ilginç etimolojik bağlantılar
başlık "ışıkhüzmesindegezendoga" tarafından 09.11.2020 00:21 tarihinde açılmıştır.
21.
ingilizce salary (maaş) kelimesi latince sal/salt kelimesinden türemiş salarium sözcüğünden gelmiştir. romalı askerlere tuz almaları için verilen harçlık anlamına gelirmiş. (yiyecekleri saklayıp korumak için)
devamını gör...
22.
büyük kuzey savaşı sırasında kırım'da kalan isveç kralı 12. charles'ın öğrendiği türkçe kelimeler bugün isveç'te hala kullanılmaktadır.
devamını gör...
23.
"gavat" sözcüğü, eşlerinin başka erkeklerle yatmasına izin veren erkekler için kullanılıyor. peki, nereden geliyor ki bu sözcük? diyorsanız hikayesi şöyledir efenim.şah ı. kavat, 488-531 yılları arasında sasani imparatorluğu'nun hükümdarıydı. bir zerdüşt mezhebi olan (bkz: mazdekizm)mazdekizm'i seçen bu hükümdar, bu mezhebin lideri mazdek'e saygısını göstermek için eşinin mazdek ile yatmasına izin vermiş. o dönemden bu yana iran taraflarından bize de geçen bir sözcük haline dönüşmüş.
devamını gör...
24.
isveç kralı 12. charles’ın osmanlı imparatorluğuna sığındığı dönemde, ombudsmanlığı osmanlı kurumlarından esinlenerek kurması. ombudsmanlık kurumunun kurucu olan 12. charles osmanlı’nın tam olarak hangi kurumundan ilham aldığı bilinmesede divan-ı mezalim, divan-ı hümayun, divan-ı işraf, mehayif müfettişleri, veziriazam, kazasker, kadı’l-kudat, müfti, şeyhülislam, kadı, muhtesib, fütüvvet ve ahilik gibi kurumların ombudsmanlık ile ilişkili olduğu ileri sürülmüştür.
devamını gör...
25.
jazz kelimesinin arapçadan geldiği düşünülüyor. hicaz'dan. kelime kökeni olarak cezbe haline gelmek, dünyadan soyutlanmak gibi anlamlarda. kaynağın yalancısıyım ben de.
devamını gör...
26.
27.
yaprak ve yorgan. ikisi de yapurmak eyleminden türemiş. yapurak-yaprak. yapurgan-yorgana dönüşmüş.
devamını gör...
28.
bugünkü bazı sözlükler adem’in toprak manasındaki ibranice “adamah” kelimesinden geldiğini kaydederek latince homo “insan” ve humus “toprak” kelimelerine atıfta bulunmaktadırlar.
devamını gör...
29.
pezevenk kelimesi eski farsça'da pejvend'den gelir. klasik farsça sözlüğünde pejvend " kapı sürgüsü ve çırpıcı tokmağı" na deniyor. yani, zevcesi olacak kadın yabancıyla içeri kapanıp zevk ile safa ile meşgul olurken kapı tokmağı gibi arkasında dikilen adam oluyor. arapça karşılığı deyyus, eski türkçe karşılığı da kurumsak oluyor.
devamını gör...
30.
kozmetik kelimesi grekçe ve aynı zamanda eski yunan felsefesindeki ahenkli, uyumlu anlamındaki "kosmos" sözcüğünden gelir.
devamını gör...
31.
ingilizce chockablock kelimesinin orijinin türkçe çok kalabalık olduğu söylenir kimilerince.
merriam webster sözlüğü göre ise chokkefull zarfı değişerek chockablock olmuştur.
merriam webster sözlüğü göre ise chokkefull zarfı değişerek chockablock olmuştur.
devamını gör...
32.
denir ki arapça her soyut kelime, duygu ve düşüncenin kökeninde somut bir kelime-kök bulunmaktadır. örneğin kalp ve inkılap kelimeleri klb köklerinden türemiştir. klb kökü de dönme, değişme anlamlarına gelmektedir. kalbin kan pompalayarak vücuttaki kanı sürekli temizlemesi ve bir nevi değiştirmesi ile inkılap yani devrim/dönüşüm kelimeleri aynı köke sahiptir.
devamını gör...
33.
tahtakale= istanbul/fatih'te bir semtin adı. taht-el kale'den gelmektedir. kale altı demektir. bugün istanbul üniversitesinin yer aldığı bölgede zamanında sur ile çevrili bir osmanlı sarayı var imiş. etrafının sur ile çevreli olması sebebi ile "kale" yakıştırması kullanılmış. tahtakale semti de "sarayın altı, kale altı" adlandırmasıyla günümüze bu şekilde ulaşmış.
devamını gör...
34.
ekonomi kelimesi; "oikia" (yunanca: ev) ve "nomos" (yunanca: kural) köklerinden gelir, "ev yönetimi" anlamındadır.
ayrıca ekonominin kalkınması için tek çare cem uzan'dır. genç partiliyim genç partili... hülöğğğğğ.
ayrıca ekonominin kalkınması için tek çare cem uzan'dır. genç partiliyim genç partili... hülöğğğğğ.
devamını gör...
35.
üzgün ve üzüm: iki kelimenin de kökü olan "üz-" "kesmek, koparmak, kırmak" anlamlarına gelen bir fiil. hatta bir de "üzüş-" hâli var "ayrılmak (karı-koca)" anlamına gelen. yani, üzüm "dalından kesilen/koparılan meyve", üzgün ise -mecazi olarak- "(dalından) koparılmış, kesilmiş, kırılmış kimse".
devamını gör...
36.
en ilginçlerinden biri ırgat olabilir.
yunanca ırgatis‘in farklı bir hikayesi var.
yunanca bedenen çalışmak demek olan ergasia osmanlı’ya ırgat olarak geçmiş, sonra osmanlıca’dan yunanca’ya e(ı)rgatis (köylü/işçi) olarak evrilmiştir.
eylem olarak gelip isim olarak dönmüş kısaca.
yunanca ırgatis‘in farklı bir hikayesi var.
yunanca bedenen çalışmak demek olan ergasia osmanlı’ya ırgat olarak geçmiş, sonra osmanlıca’dan yunanca’ya e(ı)rgatis (köylü/işçi) olarak evrilmiştir.
eylem olarak gelip isim olarak dönmüş kısaca.
devamını gör...
37.
38.
günümüzde kullandığımız tanrı sözü, orhun yazıtları'nda ilk okunan kelime olan tengri'den gelir. aynı zamanda bu kelime çin kaynaklarında da geçen en eski türkçe kelimelerdendir. kökenine inecek olursak teng- / dön- ve tengir-/döndür- fiilinden geldiği düşünülüyor. sondaki nazal n sesinin önündeki e sesini etkileyerek ö şekline getirmesi olağan bir durum. ayrıca anadolu' da ipi sarma işleminde kullanılan aletin adının tengirek olması ve dönerek işlevini yerine getirmesi gibi pek çok örnek var. türkler evrendeki her şeyin döngüsünün farkında olarak, bu döngünün sebebi olduğunu düşündükleri yaratıcıya "döndüren" yani tengri demekte ne kadar da güzel etmişler.
devamını gör...
39.
geoffrey chaucer, canterbury hikayeleri (orijinali: canterbury tales) adlı eserinde, "escape" sözcüğünü ingiliz edebiyatında ilk defa kullanan yazardır. elliot engel, 'oscar wilde nasıl oldu? & ve diğer edebiyatçıların okulda öğrenemediğiniz yaşamları' (sel yayıncılık, istanbul) kitabında 'escape' kelimesinin ortaya çıkışını şöyle anlatır:
"hac sırasında bütün hacıların kapüşonlu bol pelerin giydikleri belirtilir. haydudun biri bir hacıyı yakalamaya çalışsa bile pelerin o kadar boldur ki, kurban kolayca kurtulup kaçabilirdi. chaucer'ın hacılarından günümüze ulaşan bir ingilizce sözcük vardır: "escape". escape ex (dışında) ve capus (pelerin) sözcüklerinin oluşturduğu bir sözcüktür. yani pelerinin dışına çıkmak anlamına gelir."
"hac sırasında bütün hacıların kapüşonlu bol pelerin giydikleri belirtilir. haydudun biri bir hacıyı yakalamaya çalışsa bile pelerin o kadar boldur ki, kurban kolayca kurtulup kaçabilirdi. chaucer'ın hacılarından günümüze ulaşan bir ingilizce sözcük vardır: "escape". escape ex (dışında) ve capus (pelerin) sözcüklerinin oluşturduğu bir sözcüktür. yani pelerinin dışına çıkmak anlamına gelir."
devamını gör...
40.
çay ve tea. hemen hemen bütün dillerde aynı şekilde telaffuz edilir ve aynı anlama gelir.
çayın anavatanı çin'dir. mandarin lehçesinde ç'a, amoy lehçesinde t'e olarak kullanılır.
çayın ipek yolu üzerinden ulaştığı ülkelerde çay vb. kelimeler kullanılırken, deniz yoluyla ulaştığı ülkelerde tea vb. kelimeler kullanılmıştır. hollanda doğu hindistan şirketi (the dutch east ındia company), çin'den avrupa’ya ilk çay ihracatını yapan şirket olarak biliniyordu. böylelikle avrupalılar bu bitkiyi daha çok tea ismiyle tanıdı. aşağıda ülkelere göre söylenişini görebilirsiniz.
afrikaans : tee
arnavutça : caj (telaffuz edilen chai)
arapça : chai veya şeytan
ermenice : te
azerice : caj (telaffuz edilen chai)
bask : çay
belarusça : harbatu
bengalce / bangla : cha
bulgarca : chai
katalanca : té
çince (kanton) : cha
çince (mandarin) : cha (ikinci ton / yükselen bir tonda "a" ile telaffuz edilir)
hırvatça : caj (telaffuz edilen chai)
çek : caj (telaffuz edilen cha-i)
danca : te
hollandaca : thee
ingilizce : tea
esperanto : teo
filipinli / tagalog : tsaa
fince : tee
fransızca : le thé (erkeksi)
galiçya : té
gürcüce : chai
almanca : der tee
yunanca : tsai
haiti kreol : té
ibranice : teh
hintçe : chai
macarca : çay (çoğul: tik ağacı)
irlandalı : tae
italyanca : te (telaffuz)
izlandaca : te
endonezya dili: teh
japonca : o-cha
korece : cha
letonca : teja (telaffuz edilen tay-ya)
lüksemburgca : téi
makedonca : chaj (telaffuz edilen chai)
malay dili : teh
malta dili : te
norveççe : te
farsça : chay (çoğu bölgede belirgin chai)
lehçe : herbata
portekizce : cha (brezilya aksanıyla telaffuz edilen shah)
romence : ceai
rusça : chai
sırp : caj (telaffuz edilen chai)
slovakça : caj (telaffuz edilen chai)
slovence : caj (telaffuz edilen chai)
somali : şaah
ispanyolca : el té (erkeksi; telaffuz edilen tay)
svahili : chai (telaffuz edilen cha-i)
isveççe : te
taiwanese : de
tamilce ( sri lanka ) : çay
tayland : chah (chah yen tay buzlu çay anlamına gelir)
tibet : cha veya ja
türkçe : çay
ukraynaca : chaj (telaffuz edilen chay)
urduca : chai
(kuzey) vietnam dili: che
(güney) vietnamlı : tra (bazen telaffuz edilen cha veya ja)
galce : te
yidiş : tey
zulu : itiye
kaynak
kaynak
çayın anavatanı çin'dir. mandarin lehçesinde ç'a, amoy lehçesinde t'e olarak kullanılır.
çayın ipek yolu üzerinden ulaştığı ülkelerde çay vb. kelimeler kullanılırken, deniz yoluyla ulaştığı ülkelerde tea vb. kelimeler kullanılmıştır. hollanda doğu hindistan şirketi (the dutch east ındia company), çin'den avrupa’ya ilk çay ihracatını yapan şirket olarak biliniyordu. böylelikle avrupalılar bu bitkiyi daha çok tea ismiyle tanıdı. aşağıda ülkelere göre söylenişini görebilirsiniz.
afrikaans : tee
arnavutça : caj (telaffuz edilen chai)
arapça : chai veya şeytan
ermenice : te
azerice : caj (telaffuz edilen chai)
bask : çay
belarusça : harbatu
bengalce / bangla : cha
bulgarca : chai
katalanca : té
çince (kanton) : cha
çince (mandarin) : cha (ikinci ton / yükselen bir tonda "a" ile telaffuz edilir)
hırvatça : caj (telaffuz edilen chai)
çek : caj (telaffuz edilen cha-i)
danca : te
hollandaca : thee
ingilizce : tea
esperanto : teo
filipinli / tagalog : tsaa
fince : tee
fransızca : le thé (erkeksi)
galiçya : té
gürcüce : chai
almanca : der tee
yunanca : tsai
haiti kreol : té
ibranice : teh
hintçe : chai
macarca : çay (çoğul: tik ağacı)
irlandalı : tae
italyanca : te (telaffuz)
izlandaca : te
endonezya dili: teh
japonca : o-cha
korece : cha
letonca : teja (telaffuz edilen tay-ya)
lüksemburgca : téi
makedonca : chaj (telaffuz edilen chai)
malay dili : teh
malta dili : te
norveççe : te
farsça : chay (çoğu bölgede belirgin chai)
lehçe : herbata
portekizce : cha (brezilya aksanıyla telaffuz edilen shah)
romence : ceai
rusça : chai
sırp : caj (telaffuz edilen chai)
slovakça : caj (telaffuz edilen chai)
slovence : caj (telaffuz edilen chai)
somali : şaah
ispanyolca : el té (erkeksi; telaffuz edilen tay)
svahili : chai (telaffuz edilen cha-i)
isveççe : te
taiwanese : de
tamilce ( sri lanka ) : çay
tayland : chah (chah yen tay buzlu çay anlamına gelir)
tibet : cha veya ja
türkçe : çay
ukraynaca : chaj (telaffuz edilen chay)
urduca : chai
(kuzey) vietnam dili: che
(güney) vietnamlı : tra (bazen telaffuz edilen cha veya ja)
galce : te
yidiş : tey
zulu : itiye
kaynak
kaynak
devamını gör...