2371 adet değişim bildiriminin gelmesi şart mı
moderatörlerin işinin de zor olduğunu anlasanız keşke. biz bildirimden bu kadar sıkılmışken onlar harıl hurul başlık editliyorlar. radikal bir sürece girdik sonuçta. ay şimdi siz bana mod yalakası da dersiniz ama bir tanesiyle bile samimiyetim yok. uzun uzun muhabbetlerim de.
devamını gör...
honore de balzac
"aslında hayatın en güzel anı; her şeyden vazgeçtiğinde, seni hayata bağlayan birinin olduğunu düşündüğün andır."
fransız, realist bir yazardır. çok iyi bir gözlemcidir ve güçlü bir hafızası vardır. kendisi romanın shakespeare'i de sayılır. bu sözleri de ona göre hayatın en güzel anını tanımlar. şöyle bir düşününce sizi hayata bağlayan hayaller ve insanlar olması gerçekten önemlidir. hayallerinizi gerçekleştirmek için çabalar sevdiklerinizle birlikte yaşarsınız. ve hayat işte bu yüzden anlamlı ve güzeldir.
fransız, realist bir yazardır. çok iyi bir gözlemcidir ve güçlü bir hafızası vardır. kendisi romanın shakespeare'i de sayılır. bu sözleri de ona göre hayatın en güzel anını tanımlar. şöyle bir düşününce sizi hayata bağlayan hayaller ve insanlar olması gerçekten önemlidir. hayallerinizi gerçekleştirmek için çabalar sevdiklerinizle birlikte yaşarsınız. ve hayat işte bu yüzden anlamlı ve güzeldir.
devamını gör...
entel zonta sosyetede
aysun kocatepe’nin 1992 yılında çıkardığı ve iç isyanlara ve büyük çatışmalara nasıl neden olmadığını anlamakta güçlük çektiğimiz albümüne ismini veren şarkıdır.
entel sözcüğü bildiğiniz üzere entelektüel olamamış, okumaya araştırmaya pek zaman ayırmaya niyeti olmayan ama sağdan soldan öğrendikleri ile caka satan tiplere verilen isimdir.
zonta ise kaba saba, oturup kalkmasını bilmeyen, görgüsüzlük konusunda herhangi bir sınır tanımayan ve hala nesli tükenmemiş olan erkekler için argoda kullanılan bir tabirdir. günümüzde pek kullanılmasa da bir dönem oldukça yaygın bir kullanımı vardı.
bu ikisinin karışımı olan bir adamın sosyetede kendine yer edindiğini düşündüğünüzde şarkının da anlatmaya çalıştığı şey ortaya çıkacaktır.
benim şarkıyla ilgili söylemek istediğim şey ise biraz daha farklı. önce bu kadar kötü bir şarkı ve albüm yaparak iyi şarkı ve albümlerin daha iyi görünmelerini sağladığı için aysun kocatepe’ye kocaman bir teşekkür.
sonra da yeni nesil müziği kötülerken 90lı yıllardaki müziği yere göğe sığdıramamanın aslında büyük bir hata olduğunu gösterdiği için de kocaman bir alkış.
90lı yılları sadece seçkilerdeki müziklerle değerlendiren insanlar için elimden geleni yapacağım. travmatik bir dönem olan 90lar, müzik konusunda da darbe üstüne darbe indirmiştir aslında. inanmıyorsanız buyrun:
entel zonta sosyetede
entel sözcüğü bildiğiniz üzere entelektüel olamamış, okumaya araştırmaya pek zaman ayırmaya niyeti olmayan ama sağdan soldan öğrendikleri ile caka satan tiplere verilen isimdir.
zonta ise kaba saba, oturup kalkmasını bilmeyen, görgüsüzlük konusunda herhangi bir sınır tanımayan ve hala nesli tükenmemiş olan erkekler için argoda kullanılan bir tabirdir. günümüzde pek kullanılmasa da bir dönem oldukça yaygın bir kullanımı vardı.
bu ikisinin karışımı olan bir adamın sosyetede kendine yer edindiğini düşündüğünüzde şarkının da anlatmaya çalıştığı şey ortaya çıkacaktır.
benim şarkıyla ilgili söylemek istediğim şey ise biraz daha farklı. önce bu kadar kötü bir şarkı ve albüm yaparak iyi şarkı ve albümlerin daha iyi görünmelerini sağladığı için aysun kocatepe’ye kocaman bir teşekkür.
sonra da yeni nesil müziği kötülerken 90lı yıllardaki müziği yere göğe sığdıramamanın aslında büyük bir hata olduğunu gösterdiği için de kocaman bir alkış.
90lı yılları sadece seçkilerdeki müziklerle değerlendiren insanlar için elimden geleni yapacağım. travmatik bir dönem olan 90lar, müzik konusunda da darbe üstüne darbe indirmiştir aslında. inanmıyorsanız buyrun:
entel zonta sosyetede
devamını gör...
paleolitik diyet
paleolitik diyet, mağara insanı diyeti, taş devri diyeti ya da daha bilinen adıyla "paleo diyeti", avcı toplayıcı atalarımızdan ilham alınarak hazırlanmış bir beslenme yöntemidir. günümüzün en büyük ve yaygın sağlık sorunlarından olan obezite, şeker hastalığı, tansiyon gibi hastalıkların eski çağlarda olmamasından yola çıkarak sağlıklı bir diyet olduğunu söyleyebiliriz.
paleo diyeti, adından da anlaşılacağı gibi yalnızca o dönemde bulunan gıdaların tüketilmesi, günümüz beslenme alışkanlıklarının büyük bir parçasını oluşturan tahıl ürünleri, ambalajlı gıdalar, hazır yemekler, işlenmiş şeker gibi gıdalardan uzak durulmasını içerir. her türlü et, balık, sebze meyve, işlenmemiş kuruyemişler (çiğ badem, yer fıstığı vs.) ve yumurta tüketilebilir.
paleolitik çağın çok uzun sürmesinden dolayı, hangi kısım dahilinde inceleneceğine dair türlü araştırmalar söz konusu. kimileri yumurta ve süt ürünlerini diyet içerisinde saymazken, kimi uzmanlar bunları dahil edebiliyor. dolayısıyla süt ve süt ürünlerini opsiyonel olarak tüketebilirsiniz. kimi uzmanlar, doğal/saf tereyağını da diyetin bir parçası olarak kabul edebilmekte. malum, modern çağ. en nihayetinde cevizlibağ'da mamut avlayıp eve sürükleyerek götürmüyoruz, değil mi? bu noktada, sağduyunuza güvenerek hareket etmeniz en doğrusu olacaktır.
diyet kimler için sorusuna gelecek olursak, ağırlıklı olarak diyabet hastaları ve yağ yakımı gerçekleştirmek isteyen kimseler için çok uygundur. insülin hassasiyetini artıran ve yüksek protein kaynaklarıyla birlikte yağ yakımını da oldukça hızlandıran bir diyettir. protein üç makro arasında vücut tarafından sindirimine en çok enerji harcanandır. 500 gram proteinli besin aldığınızda, vücut bunu sindirmek için harcadığı enerjiden dolayı aslında 400 gram almış gibi olabilirsiniz mesela. harika, değil mi?
içeriğinde yüksek protein, düşük karbonhidrat ve ortalama yağ bulunmaktadır. genel itibariyle protein oranı %40-50, karbonhidrat oranı %20lerde ve yağ oranı %30-40 civarında olan bir paleo programı standartları karşılamakta diyebiliriz. kalori açığı yaratılan beslenme düzenleri ile birlikte kısa vadede beklenenin üstünde sonuçlar yakalamak işten değildir.
bana göre dikkat edilmesi gerekenlerin en başında, meyve ve sebze tüketimini sık tutmak gelir. diğer besin kaynaklarından edinilebilecek olan vitamin, mineral ve liflerin eksikliğinin meyve ve sebzelerle kapatılması gerekmekte. sadece et yemek üzerine bir beslenme düzeni değil haliyle, dengeli olması gerekiyor. bu yüzden mevsim meyveleri ve olabildiğince katkısız sebze yemeklerine önem verin.
not: bu yazı, kafa sözlük kulüplerinden diyet ve sağlıklı yaşam kulübü bünyesinde hazırlanmıştır. ilgili linkten katılım sağlayarak siz de kulübün ve sözlük bünyesindeki diğer kulüplerin bir parçası olabilirsiniz.
daha sağlıklı yarınlar dileğiyle.
paleo diyeti, adından da anlaşılacağı gibi yalnızca o dönemde bulunan gıdaların tüketilmesi, günümüz beslenme alışkanlıklarının büyük bir parçasını oluşturan tahıl ürünleri, ambalajlı gıdalar, hazır yemekler, işlenmiş şeker gibi gıdalardan uzak durulmasını içerir. her türlü et, balık, sebze meyve, işlenmemiş kuruyemişler (çiğ badem, yer fıstığı vs.) ve yumurta tüketilebilir.
paleolitik çağın çok uzun sürmesinden dolayı, hangi kısım dahilinde inceleneceğine dair türlü araştırmalar söz konusu. kimileri yumurta ve süt ürünlerini diyet içerisinde saymazken, kimi uzmanlar bunları dahil edebiliyor. dolayısıyla süt ve süt ürünlerini opsiyonel olarak tüketebilirsiniz. kimi uzmanlar, doğal/saf tereyağını da diyetin bir parçası olarak kabul edebilmekte. malum, modern çağ. en nihayetinde cevizlibağ'da mamut avlayıp eve sürükleyerek götürmüyoruz, değil mi? bu noktada, sağduyunuza güvenerek hareket etmeniz en doğrusu olacaktır.
diyet kimler için sorusuna gelecek olursak, ağırlıklı olarak diyabet hastaları ve yağ yakımı gerçekleştirmek isteyen kimseler için çok uygundur. insülin hassasiyetini artıran ve yüksek protein kaynaklarıyla birlikte yağ yakımını da oldukça hızlandıran bir diyettir. protein üç makro arasında vücut tarafından sindirimine en çok enerji harcanandır. 500 gram proteinli besin aldığınızda, vücut bunu sindirmek için harcadığı enerjiden dolayı aslında 400 gram almış gibi olabilirsiniz mesela. harika, değil mi?
içeriğinde yüksek protein, düşük karbonhidrat ve ortalama yağ bulunmaktadır. genel itibariyle protein oranı %40-50, karbonhidrat oranı %20lerde ve yağ oranı %30-40 civarında olan bir paleo programı standartları karşılamakta diyebiliriz. kalori açığı yaratılan beslenme düzenleri ile birlikte kısa vadede beklenenin üstünde sonuçlar yakalamak işten değildir.
bana göre dikkat edilmesi gerekenlerin en başında, meyve ve sebze tüketimini sık tutmak gelir. diğer besin kaynaklarından edinilebilecek olan vitamin, mineral ve liflerin eksikliğinin meyve ve sebzelerle kapatılması gerekmekte. sadece et yemek üzerine bir beslenme düzeni değil haliyle, dengeli olması gerekiyor. bu yüzden mevsim meyveleri ve olabildiğince katkısız sebze yemeklerine önem verin.
not: bu yazı, kafa sözlük kulüplerinden diyet ve sağlıklı yaşam kulübü bünyesinde hazırlanmıştır. ilgili linkten katılım sağlayarak siz de kulübün ve sözlük bünyesindeki diğer kulüplerin bir parçası olabilirsiniz.
daha sağlıklı yarınlar dileğiyle.
devamını gör...
koulrofobi
palyaço korkusu demektir.çocukların palyaçodan neden korktuğu araştırılarak bulunmuştur.ürkütücü ve rahatsız edici bir durumdur.
devamını gör...
misafirin sinir eden davranışları
çocuğuna “dur” dememesi. çocuğu tatlı dille uyarsanız dahi kendi sorumsuzluğunu görmezden gelip sizin söylediklerinize alınması, göz devirmesi, kendisine batması.
bize bir gün gelen misafir çocuk telsiz telefonun olduğu odada kapıyı kapatmış telefonla diğer odada ki babasının cebini arayıp kihkihkih gülüyor. baba “bu sizin numara” dedi. olayı fark edince oğlunun aradığını söyledim be adam bi kalk yerinden değil mi? bir şey söyle. çocuk benim hattımdan sürekli birilerini arıyor. anasının, babasının hiiiiiç umuru değil zaten. e iş başa düştü. kestim hesabını yapacak bir şey yok. çocuk falan dinlemem. az disiplin öğretin veletlerinize.
bize bir gün gelen misafir çocuk telsiz telefonun olduğu odada kapıyı kapatmış telefonla diğer odada ki babasının cebini arayıp kihkihkih gülüyor. baba “bu sizin numara” dedi. olayı fark edince oğlunun aradığını söyledim be adam bi kalk yerinden değil mi? bir şey söyle. çocuk benim hattımdan sürekli birilerini arıyor. anasının, babasının hiiiiiç umuru değil zaten. e iş başa düştü. kestim hesabını yapacak bir şey yok. çocuk falan dinlemem. az disiplin öğretin veletlerinize.
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
daha fazla insanla tanışmak, olayı fazla büyütmemek ve biri gelir biri gider kafasında olmak. net, her zaman işler. kimse bulunmaz hint kumaşı değil her zaman daha iyisi var.
devamını gör...
okurken mahlası yoran yazarlar
(bkz: agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu) var mı daha zoru dediğim başlıktır.
devamını gör...
dark
kimin annesi kimin babası.kimin halası kimin sevgilisi anlamadığım dizi. almanların tabiriyle insanı dunkof eden dizi.
devamını gör...
geceye bir kemal sunal repliği bırak
mesela yani.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
ukde sayfasındaki dolu ukdeler temizlense süper olur.
devamını gör...
wilson ilkeleri
savaşa hayır amacı içeren 14 ilkedir.
1. dünya savaşı sonlandıktan sonra abd başkanı woodrow wilson bir daha böyle bir savaş yaşanmasın amacıyla bu ilkeleri yazmıştır.
mantıklı şekilde ortaya çıkıp bir dakika baba biz ne yapıyoruz ayıp değil mi ya üslubu ile hareket etmiştir. tabi dünya o kadar tatlı naif değildir insanoğlu yerler ulan senin ilkelerini diyerek hareket etmeye devam etmiştir.
sonra devletler kafasına göre yorumlayınca bu ilkeleri kılıfa uydurarak 2. dünya savaşı çıkmıştır ve bu ilkeler amacını yitirmiştir.
tabi burada wilson amcanın ne kadar samimi olduğu veya ne kadar barış içerisinde yaşamayı düşündüğü belli değildir bilemiyoruz işin içinde ameriga olabilir.
bu ilkeler şöyledir.
1. tam bir açıklık içinde varılmış barış anlaşmalarından sonra hiçbir özel uluslararası anlaşmaya gidilmemeli ve diplomatik etkinlik her zaman içtenlikle ve kamuoyunun gözü önünde yürütülmelidir.
2. denizlerin uluslararası sözleşmeler gereğince bütünüyle ya da kısmen kapatılabilmesi dışında, savaşta ve barışta karasuları dışındaki bütün denizlerde mutlak seyrüsefer serbestliği sağlanmalıdır.
3. barışı onaylayan ve korumak için anlaşan ülkeler arasındaki bütün ekonomik engeller olabildiğince kaldırılmalı ve ticaretin eşitlik temelinde yürütülmesi sağlanmalıdır.
4. her ülkede silah gücünün iç güvenliği sağlamaya yetecek en düşük düzeye indirilmesi için yeterli güvenceler karşılıklı olarak verilmelidir.
5. sömürgelerin bütün talepleri serbest, açık görüşlü ve tümüyle tarafsız bir yaklaşımla ele alınmalı, bu tür egemenlik sorunlarının çözümünde ilgili halkların çıkarlarıyla egemenliği tartışılan devletin adil taleplerinin eşit ağırlık taşıması ilkesine kesinlikle uyulmalıdır.
6. rusya imparatorluğu’na ait bütün topraklardan yabancı askerler çekilmeli, rusya’yı ilgilendiren bütün sorunlar, kendi siyasal gelişimini ve ulusal politikalarını bağımsızca belirlemesine olanak verecek biçimde dünyanın öbür uluslarının en uygun ve özgür işbirliğiyle çözülmeli, rusya’nın kendi belirleyeceği kurumsal yapıyla özgür uluslar topluluğuna içtenlikle kabul edimesi, hatta gereksinim duyabileceği ya da isteyebileceği her türlü yardımın yapılması sağlanmalıdır. gelecek birkaç ay içinde öbür ulusların rusya’ya karşı tutumları iyi niyetlerinin, rusya’nın gereksinimlerinin kendi çıkarlarından farklılığını kavrayıp kavramadıklarının ve bencillikten uzak, akıllı bir yaklaşımla onun sorunlarına yakınlık duyup duymadıklarının kesin göstergesi olacaktır.
7. yabancı askerler belçika’dan çekilmeli ve bu ülke hiçbir kısıtlama olmaksızın bütün öbür özgür ulusların sahip olduğu egemenlik haklarına yeniden kavuşmalıdır. bunun gerçekleşmesi, ulusların birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla koydukları kurallara duydukları güvenin yeniden sağlanmasında en önemli rolü oynayacaktır. bu düzeltme yapılmadan uluslararası hukukun yapısı ve geçerliliği örselenmiş kalacaktır.
8. bütün fransız toprakları özgürlüğüne kavuşmalı ve işgal edilen kesimler geri verilmelidir. 1871'de alsace-lorraine konusunda fransa’ya prusya tarafından yapılan ve yaklaşık elli yıldır dünyada istikrarlı bir barışın kurulmasını önleyen haksızlık, herkesin çıkarlarına olan barışın yeniden sağlanabilmesi için düzeltilmelidir.
9. italya’nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.
10. avusturya-macaristan halklarının uluslar arasındaki yeri korunmalı ve güvence altına alınmalı, bu halklara özerk gelişme olanağı tanınmalıdır.
11. yabancı askerler romanya, sırbistan ve karadağ’dan çekilmeli, işgal edilen topraklar geri verilmelidir. sırbistan’a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır. çeşitli balkan devletleri arasındaki ilişkiler tarihsel bağlılık ve ulusal sınırlar temelinde dostça görüşmeler yoluyla yürütülmelidir. balkan devletlerinin siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğüne ilişkin uluslararası güvenceler anlaşmada yer almalıdır.
12. bugünkü osmanlı imparatorluğu’ndaki türk kesimlerine güvenli bir egemenlik tanınmalı, türk yönetimindeki öbür uluslara da her türlü kuşkudan uzak yaşam güvenliğiyle özerk gelişmeleri için tam bir özgürlük sağlanmalıdır. ayrıca çanakkale boğazı uluslararası güvencelerle gemilerin özgürce geçişine ve uluslararası ticarete sürekli açık tutulmalıdır.
13. polonyalıların yaşadığı tartışmasız olan toprakları içine alacak bağımsız bir polonya devleti kurulmalı, bu devletin denize serbest ve güvenli çıkışı sağlanmalı, siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğü de uluslararası sözleşmeyle güvence altına alınmalıdır.
14. büyük küçük bütün devletlerin siyasal bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü konusunda karşılıklı güvence vermek üzere özel sözleşmelerle bütün ulusları içine alan bir birlik oluşturulmalıdır.
1. dünya savaşı sonlandıktan sonra abd başkanı woodrow wilson bir daha böyle bir savaş yaşanmasın amacıyla bu ilkeleri yazmıştır.
mantıklı şekilde ortaya çıkıp bir dakika baba biz ne yapıyoruz ayıp değil mi ya üslubu ile hareket etmiştir. tabi dünya o kadar tatlı naif değildir insanoğlu yerler ulan senin ilkelerini diyerek hareket etmeye devam etmiştir.
sonra devletler kafasına göre yorumlayınca bu ilkeleri kılıfa uydurarak 2. dünya savaşı çıkmıştır ve bu ilkeler amacını yitirmiştir.
tabi burada wilson amcanın ne kadar samimi olduğu veya ne kadar barış içerisinde yaşamayı düşündüğü belli değildir bilemiyoruz işin içinde ameriga olabilir.
bu ilkeler şöyledir.
1. tam bir açıklık içinde varılmış barış anlaşmalarından sonra hiçbir özel uluslararası anlaşmaya gidilmemeli ve diplomatik etkinlik her zaman içtenlikle ve kamuoyunun gözü önünde yürütülmelidir.
2. denizlerin uluslararası sözleşmeler gereğince bütünüyle ya da kısmen kapatılabilmesi dışında, savaşta ve barışta karasuları dışındaki bütün denizlerde mutlak seyrüsefer serbestliği sağlanmalıdır.
3. barışı onaylayan ve korumak için anlaşan ülkeler arasındaki bütün ekonomik engeller olabildiğince kaldırılmalı ve ticaretin eşitlik temelinde yürütülmesi sağlanmalıdır.
4. her ülkede silah gücünün iç güvenliği sağlamaya yetecek en düşük düzeye indirilmesi için yeterli güvenceler karşılıklı olarak verilmelidir.
5. sömürgelerin bütün talepleri serbest, açık görüşlü ve tümüyle tarafsız bir yaklaşımla ele alınmalı, bu tür egemenlik sorunlarının çözümünde ilgili halkların çıkarlarıyla egemenliği tartışılan devletin adil taleplerinin eşit ağırlık taşıması ilkesine kesinlikle uyulmalıdır.
6. rusya imparatorluğu’na ait bütün topraklardan yabancı askerler çekilmeli, rusya’yı ilgilendiren bütün sorunlar, kendi siyasal gelişimini ve ulusal politikalarını bağımsızca belirlemesine olanak verecek biçimde dünyanın öbür uluslarının en uygun ve özgür işbirliğiyle çözülmeli, rusya’nın kendi belirleyeceği kurumsal yapıyla özgür uluslar topluluğuna içtenlikle kabul edimesi, hatta gereksinim duyabileceği ya da isteyebileceği her türlü yardımın yapılması sağlanmalıdır. gelecek birkaç ay içinde öbür ulusların rusya’ya karşı tutumları iyi niyetlerinin, rusya’nın gereksinimlerinin kendi çıkarlarından farklılığını kavrayıp kavramadıklarının ve bencillikten uzak, akıllı bir yaklaşımla onun sorunlarına yakınlık duyup duymadıklarının kesin göstergesi olacaktır.
7. yabancı askerler belçika’dan çekilmeli ve bu ülke hiçbir kısıtlama olmaksızın bütün öbür özgür ulusların sahip olduğu egemenlik haklarına yeniden kavuşmalıdır. bunun gerçekleşmesi, ulusların birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla koydukları kurallara duydukları güvenin yeniden sağlanmasında en önemli rolü oynayacaktır. bu düzeltme yapılmadan uluslararası hukukun yapısı ve geçerliliği örselenmiş kalacaktır.
8. bütün fransız toprakları özgürlüğüne kavuşmalı ve işgal edilen kesimler geri verilmelidir. 1871'de alsace-lorraine konusunda fransa’ya prusya tarafından yapılan ve yaklaşık elli yıldır dünyada istikrarlı bir barışın kurulmasını önleyen haksızlık, herkesin çıkarlarına olan barışın yeniden sağlanabilmesi için düzeltilmelidir.
9. italya’nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.
10. avusturya-macaristan halklarının uluslar arasındaki yeri korunmalı ve güvence altına alınmalı, bu halklara özerk gelişme olanağı tanınmalıdır.
11. yabancı askerler romanya, sırbistan ve karadağ’dan çekilmeli, işgal edilen topraklar geri verilmelidir. sırbistan’a denize serbest ve güvenli çıkış sağlanmalıdır. çeşitli balkan devletleri arasındaki ilişkiler tarihsel bağlılık ve ulusal sınırlar temelinde dostça görüşmeler yoluyla yürütülmelidir. balkan devletlerinin siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğüne ilişkin uluslararası güvenceler anlaşmada yer almalıdır.
12. bugünkü osmanlı imparatorluğu’ndaki türk kesimlerine güvenli bir egemenlik tanınmalı, türk yönetimindeki öbür uluslara da her türlü kuşkudan uzak yaşam güvenliğiyle özerk gelişmeleri için tam bir özgürlük sağlanmalıdır. ayrıca çanakkale boğazı uluslararası güvencelerle gemilerin özgürce geçişine ve uluslararası ticarete sürekli açık tutulmalıdır.
13. polonyalıların yaşadığı tartışmasız olan toprakları içine alacak bağımsız bir polonya devleti kurulmalı, bu devletin denize serbest ve güvenli çıkışı sağlanmalı, siyasal ve ekonomik bağımsızlığıyla toprak bütünlüğü de uluslararası sözleşmeyle güvence altına alınmalıdır.
14. büyük küçük bütün devletlerin siyasal bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü konusunda karşılıklı güvence vermek üzere özel sözleşmelerle bütün ulusları içine alan bir birlik oluşturulmalıdır.
devamını gör...
en güzel sesli sözlük kızı
en güzel sesli sözlük erkeğini de seçeceksek neden olmasın dediğim yarışma. *
erkek yarışmacılar için benim adayım cenk'in arka bahçesi * böyle de açık sözlüyüm.
erkek yarışmacılar için benim adayım cenk'in arka bahçesi * böyle de açık sözlüyüm.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
“bizim gibi basit ve ölümlü insanlar en nihayetinde kaybediyordu.”
dostoyevski - kumarbaz
dostoyevski - kumarbaz
devamını gör...
ısırgan otu
ısırganotu (urtica urenus) doğada kendiliğinden yetişen, yaprak ve saplarında küçük tüy şeklinde dikenleri olan ısırgangillerden bir ottur. yapısı formik asit içerdiğinden güçlü bir anti-oksidandır. kaynatılarak içildiğinde böbrek taşlarının oluşumunu engeller, romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelir, prostat büyümesini önler. macun haline getirilip ciltteki yaralara sürüldüğünde iyileşme sürecini çok kısalttığı görülmüştür. son yıllarda her türlü kanser tedavisinde etkili olduğu yolunda yaygın bir görüş vardır.
devamını gör...
esin handal
türkiye'nin kar leoparı unvanına sahip ilk kadın dağcısı.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
samimiyeti kuran da, bozan da cumleler degil niyettir.
devamını gör...


