papağanların konuşabilmelerini sağlayan ve bizim karşımızdaki esneyince esnememize neden olan mirror (ayna) nöronlardır.
devamını gör...

manyakmısınız tabiki hepsini okuyorum. kendime şöyle bir sistem kurdum, sözlükte akan her mesajı okuyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir sonraki levelim şu olacak

devamını gör...

bir arkadaşının düğününe yalnız giden tek kişi olmaktır, p*ç gibi kalırsın o takı sonrası fotoğrafında.
devamını gör...

@geç kalan koala yedekte olduğunu anlaman çok kolay, sen iki gün yazmadığında zaten hiç var olmamışsın gibi oluyorsa kadının davranışları , yani yokluğunu sorgulamıyorsa, muhtemelen yedektesin.
daha önce kimseyi yedeğe almadığım için ilk soruna cevap veremeyeceğim.
üçüncü sorun içinse cevabım bence ne yazık ki mümkün değil..

ayrıca erkek arkadaşlara bir öneride bulunmak istiyorum, trip atmak karşıdaki kadın için bir silah haline, ilgi çekme aracı haline ya da çok olağan bir duruma gelmişse lütfen ilişkinizi kesin. akıl sağlığınız için muhtemelen iyi olmayacak. hemcinslerim sizleri gerçekten çok seviyorum ama bazen ilgi manyaklığını ve kontrol manyaklığını çok abartıyoruz. ilk mesajı kimin attığı, kahveyi kimin ödediği gibi konular ilişkilerde önemsizdir. birbirinize ilgi duyduktan sonra uyduruktan teyyare sebeplerle lütfen birbirmizi hayattan soğutmayalım. hepinize sağlıklı ve mutlu ilişkiler diliyorum. ayrıca *
devamını gör...

karavanla dünyayı gezmek.
devamını gör...


ingiltere kraliçesi 2. elizabeth'in eşi, edinburgh dükü prens philip vefat etti. 99 yaşındaki prens philip, windsor kalesi'nde öldü.

buradan
devamını gör...


''hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında fırtınalardan geldim sende dinleniyorum.
bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum;
en eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
hiç yumma gözlerini, ışığın eksilmesin,
gündüzüm aydınlığım, ipek böceğim benim!
güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim!
yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin;
ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini, o sakin o yalansız, o kuytu gözlerini... ''

ümit yaşar oğuzcan - gözlerin gözlerimde.
devamını gör...

tatlı sularda yaşayan bir çeşit alg.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

modern dilbilimin en büyük babalarındandır saussure. dil incelemelerinde dizgesel yapıyı temel alan adamdır. öncelike, kendisinin hayattayken pek az eser yayımlamıştır. daha sonra türkçeye de çevrilen 'cours de linguistique generale' verdiği derslerden tutulan muhtelif notlardan olup, ölümünden yıllar sonra yayımlanmış*.

dil, göstergeler dizgisidir sösyo'ya göre.. göstergenin mahiyetine dair söyledikleriyle mevzusuyu temellendirir. dilsel gönderge nedensizdir der. ne demek bu, gösteren(significant) ile gösterilen(signifie) arasında hiçbir zaruri bağ yoktur. yani ben belli bir çiçek için manolya diyorum, ancak buna manolya demem, tacettin dememden daha uygun, daha geçerli anlamına gelmez, böyle bir zaruri bağ yoktur der. kısaca dil, toplumsal uzlaşıdır diyo amca. bazılarına yarı nedenli olur da demiş. mesela çok oturgaçlı götürgeç*. yaptığı işin özüne dair bi isim taşıyan nesneler için bu tanımı yapmış. yapmasa daha iyiymiş.

ek olarak, dilsel ögelerin ancak bir bütün içinde anlamı olacağını söyler. hiçbir kelime münferit olarak anlam içermez. onun bi 'riviere' örneği vardı bununla ilgili. yani ben 'nehir'den bahsedeceksem, derenin, çayın ve türevlerinin ne olduklarını ve aralarındaki farkları bilmem gerekir, demek istiyo.

dizgeler üzerinde daha bir sürü ayrımı var.* modern bilim ve felsefeyi en çok etkileyen analitik düşüncenin temellerini bu ayrımlarla atmış kendisi. meşhur neo-kantçı ernst cassirer şöyle demiş bu konu hakkında: bütün bilim tarihinde, dilbilimin doğuşundan daha büyüleyici bir dönem olmadı.
devamını gör...

"bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?"

goethe tarafından iki haftada yazılmış ve mektuplardan oluşan harika bir romandır. goethe bu romanı yazdığında henüz 27 yaşındaydı. yazıldığı dönemde çok etkili olmuş, intihar vakalarına konu olmuş bu kitap, yazıldığı 1774 yılından beri popülerliğini hep korumuştur.

yayımlandığı dönemde, bütün gençliği etkisi altına almış olan bu roman, birçok intihara da neden olmuştur. 40 tane genç werther'inkine benzer şekilde hayatına son vermiştir. werther'in giymiş olduğu mavi frak, sarı yelek ve çizmeler döneminde moda olmuştur. bu intihar vakaları, daha sonraları werther etkisi olarak adlandırılır. bu etki yüzünden kitap, italya ve danimarka gibi ülkelerde kitap yasaklanmıştır. daha sonra yürütülen bir araştırmaya göre ünlü bir kişi intihar ettiği zaman, intihar oranları neredeyse %12 artmıştır.

kitabın içeriğine gelecek olursak, kitap genç bir ressam olan werther'in, düşsel dostu wilhelm'e yazmış olduğu mektuplardan oluşmaktadır. kitap werther'in lotte'ye duymuş olduğu aşkı anlatır. bu aşk zamanla bambaşka bir noktalara ulaşmıştır. öyle bir noktadır ki bu werther buna katlanamaz ve hayatına son verir. werther'in lotte'ye duymuş olduğu aşk platoniktir. çünkü lotte evlidir. ve werther'in kendisine karşı beslediği hisler onu pişmanlıklara sürüklemektedir. bu durum werther'in gittikçe bu aşkın içinde boğulmasına ve artık bu acıya dayanamamasına yol açmıştır. artık yaşamanın bir anlamı olmadığını düşünen werther, sevdiği kadına mektup yazarak intihar etmiştir.
devamını gör...

mutlu olmayan yazar vardır mı ki? seninle aynı fikirde olan ve yazdığını beğenen insanların varlığını bilmek herkesi mutlu eder.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

midesi hassas olanın iki gün canını alacak eylem.
ne mutlu yiyebilene.
devamını gör...

bayanlar çiçektir’e kadar sabrettiğim için kendimden özür dilemem gereken başlık. aşırı kalitesiz troll kaynıyor burası gerçekten aşırı kalitesiz. 2 gün açıkta kalmış haydari gibi.
devamını gör...

(bkz: sen tam bir turunçgilsin oğlum)

kafa sözlük'e yepyeni bir klişe kazandıran komik videodur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bana göre var olan bir çok özgürlüklerdir. kafamda bulduğum kısıtlamaların çözümü
1)alevilerin ibadeti: bu konuda alevi imamları sünni imamlarla aynı statüde cem evleri camilerle aynı statüde ve yaygın olmalıdır. din kültürü dersi aleviler için farklı sünniler için farklı işlenmeli bu dersler çocuklar arasında ayrım olmaması için online yapılmalıdır.
2)kürt hakları: son 15 yılda kürtlere büyük haklar verilsede bizim ile beraber milli mücadelede kan akıtmış bu ırk ana dilde eğitimi kendi tarihlerini daha yoğun okumayı büyük liderleri olan selahhaddin eyyubi için basılmış yerel parayla ticareti hakediyor.
3)mütedeyyin hakları:türkiyede şeriat isteyen bir kesim var il il seçim yapılsın şeriat çıkan illerde yargıçlar yerine kadılar atansın dini kurallara göre ceza verilsin diğer şehirlerde laik kurallar geçerli olsun mesela bir şehirde aleviler fazla alevi-şii şeriatı sünniler fazla sünni şeriat seküler kesim fazlaysa normal ceza kuralları uygulansın.
4) gayrimüslim hakları:gayrimüslümlerden alınan vergi diyanet işlerine karıştırılmasın diyanet bağış usülü çalışsın. sünniler kendi aleviler kendi hristiyanlar ibadetlerinin bedelini ödesin.
devamını gör...

(bkz: emilia clarke) için izlediğim (bkz: thea sharrock) tarafından yönetilen people's choice favori drama filmi ödülü almış 2016 yapımı filmdir. filmin aynı isimle (bkz: jojo moyes) tarafından yazılan kitabı da bulunmaktadır. * emilia clarke'ın oyunculuğunu beğenirken (bkz: sam claflin) döktürmüş bu filmde. engelli bir bireyi o kadar iyi canlandırmış ki mimikleriyle, konuşmalarıyla sanki gerçekten yaşadıklarını anlatıyor gibi hissediyorsunuz. aşk temalı bir film izleyeceğimi sanarken ötenazi konusu soğuk su gibi çarptı yüzüme. öyle bir çarptı ki uzun uzun düşündüm, aynı durumda olsam ne yapardım diye. çok etkileyici ve gerçekçi bir filmdi.



will'in verdiği karara, lou'yu sevmesine rağmen realist yaklaşmasına çok saygı duydum. hayatındaki her türlü zenginliği geçtim en basiti sevdiğine sarılamıyorken böyle bir hayatı sürdürmek çok acı verici. louisa'yla yaşasaydı bir ömür, onu da kısıtlamış olacaktı. sonunda hüngür hüngür ağladım. bazen hikayeler mutlu sonla bitmez. bu da öyle bir filmdi.


devamını gör...

latince büyük iş anlamına gelen deyiştir. bir sanatçının en önemli eseri için kullanılır, başyapıt manasındadır. çoğu yerde magnum opus olarak da telaffuz edilsede doğrusu opus magnumdur. latincede her zaman sıfat isimden sonra gelir (iş büyük gibi yani). diğer dillerde genelde sıfat isimden önce geldiği için magnum opus şeklinde yazılır ( büyük iş gibi).

bu deyişe örnek verirken hiç oydu buydu demeye gerek yok sadece şu sanırım tam açıklayıcı örnek olacaktır.

türkiye cumhuriyeti, mustafa kemal atatürk'ün opus magnumudur.
devamını gör...

meselenin kökü, başlık parasıdır efem.
başlık parası: evlilik için kızın ailesine ödenen para, mal veya eşya olarak tanımlanır.
toplumsal gelenekler öyle korkunç ki; değer eğer düşük olursa, ortada bir ''kusur'' var demektir. bu sebeple meblağ yüksek tutulmaya çalışılır.
bir ailenin kızları için istediği başlık parası ''onur meselesi'' dir. toplumda statü göstergesidir. bu sebeple az istenmesi mümkün olamaz.
başlık parası sadece belli durumlarda görmezden gelinebilir. bu durumlardan biride berdeldir. böylece toplumun ürettiği bir sorun, yine aynı toplum tarafından çözülmüş olur.
berdel: evlendirilen kadının, genellikle ağabeyi için kurban edilmesi yoluyla, karşılıklı dünür olma olayıdır. kız alırsan, kız verirsin...

tabiki bazı kuralları vardır.
kazançlar;
- başlık parasından kurtulursun.
-güçlü sosyal bağlar. karşılıklı dünür olunca; aşiret gelişir. bağlar sıkılaşır. inanmayacaksınız ama amca kızını isteme hakkı diye bir şey vardır. emmoğlu seni istemez ise; bir başkasıyla evlenebilirsin.
- her iki çiftin her şeyi eşit olmalıdır. oturacakları evden, giyilen gelinliklere kadar her şey nizami ölçüde eşit olmalıdır. düğünler bile aynı anda olmalıdır.
çok vahşi ama eğer kadınlardan birine haksızlık yapılırsa; örneğin kocası döverse, diğeri de dövülebilir. birini aile evine yollarsanız, karşı atak gelir diğeri de geri yollanabilir.

peki ya kayıplar;

mardin bilge köy'de yaşanan olayda 44 kişinin öldürülme olayı berdelle direkt alakalıdır. katiam abip ve sevgi ile halil ve emine berdel nişanı gerçekleştirilir. olayın sevdiği kızın başkasına verilmesine dellenenlerin yaptığı söylenmektedir.
ayrıca katliamdan sonra berdel yoluyla evlenen herkes boşanmıştır. www.haberler.com/bilge-koyu...

berdel konusunun işlendiği yönetmenliğini atıf yılmazın yaptığı, 1990 yılı yapımı bir film vardır. adı berdel olan bu filmde tarık akan ve türkan şoray başrolleri paylaşmaktadır.
filmde; berdel, erkek çocuk kıymeti, çocuk gelin, kuma gibi toplumsal sorunlar anlatılmaktadır.


''hanım'' 5 kez doğum yapmasına rağmen, çok sevdiği kocasına bir erkek veremez. köyün diline düşen koca ''ömer'' karısını çok sevmesine rağmen baskılara dayanamaz. ve kuma getirmeye karar verir. ancak; kuma getirmek için başlık lazımdır. hal böyleyken 15 yaşındaki kızını, kuma getirdiği kadının babasına ''karı'' olarak vererek berdel yaparlar. filmin sonunda ne oluyordu 15 yaşındaki kız'a hatırlamıyorum ...
güzel bir filmdir. tavsiye ederim.



''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim