tengri biz menemen
tanrıya tevekkül ile açlık arasında gidip gelmekten kafası karışmış türk beyanı.
menemen tabi. hem de acılı. şöyle ekmekle sıyırıcan tavanın kenarından kenarından. üff.
menemen tabi. hem de acılı. şöyle ekmekle sıyırıcan tavanın kenarından kenarından. üff.
devamını gör...
bakire olmayan kadınla evlenmek
bu başlık açılırken bir gezegen daha keşfedildi. orta doğunun bu iğrenç zihniyeti var oldukça, biz milim öteye gidemeyiz.
devamını gör...
siyah bez örtülü küp şeklinde binaya tapmak
bazıları şey diyor, "kabeye tapmıyoruz, allah'ı simgelediği için kutsal diyoruz" vs vs...
bakınız putperestlik ikiye ayrılır zaten:
1) doğal veya yapay bir nesnenin direkt ilah olduğuna inanmak ve tapmak.
2) veya o nesnenin tanrı'yı temsil eden ve simgeleyen bir aracı olduğuna inanmak.*
ikinci örnekteki gibi nasıl bir put tanrı değil ama tanrıyı simgeliyor ve ona yönelmeyi ifade ediyorsa kabe de tam olarak aynı işlevi yerine getirmiş olur. madem allah her yerde, neden belirli bir taş yığınına doğru secde ediyorsunuz?
hadi namazın yönü teknik bir mevzu diyelim, onu bir kenara koyalım.
peki kabe'yi özellikle hacer-i esved'i öpmek, ona el yüz sürmek nedir?
bu da mı tapınmayla ilgisi olmayan teknik bir mevzu?
taş kardeşim o, bildiğin kuru bir taş. ne size ne de kendisine bir faydası olamaz , biraz zorlasan kırılır gider yani, ulan daha kendisini bile koruyamaz ki size faydası olsun. bildiğiniz normal kaya parçası, öpüp durmayın şu milyon kişinin tükürüğünün elinin kirinin bulaştığı şeyi. neymiş kutsal taşmış, taşın kutsalı mı olur? kutsal taş dediğin şey puttur.
bu adam, * o kadar uyanık ve o kadar kurnaz bir adammış ki; kendinden sonra da arap milleti para kazansın ve hatta tüm dünyadan insanlar bayıla bayıla koşup gelsinler diye islama haccı şart koymuş.
adam öylesine kuvvetli bir arap milliyetçiliği örmüş ki, bak oluk oluk para akıyor 1500 yıldır elin arabına. bizim ülkemizde neler neler var ama elin kuru çöl bedevisi kadar bile olup pazarlayamadığımız gibi,bir de gelen turisti bile ne yapıp edip kaçırıyoruz.
ve evet kısaca kâbe puttur.
.
bakınız putperestlik ikiye ayrılır zaten:
1) doğal veya yapay bir nesnenin direkt ilah olduğuna inanmak ve tapmak.
2) veya o nesnenin tanrı'yı temsil eden ve simgeleyen bir aracı olduğuna inanmak.*
ikinci örnekteki gibi nasıl bir put tanrı değil ama tanrıyı simgeliyor ve ona yönelmeyi ifade ediyorsa kabe de tam olarak aynı işlevi yerine getirmiş olur. madem allah her yerde, neden belirli bir taş yığınına doğru secde ediyorsunuz?
hadi namazın yönü teknik bir mevzu diyelim, onu bir kenara koyalım.
peki kabe'yi özellikle hacer-i esved'i öpmek, ona el yüz sürmek nedir?
bu da mı tapınmayla ilgisi olmayan teknik bir mevzu?
taş kardeşim o, bildiğin kuru bir taş. ne size ne de kendisine bir faydası olamaz , biraz zorlasan kırılır gider yani, ulan daha kendisini bile koruyamaz ki size faydası olsun. bildiğiniz normal kaya parçası, öpüp durmayın şu milyon kişinin tükürüğünün elinin kirinin bulaştığı şeyi. neymiş kutsal taşmış, taşın kutsalı mı olur? kutsal taş dediğin şey puttur.
bu adam, * o kadar uyanık ve o kadar kurnaz bir adammış ki; kendinden sonra da arap milleti para kazansın ve hatta tüm dünyadan insanlar bayıla bayıla koşup gelsinler diye islama haccı şart koymuş.
adam öylesine kuvvetli bir arap milliyetçiliği örmüş ki, bak oluk oluk para akıyor 1500 yıldır elin arabına. bizim ülkemizde neler neler var ama elin kuru çöl bedevisi kadar bile olup pazarlayamadığımız gibi,bir de gelen turisti bile ne yapıp edip kaçırıyoruz.
ve evet kısaca kâbe puttur.
.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
ben kendi kendimin hakimiyim ve herkesi kendim gibi sanmak suçundan müebbet yedim.
devamını gör...
demir leydi
algoritmayı sevsem mi sövsem mi bilemedim. rütbemin adı. daha sabah hiç bir fikrim yoktu demir leydi ne demek diye. sırf got izledim diye verilmemiştir, o kadar basit değildir dedim. aydınlandım, teşekkürler yeşil evham.
şuan hala nötr’üm rütbem konusunda. süt hırsızı olmak istemem, ütü masamı da paylaşmam. bilemedim.
şuan hala nötr’üm rütbem konusunda. süt hırsızı olmak istemem, ütü masamı da paylaşmam. bilemedim.
devamını gör...
pers mitolojisi
karakterler güçlü bir biçimde ikiye ayrılmıştır. iyi olanlar ve kötü olanlar. bu iyi- kötü anlayışı pers mitolojisinde hikâye, figür ve motiflere de yansır.
pers mitolojisi ve destanlarındaki en ünlü iyi karakter rüstem olarak karşımıza çıkar.
rüstem (veya zaloğlu rüstem) – iran (pers / fars) mitolojisinin efsanevî kahramanıdır. iran şairi firdevsî'nin şehname adlı eserinde büyük bir kahraman olarak gösterilir. rüstem, türk edebiyatında rüstem-i zâl, halk ağzında da zaloğlu rüstem diye tanınır.
iyi figürüne karşı bir başka ünlü figür de despotizmin sembolü olan zahhâk’tır.
zahhâk’ın en önemli özelliklerinden biri de onun omuzlarından bulunan ve onu koruyan iki engerek yılanıdır.
ruhunu ehrimen’e teslim etmekten sakınan merdas’ın oğludur, aynı zamanda baba katilidir. şeytanın ona aşçı kılığında yaklaşarak kendi kötü huyunu ve insanların etini yemesi için güzel bir şekilde onu eğitmektedir.daha sonra ehrimen’in öpücüğü ile iki omzunda siyah iki yılanın çıktığı korkunç bir canavara dönüşmektedir. bu iki yılanın tek yiyeceği her gün iki gencin beynidir, iki gencin başı vurularak beyinleri bu yılanlara verilmektedir. tuhaftır ki firdevsi şahnâme’de sadece bununla yetinmemiş ayrıca bu iki yılanın ortaya çıkmasından sonra zahhâk’tan bazen ejderha olarak da bahsetmiştir. çoğu yerde zahhâk’ı ejderhalarla birlikte bir tutmuştur. zahhâk, avestadaki ejderhaların mutasyona uğramış şekli ya da onun yerini alandır.
pers mitolojisinin en önemli ve büyük kaynağı olan avesta, günümüze kadar gelen en önemli ve kapsamlı pehlevîce olan dînkert, ııı/ıx. yüzyılda yazılmış ve pehlevîce metinlerden oluşan bundehişn, sâsânîler döneminin en önemli tarihi eseri ve şâhnâmelerin temel çekirdeğini oluşturan hudâyinâme ve ııı/ıx. yüzyılda farsçayı, fars edebiyatını ve fars değerini canlandırmak için yazılan şâhnâme gibi eserlerin ortaya çıkmasını sağlayan kutsal kitabın adıdır.
kaynak: pers mitolojisi ve despotizm sembolü zahhâk (link: dergipark.org.tr/tr/downloa... park
makalesi)
fotoğraflar: özhan öztürk pers mitolojisi arşivleri
ekstra olarak diğer mitolojilerden ayıran temel fark pers mitolojisinde birçok hayvanın bulunmasıdır. ejderha,yılan,kartal gibi hayvanlar mitolojinin baş kahramanlarıdır. her geçen gün bu anlatımlara ve millî destanlara konu olan konular gelişmiş; asırlar geçince de doğa üstü özellikler bu hikayelere egemen olmuş ve yetenekli şairlerin dizelerinde kahramanlık efsaneleri olarak işlenmiştir.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
italya'yı yenersek koyacağım lan. risk budur hacılar. sonunda doping yaparken hamile kalan pesmerge nickli hayal gücü doruklarda olan yağız delikanlıyı göreceksiniz.
edit: göremedi. *
edit: göremedi. *
devamını gör...
patlama noktasındaki yazarlar veri tabanı
veritabanının kocaman bir bölümünü dolduracak kadar sıkıldım. o kadar sıkıldım ki sıkılmaktan bile sıkıldım. şu an sokağa çıkıp günlerce eve dönmemek, dağlarda, bayırlarda, kırlarda dolaşmak istiyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
kötü hissediyorum. içimde biraz öfke var, bir o kadar da hüzün.
sebebi ne inanın ki ben de bilmiyorum. doluyum kalbime kadar. insanların kibri, kabalığı, boşboğazlığı, egosu artık sinirime dokunmaya başladı. her yerde varlar. yolda yürürken, markette, otobüste, sözlükte her yerdeler.
özellikle sanal alemde normal hayatında kedi gibi olanlar aslan gibi kükrüyorlar. dev bir ego ve kibirle dolular. nazik ya da kibarsan eğer tepene biniyorlar. düzgünce konuşmaktan, laftan, sözden anlamıyorlar. küstah ve samimiyetsizlik dolu cümlelerini sınırsız kibirle süsleyip koyuyorlar önüne. yemin ederim intihar filan ederler diye korkuyorum yoksa ağlatacağım da onları...hoş onu da yapamam, üzülürüm sonra. niye? kafa yok. ah ailem beni böyle yetiştirmeyecekti ki o patavatsızların hakkından gelecektim.
neyse, bu kadar. derdini seveyim diyenler, ayıp oluyo be. hassas kalpli olmak benim derdim. tedavisi de yok ki. bir de iyi geceler dilerim.
sebebi ne inanın ki ben de bilmiyorum. doluyum kalbime kadar. insanların kibri, kabalığı, boşboğazlığı, egosu artık sinirime dokunmaya başladı. her yerde varlar. yolda yürürken, markette, otobüste, sözlükte her yerdeler.
özellikle sanal alemde normal hayatında kedi gibi olanlar aslan gibi kükrüyorlar. dev bir ego ve kibirle dolular. nazik ya da kibarsan eğer tepene biniyorlar. düzgünce konuşmaktan, laftan, sözden anlamıyorlar. küstah ve samimiyetsizlik dolu cümlelerini sınırsız kibirle süsleyip koyuyorlar önüne. yemin ederim intihar filan ederler diye korkuyorum yoksa ağlatacağım da onları...hoş onu da yapamam, üzülürüm sonra. niye? kafa yok. ah ailem beni böyle yetiştirmeyecekti ki o patavatsızların hakkından gelecektim.
neyse, bu kadar. derdini seveyim diyenler, ayıp oluyo be. hassas kalpli olmak benim derdim. tedavisi de yok ki. bir de iyi geceler dilerim.
devamını gör...
gelinin kız kardeşi
cem yılmaz'a göre gelinden daha süslü olduğu için dikkati dağıtan kızdır.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
aziz milletim. (bkz: recep tayyip erdoğan)
devamını gör...
kitaplardaki cümlelerin altını çizmek
bazı kitaplar o kadar güzel yazılmış ki, "bu insanlar bu cümleleri nasıl nereden buluyor ya" diyerek hayranlıkla okuyorum ve tekrar tekrar okumak için altlarını çiziyorum, ya da bazı durumlar vardır siz 1000 kelimeyle falan belki açıklarsınız ama kitaplarda tüm durumu bir iki cümleyle öyle özetliyor ki hayat gayesi haline getiresin gelir. şuan ki dünyamızda ise bunlar bol bol tweet atılıyor.
devamını gör...
dilimize pelesenk olmuş ayrımcı sözler
bilim adamı. oldukça saçma ama maalesef beş kişiden ikisi (o da belki) bilim insanı tabirini kullanmaktadır.
devamını gör...
güce tapmak
yaşadığımız ülkenin en büyük sorunu bence.
yolsuzluklara, hırsızlığa, adam kayırmaya, haksızlığa. karşı çıktığımız ne varsa içten içe biliyoruz ki elimize fırsat geçse biz de yapacağız. başımızdakiler ise toplumumuzun birebir yansıması. kendimize benzeyeni getirdik başımıza. o güçlendikçe ona daha çok bağlandık.
toplumsal ahlakımız yok. ticaret ahlakımız yok. bütün amacımız daha çok kazanmak. çünkü cebimizdeki para kadar saygın ve değerliyiz. zor durumda olanı ezmek, aşağılamak, haksızca ya da emeksiz kolay kazandığımız paramızla, emeği ile çalışıp kazananı fakir diye aşağılamaktan gocunmayız..bu kazancı elde etmek için güç nerede ve kimde ise onun yanındayız. kurnazlığımızla övünürüz. badem bıyığımız hemen uzayıverir.
bundan 10 sene önce fethullah hocaefendiydi. hazrete kimse laf ettirmezdi. neden? çünkü güçlü olan oydu. devletin içinde devletti. küçük çıkarlarımız için devletimizi sattık. şimdi değişti mi? hayır. güç el değiştirdi sadece. hemen onun yanında yerimizi aldık.
bundan 20 yıl önce bu kadar muhafazakar değildik mesela. muhafazakar iktidarla birlikte kendini ona eklemlemeye çalışan, yeni bir sınıf yarattık. gizli olması gereken ibadetimizi milletin gözüne soktuk ki onlardan olduğumuz anlaşılsın. umreye gidip fotoğraflar çektirdik. camilerin hoparlörleri son ses açıldı ki herkes duysun en çok müslüman biziz. alnımız secdede, aklımız cüzdanda kaldı.
olur da devran döner sermaye el değiştirirse o görüşün de en ateşli savunucusu oluruz bir anda. çünkü çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa onu yaparız. vatanmış, adaletmiş, hukukmuş umurumda değil. ben güçlünün yanında oldukça bana hiç bir şey olmaz.
kimse bu ülkenin kutsal değerleri, milli bilmemneleri diye martaval okumasın. çok iyi biliyoruz ki dinimiz de, imanımız da, milli değerimiz de para.
"güç, yalnızca ahlaken düşük olan insanları cezbeder". (albert einstein)
selam ve dua ile.
yolsuzluklara, hırsızlığa, adam kayırmaya, haksızlığa. karşı çıktığımız ne varsa içten içe biliyoruz ki elimize fırsat geçse biz de yapacağız. başımızdakiler ise toplumumuzun birebir yansıması. kendimize benzeyeni getirdik başımıza. o güçlendikçe ona daha çok bağlandık.
toplumsal ahlakımız yok. ticaret ahlakımız yok. bütün amacımız daha çok kazanmak. çünkü cebimizdeki para kadar saygın ve değerliyiz. zor durumda olanı ezmek, aşağılamak, haksızca ya da emeksiz kolay kazandığımız paramızla, emeği ile çalışıp kazananı fakir diye aşağılamaktan gocunmayız..bu kazancı elde etmek için güç nerede ve kimde ise onun yanındayız. kurnazlığımızla övünürüz. badem bıyığımız hemen uzayıverir.
bundan 10 sene önce fethullah hocaefendiydi. hazrete kimse laf ettirmezdi. neden? çünkü güçlü olan oydu. devletin içinde devletti. küçük çıkarlarımız için devletimizi sattık. şimdi değişti mi? hayır. güç el değiştirdi sadece. hemen onun yanında yerimizi aldık.
bundan 20 yıl önce bu kadar muhafazakar değildik mesela. muhafazakar iktidarla birlikte kendini ona eklemlemeye çalışan, yeni bir sınıf yarattık. gizli olması gereken ibadetimizi milletin gözüne soktuk ki onlardan olduğumuz anlaşılsın. umreye gidip fotoğraflar çektirdik. camilerin hoparlörleri son ses açıldı ki herkes duysun en çok müslüman biziz. alnımız secdede, aklımız cüzdanda kaldı.
olur da devran döner sermaye el değiştirirse o görüşün de en ateşli savunucusu oluruz bir anda. çünkü çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa onu yaparız. vatanmış, adaletmiş, hukukmuş umurumda değil. ben güçlünün yanında oldukça bana hiç bir şey olmaz.
kimse bu ülkenin kutsal değerleri, milli bilmemneleri diye martaval okumasın. çok iyi biliyoruz ki dinimiz de, imanımız da, milli değerimiz de para.
"güç, yalnızca ahlaken düşük olan insanları cezbeder". (albert einstein)
selam ve dua ile.
devamını gör...
rakının iğrenç olması
kendi adıma katıldığım tespit. kokusunu alınca bile kusma hissiyatı yaratıyor. tabii seven için dünyanın en güzel şeyi bile olabilir; yukarıda bu minvalde yazılmış bişiler zaten.
kuzeyli dostlarımızı ise şöyle alalım:
(bkz: bal şarabı)
kuzeyli dostlarımızı ise şöyle alalım:
(bkz: bal şarabı)
devamını gör...
çağımızın hastalığı
gelecek kaygısı ve mükemmeliyetçilik
devamını gör...
bir yazara mesaj at
yazarların hayretle niye yahu diye tepkisine neden olan başlıktır.
devamını gör...
yazarların uğrunda öleceği kişi sayısı
kimse için ölemem.. bir canım var.. o da bana kalsın..
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
every grinko - valse
devamını gör...
