayacaklarını anlar sait. peşinden koştuğu fahriye'nin yerine , çocuk gibi peşinden koşan canan hanımcığına bir şans verir. "biz hep birlikte tatlı bir hayatımız olsun istiyoruz. çünkü sizi seviyoruz sait bey ''der. öyledir de. canan hanım abilerine muhtaç dört kardeşi de ayırmaz. sait için de önemli olan o'dur. canan hanıma "ben de sizi seviyorum" der.
nazım başeğmez karakteri: benim ve belki de çoğu kişinin en çok sevdiği karakterdir nazım. çocuk ruhludur. ismi gibi edebiyat aşığıdır. gazetecidir. abisi sait'e en düşkünü, çocuk gibi bakıma en muhtacı ve en hassas kalplisi o'dur. az ama öz konuşur. bazen öyle cümleler kurar ki, kelimeler susunca nazım konuşmuş olur. "sevelim! der . her şeye rağmen. hayat geçiyor, hayat geçecek. aralarda birbirimizi ne kadar çok seversek yanımıza o kar kalacak "der. mesleğine aşıktır nazım. gazete yazıları yayınlansın diye elinde kameralarla maceraya atılır. başı belaya girer ama yine de kalbinin saflığıyla kurtulur. şans eseri de hayatının aşkıyla tanışır.
korkma der ona. cebinden nazım hikmet'li defterini çıkarır veee "bakın nazım hikmet. kötü olan birisi cebinde nazım hikmet taşır mı?

evinin bahçesinde kullanılmayan kömürlüğü çalışma alanı yapar. ne zaman canı sıkılsa kapanır oraya, ve içini döker satırlara.
gelelim mahallenin imamı turgut'a; kardeşlerin en uysalı, sakini, en efendisi, en dini bütün olanı. varı yoğu işidir onun için. aşk onun için camiidir, dualardır,kıldığı namazlardır. aşık olur o da. sesine vurulur önce kızın. sonra eşsizliğine. aşkını, odasının kapısına yazdığı şu sözlerle anlatır. "bir derdim var. bin dermana değişmem, lütfen rahatsız etmeyin".
turgut denince akla hep şu sahne gelir ve dizinin fişinin çekilmesine neden olur."

camiye hırsız girer. fakat turgut camiye giren hırsızı yakalamak için kamera sistemi alır ve kamerayı televizyona bağlar.
bunun üzerine biri “camide televizyon olur mu? günah” şeklinde karşılık verir.
turgut ise buna cevaben “öyle mi diyorsun. e camide hırsız var o günah değil mi?”şeklinde cevap verir.
orhan başeğmez: dizinin en eğlenceli, en komik, en safı. tek gayesi vardır hayatında o da şarkı söylemek. isteği ile yeteneği arasında dağlar kadar fark vardır. ses yarışmasına katılmak, şarkıcı olmak ister. önce badigart'lık yapar ama sonra işler karışır ve şarkı söylemeye başlar. şanssızdır orhan. hatta bu şansızlığını şöyle dile getirir;" niye beni kimse ciddiye almıyor? biliyorum, herkes aptalın teki olduğumu düşünüyor ama aptal falan değilim. beni ciddiye almıyorlar çünkü ben insanlarda merhamet uyandırıyorum. insanlar birine acıdıkları zaman, onu ciddiye almıyorlar.saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar.korktuklarını ciddiye alıyorlar.hatta sevdiklerini !ama kimse acıdığı birini ciddiye almıyor.dilenciye para verirsin ama nasılsın? diye sormazsın, onun gibi bir şey.ama hani bizim birbirimize karşı merhametli olmamız gerekiyordu ?kim uydurdu bunu ?kimin yalanı bu ?

en haylazı, en yaramazı, nefes bile alsa başını belaya sokan, kardeşlerin en küçüğü aziz başeğmez: araba galerisinde araba teslimatı yapan aziz, kazandığı parayı at yarışına yatırır, bazen en yükseklere çıkar genel müdür olur, bazen ise dolmuşa binecek parayı zor bulur. behzat ç'deki harun gibidir aziz'de. küfürü sever, başını belaya sokar ama abilerine laf ettirtmez. kavga çıksa,mevzu olsa ilk o gider. başına buyruktur. her şeye eyvallahı da yoktur. kendini şöyle ifade eder aziz;" az biraz gamsız olduğumu söylerler, kahır keder tutmam. en büyük tutkum varsa yoksa atlar!bana soru sordunuz mu anında cevabını alırsınız. neyse o, yalan yok! abilerimi severim ama en çok kartay'ı severim.seviyorum ama at işte,az paramı yemedi".

her sabah kardeşlerini bu şarkıyla uyandırır sait. hangimiz sevmedik.
dizi bu şarkıyla başlar bu şarkıyla biter. kırmızı kamyonetle başlar, kırmızı kamyonetle biter. 5 kardeşle başlar ve 5 kardeşle biter.
ülkemizde iyi ve güzel olan şeylerin kıymeti bilinmediği gibi bu dizininde kıymeti bilinmez. 13. bölümde final yapar.
o güzel insanlar o güzel kırmızı kamyonete binip gittiler.

beş parmağın beşi de bir olmaz misali, her bir kardeş ismini 5 ünlü edebiyatçımızdan almıştır. sait faik abasıyanık, orhan veli, turgut uyar, nazım hikmet, aziz nesin. her bir kardeşi ayrı ayrı tanıyıp sevmenizi sağlayan, aynı evde yaşayan dizideki karakterlere değinmek istiyorum.
beş kardeşin en büyüğü sait başeğmez; balıkçıdır. anne ve babalarını depremden kaybeden sait, ne olursa olsun her şekilde kardeşlerinin yanında olmuş, onlara önce babalık sonra ise abilik etmiştir. koruyup kollamış, zor zamanlarında destek olmuştur. azılı rakibi olsa da yine de en büyük dostu kudret olmuştur sait'in. ama iki dostun büyük aşkı fahriye'dir. fahriye ise ikisini de terkeder ve gider. dizinin ilerleyen kısımlarında gelse de ne sait'i bulur yerinde ne de kudret'i. her yer de karşınıza çıkacak o replik anlatır fahriye ile sait'in aşkını...
fahriye: gömleğin de güzelmiş.
sait: salı pazarından almıştık birlikte. hatırladın mı?
fahriye: sahi mi bu o gömlek mi ? ay,allah iyiliğini versin. eskimedi mi bu hala?
sait: hatırası olan şeyler eskimiyor be fahriye.
onu terkeden sonra da dönen fahriye'yi unutamamıştır sait. ama yine gideceğini bilir ve şu sözleri der, içine doğmuş gibi;

zamanla fahriye ile olamayacaklarını anlar sait. peşinden koştuğu fahriye'nin yerine , çocuk gibi peşinden koşan canan hanımcığına bir şans verir. "biz hep birlikte tatlı bir hayatımız olsun istiyoruz. çünkü sizi seviyoruz sait bey ''der. öyledir de. canan hanım abilerine muhtaç dört kardeşi de ayırmaz. sait için de önemli olan o'dur. canan hanıma "ben de sizi seviyorum" der.
nazım başeğmez karakteri: benim ve belki de çoğu kişinin en çok sevdiği karakterdir nazım. çocuk ruhludur. ismi gibi edebiyat aşığıdır. gazetecidir. abisi sait'e en düşkünü, çocuk gibi bakıma en muhtacı ve en hassas kalplisi o'dur. az ama öz konuşur. bazen öyle cümleler kurar ki, kelimeler susunca nazım konuşmuş olur. "sevelim! der . her şeye rağmen. hayat geçiyor, hayat geçecek. aralarda birbirimizi ne kadar çok seversek yanımıza o kar kalacak "der. mesleğine aşıktır nazım. gazete yazıları yayınlansın diye elinde kameralarla maceraya atılır. başı belaya girer ama yine de kalbinin saflığıyla kurtulur. şans eseri de hayatının aşkıyla tanışır.
korkma der ona. cebinden nazım hikmet'li defterini çıkarır veee "bakın nazım hikmet. kötü olan birisi cebinde nazım hikmet taşır mı?

evinin bahçesinde kullanılmayan kömürlüğü çalışma alanı yapar. ne zaman canı sıkılsa kapanır oraya, ve içini döker satırlara.
gelelim mahallenin imamı turgut'a; kardeşlerin en uysalı, sakini, en efendisi, en dini bütün olanı. varı yoğu işidir onun için. aşk onun için camiidir, dualardır,kıldığı namazlardır. aşık olur o da. sesine vurulur önce kızın. sonra eşsizliğine. aşkını, odasının kapısına yazdığı şu sözlerle anlatır. "bir derdim var. bin dermana değişmem, lütfen rahatsız etmeyin".
turgut denince akla hep şu sahne gelir ve dizinin fişinin çekilmesine neden olur."

camiye hırsız girer. fakat turgut camiye giren hırsızı yakalamak için kamera sistemi alır ve kamerayı televizyona bağlar.
bunun üzerine biri “camide televizyon olur mu? günah” şeklinde karşılık verir.
turgut ise buna cevaben “öyle mi diyorsun. e camide hırsız var o günah değil mi?”şeklinde cevap verir.
orhan başeğmez: dizinin en eğlenceli, en komik, en safı. tek gayesi vardır hayatında o da şarkı söylemek. isteği ile yeteneği arasında dağlar kadar fark vardır. ses yarışmasına katılmak, şarkıcı olmak ister. önce badigart'lık yapar ama sonra işler karışır ve şarkı söylemeye başlar. şanssızdır orhan. hatta bu şansızlığını şöyle dile getirir;" niye beni kimse ciddiye almıyor? biliyorum, herkes aptalın teki olduğumu düşünüyor ama aptal falan değilim. beni ciddiye almıyorlar çünkü ben insanlarda merhamet uyandırıyorum. insanlar birine acıdıkları zaman, onu ciddiye almıyorlar.saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar.korktuklarını ciddiye alıyorlar.hatta sevdiklerini !ama kimse acıdığı birini ciddiye almıyor.dilenciye para verirsin ama nasılsın? diye sormazsın, onun gibi bir şey.ama hani bizim birbirimize karşı merhametli olmamız gerekiyordu ?kim uydurdu bunu ?kimin yalanı bu ?

en haylazı, en yaramazı, nefes bile alsa başını belaya sokan, kardeşlerin en küçüğü aziz başeğmez: araba galerisinde araba teslimatı yapan aziz, kazandığı parayı at yarışına yatırır, bazen en yükseklere çıkar genel müdür olur, bazen ise dolmuşa binecek parayı zor bulur. behzat ç'deki harun gibidir aziz'de. küfürü sever, başını belaya sokar ama abilerine laf ettirtmez. kavga çıksa,mevzu olsa ilk o gider. başına buyruktur. her şeye eyvallahı da yoktur. kendini şöyle ifade eder aziz;" az biraz gamsız olduğumu söylerler, kahır keder tutmam. en büyük tutkum varsa yoksa atlar!bana soru sordunuz mu anında cevabını alırsınız. neyse o, yalan yok! abilerimi severim ama en çok kartay'ı severim.seviyorum ama at işte,az paramı yemedi".

her sabah kardeşlerini bu şarkıyla uyandırır sait. hangimiz sevmedik.
dizi bu şarkıyla başlar bu şarkıyla biter. kırmızı kamyonetle başlar, kırmızı kamyonetle biter. 5 kardeşle başlar ve 5 kardeşle biter.
ülkemizde iyi ve güzel olan şeylerin kıymeti bilinmediği gibi bu dizininde kıymeti bilinmez. 13. bölümde final yapar.
o güzel insanlar o güzel kırmızı kamyonete binip gittiler.
devamını gör...

