/ onüç damla gözyaşını saydım
alllahına kitabına sövüp saydım
şafak nabız gibi atıyordu
sarhoştum kasımpaşa'daydım
/

demiş hemşerim, ezberden geldi sesi, işin içinde ahmet abi de varken hem de. oysa benim yürümek gibi bir niyetim yoktu, cibran'ın okçusunu biliyordum çünkü ve onun "sizler, evlatların birer canlı ok gibi fırlatıldıkları yaylarsınız. " dediğini bilenlerindendim. laf?

yürümeye niyetim yoktu aslında hiç yoktu, sarhoştum, yas gibi ufacık bişi vardı içimde, kavga ettim kendimle ve onunla, kapı önüne çıktım sigara içmeye, içtim, ona döndüm yüzümü, kapı kilitli, olsun öbür kapıdan girerim dedim, orası da kilitli ve bir not adıma yazılmış, "gidiyorum ben"

"lan bu kaçıncı" dedim kendi kendime, sonra sokağa baktım, mahalleye baktım, ben biraz yürüyeyim dedim kendime ve herkese, yürüdüm.

yaklaşık iki gün hiç durmadan yürüdüm, sarhoştum, alsancaktaydım, sarhoştum, yalıdaydım, sarhoştum güzelbahçe küçük limandaydım, eski kale fenerleri yerinde olsaydı yolumu çok daha önceden bulurdum ama yoklardı, ben de yürüdüm, karşıya geçeyim dedim köstenli eski bir dosta, sakın dedi, sakın bu gece yapma, ortak kontrol var ve artık ipler bizim elimizde değil, bilirim yalan söylemezdi o bana, o köstenin yani istanbul ağzı ile dalyanın en eski adamlarındandı.

vazgeçtim ben de, yürüdüm.
tam o sıra gördüm o dört kişiyi, gökte yeşil ay yoktu üstelik, ama o dört bıçak parıltısını nerde olsa tanırdım, cinayeti kör bir balıkçı gördü, ben gördüm, vapur gördü sadece.

hiçbirimiz ve hiçbiriniz orada yoktuk.

hatırladığım son şey onun yüzüme vurduğu ölü bir yavru kedi bedeni. sevmiyorum artık dedi, kediye mi dedi bana bana mı dedi bilmiyorum, gerçi ikisi de aynıydı, o bıraktığın gibi değilim diyordu, ben de gittiğim gibi değilim artık diyordum.

üstelik vapuru ben vurmamıştım?

/ vapuru onlar vurdu ben vurmadım
sarhoştum kasımpaşa'daydım
cinayeti kör bir kayıkçı gördü
ben vursam kendimi vuracaktım
. /

devamını gör...

flörtleşme dönemlerinin vazgeçilmezi olan aktivite
devamını gör...

koronavirüsten 1,5 kat daha hızlı bulaşabilen virüs. yayıldığı takdirde tedbir olarak mesafeyi 1,5 metreden 2 metreye çıkarmak, aynı ortamda bulunma süresini 10 dakikaya düşürmek, tek maske kullanımını çift maskeye çıkarmak gerekiyor.
devamını gör...

yağmur.
devamını gör...

çok kez ateistliğin kıyısından geçmiş biri olarak kendi adıma yazacak olursam etrafımdaki dindarların(!) aşırı yobaz olması ve tecavüzcü hocalardan, toplumda saygı görmek için hacca gidenlere dine sığınarak insanların özel hayatına karışanlar beni çok etkilemişti ve malum diyanete verilen bütçenin eğitimin ve sağlığın çok üstte olması devlet adamlarının sürekli dini kullanması da beni dinden soğutan etkenler arasındaydı.
.
not: ateist değilim.
devamını gör...

bazılarının cv'lerinde "hobileriniz" kısmına yazdığı eylem.
benim içinse yepyeni dünyalara açılan kapı.
devamını gör...

fotoğraflarınız harika. benimkisi biraz daha tatsız. pandemiden önce polonya'nın bir şehrinde, şehir merkezinden yurda doğru yürüdüğümüz sırada görüp çekmiştim. yazıyı görünce arkadaşımla durup bi düşünmüştük.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cindir.

bu gece itibari ile kendisine olan guvenim sifirlanmistir, ikna etmek icin bir kamyon dorsesi havuca ihtiyaci vardir.

cv’ni de sakin yollama, 23 nisan’da sana koltugumu vermeyecegim kucuk rakun. mukavvalardan merdiven yapsan da olll maaazzz.

ps: hayal ettigim nickalti bu degildi.*

bidigit: bu tanim tamamen troll icermektedir, ayrica ikna olundu eyluled %100

iii la le lo, hoccakal kardesim deniz!*
devamını gör...

kutuplaşma nedeni ile; birbirimizden korkar hale geldiğimiz bu günlerde; insanların hepsinin birbirleri ile selamlaşabileceği günleri görmek dileği ile.


-“aranızda selâmı yayınız.” (müslim)


-resulullah’a islâm’ın hangi ameli daha hayırlı?” diye sorulmuştu.

“yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selâm vermen.” diye cevap verdi.” (ebu dâvud)


-“ben size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi?

aranızda selâmı yayınız.” buyurmuşlardır. (müslim)

-hz. muhammed (s.a.v.)
devamını gör...

dataizm kavramı ilk olarak david brooks tarafından 2013 yılında new york times "veri felsefefi" isimli makalede bahsedilmiştir. ünlü tarihçi yuval noah harari'nin yoğun araştırma ve çalışmaları sonrasında daha popüler bir hale gelmiştir.

internette yaptığımız tüm arama geçmişleri, telefon veya diğer cihazlardaki hareketlerimiz, konumumuz, beğeni ve tercihlerimiz, internet alışveriş geçmişlerimiz gibi insana dair tüm verilerin herkese açık hale getirilmesi nasıl bir şeye sebep olurdu, diye bir soru soracak olursak karşımıza bu kavram çıkacaktır.

dataizm'in temel düşüncesi veri işlemeye en fazla katkıda bulunan kişilere (sistem, toplum veya birey olabilir) evrenin çok daha fazla değer atfetmesidir. harari'nin ifade ettiği şekliyle, dataizm, evrenin bir veri akışından meydana geldiğini ve bireylerin değerinin veri akışındaki sürece katkısı ile belirlendiğini söyler. daha açık bir ifade için şu örnek verilebilir: mesela teknolojinin daha zayıf veya hiç olmadığı bir çağda herhangi bir aktivitenin değeri insanda yarattığı duygu ile belirlenirdi. bir kafeye giderdiniz ve atmosfer veya menü veya aurası sizde olumlu şeyler yarattıysa bu eyleminiz değerli olurdu. dataizm'e veya dataizm çağa göre eylemin insanda yarattığı anlam önemli değildir. eğer eylemler verilere yani paylaşıma dönüşmüyorsa değersizdir. bu da şuna çıkıyor: bir kafeye gidersiniz, telefonunuzu çıkarıp fotoğrafını çeker ve sosyal medyada paylaşırsınız. aldığınız etkileşim de eyleminizin değerini belirler. bu aynı zamanda insanın hayatta kalma mücadelesi gibidir de, kişi deneyimlerini verilere dönüştürerek değerli olduğunu göstererek sistem içinde kendini var etmelidir.

dataizm'e inanan kişilere dataist veya vericiler denir. eğer dataizm'i gerçek bir din olarak düşünürsek bir dataist'in işleyebileceği en büyük günah veri akışı sürecine olumsuz bir etki yaratmaktır. yine tam tersi şekilde, olumlu bir etki de onun için sevap niteliği taşır, çok daha fazla iletişim aracına ulaşmalı, veri üretim ve tüketimini üst seviyelere çıkarmak için uğraşmalıdır. aynı zamanda dataizm'e inanmayan ve bağlanmaktan uzak duran "her şeyi" (evet her şeyi, insanı da aşan bir boyutta) de sistemin içerisine dahil etmelidir.

tüm bunlar insana çok çılgınca geliyor değil mi? ama dönüp bakınca şimdiden bu dini kabul ettiğimizi ve kurallarına sorgusuz uyduğumuzu görebiliriz. harari dataizm'in hümanist arzuları vaat ederek hızlıca yükseleceğini söyler. bugün veriye bağlı, sosyal medya, internet alışverişleri, müzik-film gibi aktiviteler düşünüldüğünde bizim arzularımızı tatmin eden sistemler olduğunu görebiliriz. ama aynı zamanda bizi sanki bir kutsal kitapmış gibi yönlendiren algoritmalara sahip olduğunu da söyleyebiliriz bence. aslında dataizm'in tam olarak ortaya çıktığı nokta da bu. bugün kendimizden, başka insanlardan daha çok algoritmalara, verilere güveniyoruz. önceki dinler, kutsal kitaplar her zaman bizim hayatımızı yönlendiren, iyi ve kötü arasındaki seçimlerimi şekillendiren olgular olmuştu. şimdi ise bizi bizden daha çok tanıyan veriler var. üstelik bir kutsal kitap bize doğru ve yanlışı söyleyebilir belki ama yanlışı seçmemize sebep olan insani duyguların nasıl oluştuğunu anlayabilir mi? basit örnekler olarak, spotify, netflix gibi platformaların bize önerdiği şeylerin zevklerimize hitap ettiğini görebiliriz. çünkü bizi her an izliyor, hangi müzikleri ne kadar dinlediğimizi, hangi filmi kapattığımızı, ve bu bakımdan bizi de tanıyor. "rastgele karşıma çıktı" dediğimiz herhangi bir şey gerçekten "rastgele" mi karşımıza çıkıyor? :)

işte bu örnekler çoğaltılabilir. gelecekte, mesela yüz sensörleri ile desteklenirse bu algoritmalar, herhangi bir insan karşısında duyduğumuz heyecanı ölçebilse, ya da kalp ritmimizi, bizim için hangi insanın ötekinden daha büyük bir değeri olduğunu dahi bilemez mi? şöyle bir senaryo canlanabilir: "google, sence ben a ve b kişisinden hangisini daha çok seviyorum?" bu soru karşısında da google bu zamana dek iki insan ile olan tüm yazışma geçmişimizi tarar, karşılarında yaşadığımız duyguları analiz eder, sonuçları dünyadaki tüm diğer eğilimlerle karşılaştırır ve istatistiklere dayanarak bizim karakterimizdeki bir kişinin bu iki karakter arasında uyumlu olduğunu bulur ve bize evleneceğimiz kişiyi söyleyebilir.* elbette tüm bu konforun yanında bambaşka sorunlar da ortaya çıkacaktır. içinde bulunduğumuz dönem için oldukça önemli ve ilgi çekici bir konu.

konuya ilgi duyan arkadaşlar evrim ağacı'nda bu konuyla ilgili yazdığım makaleyi okuyabilirler. ya da daha ileri okumalar için kaynaklara göz atabilirler.
kapsamlı bir diğer kaynak: yuval noah harari
devamını gör...

10 gr burma bilezik almıştım.. evin bir sürü ihtiyacı.. şimdilerde bu mümkün değil..
devamını gör...

karesioğulları koyacağım ben de diyen adama yok kanka o tutmaz diyen kişidir aynı zamanda.*
devamını gör...

üniversite okuduğum güzide şehir samsun'un atakum sahilinden çektiğim 2 kare, muhteşem.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

euplectes progne olarak da geçen bu kuş türünün ana vatanı güney afrika. adlarını siyah renkli olmalarından ve uzun kuyruklarından alırlar. uzun kuyruklu dul kuşlarının erkeklerinin kuyrukları 40 cm kadar uzayabiliyor. dişiler ise çiftleşmek için her zaman en uzun kuyruklu erkekleri seçer. uzun kuyruklu dul kuşları hepcil beslenir. hem tohumlarla hemde meyvelerle beslenen bu kuşlar eklembacaklı gibi canlıları da severek yerler. afrikada geniş çayırlarda yanlız olarak dolaşıp çiftleşme dönemlerinde bir araya gelirler. bu dönemde genel olarak agresif bir yapıya sahip olurlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kaynak
devamını gör...

30 oy ve 10 fav almış tanımdır. yalnız linç girişimini yersiz buluyorum rica ederim millete karışmayın ve yazar soğutmayın sözlükten. şimdi o yazar burada nasıl yazacak lan? resmen gömmüşsünüz he. kaos istemiyoruz sözlükte sakince takılalım anasını satıyım. kim kimi ne kadar oylamış bu tür şeylere takılmayalım.

edit: oy oranı 29’a inmiş. birileri verdiği oyu geri çekiyor herhalde.
devamını gör...

şu bağlantıda iddia edilen ve tedirginlik yaratan durumdur. yazdığımız şeylerin kötü niyetli kimseler tarafından kolayca değiştirilebileceği ve sabah uyandığımızda kendimizi kodeste bulabileceğimiz yazılmış. bu durumun açıklığa kavuşması herkes için iyi olacaktır. teknik açıdan durumdan anlayan varsa bi bakıversin de gece rahat uyuyabilelim. niyetim kimseyi tedirgin etmek değil ama böyle bir olay varsa da bilmek ve önlem almak herkesin hakkı. gerçek değilse zaten sorun yok.
devamını gör...

türkiye'deki mankenlerden biri kullanmıştı.ismini hatırlayamadım.gerçekten böyle biliyormuş cahil.
devamını gör...

(bkz: eternal sunshine of the spotless mind)
devamını gör...

bir arkadaşım var. 5 gün önce kanser teşhisi konuldu. dün de karaciğerine de metastaz yaptığını öğrendik ve bu kısımdan henüz haberi yok. tedavi için hastaneye gitmeden onu görmek, moral vermek için gittik dün. gözüm yaşlı çıktım evimden, onun kapısından girmeden hemen önce yüzüme kocaman bir gülümseme yerleştirdim. eski günleri yad edip bol bol kahkaha attık. ve ona "iyi olacaksın" dedim. inanarak bir yalanı söyledim. hem ona hem de kendime.
evet yalan söyledim ama birazcık umuda tutunmak için. şu an yalan olan gerçek olsun diye...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim