galata'nın penceresinden haliç'e bir bakış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mansur yavaş'ın alışmadığımız derecede insanlara değer vermesi dolayısıyla insanlara umut veren durum.
devamını gör...

qashqai adında şahane bir şarkısı bulunan iranlı sanatçıdır.

şöyle arkama yaslandım, artık dedim: "bu kulağımdan girip tüm vücudumda gezinip, bana müthiş bir keder veren şarkı hakkında bir şeyler söylemem lazım." bu his bir anda geldi çünkü mohsen namjoo'nun birçok şarkısından fazlasıyla etkilenirdim. hatta bende yasaklı bir şarkısı da vardı: shirin. bu şarkıyı, babamın ölümü için gün sayarken, sigara eşliğinde dinlemiştim ve şarkıyı duyduğum anda tüm bedenim kaskatı kesiliyordu. neyse, bu başka başlığın konusu.

qashqai, öyle "açayım da coşayım, gözyaşlarına boğulayım" gibi bir şarkı değil. çok kaliteli; zolf gibi, nobahari gibi. yalnız 3.30 gibi bir dakikadan sonra, bir kadınla birbirlerini tamamlayan bir serüvenin içine giriyor muhsin abi. hem öyle bir yapıyorlar ki bunu, içimdeki kederi, titizlikle örülmüş bir örümcek ağını görür gibi görüyorum. hiçbir şey anlamıyorum, anlamı da benim için önemli değil.

bir şarkı yapmışlar, belli bir yere kadar gayet sakin, yine muhsin abinin kendisinden gelen ince bir keder, bir isyan var ama çok baskın değil. sonra sanki bu isyanına "eh yeter artık bu kadar yalnızlık, bu ağıt için yanıma birisi daha lazım" diyerek birini daha davet ediyor. oradaki hanım abla da gerçekten şahane giriyor şarkıya. bu işi bildiği belli, kime sorsanız aynısını söyler. sonra da muhsin namcu'nun gırtlak şovu ve bu ablanın onu tamamlamasıyla şarkı büyülü bir hal alıyor.

muhteşem şarkı; gerçekten nasıl dinlerseniz dinleyin çok güzel.
devamını gör...

kendilerine ho-chunk diyen ama komşuları potawatomi'ler tarafından, kirli suyun halkı anlamında winnebago denilen, siouan dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
beyazlar geldiğinde wisconsin, minnesota, iowa, illinois civarlarında, bölgedeki algonkin dili konuşan kabileler gibi yaşıyorlardı. onlarla birlikte fransız'larla ticaret yapmış, salgın hastalıklar kapmış ve önce ingiliz sonra a.b.d'ye karşı savaşlar verdiler. salgın hastalıklar ve savaşlar yüzünden topraklarını yavaş yavaş kaybettiler ve her antlaşmayla daha batıya gittiler.
bugün wisconsin ve nebraska'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
devamını gör...

kadın kadının yurdudur. sizi seviyorum.
devamını gör...

latince dilinde belli bir görevi olan ilahi varlık olduğu gibi çok zeki, kafası iyi çalışan, fevkalade yetenekli insan anlamına gelir. bizdeki cin ve cin gibi sözcüğü ile aynı.
devamını gör...

arkadaş olduğuma gerçekten pişman olduğum biri var, onla arkadaş olmazdım.
devamını gör...

sevme beni, uff pislettin her tarafımı
şurayı da yalayayım
çek ellerini üzerimden! gece 3 te mi uyandırayım, sabah 5 i mi tercih edersin? mamam hazır olmazsa bağırırım.
azıcık sana masaj yapayım da kendini sahibim gibi hisset.
devamını gör...

gözlüksüz gözlerinizi kısarak ileriyi görmeye çalışmaktır. merdiven çıkıyorsanız basamağa bastım sanıp sarsılırsınız.
devamını gör...

fizik ve astronomi hakkındaki görüşleri de önemli olan filozof. devinimi bilimsel bir şekilde açıklamak isteyen yunana birkaç dahinin durumu hariç salt mekanik görüş kendini pek hissettirmemiştir. iki fenomen kümesinden hareket edildiği düşünülmüştür: hayvanların hareketleri ve gök cisimlerinin hareketleri. modern bilim insanı için bir hayvanın vücudu çok karmaşık olmasına rağmen makine şeklinde açıklanacak bir biçime bürünmüştür. her yeni keşifle birlikte canlı ve makine arasındaki uçurum azalmaktadır. cansız devinimleri hayvanların devinimlerine benzetmek yunana daha doğal görünür. bir çocuğun canlı hayvanları diğer şeylerden kendi başına hareket edebilmeleriyle ayırması gibi bir özellik yunanlara ve özellikle aristoteles'e genel bir fizik teorisinin temeli gibi göründü. gök cisimlerine gelince; gök cisimlerini ilahi kabul etmeyen bir filozof yunanlara özgü düzen ve geometri sevdasına sahip bir ilahi varlığın iradesinin bir sonucu olarak onların hareket ettiğini düşünürdü. her hareketin kaynağı iradedir: dünyada insan ve hayvanların iradesi gökte ilahi varlığın iradesi. ilki değişken ikincisi değişken olmayan bir iradedir. değişmeyen irade düzenli hareketi, değişken irade düzensiz hareketi doğurur. aristoteles'in imgesel arka planı bu şekildedir.
aristoteles'te "fizik" kelimesinin ayrı bir anlamı var. dilimize "doğa" olarak çevrilir(physis) ama bu bizim ona atfettiğimiz anlamdan ziyade "bir şeyin uğruna var olduğu amaç" olarak aktarılır ve böylece teleolojik bir anlama sahip olur. bazı şeyler doğası gereği vardır, bazılarının farklı nedenleri bulunmaktadır. hayvanlar, bitkiler ve elementler doğası gereği vardır; içsel bir devinim(hareket, ebat, yer veya nitelik değiştirme) ilkesine sahiplerdir. şeylerin bu türden bir iç ilkeleri varsa bir doğaları vardır. "içlerindeki bir ilkeden kaynaklanan sürekli bir hareketle bir amaca ulaşan şeyler doğaldır." aristoteles, empedokles'in zorunluluk, amaçsızlık ve en güçlü olanın hayatta kalması gibi öğretilerine karşı çıkar.
devinim onun anlatımına göre potansiyel olarak var olanın gerçekleşmesidir ancak bu herşey bir yana yer değiştirmenin göreliliğiyle bağdaşmaz(a, b'ye göre hareket edince, b de a'ya göre hareket etmez mi?). modern fizikte hiçbir "amaç" kavrayışının yararlı olmayacağı ve bir devinimin göreliliği dışarıda bırakarak ele alınamayacağı görülmüştür.
aristoteles'e göre zaman "sayılamaya" olanak veren devinimdir. ona göre zamanın ruhsuz var olup olamayacağından söz etmek mümkündür. çünkü sayacak kimse olmadıkça sayılacak birşey de olmaz ve zaman sayılamayı gerektirir. ona göre bazı şeyler zamanda olmamak anlamında öncesiz-sonrasızdır(sayı gibi şeylerden bahsediyor olabilir). devinim hep vardı ve hep olacaktır; çünkü devinimsiz zaman olamaz ve her yunan filozofu zamanın yaratılmadığını kabul etmiştir(platon hariç). burada hristiyan aristotelesçiler kutsal kitaplarına dayanarak ona karşı gelmek zorunda kaldı çünkü incil evrenin başlangıcı vardır diyordu. ayrıca doğrudan dairesel devinime neden olan bir "hareket etmeyen hareket ettirici" vardır. işte bu ilk hareket ettiricinin parçaları ya da büyüklüğü yoktur ve dünyanın çemberindedir.
şimdi gökyüzü ile ilgili görüşlerinden bahsediyorum: ayın altındaki şeyler üremeye ve çürümeye tabidir. ayın yukarısında hiçbir şey üremiş değildir ve yok edilemez. dünya küre şeklindedir ve evrenin merkezindedir. ayaltı alanda herşey dört öğeden oluşur. ateş, su, toprak, hava. gök cisimleri ise bunlar dışında başka beşinci bir öğeden oluşur. yeryüzündeki şeyler doğrusal, gökyüzündekiler dairesel hareket eder. gökyüzünün mükemmel bir küreselliği vardır ve üst bölgelere gidildikçe ilahilik artar. gök cisimlerinin devinimleri bağlı oldukları kürenin deviniminden kaynaklanır. dört öğe birbirinden türemiştir; ateş mutlak olarak hafiftir, toprak mutlak olarak ağır. hava hafif ve su ağırdır.
bu görüşler tabii ki sonraki çağların bilimine binbir güçlük çıkardı. örneğin yeryüzü cisimleri doğrusal hareket ettiği için ateşlenen bir merminin yatay hareketinin bittiği anda aniden yere doğru dikey olarak düşeceği varsayıldı. galileo, kepler ve kopernik teorilerini geliştirirken aristoteles'le de savaşmak zorunda kaldı.
devamını gör...

sabahattin ali-değirmen kitabını okumaya devam ediyor olacağım etkinlik sayesinde.kendi adıma teşekkür ederim bu güzel fikir için.
devamını gör...

yazılanların hepsini okudum. hemen hemen herkes iş yerinde uğradığımız psikolojik terör olarak tanımlamış. ek bilgi vermek isterim;

mobbing eşittir zorbalık:

konunun iki başrolü vardır:

- zorba
- kurban

hayatımızın her alanında, her yaşta ve her zaman ortaya çıkabilecek bir şiddet türüdür. uygulayan şahıs belli bir amaç gütmeksizin, sırf kendisi eğlendiği için karşısındakini yerebiliyor. hadsizce ve sınır bilmeksizin, sizin canınızın acımasını veya yıllar sürecek travmalar kalır mı diye umursamadan uygular eylemi.

mobbingin belli başlı çeşitleri:

- sözel mobbing:

sözel olanda her hangi bir fiziksel yaralanma söz konusu değildir. bir insanın diğer insana ettiği hakaretler, sataşmalar diyebiliriz. fakat her kırıldığımız cümleyi de “mobbinge uğramak” olarak adlandırılamayız.

sözel örnek olarak:

“t-shirtün güzelmiş, çöpten aldın sanırım?”
“çok şişmansın.”
“ödevini özenle yapsan ne olacak, doktor mu olacaksın başımıza?”

veya başka bir ülkeye taşındığınız da:

“geldiğin yere geri dön lanet olası yabancı olarak tanımlayabiliriz.

- sözel olmayan mobbing:

sosyal veya asosyal olarak uygulanandır.
birinin senin taklidini daha “çirkin” mimiklerle yapması,
sen sınıfa girdiğinde herkesin susması,
yanındaki sandalyenin hep boş bırakılması,
çağırılmadığın partiler gibi örneklerle izole edilmendir.

- fiziksel mobbing:

küçük bir itip, kalkma olarak başlayıp senin sınırının nerede olduğunu belirleme amaçlı uygulanan terörize eylemidir. güç denemesi de diyebilirim. zamanla o küçük ittirip kalkmalar, çelmeler daha da kuvvetlenebilir. sen sustukça çoğalacaktır. burada amaçlanan seni kendi arkadaş çevrende rezil edip, aşağılamaktır.

siber mobbing:

(bkz: en sevdiğiniz)
(bkz: linç kültürü)

en bilinen mobbing türlerinden biridir. sözlüklerde, diğer sosyal medya platformlarında görülür. şahsa yönelik tüm “kötü” * eleştiriler, yorumlardır.

- seksüel mobbing:

en ağır çeşittir. burada bilindik seksualite* kapsam dışıdır. anlam, güven ve istek dışı olup hem sözlü hem fiziksel uygulanandır. kurbanın fiziğine karşı yapılan sözel seksuel eleştiri ve/veya istek dışı olan onur kırıcı dokunuşlar ve/veya zorla öpmeye çalışmaktır. herkesin içinde porno videosu oynatılması kurbana yönelik özel hayata saldırıya girer.

kurbanlara bir de tavsiye vermek isterim;

- susmayın, boyun eğmeyin, utanmayın!

en yakın merciden destek almaya bakın ve her ne kadar zor şeyler yaşamış olsanız dahi, sizi bir zorbaya dönüştürmelerine izin vermeyin. esas olan iyi kalabilmektir.
devamını gör...

en son memleketim güney afrika cumhuriyeti'ndeydi. büyük ihtimal hergün binlerce kişinin kaçak giriş çıkış yaptığı zimbabve'ye gitmiştir.
devamını gör...

benim öğrencilik yıllarımda internet yok gibiydi, youtube yoktu falan. şimdiki erişim ağı o zamanda olsaydı gerçekten büyük bir zevkle ders çalışırdım. bir kitap bulacağım diye saatlerce akmar pasajı gezerdim. çoğu zaman bulamaz gider ikinci el, içi yazılmış kitaplarla idare ederdim.
her bilgi elinizin altında gençler. internet koca bir kaynak. açın interneti, iyice sömürün, bütün gerekli bilgiyi bulacaksınız kesinlikle.
havalar da serin gidiyor. açın camları, püfür püfür essin, aralıklarla çalışın. önemli olan ne kadar çalıştığınız değil, ne kadar kavrayabildiğinizdir.
hepinizi pırıl pırıl gençlersiniz. gönlünüzü ferah tutun, başaracaksınız. bozmayın moralinizi lütfen.
devamını gör...

benim bu ve bu nedenle hayatımın en büyük travmasını yaşamıştım.
bir sosyal medya uygulamasından tanışmıştık. beni tanıyorsunuz; gayet kibar, iyi kalpli ve narin bir insanım. her zaman böyle olduğum için hemen buluşmak istemiyorum, iyice konuşup hem tanımak hem de tanınmak istiyorum. yaklaşık beş yıl konuştuktan sonra buluşmak için daha çok fularlı entellerin tercih ettiği bir mekan için sözleştik. ben, o' nun prensi olduğunu düşündüğüm için garajdan bu günler için sakladığım beyaz atımı çıkarttım ve yola koyuldum. uzun bir aradan sonra mekanın önüne geldim ve atımı valeye teslim ettikten sonra içeriye girdim. herkesin gözü benim üzerimdeydi; yakışıklı ve karizmatik bir erkek olduğumu biliyordum lakin bu kadarı benim için fazlaydı çünkü adeta taciz ediliyordum. prensesimin bulunduğu masaya doğru ilerlerken; prensesim masadan kalktı ve at ne ya at ne ya diye bağırmaya başladı üstüne bana da bir tokat attı ve gitti.
devamını gör...

koskoca pavlov'un göbeği'ne pazarlık yaptırır. hem de yoldaş'la. *

9 mayıs 2021 kafa store indirimi
devamını gör...

yine de, sevgili ve saygılı -tabii ki geneli kastetmiyorum- özellikle akp üyesi kadınlarımızın, lebaleb kongrelerde, kendini parçalayarak parti bayrakları sallayacağına, 'mabadının kılı bile olamayız' diyeceğine maalesef emin olabiliriz. yazık şu millete, yazık kadınlarımıza. toplumca bir yanımız, diğer yarımız, yine eksildi, yine kaybetti işte...
devamını gör...

tarçın, layla, şila.
devamını gör...

açtım bir ufak uzaklaşıyorum dünyanın keşmekeşinden; sendeyiz güzel nickli güzel insan.
devamını gör...

kamyonlar kavun taşır ve ben
boyuna onu düşünürdüm
kamyonlar kavun taşır ve ben
boyuna onu düşünürdüm
niksar'da evimizdeyken
küçük bir serçe kadar hürdüm
sonra âlem değişiverdi
ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak
sonra âlem değişiverdi
ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak
mevsimler ne çabuk geçiverdi
unutmak, unutmak, unutmak
anladım bu şehir başkadır
herkes beni aldattı gitti
anladım bu şehir başkadır
herkes beni aldattı gitti
yine kamyonlar kavun taşır
fakat içimde şarkı bitti

şeklinde cahit külebi şiiridir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim