fazıl say.

onun kadar büyük ama değeri bilinmeyen bir sanatçı yoktur.
kendisi dünyaca ünlü bir sanatçı çok yetenekli ama değerini bilmiyoruz.
devamını gör...

benim ruhsar'ım uykusuzkahve idi. çok özledim, umarım geri dönersin, ruhu güzel olan yazar!
devamını gör...

işte sosyal belediyecilik anlayışı. iktidar zaten işsizlik içerisinde harap ve bitap düşmüş gençlerin, özel sektörde sendikalaşma olmadığı için sömürülen yığınların umudundan beslenmek isteye dursun gençlerin gönlünü fetih edenlerede selam olsun.
devamını gör...

dünyada iz bırakacak bir hareket yapmak ve isminin unutulmaması.
devamını gör...

dönemin enerji ve tabii kaynaklar bakanı taner yıldız ülkemiz genelinde kahvehanelerin sayısının 700.000 civarında olduğunu açıklamıştı. pandemi öncesi bu rakamın epey yükseldiği ve kahvehanelerin günün hemen her saati kalabalık olduğu sosyal medyada dile getirilmişti. pandemi döneminde bile kahvehanelere gitmek için olmadık yollar seçenler çok.
neden gidiyorsunuz diye sorulduğunda
"gönül ne kahve ister ne kahvehane
gönül sohbet ister, kahve bahane" demeleri olası. en çok konuştukları konular ise futbol, kadınlar ve siyaset.

2020 yılında ülkemizdeki toplam cami sayısını 84.684 olarak açıklayan diyanet işleri başkanlığı verilerine göre ilk 5 sayıdaki iller şunlar:
3499 – istanbul
3223 – konya
3152 – ankara
2738 – samsun
2595 – kastamonu
"caminin güzelliği sadeliğinde, süsü ise cemaatledir."
pandemi döneminde camiler epey tenhalaştı. pandemi öncesi cami imamları cuma ve bayram namazları dışında camilerin tenha olduğunu birçok kere vaazlarında dile getirmişti.
eski zamanlarda cami ile birlikte okul, kütüphane, aşevi, sağlık ocağı da yapılırmış. camiye gelenlerin çoğu kütüphanelerde kitap okurmuş.

türkiye istatistik kurumu verilerine göre ise sadece 1.182 tane halk kütüphanesi bulunuyor.
resmi okul, özel okul, özel kurs, üniversite kütüphanelerinden halkın faydalanmasında güçlüklerle karşılaşılıyor.
bir kütüphane, bir cezaevi kapatır -seneca.

milli eğitim bakanlığı 2020 yılında ülkemizdeki toplam okul sayısının 68.589 olduğunu; binlerce yeni okula ihtiyaç duyulduğunu ve eski binalı okulların depreme karşı güçlendirme çalışması yapılması gerektiğini açıklamıştı.
okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, türk milleti, türk sanatı, türk iktisadiyyatı, türk şiir ve edebiyyatı bu güzelliklerle gelişir – atatürk.
devamını gör...

günaydın sözlük,
sabah sabah kendimi ayı poposu ellemiş gibi hissediyorum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanların özel hayatına saygısı olmayan, kendi doğrularını dayatmaya çalışan kişi.
devamını gör...

sanıldığı gibi sadece kötü yakıştırmalarla yaftalanmaya maruz kalan insanlarda görülmez. doğada farklı türlerdeki hayvanlarda eşcinsellik ve eşcinsel davranışlar görülür. doğada eşcinsellik yok, doğaya aykırı savını geçiniz o nedenle. özellikle birçok farklı kuş, kuğular eşcinsel olmalarıyla tanınan hayvanlar. ayrıca yunuslar, penguenler ve bazı maymun türleri de dahil olmak üzere pek çok canlı eşcinsel birliktelikler yaşıyor.
devamını gör...

otomobil ve hava yolu şirketleri bu piyasalara örnek verilebilir. ülkemizdeki piyasalar genellikle oligopol piyasalarıdır.
devamını gör...

ankara’da yıllarını geçirmiş bir insan olarak yüzlerce tiyatrocu, oyuncu, politikacı, şarkıcı, dansçı, yazar vb. ile mekanlarda denk gelip selamlaştım, ufak sohbetler ettim. çok özel olanları vardır (haluk levent ile kahve içmem, athena gökhan’ı meclis parkındaki havuza geyik olsun diye atmam, göksel’i bir konser sonrası taksiye bindirmem, nihat genç ile siyaset, bedri baykam’la sanat konuşmam, bedük ile arjantin caddesi’ndeki bir mekanda neredeyse ağız yüz kavga etmem vb.) fakat bir tanesi bende çok özeldir.

nasıl oldu, nasıl denk geldi bilmiyorum ama “bir delinin hatıra defteri” isimli oyundan çıkmış eve gitmeden bir kaç kadeh bir şeyler içmek için tunus caddesi’ndeki zodiac pub’a girmiştik yanımdaki bir arkadaşımla. (sahibi tanıdığımız olduğundan, mekan kapalı olmasına rağmen laflıyorduk içeride.)

biz sohbet ederken erdal beşikçioğlu da kulisi bitirmiş yanında 2 arkadaşıyla zodiac pub’a gelmişti. (onlar da mekan sahibini tanıyormuş.) birden bire bir sohbet ortamı doğdu. daha bir saat önce canlı izlediğimiz oyun hakkında kritikler yapmaya başlamıştık.

tanışma, tiyatro, sanat, siyaset, toplum, geyik, sohbet derken konu nasıl oldu da sucuk ekmeğe geldi bilmiyorum ama bilen bilir zodiac pub’da mekanın içerisinde şömine vardı eskiden. (belki hala vardır.)

muhabbet birden bire ciddiye bindi ve nasıl ayarlandı bilemiyorum gecenin o vakti, o kafayla bir şekilde hazırlıkları yaptık ve şöminede erdal beşikçioğlu herkese elleriyle sucuk ekmek pişirmişti. biz o 5 kişi neredeyse sabaha kadar sucuk ekmek yiyip sohbet etmiştik. gerçekten eşsiz bir ortamdı.
devamını gör...

n'apalım arkadaşlar yazar olmak için beklerken yaşlanalım mı.

t: düşen kaliteyle birlikte gayet mantıklı olan hareket.
ne güzel karalıyoruz işte.

edit: ayrıca oradaki bazı yazarlar bizim gibi çaylaklara mesaj yoluyla burayı önermekteler. ben de bu şekilde haberdar oldum ve ekşi'deyken açma imkanım olmayan birçok başlığı yavaş yavaş girmekteyim. neden kötü bir şeymiş gibi yazıldığını da anlamış değilim.
devamını gör...

uyandıktan sonra içilen ilk sigara.
devamını gör...

-adanadanadana
sağolsun arkadaşım çok güzel otobüs terminallerinde yolcu çağıran muavin repliği yapar dı.
devamını gör...



can alıcı gelmiş can almaya,
benim can vermeye dermanım mı var?

-karacaoğlan

devamını gör...

sylvia plath'in bunu çok iyi açıklayan bir sözü vardır, sadece o bile başlı başına bir yanıt olabilir.


“sadece içimde susmak istemeyen bir ses olduğu için yazıyorum.”
devamını gör...

çok mantıklı bir karar.
bizde regl derken utanmamanın yollarını arayalım hala.
devamını gör...

kesinlikle katıldığım başlık olmuştur. 2 kişinin yapacağı göreve 10 kişilik kadro ataması yapılmış kimin vergileriyle senin benim. bunlar hortumu kendilerine bağlamışlar kendilerine... tüyü bitmemiş yetimin hakkı var orda be.
büyükler boşa dememiş ama armut dibine düşer diye. liyakat konusuna hele hiç değinmiyorum bile zaten.. ben emeğimle hakkımla 4 senelik uluslarası ilişkiler okudum bir de üstüne açık öğretimden kamu yönetimi bitti. inanın şurda o pozisyonu en çok hakeden kişilerden biriyim.
adama diyorum ki abi eleman lazım mı?
bakarız “hehe” deyip geçiştiriyor.
devamını gör...

diş doktorluğu ve öğretmenlik sanırım.
en zor olduğunu düşündüğüm meslektir diş doktorluğu. doktorluk bile bir nevi daha kolay geliyor - tabi onun da zorlukları çok-ancak düşününce çalışma alanın zaten dar, insanların ağzının içine giriyorsun görebilmek için. hastanın paniği, bilinci açık, zorlayacak yapılardaki dişler birde doktorlar çoğunlukla kalabalık çalışıyorlar diye düşünüyorum özellikle ameliyatlarda vs. ama diş doktorlarında nedense bütün yük dişi yapan kişide gibi hissediyorum. bilemeyeceğim belki de çok çektim dış konularında, hâlâ da çekiyorum bu yüzden gözümde büyümüştür ama öyle. öğretmenlik içinse yapmak istemememin yanında asla " yapmamam gereken" bir meslektir kendileri. benim gibi tahammülü kalmamış, çocuklara çok ayılıp bayılmayan, en ufak şeyde sinire kesen insanların asla olmaması gerektiği meslektir. çocuklara sonsuz sevgi, merhamet gösterip onları özveriyle yetiştirebilecek insanların işidir bu meslek efendim. sadece ben dersimi anlatır çıkarım demeyle olmuyor. öğretmen aynı zamanda eğitmen olabilecekse yapmalıdır bu mesleği. kimsenin hayatı ile, geleceği ile oynamamalıdır para kazanmak için. başka mesleklerde severek yapıp çok paralar da kazanılabilir. ha kaderdir, hayattır, eğitim sistemidir, sınavdır; başa gelmişse de işte özveriyle uğraşılıp o öğrencilerinin hayatlarına güzel dokunuşlar bırakan kişi olunmaya çalışılmalıdır.

*şu hayatta yapmam dediğim ne varsa eşek gibi yaptım ancak yine de yapmasam iyi olur dediğim mesleklerdir. diş doktorluğu bir ara aklıma düşmüştü de bu zorlukları tekrar hatırlatmıştım kendime.
devamını gör...

agnostisizm, tembellik degildir. aksine, bir insan uzun metafiziksel ve teolojik arayislardan sonra agnostik olabilir. agnostisizme göre, insan mantigi tanrinin olup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir. agnostik olabilmek için*insanin bir suru dini arastirip hicbir din tarafindan ikna olmamasina ragmen tanrinin yok oldugunu iddia eden dusunce bicimlerini de reddetmis olmasi gerekir.

bana kalirsa agnostisizm, din konusunda çok önemli bir noktaya parmak basar. ınsan mantigi tanrinin varolup olmadigini anlayabilecek kapasitede degildir cunku tanri metafiziksel bir seydir. mantik ile aciklanamaz. insanin tanriyi, tanrilari ya da herhangi bir maddeler uzeri bir konsepti anlamasi icin ruhu/kalbi ile bakmasi gerekir.
devamını gör...

verilen 12 yıl ceza normal hukuk'a uygun. sonuç olarak bir tarafta bıçak var diğer tarafta yok. ve bu bıçak zaten taşınması başlı başına suç olan bir bıçak. yumruk yumruğa bir kavga esnasında ölmüş olsaydı karşı taraf,serbest kalmasını şahsen bende isterdim.. yalnız işin içinde bıçak var.şöyle buyrun;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim