''overlok makinesi ayağınıza geldi''.
devamını gör...

öve öve bitiremedikleri, zarar gördüğünü söyleyerek istanbul sözleşmesinden çekildikleri , toplum sağlığı için olmazsa olmaz dedikleri yapı.

şu an yavaş yavaş değişiyor olsa da bunların korumak istedikleri türk aile yapısı tamamen emek sömürüsü ve güçlü-ezilenler ekseninde kurulmuştur. erkeğin eline tutturduğu değnekle çürük ahlak anlayışlarını koruma görevi verilmiştir. insan haklarına aykırı olan birçok eylem aile içinde normalleştirilmiştir. bu yapı dayağı hakettiğini düşünen kadın ve çocukları yaratmayı dahi başarmıştır.

bu yapının gerçek yüzü sabah kuşağı programlarında, gazetelerin üçüncü sayfalarında ve adliye koridorlarında kendisini gösterir. çürüktür. mide bulandırır.
devamını gör...

milli görgüsüzlüğümüzün jest yapma arzusuyla hemhal olmuş versiyonu. ne kadar çok, ne kadar büyük, ne kadar pahalı o kadar iyi değildir arkadaşlar. daha ince düşünmek lazım.
devamını gör...

silinmelidir. devletin görevi öğrenciyi borçlandırmak değil, öğreciye olanak sağlamaktır. devasa holdinglerin milyonlarca dolarlik borçları defalarca son 10 yılda silinmiş.bu durumda ben çektim onlarda çeksincilik gereksiz.bu kafa gelişimin önundeki en büyük engel.
devamını gör...

masallarda da cadılar, üvey anneler, kötü kalpli kız kardeşler var ama her zaman prenses ve periler kazanır.
devamını gör...

okuması 2 dakika sürecek bir tanım yazmak için 1 dakikan var.

orijinali için (bkz: çözmesi 2 dakika sürecek bir labirent çizmek için 1 dakikan var. / inception )
devamını gör...

asıl bu başlığı açanın avrupa’da herhangi bir ülkeye adımını dahi atmadığına eminim. bilen böyle konuşmaz. avrupa’da hakkın korunur kimse burda olduğu gibi rahat rahat gelip rahatsız edemez seni. en önemlisi kendini güvende hissedersin orda. evet avrupa bir şey değil çok şey.
devamını gör...

gündem olmak için yapılan saçmalıklar.
devamını gör...

günümüz türkiye'sine ulaşmak için ortadan kaldırılması gerekenler listesinde ismi en üstlerdeydi. 90'ların başında kaotik olayların yaşanması bir yazarın kitabından çıkabilecek kadar distopik olsa da tamamen gerçek olmasına rağmen yaşananlara zamanla alışmamız daha da distopik bir ruh haline giren bir vatandaş profili çıkardı ortaya. insanlar gerçekleri kurtlar vadisi'nden öğrendiğini sanarak uğur mumcu ve kitapları hiç var olmamış gibi yaşadılar. ve ne gariptir ki vatandaşın bu duruma getirileceği tespitini yıllar öncesinden yapmıştı.
devamını gör...

insanın iyiyi ve güzel olan hatırlayıp canlı tutma isteğinden ötürü olsa gerek sık sık çocukluğumu anımsarım. sobaya ıslak saçla eğilince damlayan suyun çıkardığı çıtırtıları, kardeşlerimle hep birlikte sıkış tepiş aynı odada kalmayı, en sevdiğim arkadaşımla atıldığımız küçük çaplı maceraları, okulların açıldığı dönemlerde ablama kitaplarımı kaplaması için yalvarışlarımı (renkli ve desenli olanlarından alındıysa bir de benden mutlusu yok)...

tüm gün oyun oynanır akşam ezanı okunmadan 1 saniye önce bile eve adım atılmazdı. aileden 25-50 kuruş para alınabildiyse koşarak heyacanla bakkala gidilirdi. * çok bir şeye sahip değildim ama en mutlu günlerimi de o zamanlar yaşadım şüphesiz. can sıkıcı şeyler yok muydu? ooo gırla... ama çok da önemli değildi işte. o gün arkadaşlarınla gönlünce oyun oynayabildiysen gerisi tırı vırıydı. evde bilgisayar varsın olmasın, olan başka bir arkadaştan izlenirdi buz devri. her gün abur cubur yemesek de olurdu, yediğimiz günün kıymeti 10 katına çıkardı. komşunun yaptığı mangalın kokusu duymamazlıktan gelinirdi, yeter ki annen üzülmesindi.

öyle bir şey ki her şeye rağmen çok güzeldi. anımsayınca insana başka bir mutluluk getirse de tekrar oraya dönemeyecek olmanın verdiği hüzün de bir burukluk yaratıyor. sonuç olarak yüzünde buruk bir gülümseyle öylece kalıyorsun. hani o umut elini uzattığın pencereden zamanı bükebilir tekrar o günlere dönebelirsek orada bir yerlerde sıkışıp kalalım, geri dönmeyelim.
devamını gör...

honda'nin luks sinifinda urettigi otomobil markasidir. 35 senelik bir gecmisi vardir. japonlarin "luxury car" sinifinda uretilen ilk markadir ayni zamanda. tipki lexus gibi en cok satilanlar listesinde her zaman en top siralardadir. marka genel itibariyla alman uclusune gore daha cuzi fiyatlarda satilir. en pahali arabasi sport car sinifindaki nsx modelidir. hemen hemen lexus'la ayni tabandadir. hatta bu iki marka birbirlerine iki ezeli rakiptir. tipki lexus gibi kaliteli, uzun omurlu, masrafsiz, ikinci el araba piyasasinda degerli gorulen bir araba markasidir. tek dezanvantaji teknolojisi yeni donem araclarin gerisinde kalmasidir (yine de hemen hemen her modeli sinifinin en iyisi secilir). bununla beraber yine lexus gibi araclarinin hybrid modelleri bulunsa da full elektirikli bir araba modeli henuz bulunmamaktadir. markanin en onemli silahi sadece kendisine ait olan sh-awd (super handling awd) sistemidir. bu sistem yolun durumuna gore tekerleklere guc dagitimi yapar, geleneksel awd sisteminden cok daha guclu bir sistemdir. ozellikle virajli yollarda ve kis kosullarinda farkini cok net hissettirir. markanin suv sinifinda bulunan mdx modeline ekstra bayiliyorum. surumu inanilmaz kolay ve keyifli bir arac. piyasaya bir kac ay once cikardiklari 2022 modeli zaten tam bir efsane...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kusura bakmaaa seni unutamadım bu benim hataamm ne yapsam olduramadım alevv aleev yanıyor can kafesiiim kesiliir nefesim seni unutamadııım
devamını gör...

birkaç ay öncesinden bir çizim.
sene boyu durup yaz tatilinde defterle kaleme sarılan biriyim maalesef
resimag.com/p1/9f364a3edef9.jpeg
devamını gör...

en az üç ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür. divan şiirinde sıkça kullanılmıştır.

örneğin,

her işte lazımdır emek
onurludur alın terini silmek

bu dizelerde, redif oluşturacak ek veya sözcük yoktur. “mek” sesleri zengin uyağı oluşturmuştur.

tahammûl mülkünü yıktın hülagû hân mısın kâfir
amman dünyayı yaktın ateş-i suzân mısın kâfir

bu beyitte, “mısın kâfir” sözcükleri anlamca özdeş olduklarından rediftir. “ân” sesleri iki ses gibi görünse de “â” sesi “aa” şeklinde iki ses kabul edilir. dolayısıyla, “aan” şeklinde üç ses olduğu görülür. bu zengin kafiyedir.

kaynak: türk dili ve edebiyatı notlarıdır. bana ait değildir.

edit: yazım yanlışı.
devamını gör...

hiç kimseyi takmamak.
devamını gör...

asıl burada yalnızca eğitim durumu üniversite seviyesindeki insanlarla bir komün oluşturulmak istense sözlük saman alevi olur.

ayrıca sözlük dediğin toplumun aynası olmalı, bir sürü farklı sosyo-ekonomik durumdan insanı okumak çok daha keyifli. bazen çok fazla streotype sıkıcı gelebiliyor fakat yalnızca üniversite mezunu insanlarla yazmak eminim çok daha kötü olurdu.

itü sözlük, metu sözlük orada duruyor çok istiyorsan oraya git kimse burada silah zoruyla yazmaya zorlanmıyor.
devamını gör...

yaşayan bir bedenin içinde ölen bir ruhun hayatını okudunuz.
devamını gör...

woman in the dunes ismi ile de bilinen japon sinemasının efsane yönetmenlerinden hiroshi teshigahara'nın karanlık ve kasvetli bir filmi. kobo abe’nin kitabından uyarlanan ve abe'nin gerim gerim geren hikayesini beyaz perdeye ustaca yansıtan teshigahara ustalığını konuşturmuştur. filmin başrollerini eiji okada ve kyoko kishida oynar hatta oynamaz yaşarlar kyoko kishida'nın bu filmden sonra psikolojik destek aldığı bilinmektedir.
filmin konusuna gelecek olursak:

film, bir entomolojist olan niki'nin böceklerini araştırmak adına bir bölgeye gitmesiyle başlar. niki elinde tuttuğu asasını aradığı böcek türlerinden birini bulmak umuduyla kuma saplar. çok geçmeden kum renginde bir böceğe denk gelir. birçok denemenin ardından böceği yakalamıştır. böceği küçük cam tüpe atar. aslında bu kısmın filmin ana hikayesinin başlangıcı olduğunu çok sonradan anlarız. yakalayamadığı böceklerden ötürü zamanın nasıl geçtiğini anlayamayan niki son otobüsü kaçırdığını fark eder. ona kalacak yer bulma konusunda yardım etmek isteyen bir adamın yardımıyla ıssız ve harabe bir eve yerleşir. ev bir çukurun ortasında yapayalnızdır. kumların ortasında, çürümüş olan eve inmek bir merdiven ile olmaktadır. evde film boyunca adını hiç duymayacağımız bir kadın ona ev sahipliği yapar. evin içerisine rüzgarlarla beraber sürekli kum dolmaktadır. niki yemeğe oturduğunda su içtiğinde hatta tuvalete gittiğinde dahi tepesinde sabitlenmiş bir şemsiye kuma bulanmasın diye onunla beraberdir. yüzlerine örtündükleri siyah kumaş ise gece uyudukları sırada ağızlarına kum girmesin diye olmazsa olmazlardandır. kumlu ve rüzgarlı geçen ilginç bir gecenin ardından niki yaşadıklarını anlamlandıracak ve anlayacaktır . niki hiç bilmediği bir yerde hiç tanımadığı insanlar tarafından alıkonulmakta ve kurtuluşu aramaya başlamaktadır.çığlıklarla yardım isteyen niki zamanla işin hiç düşündüğü gibi basit bir şey olmadığını çözmeye başlar.çünkü tek o değildir alıkonulan. kadına sorduğu hiçbir sorudan ne bir cevap ne de kadının desteğini alamaz.
kadının yemek masasında niki'ye söylediği kum her şeyi çürütür. sözü çok doğrudur. kum evleri eşyaları çürütürken aynı zamanda kadının umutlarını da çürütmüştür. kadının dünyası o çukurdaki virane ev ve kum küremek olmuştur. arada bir niki’nin oraya gelmesine sebep olan adamın ziyaretlerinde kadın değişik bir insan karşısına çıkar ama hepsi budur

1 ay 19 gün olur niki o çukura ister istemez alışmaya başlar. niki her başarısız kaçma deneyiminin ardından daha sakinleşmiştir. ama kadının kum küreme arzususunu bir türlü yenemez ve yukarıdaki adamın otoritesini aşamaz bir türlü . hep en başa döner. hep en başa döner. bu çaresizlik ve rutin hayat sırasında ,kadın ile erkek arasında cinsel çekimde olur. kadının bu cinsellikten beklentisi niki'yi yanlızlığına ve her şeyi olan evine ortak etmekken, niki'nin beklentisi kadını kendi tarafına çekip bu çukurdan çıkmaktır. bu çekimden faydalanmak isteyen köy sakinleri çukurun içerisinde duran ümitsiz niki ve her koşulu kabullenen kadının gözlerinin önünde birlikte olmalarının karşılığında dışarıya çıkmalarını izin verebileceklerini söylemişlerdir. tutsaklık hissinden bıkan ve özgürlüğüne kavuşmak için çıldıran niki aklına uymasada boyun eğmiş ve kadınıda ikna etmiştir.

kum her şeyi çürütür. aslında filmi özetleyen cümle budur. vicadanları bile.
devamını gör...

virginia wolf bunu deneme kitabında çok güzel açıklamıştır. şartların eşitsizliği karşısında ortak bir başarı beklemek saçmadır. kadın edebiyat, felsefe, tarih ve aklınıza gelen birçok şeye çok geç başlamıştır. elbette bu, daha çok zorlanma yaşatmıştır kendisine. tuhaftır, virginia kitabında kadın yazarların kitabını okurken bile o zamanki erkek yazarların gözlerinden kadın yazarları bize gösteriyordu. ve durum hala hiç de farklı değil, yine kadının yazın dünyasında başarılı olmayacağı düşünülüyor, aşağılanıyor büyük bir kesim tarafından. ancak kadınlar yine de buna boyun eğmiyor, eğmeyen birçok kadın gördüm. eminim ki siz de görmüşsünüzdür. o zaman aklınıza virginia'nın da dediği gibi şu sözü getirin: eğer shakespeare'in bir kız kardeşi olsaydı ve abisinin yolundan ilerleseydi, hayatı çok uzun sürmezdi. hatta yaşamı intihar ile sonlanırdı.
devamını gör...

osmanlıca bir kelimedir.
âsîler, isyan edenler , baş kaldıranlar mânâsına gelir.
resimag.com/p1/f33dc764e84a.jpeg
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim