evrime inanmayan insan
#731245
basit ölçüde cevaplayım. evrim hala devam eden bir süreçtir. ve muhtemelen robotlaşmadığımız sürece devam edecek bir süreçtir. maymunların evrimleşerek insan olmamasına gelirsek de birincisi evrim yattım kalktım hooop evrimleştim şeklinde gerçekleşen kısa süreler değildir. örneğin memelilerin evriminin yaklaşık 150 milyon yıl önce başladığı tahmin ediliyor. ikincisi evrim sürecinde ortak atadan ayrıldıkça ve doğal seçilimle farklı konuşullara adapte olup farklı mutasyonlar geçirdikçe çeşitlilik artar. çeşitlilik de artık farklı türleri oluşturduğumuz anlamına gelir.
basit ölçüde cevaplayım. evrim hala devam eden bir süreçtir. ve muhtemelen robotlaşmadığımız sürece devam edecek bir süreçtir. maymunların evrimleşerek insan olmamasına gelirsek de birincisi evrim yattım kalktım hooop evrimleştim şeklinde gerçekleşen kısa süreler değildir. örneğin memelilerin evriminin yaklaşık 150 milyon yıl önce başladığı tahmin ediliyor. ikincisi evrim sürecinde ortak atadan ayrıldıkça ve doğal seçilimle farklı konuşullara adapte olup farklı mutasyonlar geçirdikçe çeşitlilik artar. çeşitlilik de artık farklı türleri oluşturduğumuz anlamına gelir.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
başarı. *
devamını gör...
türkiye'de lider olmaması sorunsalı
lideri gectim uc tane akli selim siyasetci yok.bu konuda o kadar düsmüsüz ki, selahattin demistas'tan medet uman bir kesim var.
devamını gör...
akraba ilişkilerinin tek cümlelik özeti
devamını gör...
çapa etkisi
çapa etkisi, karar verme sürecinde ilk aldığımız bilginin doğru olduğuna inanmak ya da ilk aldığımız bilgiye göre sonraki bilgileri değerlendirmek olarak açıklanabilir. bir ayakkabı 500 liraya satışa sunulduğunda siz ona bakıp "sezon sonunda 250'ye düştüğünde alırım" diyorsanız çapanın etkisindesinizdir. aynı ayakkabı 150 liradan 200 liraya çıksaydı asla almazdınız. ama 500 liradan 250 liraya düşmesini dört gözle bekliyoruz. alışveriş sektörünün yaptığı hilelerden birisi.
devamını gör...
en hüzünlü kelime
hoşça kal.
devamını gör...
yağmur sesi
büyük şehirlerde, kalabalıklar arasında temaşa edilmesi güçleşen huzurlu ses.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
sertap erener- zor kadın
devamını gör...
exxen
başarısız olacağını düşündüğüm platformdur. zaten hali hazırda birçok insan, çeşitli platformlara ücretli mukabilinde abone olmuşken; en iddialı içeriği tolgshow olan, (ki son dönemleri sadece kırbaç ve erotik shop esprileriye geçen program oldu maalesef) bir platformun ayakta kalması zor gibi. konuşanlar çok tuttu evet ama bunlar gelip geçici etkiler gibi geliyor. ali biçim ve mesutcan ve enes'i izlemem için üstüne para almam lazım. ya da aleyna tilki'nin başrolde olduğu bir diziyi izlemek için. bir ülkede hiç mi düzgün bir yenilik, bir haber, bir proje olmaz arkadaşım, hep saçma sapan, anlamsız, bomboş projeler. vasat bile değil.
devamını gör...
osman öcalan'ı trt'ye ecevit çıkardı
oldu alüminyum, doları da ecevit'in dna'sı mezarından yükseltiyor hımm hımm.
devamını gör...
ömer hayyam
iranlı şair, filozof, matematikçi ve astronomdur. ayrıca celali takvimi'ni hazırlamıştır.83 yaşında ölmüştür. iran da türbesi vardır.
devamını gör...
94. oscar ödül töreni gecesi özel yayını
bence gündüz ya da işte akşam saatlerinde falan bi de tekrar yayını olmalı, mutlaka.*
devamını gör...
etliye sütlüye karışmamak
kafa sözlük'te genelde yaptığım şey. ortada bir olay varsa köşeme çekilip rastgele tanımlar sekmesinden tanım giriyorum. çok dikkate almamak gerek her şeyi.
devamını gör...
şiddet gösteren kocadan boşanmak
akıl fikir almak amaçlı açtığım başlık.
mevzuyu uzatmadan anlatacağım. bir hastam var, hikayesini dinledikçe kahroluyorum ve elimden birşey gelmemesini kabul falan etmiyorum. korkmuyorum. yardım edeceğim sizlerinde fikirleri ve destekleri sayesinde olacağını umuyorum.
güvenlik açısından isim vermeyeceğim, kadına c diyelim. c 25 yaşında. benden bile ufak tefek bir kadın. enjeksiyon yaparken anormal morluklar farkettim. sordum ve döküldü.
16 yaşında severek evleniyor. ailesi karşı çıkıyor ve kızı reddedip şehir değiştiriyorlar. c evliliğinin daha 3. ayında şiddet görmeye başlıyor.
şiddet dediğimiz şey ise bildiğimiz işkence. c bağırmadıkça adamın inatla dövdüğünü anlatıyor. şiddet sahnelerini kısa keseceğim çünkü anlattıkça yüreğim sıkışacak. birini detaylıca anlatmak istiyorum ama.
c 2 günlük doğum yapmış iken, kocası yemek istiyor. c sofrayı kurup oğlunu emziriyor. kocası sofrayı toplayıp etrafı temizlemesini istiyor. c bebeğini emzirdiği için "bekle" diyor sadece. hal böyle olunca saldırgan eş bebeğe ve kadına saldırıyor. kadının burnu çatlıyor, bebek de yere düşüyor ve birkaç fiske yemiş oluyor. durum bu kadar korkunç ve vahim. oğlu şuan 5 yaşında.
c'nin çalışmasına, perde açmasına, evden çıkmasına izin yok. arkadaş edinmesine de izin yok. c'ye birileri yardım ettiği zaman adam onlara da salça oluyor. büyük ihtimalle bana da olacaktır ve hatta 2 gündür iş yerime gelmekte ancak korkmuyorum.
c defalarca şikayette bulunsa, sığınma evine de gitse hep gidecek bir yeri olmadığı, çalışacak işi veya parası olmadığı için ve çocuğu için dönmek zorunda kalıyor. c'nin avukatı var. anlaşmalı boşanma için herşey hazır. adam imzalamıyor. boşanmaya ikna olmuyor. kadını kölesi olarak görüyor ve bırakmak istemiyor.. aldatıyor da zaten ama bu c'nin umrunda bile değil.
avukat bile sizi boşatsam da bu adam seni öldürecek diyor. c'nin güvenli bir yere alınıp boşatılması ve ardından oğluyla beraber izini kaybettirmesi gerekiyor. bu noktada ne yapacağımı bilmiyorum. adam sabıkali pisliğin teki. adam yaralamak vs sabıkasının kabarık olduğunu söylüyor c. yoksa kadını ve çocuğu evime alıp boşanmalarını sağlamayı bile düşündüm. ancak ne düşünsem elimde kalıyor.
ve tabi diyelim ki boşattık, bu kadının muhakkak şehir değiştirip bir işte çalışması gerekiyor. bu noktada da tıkanıyorum. ne yapacağımı bilmiyorum. görmezden gelmek istemiyorum. az önce c'yı aradım. kocası yanında olduğu için "kan tahlili" hakkında zırvalayıp kapattık. bu canavardan nasıl kurtarabilirz kadını ve çocuğu? bana bir akıl verin rica ediyorum.
mevzuyu uzatmadan anlatacağım. bir hastam var, hikayesini dinledikçe kahroluyorum ve elimden birşey gelmemesini kabul falan etmiyorum. korkmuyorum. yardım edeceğim sizlerinde fikirleri ve destekleri sayesinde olacağını umuyorum.
güvenlik açısından isim vermeyeceğim, kadına c diyelim. c 25 yaşında. benden bile ufak tefek bir kadın. enjeksiyon yaparken anormal morluklar farkettim. sordum ve döküldü.
16 yaşında severek evleniyor. ailesi karşı çıkıyor ve kızı reddedip şehir değiştiriyorlar. c evliliğinin daha 3. ayında şiddet görmeye başlıyor.
şiddet dediğimiz şey ise bildiğimiz işkence. c bağırmadıkça adamın inatla dövdüğünü anlatıyor. şiddet sahnelerini kısa keseceğim çünkü anlattıkça yüreğim sıkışacak. birini detaylıca anlatmak istiyorum ama.
c 2 günlük doğum yapmış iken, kocası yemek istiyor. c sofrayı kurup oğlunu emziriyor. kocası sofrayı toplayıp etrafı temizlemesini istiyor. c bebeğini emzirdiği için "bekle" diyor sadece. hal böyle olunca saldırgan eş bebeğe ve kadına saldırıyor. kadının burnu çatlıyor, bebek de yere düşüyor ve birkaç fiske yemiş oluyor. durum bu kadar korkunç ve vahim. oğlu şuan 5 yaşında.
c'nin çalışmasına, perde açmasına, evden çıkmasına izin yok. arkadaş edinmesine de izin yok. c'ye birileri yardım ettiği zaman adam onlara da salça oluyor. büyük ihtimalle bana da olacaktır ve hatta 2 gündür iş yerime gelmekte ancak korkmuyorum.
