481.
bir çocuğun gördüğünde ya da eline aldığında, kalbinin aniden mutlu ve sıcak bir heyecanla atmasına sebep olan şeylerdir. halen kıymetlimiz olan dondurma ve çikolata bunlardan bir kaçıdır.
devamını gör...
482.
boya kalemlerim.
devamını gör...
483.
manevi olarak anne ve baba. (hayatın her anı böyle)
maddi olarak da oyuncaklar.
devamını gör...
484.
ışıklı ayakkabıdır.
devamını gör...
485.
misket.

geçen youtube’da belgeselini gördüm kavruk pis hintliler eski cam şişelerden yapıyor, eskiden neydi öyle memo’nun demir cilliği vardı, vursan da çıkmazdı kaleden meğer iş makinesi bilyesiymiş.

kırtasiye mi oyuncakçı mı belli olmayan bir yerde denk geldi, file içinde şıngır şıngır bi de aklım gitti. bi heveslendim alayım aklıma o kavruk pis hintliler geldi vazgeçtim. hem kimle oynayacaksın.
devamını gör...
486.
t-mac 2 basketbol ayakkabısı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bak şu an bu fiyata varmış.
lise sondayım.
bir yandan okul takımı, bir yandan da şehrin bölgesel ligdeki (türkiye basketbol 3.ligi) takımda oynuyorum.
ayakkabının reklamları çıktı, mart ayında türkiye'de dediler.
rahmetli babaanneme yalvardım alalım diye.
kadıncağız kıramadı beni, gittik geldiği gün aldık.
ertesi gün de maç var.
maçta giydim, rakipteki abiler falan oha nasıl aldın diyorlar, havam kimsede yok o an.
sonra eve geldim.
babam suratsız.
ne oldu diyorum akşam konuşuruz dedi...
baş başa kaldık.
bak dedi ben bir memurun olabileceği en üst makamdayım.
hiç öyle ayakkabım yok dedi.
bilmem kim abin var ya hani bizim ofisteki dedi. (çok da severim o abiyi)
ayakkabın onun 2 maaşı dedi.
2 ay çalışıyor o paraya dedi...

şiddetsiz, hakaretsiz babam beni itin bir tarafına soktu o akşam...
ömrüm boyunca unutmayacağım bir olay.
sonra o ayakkabıyı ben 1-2 sene utancımdan giymedim, en son bir maç öncesindeki gün antrenmanda ayakkabım yırtılınca mecbur kalıp giymiştim...

sonra yıllarca doğru düzgün bir şey aldırmadım kimseye...
pahalı şeyleri de hep sadece büyüyüp kazandığımda kendi paramla aldım.
devamını gör...
487.
play-doh oyun hamuru. çocukken çok isterdim lakin almadılar. kuzenlerimde vardı.

biz de bilaerlerle çamurla oynardık.
devamını gör...
488.
psikoloji bağlamında açıklayacağım kıymetli şeylerdir. çocukluk dönemi kimliğin oluşmaya başladığı, bağlanmanın geliştiği, güvenin bi ihtiyaç olup (yetişkinlik döneminde de bir ihtiyaç ancak daha bilinçli tercihler yapılmakta) bu güven ve bağlanma ihtiyacını karşılamaya yönelik arayış ve keşfediş dönemidir. bu arayış ve keşfediş döneminde söz konusu ihtiyaçları (belki sevgi, güven, bağlanma, ilişki kurma) giderecek bazı nesneler ile bağ kurulur. bu kurulan bağ yine gelecek dönemleri etkilemekte bir miktar bağlanma ve ilişki kurma şekillerini düzenlemekte. inanılmaz kıymetli nesneler ilerleyen dönemlerde etkisini devam ettirir ancak kıymetlerini yitirir. kıymetlerini yitirmedikleri noktalar birazcık sıkıntılı olmakta.
örnek olarak oyuncak bebeğini yanında şans getiriyor diye taşımak. çocukluk dönemi materyallerini istiflemek. bunlardan ayrı kalınca kaygı duymak. saplanma diyebiliriz, okb diyebiliriz. dahasına yazacak yerlerim ağrıdı sağ olun.
devamını gör...
489.
ailenin izniyle akşam fazladan bir saat daha tv izleyerek kurallar dışına çıkmak. tasmam yine bağlı ama ipini uzatmışlar.
arkadaşlarınla saklambaç oynamak, bisiklete binmek, futbol maçı yapmak. bir topluluğun parçası olmuşsun.
magnum dondurma. lükse ulaşabilmişsin.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukken inanılmaz kıymetli olan şeyler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim