141.
eskiden ak güney, kara da kuzeyi temsil edermiş. yani akdeniz aslında güney denizi, karadeniz de kuzey denizi demek.
devamını gör...
142.
cengiz han'ın 13. yüzyıldaki avrupa seferleri sırasında avrupa dillerine bir çok kelime geçti. sadece ingilizcede 600 tane türkçe kelime mevcut.

ingilizcedeki horde: büyük canlı kitlesi. türkçedeki ordu kelimesiyle aynıdır. zombi istilalarında akın akın gelen zombiler için horde kullanılır. almancası da yine 'horde'dir

new : nevruz'dan gelmektedir. doğanın yenilenmesi baharın uyanması avrupaya 'yeni olan' şeklinde geçmiş. farsi bir kelime olduğu için cengiz han'ın da öncesine dayandığı mantığını kurabiliriz.
devamını gör...
143.
yeni öğrendim ve şaşırdım:
çocuk türkçe. ve domuz yavrusu demekmiş .
lugatim.com/s/%C3%A7ocuk

@ne zaman gitti tren adlı beni engellemiş (?) ama bana gayet kibar bir mesaj gönderebilmiş yazar yukarıdaki linkin çalışmadığını söylemiş.
gerçekten de telefonda çalışmıyor.
bu yüzden www.lugatim.com adresine gidip gelen sayfada çıkan arama çubuğuna "çocuk" yazarak devam edebilirsiniz. bu benim telefonda da çalışıyor.
not: normal sözlüğün yönlendirmesiyle gitmeyin. doğrudan browserden gidin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
144.
“pencere” sözcüğü penc ve re sözcüklerinin bileşiminden oluşmaz. mâbadınızdan sallama alışkanlığını derhal bırakmanızı tavsiye ediyorum.
farsça pencer/pancar (aydınlatma deliği, hava boşluğu) sözcüğünden türemiş ve türkçeye geçmiştir.

şifre sözcüğü arapça “ ﺻﻔﺮ” (şifr) yani “sıfır” sözcüğünden gelmektedir. arapça “ ﺟﻔﺮ” (cefr) sözcüğü, eski yazıda cifir, cefr olarak da kullanılmıştır, “oğlak” anlamına gelir.

mimar sözcüğü “îmar” kökünden türemiştir. sallamayalım lütfen.
devamını gör...
145.

ingilizcedeki "pain" kelimesiyle, fransızca'daki "pain" kelimesini düşündü. biri "acı", diğeri "ekmek" demekti. barbaros bunu sıradan bir tesadüf olarak değerlendirmeyecek kadar sarhoş ve yalnızdı. acı, insanın hayat tarlasında biçtiği buğdaylardan pişirdiği ekmekti. dolayısıyla sabah kahvaltısı kadar kaçınılmazdı.


hakan günday - piç
devamını gör...
146.
(bkz: otorite)

fransızca autorité “1. emir verme yetkisi, nüfuz, 2. amir, yetkili” sözcüğünden alıntıdır. bu sözcük latince auctoritas “ağalık, şeflik” sözcüğünden evrilmiştir. bu sözcük latince auctōr “1. (bitki veya hayvan) yetiştiren, besleyen, 2. aşiret reisi, ağa, şef, 3. eser sahibi” sözcüğünden +itas ekiyle türetilmiştir. bu sözcük latince augere “büyümek, yetişmek” fiilinden +(t)or ekiyle türetilmiştir. bu fiil hintavrupa anadili aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *h₂ewg- (*awg-) biçiminden evrilmiştir.
devamını gör...
147.
ingilizce gather (toplanma), yunanca agora'dan (toplanılan yer) gelmektedir.
devamını gör...
148.
kibele = anadolunun ana tanrıçası magna mater. hem erkek hem dişiydi
sibel = bir kadın adı
hübel = kabe'deki putların en büyüklerinden biri.
üçü de aynı kökenden gelir.
devamını gör...
149.
zeybek sözcüğü halikarnas balıkçısına göre ion dilindeki zai bakhon yani bakhüs'ün askerleri/rahipleri'den türediğidir.
bakhüs meşhur şarap tanrısı dionisos olup, rahipleri de bağ bozumu şenliklerine süslü kıyafetleri ile katılırlarmış...
devamını gör...
150.
mahzen-magazin
saklamaktan gelir.
devamını gör...
151.
normal ;

fransızca normale “kurala uygun, kurallı” sözcüğünden alıntıdır. bu sözcük latince normalis “gönyeli, ölçüye uygun” sözcüğünden alıntıdır. bu sözcük latince norma “gönye” sözcüğünden +al° ekiyle türetilmiştir.
devamını gör...
152.
---alıntı---

“kadın“, eski türkçede “kraliçe, hakan eşi, prenses” anlamlarına gelen “katun“dan geliyor. “hatun“un da kökeni olan bu kelime, farsçanın eski bir akrabası olan orta asya dili soğdcada ki “hvaten” kelimesinden gelmiş. kimi kaynaklara göre “hvaten“, eski yunancada gücü, erki temsil eden “krat” (bkz: otokrat, demokrat) kelimesiyle bağlantılı ve sonuna gelen “-en” ekiyle “dişi” gücü anlatmış.

---alıntı---
devamını gör...
153.
parşömen sözcüğü fransızcadır (parchemin) ve üzerine yazı yazmak üzere inceltilmiş koyun derisi demektir. bu sözcük latince carta pargemena sözcük öbeğinden devşirilmedir. anlamı aynıdır. bu da "pergamum" sözcüğünden elde edilmiştir ki pergamum bergama'nın adıdır.
devamını gör...
154.
köpek kelimesi türkçe'ye 15. yüzyılda büyük olasılıkla kıpçak dilinden geçmiştir. köpek kelimesi kıpçak türkçesinde "kabarmak, irileşmek" karşılığını taşıyan "köp" fiilinden geliyor ve sonundaki "ek" ise küçültme anlamı taşıyor.
devamını gör...
155.
penis, latincede kuyruk anlamına geliyormuş. penicilin antibiyotiğinin isim babası olan penicilium mantarı da bu ismi uzun görünümünden dolayı almış.

bunlara bağlı olarak kalem yani ing. pencil ismi de kuyruk (latince penis) ve penicilium mantarı üzerinden türemiş.

(bkz: vay anam vay neler dönmüş serhat ya)
devamını gör...
156.
-garp
-garip
-gariban
-gurbet
-gurup
-mağrip
kelimelerinin hepsi arapça "grb" kökünden gelir ve "uzaklık ayrılma" anlamına dayanır.

bunları bende az önce öğrendim. dil ne tatlı bir zenginlik. her kelime kendini aramış ve bulmuş gibi.

twitter.com/KelimeKoken/sta...
devamını gör...
157.
#2264857 bu vesileyle şöyle bir baktım da "düğü" olarak tdk'da da yer verilen bir sözcük; "kırık pirinç" ya da "elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur" demekmiş.

bir halk ağzı sözcüğü düğü aynı zamanda "çok ince bulgur" "demek olan düğürcük sözcüğüyle de eş anlamlıymış.

düğün ise; kökeni "bağlamak" anlamındaki tüg sözcüğüne "in" soneki getirilerek "bağ, düğüm, akit, özellikle evlenme akdi" anlamındaki tügün sözcüğünden geliyormuş.
devamını gör...
158.
ötanazi: bir insan veya hayvanın çaresiz ve tedavi edile­mez durumlardaki acılarına son vermek için ağrısız bir şekil­de ölümünü gerçekleştirmektir. yani legâl cinâyet/intihar.
kökenine gelir isek eğer; yunancada eu:iyi, thanatos: ölüm demektir. iyi ölüm.
devamını gör...
159.
plausible kelimesi; akla yatkın,mantıklı gibi anlamlara gelen bir ingilizce sözcük. latince "plaudere"den geliyormuş. * applause/applaud (alkışlamak) da aynı kelimeden türüyormuş. bu bağlantı çok güzel aslında. bir espriyi bile akla yatkın görünce alkışlayasım gelir şahsen. yani deli saçması bir espride bile bir zeka, mantık olacak arkadaş.
devamını gör...
160.
intihar kelimesi arapça "nahr " kökünden türemiştir. "nahr" sözlükte bir hayvanı kesmek, boğazlamak anlamına gelmek­tedir. iftial bâbından "intihar" ise kendini öldürmek, kendi ölümüne sebebiyet vermek anlamına gelir. intihar eden kişiye de "müntehir" denir.

batı dillerinde intihar olgusunu tanımlamak için kullanı­lan kelimelerin kökü latince suicidium'a dayanır. suus (ken­di) ve caedere (öldürmek) kelimelerinden oluşan suicidium, 17. yüzyılın ortalarından itibaren ingilizceye. 18. yüzyılda da fransızcaya "suicide" şeklinde geçmiştir.

klasik dillerden yu­nancada intihar olgusu, "kendini kendi eliyle öldürmek" anla­mına gelen "autophonos" sözcüğü ile karşılanmaktadır. bunun yanında, yunancada bu olgu, bir başkasının ya da kendisinin katili gibi anlamlara gelen "authentes" kelimesiyle de ifade edil­mektedir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ilginç etimolojik bağlantılar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim