yaşlı insanlar gibi yaşayan gençler
benimdir. hiçbi yere salmayan aileniz olunca pandemiden önce de öyle oluyor sonra da
devamını gör...
ice (yazar)
konuşmayı pek sevmeyen yazar tanesi.
yazılanlar için de çok çok teşekkür ederim.*
yazılanlar için de çok çok teşekkür ederim.*
devamını gör...
ibrahim tatlıses
kafadan vurulmasına rağmen hayata tutunmuş, karakter olarak fecaat ses olarak mükemmel bir şarkıcı.
devamını gör...
ağlayacak kimsesi olmayan insan
ağlamak için birine ihtiyaç duymayan insan. kendi kendine yetebilen insandır belki de. şahsen birine anlatıp ağlamaktan ziyade kendi kendime konuşup ağlarım daha iyi, en azından anlattıklarımı kendime koz olarak kullanamam.
devamını gör...
epsilon (yazar)
nickaltını tabii ki ben açacaktım, söz verdiğim gibi. sanırım gireceğim en uzun nickaltı olacak, neler çıkacak ben de bilmiyorum, bakalım ve görelim.
geçenlerde #1265205 bu tanımını görmemle gittim çaldım kapısını. dedim madem iddialısın bu konuda, göster maarifetilerini. "yarın gel, analiz bitmiş olur" dedi. "sanki kan tahlili yapacak, havalara bak" diye içimden geçirmiş olabilirim, yalan yok*. neyse dediği saatte gittim yanına. ben sanıyorum ki birkaç tanımımı okur sonra küçük bir paragraf yazıp başından savar beni. ulan üşenmemiş gitmiş 980 tanımın hepsini okumuş, yetmemiş üzerine araştırma yapıp da gelmiş. o anlattı ben dinledim, beni bu kadar iyi anlamasına hayretler ettim, bol bol da soru sordum tabii. susar mıyım hiç? he bir de çok fazla peki diyormuşum. afedersiniz beyefendi, ay pardon bayım demeliydim*.
ne ararsanız var bunda. hırsızlık, gıcıklık, yalancılık, manyaklık... her şeyden azar azar biriktirmiş kendisinde, öyle diyor. karışık kuruyemiş tadında bir yazar arkadaşımız kendisi. he bir de kesinlikle çoook alçak gönüllü (!). ben hayatımda böyle alçak gönüllü bir insan ne gördüm ne de işittim. kendisini hiç övmez, övülmeyi de sevmez(!). kendisiyle hiç anlaşamadık bu konuda.
şiir defterimi istiyor. "veremem, içinde sadece bir kişinin okumasını istediğim şiirler var" diyorum. dızlarım, çalarım diyor, yahu başıma bela mısın sen diyorum. evet diyor. ya havle...
hayır bir de cimriii. bir paket sigara borcum var. içinden üç dal verirsin artık diyorum, git kendine yeni paket al diyor. iyi be iyi, istemedik cigaranı.
gıcıklığını saymıyorum bile, beni sinir etmek bir numaralı aktiviteleri kendilerinin. ayrı bir haz alıyormuş sanırım. he bir de şiirlerimi ayıla bayıla okuyor. itiraf et epsilon, birçok konuda oldukça iyisin ama şiir konusunda senden daha iyiyim. ki bunu kendin de söyledin, unutmuş değilim. ayrıca bir gün o şiirleri mutlaka okuyacağım, bundan emin olabilirsin.
şimdi goy goy şamatayı bir kenara bırakırsak, kendisinin de dediği gibi ! o epsilon ve işinde gerçekten oldukça iyi. ben ondan küçük birkaç cümle beklerken gidip 980 tanımımı okuyup üzerine düşünüp, araştırma yapmış. bu yaptıkları yetmemiş olacak ki yaptığı çıkarımları böyle laps! diye yüzüme vurmak yerine sohbetin hiç beklemediğim yerlerinde ağır birer tokat gibi yapıştırdı suratıma. çoğu cümlelesinde "nasıl ya?, sen nasıl bilebilirsin bunları?" düşüncesi ile donup kaldım. uzun uzun da sorguladım cümlelerini. o kadar sohbetimiz arasında sadece 3 falso verdi. üç küçük ayrıntı. bu azımsanamayacak kadar iyi bir oran.
aslında çoğu dediğini adım kadar iyi biliyordum, bunu kendisi de çok iyi biliyor, eminim. kimi söyledikleri kendime itiraf edemediklerim kimi ise bilmemezlikten geldiklerimdi. başka birinden duymam lazımdı belki de bilmiyorum. ama bildiğim bir şey varsa o da bir insan yazdıklarımı okuyarak beni ancak bu kadar iyi anlayabileceği. şiirlerimde gizlediğim ayrıntıları bile fark edip, üzerlerinde düşünmüş. bu bile ona teşekkür etmem için başlı başına bir sebep. çünkü bazıları o ayrıntıları fark edemeyecek kadar* mal. söylediği üç şey aklımdan çıkmıyor bir türlü, nasıl anlamış onları hiçbir fikrim yok. şiirler yazmasam neler olacağını, neden sigara içtiğimi, neden şiir yazdığımı anlayacak kadar derinlere inmiş. hem de oldukça kısa sürede. 980 parçalık bir puzzle misali almış birleştirmiş tanımlarımı. ortaya çıkan manzarayı da detay detay incelemiş. he bir de analizi bitmemiş daha. sanırım 1000 parçaya tamamlayacak, ne yalan söyleyeyim işime gelir*. her şey için teşekkür ederim bayım. dediğin gibi işinde azımsanmayacak kadar iyisin. bazı cümlelerin hala aklımda ve anlaşılan uzun bir süre daha öyle olacak. o şiirler okunacak, bazıları ise yazılacak. borcum borç, o sigara da alınacak ama bulutlar olduğu yerde kalacak*. sen iddialıysan, en az ben de senin kadar iddialıyım. unutma... ayrıca nasıl kazandığını anlatmadan asla kazanamazsın, durum berabere.
geçenlerde #1265205 bu tanımını görmemle gittim çaldım kapısını. dedim madem iddialısın bu konuda, göster maarifetilerini. "yarın gel, analiz bitmiş olur" dedi. "sanki kan tahlili yapacak, havalara bak" diye içimden geçirmiş olabilirim, yalan yok*. neyse dediği saatte gittim yanına. ben sanıyorum ki birkaç tanımımı okur sonra küçük bir paragraf yazıp başından savar beni. ulan üşenmemiş gitmiş 980 tanımın hepsini okumuş, yetmemiş üzerine araştırma yapıp da gelmiş. o anlattı ben dinledim, beni bu kadar iyi anlamasına hayretler ettim, bol bol da soru sordum tabii. susar mıyım hiç? he bir de çok fazla peki diyormuşum. afedersiniz beyefendi, ay pardon bayım demeliydim*.
ne ararsanız var bunda. hırsızlık, gıcıklık, yalancılık, manyaklık... her şeyden azar azar biriktirmiş kendisinde, öyle diyor. karışık kuruyemiş tadında bir yazar arkadaşımız kendisi. he bir de kesinlikle çoook alçak gönüllü (!). ben hayatımda böyle alçak gönüllü bir insan ne gördüm ne de işittim. kendisini hiç övmez, övülmeyi de sevmez(!). kendisiyle hiç anlaşamadık bu konuda.
şiir defterimi istiyor. "veremem, içinde sadece bir kişinin okumasını istediğim şiirler var" diyorum. dızlarım, çalarım diyor, yahu başıma bela mısın sen diyorum. evet diyor. ya havle...
hayır bir de cimriii. bir paket sigara borcum var. içinden üç dal verirsin artık diyorum, git kendine yeni paket al diyor. iyi be iyi, istemedik cigaranı.
gıcıklığını saymıyorum bile, beni sinir etmek bir numaralı aktiviteleri kendilerinin. ayrı bir haz alıyormuş sanırım. he bir de şiirlerimi ayıla bayıla okuyor. itiraf et epsilon, birçok konuda oldukça iyisin ama şiir konusunda senden daha iyiyim. ki bunu kendin de söyledin, unutmuş değilim. ayrıca bir gün o şiirleri mutlaka okuyacağım, bundan emin olabilirsin.
şimdi goy goy şamatayı bir kenara bırakırsak, kendisinin de dediği gibi ! o epsilon ve işinde gerçekten oldukça iyi. ben ondan küçük birkaç cümle beklerken gidip 980 tanımımı okuyup üzerine düşünüp, araştırma yapmış. bu yaptıkları yetmemiş olacak ki yaptığı çıkarımları böyle laps! diye yüzüme vurmak yerine sohbetin hiç beklemediğim yerlerinde ağır birer tokat gibi yapıştırdı suratıma. çoğu cümlelesinde "nasıl ya?, sen nasıl bilebilirsin bunları?" düşüncesi ile donup kaldım. uzun uzun da sorguladım cümlelerini. o kadar sohbetimiz arasında sadece 3 falso verdi. üç küçük ayrıntı. bu azımsanamayacak kadar iyi bir oran.
aslında çoğu dediğini adım kadar iyi biliyordum, bunu kendisi de çok iyi biliyor, eminim. kimi söyledikleri kendime itiraf edemediklerim kimi ise bilmemezlikten geldiklerimdi. başka birinden duymam lazımdı belki de bilmiyorum. ama bildiğim bir şey varsa o da bir insan yazdıklarımı okuyarak beni ancak bu kadar iyi anlayabileceği. şiirlerimde gizlediğim ayrıntıları bile fark edip, üzerlerinde düşünmüş. bu bile ona teşekkür etmem için başlı başına bir sebep. çünkü bazıları o ayrıntıları fark edemeyecek kadar* mal. söylediği üç şey aklımdan çıkmıyor bir türlü, nasıl anlamış onları hiçbir fikrim yok. şiirler yazmasam neler olacağını, neden sigara içtiğimi, neden şiir yazdığımı anlayacak kadar derinlere inmiş. hem de oldukça kısa sürede. 980 parçalık bir puzzle misali almış birleştirmiş tanımlarımı. ortaya çıkan manzarayı da detay detay incelemiş. he bir de analizi bitmemiş daha. sanırım 1000 parçaya tamamlayacak, ne yalan söyleyeyim işime gelir*. her şey için teşekkür ederim bayım. dediğin gibi işinde azımsanmayacak kadar iyisin. bazı cümlelerin hala aklımda ve anlaşılan uzun bir süre daha öyle olacak. o şiirler okunacak, bazıları ise yazılacak. borcum borç, o sigara da alınacak ama bulutlar olduğu yerde kalacak*. sen iddialıysan, en az ben de senin kadar iddialıyım. unutma... ayrıca nasıl kazandığını anlatmadan asla kazanamazsın, durum berabere.
devamını gör...
lüküs
elektrik olmadığı ve elektrik kesintilerinin olduğu zamanlardaki tüp lambasıydı. halk arasında idare de denirdi.
devamını gör...
gaslighting
bir çeşit psikolojik manipülasyon ve taciz yöntemidir.
kaynak
bu duruma maruz kalan insanlar, karşılarındaki kişinin telkinleri ile kendilerini değersiz, önemsiz görmeye başlarlar.
kaynak
bu duruma maruz kalan insanlar, karşılarındaki kişinin telkinleri ile kendilerini değersiz, önemsiz görmeye başlarlar.
devamını gör...
normal sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği
internet üzerinden ufak bir kitap araştırması yapmama vesile olan kampanya. ortaokul türkçe öğretmenimizin okumamızı önerdiği hatta dönem ödevi hazırladığım kitaplara denk geldim. bunun sevinciyle de destek oluyorum. bir çocuğun gülümsemesi günleri güzelleştirecektir.
devamını gör...
gilaburu
çok kötü bir kokusu var. tadıda ekşimsi gibi. deneyecekseniz haberiniz olsun.
devamını gör...
istifa
görevin hakkının verilemediği durumda;
görevine olan sadakati ve saygısı, kendi hırslarından ve bencilliğinden fazla olan kişilerin yapması gerekli olandır.
görevine olan sadakati ve saygısı, kendi hırslarından ve bencilliğinden fazla olan kişilerin yapması gerekli olandır.
devamını gör...
eksi butonunun arandığı anlar
sözlükte küfür kullanılmamasını eleştiren cümlelerde aranılan butondur. hayır kimse size "gel üye olursan istediğin gibi küfredeceksin" diye kandırmadı ki. zaten sözlüğün misyonu bu. bunu bile bile hala neyin eleştirisi anlamış değilim.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
sezen aksu-kış masalı.
devamını gör...
parmesan
orijinal adı parmigiano reggiano olan parmesan peyniri sert ve sarımtırak bir peynir olup salatalarda, risottoda (sebze ve et çeşnileriyle yapılmış italyan plavı) ve makarnalarda çokça kullanılır. parmesan peyniri çoğunlukla parma, reggio - emilia ve modena'da; azınlıkla bologna ve mantovo'da üretilir. üretimi için en az 12 ay bekletilmesi gerekir.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
genel olarak bi olay yok ama bir çocuk gördüğüm de onun bana gülümsemesi dünyanın en güzel tebessüm ettiren olayı oluyor benim için.
devamını gör...
yadsımak
yadsımak, çocukluk dönemlerinde travmatik olaylara maruz kalmış ve bununla baş edebilmenin tek yolunun “yokmuş” , “olmamış” gibi davranmak durumunda kaldığı dönemlerde başlangıç gösterip, bireyin yetişkinlik döneminde de baş edemeyeceğini düşündüğü olaylarlarda bir kaçış mekanizması olarak kullandığı ve ciddi olumsuz sonuçlar verebilecek bir durumdur. çevresi tarafından çoğunlukla algılanmayabilir. var olan durumu önemsemediği ya da “numara” yaptığı oyun oynadığı düşünülebilir. aslında birey bunu yaptığının farkında değildir ve dışardan yapılan hatırlatmalara olumsuz tepkiler verebilir.
devamını gör...
hes kodunu ezberlemek
gerek olduğunu düşünmüyorum. zaten bir yere girerken karekod ile giriş yapılıyor. seyahat için tc kimlik numarası yazınca çıkıyor. ezberlemek boş iş.
devamını gör...
divane kuşu
dünyanın en sadık canlısı olarak anılan kuş türü. diğer bir adıyla albatros kuşu .
devamını gör...
son feci mars
bugün kendisinin doğum günüdür. kutlu olsundur.
devamını gör...
diyetin ilk günü
en mutlu gündür aslında. günler ilerledikçe gerginlik artabilir. ama 21 günü tamamlayan kişi, işin büyük kısmını başarmış demektir.
devamını gör...
