181.
yeşu(yuşa)-yeşua(isa), ezan-müezzin, neşid-münşid, ostane-oblast vb.
devamını gör...
182.
votka kelimesinin kökü rusça'da su anlamına gelen "voda" sözcüğünden gelmekteymiş. illa ki bilenler vardır fakat ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. rusların votkayı su gibi içmesiyle alakalı olabilir diye düşünüyorum
devamını gör...
183.
satürn gezegeni, ingilizce'de şeytan anlamına gelen "satan" kelimesi ve mitolojide "satürn'ün günü" anlamına gelen cumartesi(şabat/sebt), etimolojik olarak birbirleriyle bağlantılıdır: satürn-satan(şeytan)-saturday(satürn'ün günü/saturn's say) (bkz: satürn tapınmacılığı)
yani yahudiler ve müslümanlar, binlerce yıldır şeytani ay tanrıları ile satürn'ü temsil eden örtülü siyah küplere tapıyorlar: yehova-allah, tefilin-kabe ilişkileri
ilgili linkler:
1) twitter.com/ilkadimokumak/s... doruktaki beyin'den ilgili yazı.
2)
ilyas özkan'ın yedek kanalı "ilyas"tan "satürn'den kabe'ye" adlı video
devamını gör...
184.
farsça bir kelime olan, ve beyaz yüz anlamına gelen rū-sipid kelimesinden beyazlığı azaltırsanız rū-spi kalır. ve ona ön sesi koyup okunuşu türkçeleştirirseniz karşınıza yüzünde beyazlık kalmamış, insan içine çıkacak yüz kalmamış anlamında bir kelime çıkar. meslektir bazıları için ama moderasyon sıkıntı çıkarmasın diye * "o rus bu" şeklinde yazayım ben kendisini.
devamını gör...
185.
öylesine zorlama, uydurma saçmalara konu oldu ki, bilimsel kaynaklar dışında 'etimoloji masalları'nı okumuyorum bile.. (istanbul islamıboldan mı gelmiyormuş, erzurum -rusların erlerimize düşmanlığına atıfla- erezulüm'ünden mi gelmiyormuş.. amerika kıtası aslında erik ağaçlarıyla doluymuş da keşfedenler şaşırıp amma erik haa'mı dememişler -he yaa kolomb ve çevresi türkçe konuşuyomuş demekki- türünden ilkmektep zeka seviyesinden bir tık aşağı seviyelik uydurmalar.)
devamını gör...
186.
#2860290 nolu tanıma binaen, mahut kelimenin kökenine dair rivayet olunan ru+sipid tamamen halk etimolojisi'nden ibarettir. kelimenin aslı orta farsça (bkz: pehlevice) günümüzde ki farsça hali ruspi ile aynı manaya gelen rōspīk kelimesidir.
kaynaklar:
1)ana kaynak
grundriss der neupersischen etymologie : horn, paul, (pehlevice etimolojik sözlük)

2)tasdiklemek için ekstradan kaynak
فرهنگ ریشه‌شناختی زبان فارسی

fars dilinin etimolojik kültürü , 5 cilt ; mohammed hasandust

peki türkçe'ye niye bizim bildiğimiz şekilde geçmiş?
zira yabancı kelimeler dile alınırken özellikle /r/ , /l/ önseslerinde telaffuz daha kolay olsun diye konuşma dilinde(ağız) ünlü türemesi yaygındır. örnek vermek gerekirse;
ramazan=ıramazan
limon=ilimoni
recep=irecep
leğen=ıleğen
rüzgar=ürüzgar
rum=urum
bunlar konuşma dilindeki kullanımlardır, duymamış olabilirsiniz; derleme sözlüğünde bunun bolca örneğine rastlanır. (bkz: derleme sözlüğü)

velhasıl ak yüz , yüzsüz, bakacak yüzü olmayan gibisinden kurulan bağlantılar asılsızdır.
devamını gör...
187.
amun->amen->amin
asir (osiris)->ezra->üzeyir a.s. (arapça uzir)

t: ne kadar doğrudur muallak.
devamını gör...
188.
#3142223
üst edit: amin kelimesinin bir diğer anlamı hakkında amen formuna rastlanmamış olsada amonyaktan ve amon'dan geldiği aşikârdır.

dua'da kullanılan anlamı bahsediliyorsa amun->amen- olmamış amin zaten hem ibranice hem de süryanice/aramice'de yer alan amen'den geliyor. kendisi çok eski bir kelime ama fiil de değildir hani*, üzeyr ise arapçada yine ˁuzeyr عُزَيْر şeklinde; ingilizcede uzair'dir. kendisinin bir soyisim olarak görülen uzir ile alakası yoktur. osiris hakkında asir kökenini ilk defa duyuyorum, sonradan veya günümüzde kullanılmış bir kısaltma ise bilmem ama etimolojik olarak inceleyeceksek eskisi önemlidir bizim için ve hatırladığım kadarıyla hiyerogliflerde sesli harf hakkındaki problemler yüzünden farklı kişiler usir,usire,ausir gibi seslere karşılık olduğunu düşünüyor ama asir biçimine hiç rastlamadım ki alakası olması zor gözüküyor.
devamını gör...
189.
menorah-menarah(minare)
menorah, yahudiliğin asıl sembolü olup mum yakıldığında ortamı aydınlatır. minare de caminin ezan okunan bölümü olup islam literatüründe nurlu aydınlık demektir. ayrıca minarenin balkonu, şekil olarak menoraya benzemektedir.
devamını gör...
190.
charlotte ritter hatırlatması ile tekrar hareketlenecek olan başlık. kendisine müteşekkirim.

cüzdan - eczane
cüz, arapça parça, birim. farsça dan eki ile medreselerde okutulan kitapları taşımaya yarayan çanta olmuş cüzdan.
cüzün çoğulu ecza, 19. yy başlarında avrupalılar tarafından açılmış eczanelerde raflardaki sıra sıra dizili kimyasal maddeler olurmuş.
devamını gör...
191.
o halde ben de yazayım, sevgili finarfin başlangıcı yaptıysa.*

halk arasında "her kuşun eti yenmez" diye söylenegelen sözün doğrusu aslında "harguşun eti yenmez" şeklindedir.
'har' farsça eşek, 'guş' da kulak demek. harguş eşek kulaklı manasında tavşan anlamına gelen kelime.

bizim şiiler ve caferilerden gördüğümüz üzere bazı inançlarda tavşan eti yenmediği için böyle bir söz söylenmiş fakat söylene söylene şu anki bildiğimiz hale, yanlış haline gelmiş. hepimiz de bu şekilde kullanmaya devam ediyoruz; çünkü “galat-ı meşhur, lügat-i fasihten evladır.”
devamını gör...
192.
#3300740 no'lu tanıma binaen.

her kuşun eti yenmez deyimi doğrudur, harguş yorumlaması halk etimolojisidir. atasözünün dengi farsçada da vardır ve mevlananın mesnevisinde 2762 başka baktığım bir yayımda ise 2803 no'lu beyitte geçmektedir;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mevlânâ mesnevisinde geçen atasözleri üzerine yapılan akademik bir çalışmada yine bu deyime değinilmekte ve deyimin bizde olan karşılığı verilmektedir;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

57 no'lu işaretlenmiş dipnot;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

belirtildiği üzere atasözünün tam hali "kuş var eti yenir, kuş var et yedirilir; her kuşun eti yenmez" şeklindedir. aksoy'un atasözü ve deyimler sözlüğünün ilk cildinin 381'inci sayfasında da aynı şekilde geçmektedir.
mevzubahis çalışmanın linkini bırakıyorum meraklısı için; isamveri.org

aynı zamanda makedonya'da kullanılan türk atasözleri adlı bir çalışmada ilgi çekici bir çok öbek arasında bu söz de mevcuttur;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ek olarak kaşkay atasözlerinin türkiye türkçesi ve kıbrıs atasözleriyle karşılaştırıldığı bir çalışmada da aynı bağlamda atasözüne rastlanır;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
193.
cehennem, ibranice gei hinnom/ ge hennam dan gelmiştir.

gei ibranice de vadi anlamındadır , hinnom ise gözyaşı , yani gözyaşı vadisi.
devamını gör...
194.
copy paste yaparken kaydırmış anlaşılan.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ilginç etimolojik bağlantılar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim