181.
penta 5 demektir. pentagon ise beşgendir...
devamını gör...
182.
(bkz: özgürlük)

öz sözcüğünden türetilmiştir. +gür unsurunun yapısı ve işlevi meçhuldür. belki öz + gür şeklinde bileşik sıfat amaçlanmıştır. osmanlıca hür حرّ sözcüğünden serbest esinlenme söz konusu olabilir.

(bkz: öz)

eski türkçe öz “benlik, kendi” sözcüğünden evrilmiştir. bu sözcük eski türkçe ö- “düşünmek, bilincinde olmak” fiilinden eski türkçe +uz ekiyle türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

yani özgür olmak için önce kendi benliğinin farkına varmak gerekiyor.
devamını gör...
183.
biricik kızımın adı zeynep;
arapçada, zeyn (süs) ve eb (baba) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. babasının süsü anlamına gelir
devamını gör...
184.
‘leon’ yunanca ‘arslan’ demek. müslüman yoğunluklu coğrafyadaki genel karşılığı ise ‘esat’. bu isim latince’ye ‘leo’ olarak geçti ve roma’dan avrupa’nın her köşesine yayıldı. yunanca ‘leonidas’ ise ‘arslanoğlu’ anlamına geliyor. arslan’ın ermenice karşılığı ise levon.
leonard ise bizim halk dilindeki ifadeyle ‘aslan parçası’ gibi bir anlama geliyor.
devamını gör...
185.
jaluzi. *

"usta bana öyle bir perde tasarla ki, dışardan bakan hiç bir göz sevgilimi görmesin!"
devamını gör...
186.
götürmek fiilinin göt kökünden üretilmiş olması
devamını gör...
187.
pentagon
penta 5 demektir.
pentagon ise beşgendir.
devamını gör...
188.
saye gölge anlamına gelirken senin sayende deyimi ise senin gölgende anlamına gelir.
devamını gör...
189.
ibranice'de kutsal metinlerin okunma seviyelerini oluştutan kavramların baş harfleri yan yana geldiğinde "pardes" kelimesi oluşur ki, meyve bahçesi - bostan gibi bir anlamı vardır.
benzer şekilde farsça firdevs ve ingilizce paradise kelimeleri de aynı kökten gelir.
vallahi bize en sonunda cennet diye nakkaştepe millet bahçesi tadında bir yer verecekler gibi geliyor bazen, korkuyorum lan. *
devamını gör...
190.
tar; iran ve hint coğrafyalarında "tel" demek olan sözcük. aynı zamanda azerbaycan, afganistan ve hindistan’da bir çalgının adı.

bu nedenle;

hindistan'daki tek telli çalgıya "yektar"
türkmenler ve özbekler'in iki telli çalgısına "dutār",
yine hindistan'da üç telli çalgıya "sitār" ya da "sêtār", denir.
sitar zamanla dört telli çalgıya dönüştü ve adı "çartār" oldu.
altı telli çalgı "pançtār" afganistan'da yaygın.

hepimizin bildiği gitar ise sumerce (ĝeš)di-tar sözcüğünden gelir.
devamını gör...
191.
yeşu(yuşa)-yeşua(isa), ezan-müezzin, neşid-münşid, ostane-oblast vb.
devamını gör...
192.
votka kelimesinin kökü rusça'da su anlamına gelen "voda" sözcüğünden gelmekteymiş. illa ki bilenler vardır fakat ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. rusların votkayı su gibi içmesiyle alakalı olabilir diye düşünüyorum
devamını gör...
193.
satürn gezegeni, ingilizce'de şeytan anlamına gelen "satan" kelimesi ve mitolojide "satürn'ün günü" anlamına gelen cumartesi(şabat/sebt), etimolojik olarak birbirleriyle bağlantılıdır: satürn-satan(şeytan)-saturday(satürn'ün günü/saturn's say) (bkz: satürn tapınmacılığı)
yani yahudiler ve müslümanlar, binlerce yıldır şeytani ay tanrıları ile satürn'ü temsil eden örtülü siyah küplere tapıyorlar: yehova-allah, tefilin-kabe ilişkileri
ilgili linkler:
1) twitter.com/ilkadimokumak/s... doruktaki beyin'den ilgili yazı.
2)
ilyas özkan'ın yedek kanalı "ilyas"tan "satürn'den kabe'ye" adlı video
devamını gör...
194.
farsça bir kelime olan, ve beyaz yüz anlamına gelen rū-sipid kelimesinden beyazlığı azaltırsanız rū-spi kalır. ve ona ön sesi koyup okunuşu türkçeleştirirseniz karşınıza yüzünde beyazlık kalmamış, insan içine çıkacak yüz kalmamış anlamında bir kelime çıkar. meslektir bazıları için ama moderasyon sıkıntı çıkarmasın diye * "o rus bu" şeklinde yazayım ben kendisini.
devamını gör...
195.
öylesine zorlama, uydurma saçmalara konu oldu ki, bilimsel kaynaklar dışında 'etimoloji masalları'nı okumuyorum bile.. (istanbul islamıboldan mı gelmiyormuş, erzurum -rusların erlerimize düşmanlığına atıfla- erezulüm'ünden mi gelmiyormuş.. amerika kıtası aslında erik ağaçlarıyla doluymuş da keşfedenler şaşırıp amma erik haa'mı dememişler -he yaa kolomb ve çevresi türkçe konuşuyomuş demekki- türünden ilkmektep zeka seviyesinden bir tık aşağı seviyelik uydurmalar.)
devamını gör...
196.
#2860290 nolu tanıma binaen, mahut kelimenin kökenine dair rivayet olunan ru+sipid tamamen halk etimolojisi'nden ibarettir. kelimenin aslı orta farsça (bkz: pehlevice) günümüzde ki farsça hali ruspi ile aynı manaya gelen rōspīk kelimesidir.
kaynaklar:
1)ana kaynak
grundriss der neupersischen etymologie : horn, paul, (pehlevice etimolojik sözlük)

2)tasdiklemek için ekstradan kaynak
فرهنگ ریشه‌شناختی زبان فارسی

fars dilinin etimolojik kültürü , 5 cilt ; mohammed hasandust

peki türkçe'ye niye bizim bildiğimiz şekilde geçmiş?
zira yabancı kelimeler dile alınırken özellikle /r/ , /l/ önseslerinde telaffuz daha kolay olsun diye konuşma dilinde(ağız) ünlü türemesi yaygındır. örnek vermek gerekirse;
ramazan=ıramazan
limon=ilimoni
recep=irecep
leğen=ıleğen
rüzgar=ürüzgar
rum=urum
bunlar konuşma dilindeki kullanımlardır, duymamış olabilirsiniz; derleme sözlüğünde bunun bolca örneğine rastlanır. (bkz: derleme sözlüğü)

velhasıl ak yüz , yüzsüz, bakacak yüzü olmayan gibisinden kurulan bağlantılar asılsızdır.
devamını gör...
197.
amun->amen->amin
asir (osiris)->ezra->üzeyir a.s. (arapça uzir)

t: ne kadar doğrudur muallak.
devamını gör...
198.
#3142223
üst edit: amin kelimesinin bir diğer anlamı hakkında amen formuna rastlanmamış olsada amonyaktan ve amon'dan geldiği aşikârdır.

dua'da kullanılan anlamı bahsediliyorsa amun->amen- olmamış amin zaten hem ibranice hem de süryanice/aramice'de yer alan amen'den geliyor. kendisi çok eski bir kelime ama fiil de değildir hani*, üzeyr ise arapçada yine ˁuzeyr عُزَيْر şeklinde; ingilizcede uzair'dir. kendisinin bir soyisim olarak görülen uzir ile alakası yoktur. osiris hakkında asir kökenini ilk defa duyuyorum, sonradan veya günümüzde kullanılmış bir kısaltma ise bilmem ama etimolojik olarak inceleyeceksek eskisi önemlidir bizim için ve hatırladığım kadarıyla hiyerogliflerde sesli harf hakkındaki problemler yüzünden farklı kişiler usir,usire,ausir gibi seslere karşılık olduğunu düşünüyor ama asir biçimine hiç rastlamadım ki alakası olması zor gözüküyor.
devamını gör...
199.
menorah-menarah(minare)
menorah, yahudiliğin asıl sembolü olup mum yakıldığında ortamı aydınlatır. minare de caminin ezan okunan bölümü olup islam literatüründe nurlu aydınlık demektir. ayrıca minarenin balkonu, şekil olarak menoraya benzemektedir.
devamını gör...
200.
charlotte ritter hatırlatması ile tekrar hareketlenecek olan başlık. kendisine müteşekkirim.

cüzdan - eczane
cüz, arapça parça, birim. farsça dan eki ile medreselerde okutulan kitapları taşımaya yarayan çanta olmuş cüzdan.
cüzün çoğulu ecza, 19. yy başlarında avrupalılar tarafından açılmış eczanelerde raflardaki sıra sıra dizili kimyasal maddeler olurmuş.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ilginç etimolojik bağlantılar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim