kardeşi olanların bildiği şeyler
eski elektronik eşyalarını bana satmaya çalışıyor*. evde ticaret yapabilirsiniz.
devamını gör...
kamera lensi yuvarlak iken görüntünün dikdörtgen olması
daire şeklindeki pizzanın kare kutuya konulması kadar ilginçtir.
devamını gör...
cinci hoca (yazar)
tuhaf bir insandır. profil fotoğrafı da tuhaftır. kapak fotoğrafı da. tanımları genelde entel dantel olur. bazen komikli şeyler de yazıyor ama beni pek güldüremedi.
*
500 tanıma ulaşmam ile biraz durmaya karar verdim. içimdeki yazma isteği söndü. belki bir ara tekrar yazmaya başlarım. ama şimdilik sadece okuyacağım.
edit: kararımdan hemen döndüm*
*
500 tanıma ulaşmam ile biraz durmaya karar verdim. içimdeki yazma isteği söndü. belki bir ara tekrar yazmaya başlarım. ama şimdilik sadece okuyacağım.
edit: kararımdan hemen döndüm*
devamını gör...
normal sözlük'e saldırı yapılması
yatıyordum, son kez gireyim dedim. mevzuyu gördüm. dedim ikom yine güzel şeyler yapıyordur. içim rahat gülümseyerek yattım tekrar.
devamını gör...
aşka karşılık gelen bir kelime yaz
acı.
hani anneler sıcak bir şeye yaklaşan bebekleri uyarmak için "cıs" derler ya... o hesap. acıtandır. yakandır.
hani anneler sıcak bir şeye yaklaşan bebekleri uyarmak için "cıs" derler ya... o hesap. acıtandır. yakandır.
devamını gör...
bir sözlük geleneği olarak admin yağlamak
sadece sözlükte değil, hiçbir ortamda ve hiç kimseye yapılmaması gereken hareket.
herkes her durumda dik durmayı başarabilseydi, bazı kesimler de yağlanmaya "alışmamış" olsaydı, belki de bazı işler çok daha iyi yürürdü ülkede.
eğlence amaçlı yapıldığı için buradakiler gözüme fazla batmıyor.
eğer ciddi yapan varsa bir şey diyemem ama şu linki bırakabilirim.
herkes her durumda dik durmayı başarabilseydi, bazı kesimler de yağlanmaya "alışmamış" olsaydı, belki de bazı işler çok daha iyi yürürdü ülkede.
eğlence amaçlı yapıldığı için buradakiler gözüme fazla batmıyor.
eğer ciddi yapan varsa bir şey diyemem ama şu linki bırakabilirim.
devamını gör...
yalandantehlike
bir yazar. müfteri olanından.
kafasozluk.com/entry/881220
entrysine cevaben;
1. si; bana ergen diyen adam dün 27 yasında olduğunu söyledi. aslanım, senin doğduğun sene ben anadolu lisesinde öğrenciydim. hem de o dönemin en iyisinde. senin abin olacak yaşta kardeşim var benim. tıraş yapma o yüzden
2. si; ben “asgari ücret” 400 milyon demedim. ortalama bir memur maaşı 400 milyondu dedim hala da bu sözüm geçerli. anlamayı geçtim öncelikle düzgün okuma yazma öğrenmeni tavsiye ederim sana. ayrıca o dönem 20 tl ile alınanlarla ilgili yazdıklarım uydurma değil bizzat kendi cebimdeki para ile aldıklarımdı. yani sen 5 yaşındayken o dönemin en büyük parası(5 milyon) cebinde gezdiğini söyleyince normal, biz sen altın bezlenirkenki market fiyatlarını yazınca anormal öyle mi? hiç güleceğim yoktu.
3. sü; atatürkçü bir aileden gelen şahsım chp li olmadığı gibi bu konuların (milliyetçiliğin ve atatürkçülüğün) zekatını senin gibiler anca bayramda gelip elimi öper benden alır.
4. sü ve sonuncusu da malum herkes kendinde olmayanı başkalarında ararmış, bu nedenle zerresini barındırmadığı özellikleri başkasında arayan tipler bunu gelipte nick başlığında şahsımda da aramasın bir zahmet…
ışık yokmuş bizde. heralde arkadaş ampule fazla bakmaktan gözünün önündeki ışığı göremeyecek duruma geldi. allah ıslah etsin.
edit: ciao bella bu arada…
kafasozluk.com/entry/881220
entrysine cevaben;
1. si; bana ergen diyen adam dün 27 yasında olduğunu söyledi. aslanım, senin doğduğun sene ben anadolu lisesinde öğrenciydim. hem de o dönemin en iyisinde. senin abin olacak yaşta kardeşim var benim. tıraş yapma o yüzden
2. si; ben “asgari ücret” 400 milyon demedim. ortalama bir memur maaşı 400 milyondu dedim hala da bu sözüm geçerli. anlamayı geçtim öncelikle düzgün okuma yazma öğrenmeni tavsiye ederim sana. ayrıca o dönem 20 tl ile alınanlarla ilgili yazdıklarım uydurma değil bizzat kendi cebimdeki para ile aldıklarımdı. yani sen 5 yaşındayken o dönemin en büyük parası(5 milyon) cebinde gezdiğini söyleyince normal, biz sen altın bezlenirkenki market fiyatlarını yazınca anormal öyle mi? hiç güleceğim yoktu.
3. sü; atatürkçü bir aileden gelen şahsım chp li olmadığı gibi bu konuların (milliyetçiliğin ve atatürkçülüğün) zekatını senin gibiler anca bayramda gelip elimi öper benden alır.
4. sü ve sonuncusu da malum herkes kendinde olmayanı başkalarında ararmış, bu nedenle zerresini barındırmadığı özellikleri başkasında arayan tipler bunu gelipte nick başlığında şahsımda da aramasın bir zahmet…
ışık yokmuş bizde. heralde arkadaş ampule fazla bakmaktan gözünün önündeki ışığı göremeyecek duruma geldi. allah ıslah etsin.
edit: ciao bella bu arada…
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
ben de uzaktan görüp geldim vişne,
meğer az biraz yazabilirmişim ben de
dedim "bari kalmasın içimde"
bıraktım edebimle, bana müsaade...
meğer az biraz yazabilirmişim ben de
dedim "bari kalmasın içimde"
bıraktım edebimle, bana müsaade...
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
bir oyun, film, dizi, beyaz şahin, hatlı minibüs ve benzeri bi yerden duyduğunuz şarkılara denk gelme ihtimaliniz olan kaçak yayın. çünkü gomercan şu an öyle şeyler çalıyor.*
devamını gör...
intihar notuna yazılacak ilk cümle
biraz da siz üzülün.
devamını gör...
konseri bedava olsa bile gidilmeyecek şarkıcı
bence hepsi, binlerce kişiyle aynı anda eğlenmek istemiyor, kendi kendime pahalı kulaklığımla arşivimde zaman geçiriyorum.
devamını gör...
konyalı bilim adamları
laboratuvar olarak türbelerini kullanırlar.
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
kadeh tokuşturmanın nedeni ve neden ''şerefe'' dediğimiz şu şekilde açıklanıyormuş.
eskiden insanların birbirini öldürmesinin en kolay yolu zehirleyerek öldürmekmiş. bir yere gittiğinizde düşmanınızın içkinize zehir katarak sizi öldürmesi oldukça sık rastlanan bir durummuş. bu yüzden size içki ikram eden kişi kendi içki bardağını ikram ettiği içkinin altına getirerek sizin güveninizi ölçermiş.
eğer siz o kişiye güvenmiyor ve sizi zehirleyeceğini düşünüyorsanız kendi içkiniz den bir miktar onun bardağına dökermişsiniz. eğer siz ev sahibine güveniyorsanız kadeh tokuşturarak güven ve dostluğunuzu gösterirmişsiniz.
padişah 4. murad zamanında bırakın alkolü insanlar tütün içtiği için bile idam edilmekteydiler. beraber içki içen akşamcılar, alkol aldıktan sonra nara attığı yada sarhoş olduğu belli olduğu için idam edilen arkadaşlarını görmekten bezmişlerdi. bu yüzden içki masasına oturdukları zaman ellerini masaya koyarak “şerefim üzerine yemin ederim ki bu masadan oturduğum gibi kalkacağım” diye yemin edip kadehleri tokuştururken de şerefe demeye başlamışlar. böylece bugün hala kullandığımız şerefe sözcüğü içki masalarının vazgeçilmezi haline gelmiş.
eskiden insanların birbirini öldürmesinin en kolay yolu zehirleyerek öldürmekmiş. bir yere gittiğinizde düşmanınızın içkinize zehir katarak sizi öldürmesi oldukça sık rastlanan bir durummuş. bu yüzden size içki ikram eden kişi kendi içki bardağını ikram ettiği içkinin altına getirerek sizin güveninizi ölçermiş.
eğer siz o kişiye güvenmiyor ve sizi zehirleyeceğini düşünüyorsanız kendi içkiniz den bir miktar onun bardağına dökermişsiniz. eğer siz ev sahibine güveniyorsanız kadeh tokuşturarak güven ve dostluğunuzu gösterirmişsiniz.
padişah 4. murad zamanında bırakın alkolü insanlar tütün içtiği için bile idam edilmekteydiler. beraber içki içen akşamcılar, alkol aldıktan sonra nara attığı yada sarhoş olduğu belli olduğu için idam edilen arkadaşlarını görmekten bezmişlerdi. bu yüzden içki masasına oturdukları zaman ellerini masaya koyarak “şerefim üzerine yemin ederim ki bu masadan oturduğum gibi kalkacağım” diye yemin edip kadehleri tokuştururken de şerefe demeye başlamışlar. böylece bugün hala kullandığımız şerefe sözcüğü içki masalarının vazgeçilmezi haline gelmiş.
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
birini unutmanın en iyi yolu hatırlamaya değer yeni birini bulmaktır.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
saygısızlık
devamını gör...
sevgiliyle ortak açılan instagram hesabı
birbirine güvenmeyen iki insanın sevgili olması saçmadır. ergen misiniz, geri zekalı mı? ha bir de ayrılınca zor olmuyor mu yahu ?
devamını gör...
atari kasetini üflemek
randımanlı çalışmayan atari kasetinin takılan kısmı tozlanmaya karşı sertçe üflenirdi. 90'ların çocukları iyi bilir.
devamını gör...
sosyopatların özellikleri
antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olan bireylere verilen isimdir. aynı zamanda psikopat olarak da adlandırılabilirler. bu tanıyı alabilmek için 18 yaşından büyük olmak ve 15 yaşından itibaren tanı için gerekli davranış örüntülerine sahip olunmalıdır. 18 yaş altındaki bireylerde bu örüntülere benzer davranışlar görülmesi, davranım bozukluğu olarak adlandırılır.
antisosyal kişilik bozukluğunda kişiler; empati yoksunluğu, abartılı bir şekilde kendini övme, söz cambazlığı, bencilce ve duyarsızca davranışlar gösterirler. en önemli özellikleri ise antisosyal şiddet ve yeniden suç işleme eğilimidir.
sosyopatlar, ilk görüşmelerde etkileyici, duyarlı ve doğal görünebilir. fakat bunun altında yatan karşılarındaki insanı çıkarları için kullanmaktır. vicdan gelişimleri yetersizdir. yasaları sonuçlarını düşünmeden kolayca çiğneyebilirler.
itkisellik, ileriyi planlayamama, asabi tavırlar, sürekli sorumsuzluk ve pişmanlık duymama hali de antisosyal kişilik bozukluğu ölçütlerindendir. yasaları çiğneme özelliklerinden dolayı sıklıkla adli olaylara karışırlar.
sosyopat kişilerde alkol ve madde bağımlılığı oranı oldukça yüksektir ve intihar eğilimi gösterirler.
antisosyal kişilik bozukluğunda kişiler; empati yoksunluğu, abartılı bir şekilde kendini övme, söz cambazlığı, bencilce ve duyarsızca davranışlar gösterirler. en önemli özellikleri ise antisosyal şiddet ve yeniden suç işleme eğilimidir.
sosyopatlar, ilk görüşmelerde etkileyici, duyarlı ve doğal görünebilir. fakat bunun altında yatan karşılarındaki insanı çıkarları için kullanmaktır. vicdan gelişimleri yetersizdir. yasaları sonuçlarını düşünmeden kolayca çiğneyebilirler.
itkisellik, ileriyi planlayamama, asabi tavırlar, sürekli sorumsuzluk ve pişmanlık duymama hali de antisosyal kişilik bozukluğu ölçütlerindendir. yasaları çiğneme özelliklerinden dolayı sıklıkla adli olaylara karışırlar.
sosyopat kişilerde alkol ve madde bağımlılığı oranı oldukça yüksektir ve intihar eğilimi gösterirler.
devamını gör...
hobbit
j.r.r. tolkien tarafından yazılmış ve ilk hallerini 1930'lu yıllarda almasına rağmen 1937 senesinde yayımlanmış, bilbo baggins ve bir grup cücenin macerasını anlatan fantastik bir kitaptır.
tolkien, akademisyenlerin mecbur kaldığı yıllık bitirme sınavını okuma görevini bitirmeye çalışırken boş bir kağıdın üstüne şu cümleleri yazdı: "topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı."
(bkz: orta dünya)
(bkz: yüzüklerin efendisi)
(bkz: silmarillion)
(bkz: bilbo baggins)
(bkz: the shire)
tolkien, akademisyenlerin mecbur kaldığı yıllık bitirme sınavını okuma görevini bitirmeye çalışırken boş bir kağıdın üstüne şu cümleleri yazdı: "topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı."
(bkz: orta dünya)
(bkz: yüzüklerin efendisi)
(bkz: silmarillion)
(bkz: bilbo baggins)
(bkz: the shire)
devamını gör...
karl marx'ın eşine yazdığı mektup
"yürekten sevdiğim,
sana yine yazıyorum çünkü yalnızım ve çünkü kafamın içinde seninle konuşurken senin bunu bilmiyor, ya da karşılık veremiyor olmana katlanamıyorum.
kısa süreli ayrılıklar iyi oluyor, çünkü hep bir arada olunca her şey ayırt edilmeyecek kadar birbirine benzemeye başlıyor. yan yana durduklarında kuleler bile cüceleşirken, alelade ve ufak tefek şeyler yakından bakınca kocamanlarmış. küçük tedirginlikler onlara yola açan nesneler göz önünden kaldırıldığında yok olabilir. yan yanalık dolayasıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyümesine yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. aşkımda öyle...
zamanın aşkımı tıpkı güneş ve yağmurun bitkileri büyüttüğü gibi büyütmüş olduğunu anlamam için senin bir an, sırf rüyada bile olsa, benden koparılman yetiyor. senden ayrılır ayrılmaz sana olan aşkım bütün gerçekliğiyle kendini gösteriyor: o, ruhumun bütün enerjisiyle yüreğimin bütün kişiliğini bir araya getiren bir dev. böylece yeniden insan olduğumu hissediyorum çünkü içim tutkuyla doluyor. araştırma ve çağdaş eğitimin bizi kucağına attığı belirsizlikler ve bütün nesnel ve çzel izlenimlerimde kusur bulmaya iten kuşkuculuk bizi küçük, zayıf ve mızmız kılıyor. ama aşk feurbachvari insana aşk değil, metabolizmaya aşk değil, proletaryaya aşk değil, sevdiğine aşk, yani sana aşk, insanı yeniden insanlaştırıyor...
dünyada çok dişi var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? senin tatlı çehrene sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.
hoşçakal canım. seni ve çocukları binlerce kere öperim.
senin, karl
manchester, 21 haziran 1865"
sana yine yazıyorum çünkü yalnızım ve çünkü kafamın içinde seninle konuşurken senin bunu bilmiyor, ya da karşılık veremiyor olmana katlanamıyorum.
kısa süreli ayrılıklar iyi oluyor, çünkü hep bir arada olunca her şey ayırt edilmeyecek kadar birbirine benzemeye başlıyor. yan yana durduklarında kuleler bile cüceleşirken, alelade ve ufak tefek şeyler yakından bakınca kocamanlarmış. küçük tedirginlikler onlara yola açan nesneler göz önünden kaldırıldığında yok olabilir. yan yanalık dolayasıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyümesine yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. aşkımda öyle...
zamanın aşkımı tıpkı güneş ve yağmurun bitkileri büyüttüğü gibi büyütmüş olduğunu anlamam için senin bir an, sırf rüyada bile olsa, benden koparılman yetiyor. senden ayrılır ayrılmaz sana olan aşkım bütün gerçekliğiyle kendini gösteriyor: o, ruhumun bütün enerjisiyle yüreğimin bütün kişiliğini bir araya getiren bir dev. böylece yeniden insan olduğumu hissediyorum çünkü içim tutkuyla doluyor. araştırma ve çağdaş eğitimin bizi kucağına attığı belirsizlikler ve bütün nesnel ve çzel izlenimlerimde kusur bulmaya iten kuşkuculuk bizi küçük, zayıf ve mızmız kılıyor. ama aşk feurbachvari insana aşk değil, metabolizmaya aşk değil, proletaryaya aşk değil, sevdiğine aşk, yani sana aşk, insanı yeniden insanlaştırıyor...
dünyada çok dişi var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? senin tatlı çehrene sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.
hoşçakal canım. seni ve çocukları binlerce kere öperim.
senin, karl
manchester, 21 haziran 1865"
devamını gör...