c defalarca şikayette bulunsa, sığınma evine de gitse hep gidecek bir yeri olmadığı, çalışacak işi veya parası olmadığı için ve çocuğu için dönmek zorunda kalıyor. c'nin avukatı var. anlaşmalı boşanma için herşey hazır. adam imzalamıyor. boşanmaya ikna olmuyor. kadını kölesi olarak görüyor ve bırakmak istemiyor.. aldatıyor da zaten ama bu c'nin umrunda bile değil.
avukat bile sizi boşatsam da bu adam seni öldürecek diyor. c'nin güvenli bir yere alınıp boşatılması ve ardından oğluyla beraber izini kaybettirmesi gerekiyor. bu noktada ne yapacağımı bilmiyorum. adam sabıkali pisliğin teki. adam yaralamak vs sabıkasının kabarık olduğunu söylüyor c. yoksa kadını ve çocuğu evime alıp boşanmalarını sağlamayı bile düşündüm. ancak ne düşünsem elimde kalıyor.
ve tabi diyelim ki boşattık, bu kadının muhakkak şehir değiştirip bir işte çalışması gerekiyor. bu noktada da tıkanıyorum. ne yapacağımı bilmiyorum. görmezden gelmek istemiyorum. az önce c'yı aradım. kocası yanında olduğu için "kan tahlili" hakkında zırvalayıp kapattık. bu canavardan nasıl kurtarabilirz kadını ve çocuğu? bana bir akıl verin rica ediyorum.
devamını gör...
srebrenitsa katliamı
bu katliam ii. dünya savaşı'ndan bu yana avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımıdır ve avrupa'da hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olarak tarihe geçmiştir.
devamını gör...
yaşlılıkta zor olan şeyler
yalnızlık...
çocuklarınız ve torunlarınız her ne kadar yakınınızda olsa da onların sizi anlayamadığı, sizin de onları çok anlayamadığınız karmaşık bir yalnızlık. babaannemden biliyorum bunu. bir cümlesi beni çok etkilemişti..
''annem öldü, babam öldü, kocam öldü, arkadaşlarım komşularım öldü. benim zamanımdan kimse kalmadı. sadece anılarım yaşıyor, bir gün onlar da ölecek..''
çocuklarınız ve torunlarınız her ne kadar yakınınızda olsa da onların sizi anlayamadığı, sizin de onları çok anlayamadığınız karmaşık bir yalnızlık. babaannemden biliyorum bunu. bir cümlesi beni çok etkilemişti..
''annem öldü, babam öldü, kocam öldü, arkadaşlarım komşularım öldü. benim zamanımdan kimse kalmadı. sadece anılarım yaşıyor, bir gün onlar da ölecek..''
devamını gör...
kapıda kalmak
yabancı ülkede iç karartan durum.
mekke'de iken otel odasının kapısında kaldım. aileden biri mutlaka içeridedir sanıyordum ama değilmiş. medine dilencisi gibi çöktüm kapı önüne bekliyorum. o uzun boylu, güzel fiziği olan elbiseli görevlilerden biri geldi 'bir sorun var mı?' diye anladığım ingiliççe bir şeyler söyledi. tabi bende derdimi anlatacak kadar bile ingilizce yok, zaten yardım istemeyecek kadar saçma bir gurur içindeyim. 'hayır' dedim.
neyse aradan zaman geçti aileden biri geldi, kapıyı açarken yine o görevli gelmesin mi!?
hani taklit çıkarırken sesini inceltirsin ya, öyle benim dediğim lafı söyledi bana
-"nı pırıblım, nı pırıblım" dedi sırıtarak.
kapıda kalana her vatandaş gülermiş.
kapıda kalmak pişmanlıktır.*
mekke'de iken otel odasının kapısında kaldım. aileden biri mutlaka içeridedir sanıyordum ama değilmiş. medine dilencisi gibi çöktüm kapı önüne bekliyorum. o uzun boylu, güzel fiziği olan elbiseli görevlilerden biri geldi 'bir sorun var mı?' diye anladığım ingiliççe bir şeyler söyledi. tabi bende derdimi anlatacak kadar bile ingilizce yok, zaten yardım istemeyecek kadar saçma bir gurur içindeyim. 'hayır' dedim.
neyse aradan zaman geçti aileden biri geldi, kapıyı açarken yine o görevli gelmesin mi!?
hani taklit çıkarırken sesini inceltirsin ya, öyle benim dediğim lafı söyledi bana
-"nı pırıblım, nı pırıblım" dedi sırıtarak.
kapıda kalana her vatandaş gülermiş.
kapıda kalmak pişmanlıktır.*
devamını gör...
sevilen latince deyişler
devamını gör...
deniz üstü köpürür
dinlemekten bıkmadığım, beni başka yerlere sürükleyen muhteşem türküdür. farklı şarkıcılar seslendirse de ben en çok suavi’den dinlemeyi seviyorum. tok sesiyle bu türküye çok uymuş sesi.
devamını gör...
