değeri bilinmeyen anlar
lisenin her günü.
devamını gör...
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
çok tehlikeli mahlası bulunan yazar.
önceki sırf sözlük isminden kaynaklı davalık olan yoldaşla dava masraflarını fifty fifty bölüşebilir. resmen diss niteliği taşıyor mahlası. kafa sözlük diyo, öyle bir yer varmış diyo, lan diyo.
ayrica sözlüğe yeni moderatör atanırsa bu yazarimizi banlamaması için de ekstra bi uyarı falan geçin. başka sözlüğün reklamını yapmiyor, o da bizden diye.
en iyisi üstteki yazarın dediği gibi nick değişimi "(bkz: normal sözlük diye bir yer varmış zaten üyeyim lan)"
önceki sırf sözlük isminden kaynaklı davalık olan yoldaşla dava masraflarını fifty fifty bölüşebilir. resmen diss niteliği taşıyor mahlası. kafa sözlük diyo, öyle bir yer varmış diyo, lan diyo.
ayrica sözlüğe yeni moderatör atanırsa bu yazarimizi banlamaması için de ekstra bi uyarı falan geçin. başka sözlüğün reklamını yapmiyor, o da bizden diye.
en iyisi üstteki yazarın dediği gibi nick değişimi "(bkz: normal sözlük diye bir yer varmış zaten üyeyim lan)"
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından tavsiyeler
kimsenin tavsiyesini esas almayınız. dinleyiniz fakat uygulamayınız. çünkü herkesin deneyimi kendi olanakları ile sınırlıdır. *
devamını gör...
son singapur vapuru (yazar)
2011 yılında karşı komşu müziğin sesini açıp ferdi tayfur dinleyince o anda müziğin etkisine kapılıp ben de birkaç sene boyunca tiryakisi oldum, orhan gencebay da beraberinde gelmişti. sayın sözlüktaşım da duygulardan duygulara geçiş yapıyor. ben de tanımlara katılıyorum, ferdi tayfur dinleyen kişiden zarar gelmez. dinlemese de larktwain'den zarar gelmez. kendisi çünkü küçük iskender hayranı. küçük iskender' i seven kişiden hiç zarar gelmez.
devamını gör...
tunalı hilmi
ankara'yı ilk keşfettiğimde harıl harıl aradığım caddeydi. kuğulu park'a giden cadde. ankara'nın beyoğlu'su.
devamını gör...
yanlış anlaşılmaktan korkmak
korkarak kendimizi ifade edemez olduk.kişi'nin özgüveni'nin kırılmasına iç dünyasıyla çatışma yaşamasına sebep olur ki bu en tehlikesi.önemli olan benim kendimi anlamam kendi akıl terazimden doğru olanı geçirmem beni anca bu tatmin eder diğerleri varsın yanlış anlasın ki ben anlatmak için elimden geleni yapmışsam o anlamamışsa o da onun çabasızlığıdır.seni anlamak istemeyen zaten başta yanlış anlamaya müsait'dir.doğru olan içtenliğimi bir başkasına kendimi ifade ederken kaybetmememdir.
devamını gör...
duyar kasmak
en az "boş yapmak" kadar çiğ, avam, havada/temelsiz ve hem çevreye hem bünyeye zararlı bir çeşit plastik hissiyatı uyandıran söz öbeğimsigillerden acaip bir "şey", deyiş.
devamını gör...
marriage story
birinin bunu söylemesi gerekiyordu, üzgünüm ama bu film 2011 de gösterime giren asghar ferhadi'nin bir ayrılık filminin başarısı görüldükten sonra hımm boşanma konusu, hemen çekelim tutuyormuş bu konu diyerekten çekilmiş bir film gibi görünüyor. en azından bana öyle göründü.
bir ayrılık filmi iran toplumuna boşanma ekseninde bir yakın bakış sunuyor. marriage story amerikanvari bir boşanmaya ışık tutuyor.
filmi beğendim, ancak çok film izleyen biri olarak söyleyebilirim ki eğer bir filmde bir sahne çok fazla ön plana çıkıyorsa filmin diğer kısımlarını gözden uzak tutmak için yapılıyordur. bahsi geçen sahne elbette muazzam, tabi bu muaazzamlık oyuncuların inanılmaz oyunculuk yeteneğinin de bir göstergesi. ancak sahne ile ilgili bazı söylentiler dolaşıyor ki benim savımı destekler nitelikte. yönetmenin bu sahnede oyunculara doğaçlama hakkı tanımadığı ve tamamen istediği doğrultuda gelişen bir sahne olduğu yönünde söylentiler dolaşıyor.
peki neden böyle yapmış olabilir. işte tam da dediğim durumdan dolayı. bu sahneyi filmin makyajı olarak kullandıkları için vurucu olmalıydı. başarılı da oldular. sahne filmi güzel gösterdi. ancak film bitip te makyaj silinince aklıma şu soru geliyor bu film ne anlatıyor? tamam evet görünürde boşanma ama film boşanmaya nasıl bir bakış açıcı sunuyor?
tabi ki böyle yapmalarının sebebi netflix'in sinema sektörüne gözünü dikmesinden kaynaklanıyor. filmin en vurucu sahnesinde devleşen scarlett johansson lucy filmindeki berbat izlenimlerini de silmiş oldu.
zaten adam driver'a paterson filminden beri hastaydım marriage storydeki bahsi geçen sahne ile hayranlığımı katladı.
bir ayrılık filmi iran toplumuna boşanma ekseninde bir yakın bakış sunuyor. marriage story amerikanvari bir boşanmaya ışık tutuyor.
filmi beğendim, ancak çok film izleyen biri olarak söyleyebilirim ki eğer bir filmde bir sahne çok fazla ön plana çıkıyorsa filmin diğer kısımlarını gözden uzak tutmak için yapılıyordur. bahsi geçen sahne elbette muazzam, tabi bu muaazzamlık oyuncuların inanılmaz oyunculuk yeteneğinin de bir göstergesi. ancak sahne ile ilgili bazı söylentiler dolaşıyor ki benim savımı destekler nitelikte. yönetmenin bu sahnede oyunculara doğaçlama hakkı tanımadığı ve tamamen istediği doğrultuda gelişen bir sahne olduğu yönünde söylentiler dolaşıyor.
peki neden böyle yapmış olabilir. işte tam da dediğim durumdan dolayı. bu sahneyi filmin makyajı olarak kullandıkları için vurucu olmalıydı. başarılı da oldular. sahne filmi güzel gösterdi. ancak film bitip te makyaj silinince aklıma şu soru geliyor bu film ne anlatıyor? tamam evet görünürde boşanma ama film boşanmaya nasıl bir bakış açıcı sunuyor?
tabi ki böyle yapmalarının sebebi netflix'in sinema sektörüne gözünü dikmesinden kaynaklanıyor. filmin en vurucu sahnesinde devleşen scarlett johansson lucy filmindeki berbat izlenimlerini de silmiş oldu.
zaten adam driver'a paterson filminden beri hastaydım marriage storydeki bahsi geçen sahne ile hayranlığımı katladı.
devamını gör...
gabriel boriç
şili'nin yeni ve en genç cumhurbaşkanı olan, santiago üniversitesi hukuk bölümü mezunu, 35 yaşındaki solcu lider. bundan yaklaşık 9 sene önce öğrenci olarak, gençlerin hakkını savunduğu eylemlerin lideriyken, şimdi haklarını savunduğu ve karşısında olduğu adamdan cumhurbaşkanlığını devralacak.
bu peri masalı gibi olan hikayede, seçimin ilk round'unda karşısındaki yaşlı, sağ görüşlü ve neoliberalist olan aday %28 kendisi %25 oy almıştı. hükümetin açıkça karşısındaki adayı desteklenmesine rağmen 2.round'da %56 oy alarak yeni cumhurbaşkanı seçilmiştir. kendisiyle ilgili çekici olan şey ise gençliği dinamikliği ve bilgili yapısının altında, gençlere boş umutlar değil herkesin beklediği kadın haklarına saygı, eşitlik ve yolsuzluğu bitirme vaatlerini gerçekçi bir şekilde sunmasıdır. son yıllarda şilili gençler dünyanın her yerinde kadın haklarıyla alakalı eylemler yapmaktaydılar. rüzgarı çok iyi yakaladı ve bence kesinlikle hakederek seçildi. rakibi ise yenilgiyi kabul etti ve boriç'i tebrik etti.
şili'nin bu 2. solcu lider seçimi. daha önce allende seçilmiş, çoğu özelleştirilmiş devlet kaynaklarını kamulaştırmış, halkın parasını halka verip marksist bir devlet yapmak istemiş ancak soğuk savaş döneminde 1973 yılında cia destekli pinochet tarafından devrilmiş ve hükümet sarayında halkının haklarını korumak için sonuna kadar savaşmış, yakalanacağı anlaşılınca intihar ederek dik duruşla bu hayattan göçmüştür.bir gün de allendenin hikayesini anlatırız.
umarım boriç halka vaadlerini gerçekleştirebilir ve sonu allende gibi olmaz. şili'nin gençleri ona bakıp örnek alıyorlar. apolitiğinden fanatiğine kadar hepsi sokaklardaydı.hatta bu seçim, oy verme zorunluluğu kalktıktan sonraki en yoğun katılımla geçen seçim oldu.
neoliberalizimin doğduğu toprak olan şili, neoliberalizimin gömüleceği toprak olacaktır demiş seçildikten sonra.
bu peri masalı gibi olan hikayede, seçimin ilk round'unda karşısındaki yaşlı, sağ görüşlü ve neoliberalist olan aday %28 kendisi %25 oy almıştı. hükümetin açıkça karşısındaki adayı desteklenmesine rağmen 2.round'da %56 oy alarak yeni cumhurbaşkanı seçilmiştir. kendisiyle ilgili çekici olan şey ise gençliği dinamikliği ve bilgili yapısının altında, gençlere boş umutlar değil herkesin beklediği kadın haklarına saygı, eşitlik ve yolsuzluğu bitirme vaatlerini gerçekçi bir şekilde sunmasıdır. son yıllarda şilili gençler dünyanın her yerinde kadın haklarıyla alakalı eylemler yapmaktaydılar. rüzgarı çok iyi yakaladı ve bence kesinlikle hakederek seçildi. rakibi ise yenilgiyi kabul etti ve boriç'i tebrik etti.
şili'nin bu 2. solcu lider seçimi. daha önce allende seçilmiş, çoğu özelleştirilmiş devlet kaynaklarını kamulaştırmış, halkın parasını halka verip marksist bir devlet yapmak istemiş ancak soğuk savaş döneminde 1973 yılında cia destekli pinochet tarafından devrilmiş ve hükümet sarayında halkının haklarını korumak için sonuna kadar savaşmış, yakalanacağı anlaşılınca intihar ederek dik duruşla bu hayattan göçmüştür.bir gün de allendenin hikayesini anlatırız.
umarım boriç halka vaadlerini gerçekleştirebilir ve sonu allende gibi olmaz. şili'nin gençleri ona bakıp örnek alıyorlar. apolitiğinden fanatiğine kadar hepsi sokaklardaydı.hatta bu seçim, oy verme zorunluluğu kalktıktan sonraki en yoğun katılımla geçen seçim oldu.
neoliberalizimin doğduğu toprak olan şili, neoliberalizimin gömüleceği toprak olacaktır demiş seçildikten sonra.
devamını gör...
800 tanıma kitap kampanyasını sosyal yardım kampanyasına dönüştürelim
bir kitap bizi bir anlığına, bir kütüphane pek çok çocuğu uzun bir süre mutlu edecektir diye katıldığım fikir. daha 800 tanıma yaklaşamamış olsam da bir gün mutlaka.
devamını gör...
sözlükteki yalnızları sevgili yapıyoruz kampanyası
elde patlayacak kampanya. herkes herkese dm'den yürür ama buraya kimse kimsenin adını yazmaz kolay kolay. neden? çünkü birininkini yazarsa, dm'de söylediği "bir tek sana yazıyorum" yalanı patlar.
ben hariç. ben şimdi başka başlıktan geldim. bana 7 kişi bul hemen ermo! sekizinci olmam gerek. *
ben hariç. ben şimdi başka başlıktan geldim. bana 7 kişi bul hemen ermo! sekizinci olmam gerek. *
devamını gör...
kedi annesi
kedisini evlat gibi seven, her türlü ihtiyacını karşılayabilmek için kendi ihtiyaçlarını kısan kadınlara kedi annesi denir. çok da doğru bir ifadedir. aylardır kendime tek çöp almazken ona en kaliteli mamayı ve çeşit çeşit oyuncaklar alıp kısırlaştırma için deli gibi para biriktiriyorsam; geceleri yok burnu mu tıkanmış yok üşümüş mü yok rahat pozisyonda mı uyuyor diye başını bekliyorsam tabii ki kendimi annesi olarak görebilirim. bunun gerizekalılıkla alakasını çözemedim.
devamını gör...
demans etkisi
beyin yeni şeyleri öğrenmek, kullanılmayan bilgilerin yerine yenilerini koymak için çalışır ya da artık hatırlanmak istenmeyen anıları yok etmek için unutmayı sağlar.
devamını gör...
müziksiz bir hayat sürmek
biraz yavan yaşamaktır. ruhunuzu kulağınız ile besleyin. hayat daha çekilebilir oluyor.
devamını gör...
oil
daha önce şikago mezbahaları isimli kitabını okuduğum amerikalı yazar upton sinclair’in dilimize petrol adıyla çevrilen muhteşem bir dönem romanı. sel yayıncılık tarafından kıvanç güney çevirisiyle tekrar basılmış kitap. nispeten uzun bir eser ( 592 sayfa) olmasına rağmen kolay okunuyor. 2008 yılında there will be blood adıyla sinemaya da uyarlanmış.
baba j. arnold ross ile hayırsız evladının, adım adım petrol devi olma yolundaki hikâyesini okuyorsunuz. arka fonda ise sendikal faaliyetler, rüşvet, yolsuzluk, medya manipülasyonu ve usulsüzlükle beslenip büyüyen kapitalist çarkın barındırdığı çelişkiler, sınıf çekişmeleri, seçim yolsuzlukları, tarikat lideri sahte peygamberler, petrol baronları, hollywood yıldızları, kısacası 20. yüzyılın erken dönem amerika’sına dair ne ararsanız var. kitap tüm bu konuları teapet dome skandalı bağlamında işliyor. 1920’li yıllarda amerikan donanmasının petrol rezervlerinin bulunduğu bölgenin adıymış teapot dome. bu petrol rezervlerinin bulunduğu bölgenin yönetimi, önce donanmadan alınıyor ve içişleri bakanlığına devrediliyor. daha sonra da ihale yapılmaksızın rüşvet karşılığında petrol şirketlerine peşkeş çekiliyor. tüm bunların yapılabilmesi için başkanlık yarışı kampanyalarının nasıl finanse edildiğini, milyonlarca dolar rüşvetin nasıl verildiğini çok güzel anlatıyor yazar.
baba j. arnold ross ile hayırsız evladının, adım adım petrol devi olma yolundaki hikâyesini okuyorsunuz. arka fonda ise sendikal faaliyetler, rüşvet, yolsuzluk, medya manipülasyonu ve usulsüzlükle beslenip büyüyen kapitalist çarkın barındırdığı çelişkiler, sınıf çekişmeleri, seçim yolsuzlukları, tarikat lideri sahte peygamberler, petrol baronları, hollywood yıldızları, kısacası 20. yüzyılın erken dönem amerika’sına dair ne ararsanız var. kitap tüm bu konuları teapet dome skandalı bağlamında işliyor. 1920’li yıllarda amerikan donanmasının petrol rezervlerinin bulunduğu bölgenin adıymış teapot dome. bu petrol rezervlerinin bulunduğu bölgenin yönetimi, önce donanmadan alınıyor ve içişleri bakanlığına devrediliyor. daha sonra da ihale yapılmaksızın rüşvet karşılığında petrol şirketlerine peşkeş çekiliyor. tüm bunların yapılabilmesi için başkanlık yarışı kampanyalarının nasıl finanse edildiğini, milyonlarca dolar rüşvetin nasıl verildiğini çok güzel anlatıyor yazar.
devamını gör...
koronaya türk çözümleri
aşı içmek olabilir.
devamını gör...
600 milletvekilinin ne işe yaradığı meselesi
her ay cebimizden 15-20 milyon tl maaş tırtıklamaya.
devamını gör...
çocukken yanlış bilinen şeyler
yılbaşında televizyonda eğlence programları olurdu ya. dansöz çıkardı hani. baya küçüğüm ama. o darbuka seslerinin kızın göbeğinden geldiğini sanırdım.
devamını gör...



