ortamlarda sessiz kalan insan
bir şey bilmek yada bilmemekten bağımsız olarak eğer kendini iyi ifade edemeyen, özgüvensiz biri değilse iyi bir gözlemcidir.
devamını gör...
1. geleneksel normal sözlük el güzeli yarışması
devamını gör...
black butler
komedi,gizem,dram türünde kısa (35 (25+18+10+2) + movie / kısalığı tartışılabilir? / ) ve harika bir animedir.sebastian ve undertaker karakterleri için başlamıştım iyi ki de başlamışım.konusu kısaca şöyle ; victoria döneminde ingiltere’nin en asil ailelerinden biri olan phantomhive ailesinin üyeleri, malikanelerinde çıkan çok büyük bir yangın sonucunda hayatını kaybeder. bu vakadan tam iki yıl sonra, öldüğü sanılan phantomhive varisi ciel phantomhive, yanında sebastian michaels adında bi kahya ile malikaneye geri döner.
her şeyde mükemmel olan kahya; ne olursa olsun ciel phantomhive’ı da başına gelen her şeyden kurtarmayı başarıp üstün yeteneklerini gösterir. ancak, kahyanın her işte çok iyi olmasının sebebi, aslında şeytan olmasıdır. kraliçenin bekçi köpeği olan phantomhive; bu iblise, kahyası olup ömür boyu onu koruması karşılığında ruhunu vermiştir. tam burda, ciel’in intikam hikayesi başlar. ruhunu sebastian’a teslim etmeden önce kraliçenin isteklerini yerine getirmeli ve ailesinin intikamını almalıdır ve bu hikayede yanlışa yer yoktur.
animenin bölümleri biraz karışık yayınlandığı için ben hemen size doğru izleme sırasını yazıyorum ><
1.sezon ( 24 bölüm )
1.sezonun ova* bölümü ( his butler on stage )
2.sezon (12 bölüm )
2.sezonun ova bölümleri ;
- ciel harikalar diyarında part 1
- phantomhive'lara hoşgeldiniz
- kuroshitsuji'nin yapılışı
- ciel harikalar diyarında part 2
- örümceğin niyeti ( spider's intertion )
- ölüm meleği will'in hikayesi
- 3.sezon ( 10 bölüm ) book of circus
- 3.sezon ova bölümü : book of murder ( 2 bölümden oluşuyor )
- book of atlantic ( film )
ova : izlenmesi zorunlu olmayan.original video animation anlamıa gelen bir kelimedir.bu yapımı beğendiysen ama devamı gelmediyse ovaları izleyebilirsin.
black butler izlemeniz için sebepler :
- sebastian karakteri ve diğer yan karakterlerin hepsinin yakışıklı olması,
- openinglerin harika olması,
- serinin aşırı sarması,
- phantomhive'lara hoşgeldiniz bölümü ; bu bölümde izleyiciyi sanki animenin içinden bir karakter gibi tasarlamışlar.çok fazla anlatmayacağım spoiler olmasın,
- bulabileceğiniz nadir komik animelerden biri olması,
aklıma bu kadar sebep geldi ama lütfen şu animeyi izleyin (╬ ò﹏ó).
her şeyde mükemmel olan kahya; ne olursa olsun ciel phantomhive’ı da başına gelen her şeyden kurtarmayı başarıp üstün yeteneklerini gösterir. ancak, kahyanın her işte çok iyi olmasının sebebi, aslında şeytan olmasıdır. kraliçenin bekçi köpeği olan phantomhive; bu iblise, kahyası olup ömür boyu onu koruması karşılığında ruhunu vermiştir. tam burda, ciel’in intikam hikayesi başlar. ruhunu sebastian’a teslim etmeden önce kraliçenin isteklerini yerine getirmeli ve ailesinin intikamını almalıdır ve bu hikayede yanlışa yer yoktur.
animenin bölümleri biraz karışık yayınlandığı için ben hemen size doğru izleme sırasını yazıyorum ><
1.sezon ( 24 bölüm )
1.sezonun ova* bölümü ( his butler on stage )
2.sezon (12 bölüm )
2.sezonun ova bölümleri ;
- ciel harikalar diyarında part 1
- phantomhive'lara hoşgeldiniz
- kuroshitsuji'nin yapılışı
- ciel harikalar diyarında part 2
- örümceğin niyeti ( spider's intertion )
- ölüm meleği will'in hikayesi
- 3.sezon ( 10 bölüm ) book of circus
- 3.sezon ova bölümü : book of murder ( 2 bölümden oluşuyor )
- book of atlantic ( film )
ova : izlenmesi zorunlu olmayan.original video animation anlamıa gelen bir kelimedir.bu yapımı beğendiysen ama devamı gelmediyse ovaları izleyebilirsin.
black butler izlemeniz için sebepler :
- sebastian karakteri ve diğer yan karakterlerin hepsinin yakışıklı olması,
- openinglerin harika olması,
- serinin aşırı sarması,
- phantomhive'lara hoşgeldiniz bölümü ; bu bölümde izleyiciyi sanki animenin içinden bir karakter gibi tasarlamışlar.çok fazla anlatmayacağım spoiler olmasın,
- bulabileceğiniz nadir komik animelerden biri olması,
aklıma bu kadar sebep geldi ama lütfen şu animeyi izleyin (╬ ò﹏ó).
devamını gör...
alt yazılı film vs dublaj film
ben her zaman orijinal dilde izleyip eğer bilmediğim bir dil ise altyazı tercih eder iken, beraber film izleyeceğim insanın dublajlı halini tercih etmesi ile dumur olmaktayım. o da haklı belki alt yazı okumak istemiyor ama ben dublajlı filme konsantre olamıyorum. hata arıyorum sürekli
devamını gör...
mesut yılmaz’ın gelmiş geçmiş en iyi başbakan olması
mesut yılmaz - mehmet ağar - haluk ulusoy ve gs ? mezarında ters dönsün inşallah.
devamını gör...
vesikalı yarim
filmi öyle sevdim ki hakkında tek söz etmem.
bir replik, bir şarkı yalnız.
-ıhlamur da aldım, ara sıra pişir olur mu?
+olur. halil? bu evi şimdi seviyorum. ondan evvel ne bileyim ben bir barınaktı sadece. şimdi ev oldu.
-sabiha.
+söyle, bir şey mi var?
-peşini bırakmazlar senin. onlar da haklı. herkes haklı bu işte.
bir replik, bir şarkı yalnız.
-ıhlamur da aldım, ara sıra pişir olur mu?
+olur. halil? bu evi şimdi seviyorum. ondan evvel ne bileyim ben bir barınaktı sadece. şimdi ev oldu.
-sabiha.
+söyle, bir şey mi var?
-peşini bırakmazlar senin. onlar da haklı. herkes haklı bu işte.
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
her şeye inanmak.babam kardeşimle bana kumbara almıştı. damlaya damlaya göl olur.para koydukca cogalir gibi düz mantık bir cümle kurdu.ben naptım.10 kr atıp bı 5 saniye bekleyip aciyodum yeni 10 kuruslar oluscakmi diye.o kadar salaktim. açardım bişey yok bı 10 sn daha bekliyim derdim.saka olsa keşke
devamını gör...
sana inandığım için yine kendime kırıldım
yitik ülke yayınlarına ait ilk basımı bulunan ve 2019 yılında güven pamukçu tarafından yazılmış olan, yazarın "bipolar öyküler" diye adlandırdığı öykü kitabının adıdır.
kitap 27 bölümden kısa öykülerden oluşmaktadır. 22 yaşında ilk kitabını çıkarmış olan yazar, kitabında manik depresif döneminde yaşadığı anları, delilik ile normalliğin arasında kaldığı zorlu anları gerek şiir, gerek ise öyküleştirerek anlatmıştır. kendisi adeta edebiyat aşığıdır. çıkardığı dergiler, söke'de kurduğu kütüphaneye kadar her bir deneyimini kitabına da yansıtmıştır.
öykülerinde yer yer hiçbir fotoğrafın göründüğü kadar masum olmadığını, yaşadığı şehri sevmediğini anlatmıştır. özellikle sandalda öğle yemeği öyküsünde sevmediği birçok şeyden bahsetmiştir. örneğin mavi rengi sevmediğinden, ağaçlar gibi özgür olamadığından. bir başka sayfa da ise sevmediği her şeyi övmüştür. gökyüzünün maviliğini, ağaçların aksine yürüyerek adım adım gezdiği sokakları...
bazı sayfalarda ve öykülerde yaşadığı depresif dönemlerden şikayet ediyor. kalbinin ağrıdığını, kendisinin kirlenmiş hissetiğini ve fakat bunu kimsenin bilmediğinden, görmediğinden şikayet ediyor. "dünyadan bir şey alıp götürsem onu farkedersiniz ama"diye çevresindeki insanlara sitem ediyor.
son öyküleri güller elden geçince ve erken ölmüş biriydi kısmında ise yaşadığı zorlu dönemlerin, hastalığının, hastalığının bulunduğu evreyi kabul ediyor. yaşadığı zorlukları " gül ormanı bahçem, geçemiyorum dikenlere takılmadan" olarak adlandırıyor. yaşarken ölümü tattığı evreyi de " ruhumu... çuvalın içine koyup ruhumu... sıka sıka ipini, büze büze..." diye tasvirliyor.
kitabın son cümlesi ise "ölünce hayattan kaybettiğimiz bir şey yokmuş" diye sonlandırıp, kitabını kendi kurduğu 2016-2017 yılları arasında akköy kütüphanesi ve akköy şiir yazı çeviri evi'nde yazdığını belirtiyor.
kitabın kısa öykülerden ve şiirlerden oluşması kitaba ayrı bir hava katmış. kitap adeta yazarın yaşının aksine usta bir elden çıkmış gibi. öykü ve şiir seviyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim.
kitap 27 bölümden kısa öykülerden oluşmaktadır. 22 yaşında ilk kitabını çıkarmış olan yazar, kitabında manik depresif döneminde yaşadığı anları, delilik ile normalliğin arasında kaldığı zorlu anları gerek şiir, gerek ise öyküleştirerek anlatmıştır. kendisi adeta edebiyat aşığıdır. çıkardığı dergiler, söke'de kurduğu kütüphaneye kadar her bir deneyimini kitabına da yansıtmıştır.
öykülerinde yer yer hiçbir fotoğrafın göründüğü kadar masum olmadığını, yaşadığı şehri sevmediğini anlatmıştır. özellikle sandalda öğle yemeği öyküsünde sevmediği birçok şeyden bahsetmiştir. örneğin mavi rengi sevmediğinden, ağaçlar gibi özgür olamadığından. bir başka sayfa da ise sevmediği her şeyi övmüştür. gökyüzünün maviliğini, ağaçların aksine yürüyerek adım adım gezdiği sokakları...
bazı sayfalarda ve öykülerde yaşadığı depresif dönemlerden şikayet ediyor. kalbinin ağrıdığını, kendisinin kirlenmiş hissetiğini ve fakat bunu kimsenin bilmediğinden, görmediğinden şikayet ediyor. "dünyadan bir şey alıp götürsem onu farkedersiniz ama"diye çevresindeki insanlara sitem ediyor.
son öyküleri güller elden geçince ve erken ölmüş biriydi kısmında ise yaşadığı zorlu dönemlerin, hastalığının, hastalığının bulunduğu evreyi kabul ediyor. yaşadığı zorlukları " gül ormanı bahçem, geçemiyorum dikenlere takılmadan" olarak adlandırıyor. yaşarken ölümü tattığı evreyi de " ruhumu... çuvalın içine koyup ruhumu... sıka sıka ipini, büze büze..." diye tasvirliyor.
kitabın son cümlesi ise "ölünce hayattan kaybettiğimiz bir şey yokmuş" diye sonlandırıp, kitabını kendi kurduğu 2016-2017 yılları arasında akköy kütüphanesi ve akköy şiir yazı çeviri evi'nde yazdığını belirtiyor.
kitabın kısa öykülerden ve şiirlerden oluşması kitaba ayrı bir hava katmış. kitap adeta yazarın yaşının aksine usta bir elden çıkmış gibi. öykü ve şiir seviyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim.
devamını gör...
çalışma şartlarının en zor olduğu ülke
birinciliği nasıl kaptırmış hayret doğrusu.
devamını gör...
yalnızlık kader midir yoksa tercih mi sorunsalı
kader de tercihlerimizden ibarettir.
devamını gör...
normal sözlük
ne çok kayıplar verdik! uzun aralar, vedalar. kaybedilenin “insan” olduğunu yönetim idrak edemese de kayıpların farkında olanlar bu sözlük’te var olma savaşı verenlerdir. elimizi taşın altına koymuştuk ancak yetmemiş olacak ki, bu sefer gövdeyi koymaya geldik…
ne çok kayıplar verdik? başka türlü iletişim imkanı olsaydı oradan bir selamı eksik etmezdim giden dostlara. buradan yitip gidenlere çağrımdır;
tohum olup atın kendinizi toprağa, yağmur sularını çekin kılcal damarlarınıza, filiz olun baş verin ve yeni bir vücutta hayat bulun.
ne çok kayıplar verdik? başka türlü iletişim imkanı olsaydı oradan bir selamı eksik etmezdim giden dostlara. buradan yitip gidenlere çağrımdır;
tohum olup atın kendinizi toprağa, yağmur sularını çekin kılcal damarlarınıza, filiz olun baş verin ve yeni bir vücutta hayat bulun.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
hayatımda tanıştığım en mükemmel insandın ve ben bunu batırdım. keşke yanlış yerde ve yanlış zamanda tanışmasaydık, sana hak ettiğin önemi veremediğim için çok özür dilerim. umarım mükemmel bir hayatın olur ve o harika enerjini hep korursun. keşke hala dost olabilseydik. seninle geçirdiğim zamanlar benim için bir altın değerinde ve bilmeni isterim ki seni asla unutmayacağım. beni ben yaptığın için sana minnetarım.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
ülke bu haldeyken kuzenle evliliğe laf atan tipler
ülkeyi mana etme. biz kuzenleri kardeş gibi görürüz her zaman, sonuç itibariyle ailemizden olan birisine göz koymadığımız için kuzenine ilgi duyanları yadırgıyoruz işte. özgürlükçü şahsımın bile midesi bulanıyor kuzenine değişik gözle bakan andavallardan. bana ters bu durum kardeşim kim ne derse desin.
devamını gör...
the secret circle
2011-2012 yılları arasında yayınlanmış 1. sezon 22 bölümlük fantastik dizi.

izlediğim ilk dizilerden biriydi. o zamanlar şans eseri tv paketinin içinde çıkan bir uygulama da izleme şansım olmuştu. gerek konusu gerek ise oyuncu kadrosu fazla iyiydi. peş peşe üstü üste 10 bölüm izlediğimi bilirim. gelelim oyuncu kadrosuna; brit robertson (cassie), thomas dekker (adam),phoebe tonkin (faye),shelley hennig (diana).
konusu ise aslında fantastik cadı/büyücü dizi/filmlerinin alt yapısını oluşturabilecek bir diziydi. dizinin başrolü ve asıl kızı cassie esrarengiz bir yangın sonucu annesini kaybeder ve büyükannesini yanına yerleşir. aslında her şey bu noktada başlar. gittiği kasabada yine kendi gibi cadı ailenin "cadı çocukları" ile tanışır. cadı olduğunu onlardan öğrenir.onlar sayesinde de kendisinde ki farklılığı keşfeder . zaten her yatağa yatıp tavanı izlediğinde yıldızların yerlerinin değiştiğini görür. yıldızların altında şarkısı çalıyor burda *
dizinin adından da anlayacağınız gibi "gizli çember" etrafında döner her olay. cassie de 6 kişilik bir çemberin 6. üyesi olur. el ele tutuşurlar bazen. aralarında en güçlü olan yine dizinin has kızı cassie'dir. onsuz aslında bu çemberdeki üyelerin pek bir değeri yoktur. cassie zamanla aile sırlarını, cadı oluşunu, yeni aşklarını, annesinin ölümündeki sır perdesini, yeni kardeşini ve birçok şeyi keşfeder.
diziyi izleme sebebim o zamanların favori oyuncusu brittany robertson'dı. kadın adeta bir mimik ustası. dizideki kıyafetleri de ayrı hoş. her ne kadar dizisinin asıl erkeği adam ile yakıştırılsa da jake ile her zaman favori çiftimdi.

ayrıca dizinin şarkıları ve grafikleri de hoş. başlangıçta sizi lalalala lalala laa kafa ütüleyen ses karşılasa da ya da ne bileyim toplu karga katliamına şahit olsanız da zamanın en iyi dizilerindendir.
dizi 2. sezon onayını alsa da cnbc e kanalıyla ve başka kanallarla anlaşamadığı için devamı gelmemiştir.

izlediğim ilk dizilerden biriydi. o zamanlar şans eseri tv paketinin içinde çıkan bir uygulama da izleme şansım olmuştu. gerek konusu gerek ise oyuncu kadrosu fazla iyiydi. peş peşe üstü üste 10 bölüm izlediğimi bilirim. gelelim oyuncu kadrosuna; brit robertson (cassie), thomas dekker (adam),phoebe tonkin (faye),shelley hennig (diana).
konusu ise aslında fantastik cadı/büyücü dizi/filmlerinin alt yapısını oluşturabilecek bir diziydi. dizinin başrolü ve asıl kızı cassie esrarengiz bir yangın sonucu annesini kaybeder ve büyükannesini yanına yerleşir. aslında her şey bu noktada başlar. gittiği kasabada yine kendi gibi cadı ailenin "cadı çocukları" ile tanışır. cadı olduğunu onlardan öğrenir.onlar sayesinde de kendisinde ki farklılığı keşfeder . zaten her yatağa yatıp tavanı izlediğinde yıldızların yerlerinin değiştiğini görür. yıldızların altında şarkısı çalıyor burda *
dizinin adından da anlayacağınız gibi "gizli çember" etrafında döner her olay. cassie de 6 kişilik bir çemberin 6. üyesi olur. el ele tutuşurlar bazen. aralarında en güçlü olan yine dizinin has kızı cassie'dir. onsuz aslında bu çemberdeki üyelerin pek bir değeri yoktur. cassie zamanla aile sırlarını, cadı oluşunu, yeni aşklarını, annesinin ölümündeki sır perdesini, yeni kardeşini ve birçok şeyi keşfeder.
diziyi izleme sebebim o zamanların favori oyuncusu brittany robertson'dı. kadın adeta bir mimik ustası. dizideki kıyafetleri de ayrı hoş. her ne kadar dizisinin asıl erkeği adam ile yakıştırılsa da jake ile her zaman favori çiftimdi.

ayrıca dizinin şarkıları ve grafikleri de hoş. başlangıçta sizi lalalala lalala laa kafa ütüleyen ses karşılasa da ya da ne bileyim toplu karga katliamına şahit olsanız da zamanın en iyi dizilerindendir.
dizi 2. sezon onayını alsa da cnbc e kanalıyla ve başka kanallarla anlaşamadığı için devamı gelmemiştir.
devamını gör...
misc radyo yayını
hala spawn meriç mi değil mi yorumunu göremediğim başlığa sahip, hala sürmekte olan yayın.
devamını gör...
halkımın acısını anlamak için 1 hafta karanlıkta oturacağım
kameralar gitti, ışıkları açabiliriz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
yağmurlu bir gecede yazıyorum sana
bilirsin severim yağmurlu geceleri
o ünlü yazarın dediği gibi,
yer demir gök bakır sanki.
geceyi sevenler ceplerinde yalnızlığı taşımışlardır hep
çıkarır koyarlar masaya
gökten üç elma düşse de,
dönüp bakmaz başkasına.
yusuf'un düştüğü kuyuyu merak eder benim gibiler,
ne çok sır vardır orada
ve ne çok saadet...
bir gün düşsem o kuyuya,
bana orası olur mu dersaadet?
iskender'in kalemi olsam
gezsem cihanı karış karış
bir mektup olsan da,
mürekkebimle acıyı kussam
ah keşke kürdilihicazkar olsam!
gecenin yakıcı hüznünü,
tanburum ile paylaşsam...
yağmurlu bir gecede yazıyorum sana
bilirsin severim yağmurlu geceleri
belki başka hayatlarda,
çözeriz bu bilmeceyi...
bilirsin severim yağmurlu geceleri
o ünlü yazarın dediği gibi,
yer demir gök bakır sanki.
geceyi sevenler ceplerinde yalnızlığı taşımışlardır hep
çıkarır koyarlar masaya
gökten üç elma düşse de,
dönüp bakmaz başkasına.
yusuf'un düştüğü kuyuyu merak eder benim gibiler,
ne çok sır vardır orada
ve ne çok saadet...
bir gün düşsem o kuyuya,
bana orası olur mu dersaadet?
iskender'in kalemi olsam
gezsem cihanı karış karış
bir mektup olsan da,
mürekkebimle acıyı kussam
ah keşke kürdilihicazkar olsam!
gecenin yakıcı hüznünü,
tanburum ile paylaşsam...
yağmurlu bir gecede yazıyorum sana
bilirsin severim yağmurlu geceleri
belki başka hayatlarda,
çözeriz bu bilmeceyi...
devamını gör...
son nefeste söylenecek söz
20 yaşında ölmüştüm, şimdi gömülme zamanım...
devamını gör...
