161.
“sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovasına atlayacaktı.”
devamını gör...
162.
eserleri ile kendi devri ve sonraki nesilleri derinden etkileyen ancak uğruna yürek titreten şiirler yazdığı her kadını başka bir kadın uğruna terk eden büyük şairimiz.
devamını gör...
163.
modern homeros. şiirle roman yazma işinin son temsilcisiydi.
devamını gör...
164.
-sen-
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
düşmanımdır ikisi..
sana gelince...
yazıyorsun..
okuyorum..
kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
ne yazık!..
ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
satıyorsun:
günde on kâat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
en güzel günlerimin
üç mel'un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi...
kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz,
düşman bile değiliz..
1933
devamını gör...
165.
dünya şairimiz nazım hikmet'in ölüm yıldönümünde kendisini saygıyla anıyoruz...
çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
devamını gör...
166.
şaşıp kalma üstüne
sevebilirim
hem de nasıl,
dile benden ne dilersen,
canımı, gözlerimi
kızabilirim,
ağzım köpürmez,
ama devenin öfkesi halt etmiş benimkinin yanında,
devenin öfkesi, kinciliği değil.
anlayabilirim
çoğu kere burnumla,
yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak
ve dövüşebilirim,
doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum her şey için, herkes için,
yaşım başım buna engel değil,
ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı.
şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni.
yazık.
1963 şubat,
tanganika maranga oteli
sevebilirim
hem de nasıl,
dile benden ne dilersen,
canımı, gözlerimi
kızabilirim,
ağzım köpürmez,
ama devenin öfkesi halt etmiş benimkinin yanında,
devenin öfkesi, kinciliği değil.
anlayabilirim
çoğu kere burnumla,
yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak
ve dövüşebilirim,
doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum her şey için, herkes için,
yaşım başım buna engel değil,
ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı.
şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni.
yazık.
1963 şubat,
tanganika maranga oteli
devamını gör...
167.
ve vera'ya şöyle dedi;
bizim kavuşmamız ölümümden sonra olacak. ülkeme dönmek için ölmek zorundayım..
ruhun şad olsun mavi gözlü dev.. saygı, sevgi ve özlemle..
bizim kavuşmamız ölümümden sonra olacak. ülkeme dönmek için ölmek zorundayım..
ruhun şad olsun mavi gözlü dev.. saygı, sevgi ve özlemle..
devamını gör...
168.
“dertlerimi aklında tutma, unut...
beni unutma”
-nazım hiktmet ran
(unutmadık seni, 3 haziran)
beni unutma”
-nazım hiktmet ran
(unutmadık seni, 3 haziran)
devamını gör...
169.
170.
türk edebiyatının cesur şairi ve inandıklarının yılmaz savaşçısı. bugün ölüm yıldönümünde büyük bir özlemle ve sevgiyle anılıyor.
devamını gör...
171.
“aynı daldaydık, aynı daldaydık.
aynı daldan düşüp ayrıldık.
aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.”
dizeleriyle anmak istediğim, 58 yıl önce aramızdan ayrılan türk şiirinin en büyük ismi.
aynı daldan düşüp ayrıldık.
aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.”
dizeleriyle anmak istediğim, 58 yıl önce aramızdan ayrılan türk şiirinin en büyük ismi.
devamını gör...
172.
bugün ölüm yıldönümü olan büyük şair. o zaman edip akbayram ve kızı türkü'den gelsin.
"seni dünya paylaşamıyor, şiirlerin bin dilde
seni senden okumak var ya seni aynı dile
mezarın orada olsa burada olsa ne olur
tepende bir taş olsa çınar olsa ne olur
kitapların özgür artık, müjdeler olsun nazım
sen yazmaya devam et, hasreti yazma nazım
varna önlerindeydin, sen artık döndün nazım
karadeniz köpürdü, memlekettesin nazım
nazım hikmet memleket, memleket nazım hikmet
kafiye için yazmadım, hasret sana memleket"
nazım hikmet memleket
"seni dünya paylaşamıyor, şiirlerin bin dilde
seni senden okumak var ya seni aynı dile
mezarın orada olsa burada olsa ne olur
tepende bir taş olsa çınar olsa ne olur
kitapların özgür artık, müjdeler olsun nazım
sen yazmaya devam et, hasreti yazma nazım
varna önlerindeydin, sen artık döndün nazım
karadeniz köpürdü, memlekettesin nazım
nazım hikmet memleket, memleket nazım hikmet
kafiye için yazmadım, hasret sana memleket"
nazım hikmet memleket
devamını gör...
173.
tam 58 yıldır şiirler nazım 'sız.
" bir gün bensizlik çalar kapını.
benli dünleri düşünür, avunursun...
sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir
doğru bulursun."
nazım hikmet
" bir gün bensizlik çalar kapını.
benli dünleri düşünür, avunursun...
sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir
doğru bulursun."
nazım hikmet
devamını gör...
174.
bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım...
devamını gör...
175.
nâzım hikmet ran ya da türkiye'den ayrıldıktan sonraki soyadı ile nâzım hikmet borzecki, türk şair ve yazardır. komünist siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiştir. şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır.
ancak bizlerin 'mavi gözlü dev'idir
"senin adını kol saatımın kayışına tırnağımla kazıdım..."
tecrit günlerinden kalan bu cümleyi,
ona dedirten hasreti ile
vatanına ,
aşk ina duyduğu sevdası ile..
anıyoruz..
devamını gör...
176.
bugün ölüm yıl dönümü olan, değeri zamanında bilinememiş bir şairimizdir. bu dünyadan bir nazım hikmet geçti. bütün şiirleri birbirinden güzel ama ben bir tanesini bırakayım buraya.
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi oradan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacağız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
içimden bir şey
belki diyor.
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi oradan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
toprağa beraber dalacağız.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düşünmüyorum.
ben daha bir çocuk doğuracağım
hayat taşıyor içimden.
kaynıyor kanım.
yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
içimden bir şey
belki diyor.
devamını gör...
177.
o yalnız ağaran tanyerini görür
ben geceyi de
sen yalnız geceyi görürsün
ben ağaran tanyerini de.
ben geceyi de
sen yalnız geceyi görürsün
ben ağaran tanyerini de.
devamını gör...
178.
ayrılık şiiri: #1061591
devamını gör...
179.
"allahtan büyük ne var ? demişler; çocuklar var, demiş.
öyle ya çocuk allah korkusunu bilebilir mi?
bilmez.
kim kimden korkmazsa, o ondan büyüktür."
-nazım hikmet ran
öyle ya çocuk allah korkusunu bilebilir mi?
bilmez.
kim kimden korkmazsa, o ondan büyüktür."
-nazım hikmet ran
devamını gör...
180.
"ran" osmanlicada "kalbin katılaşması, kasvetlenmesi" demektir. ancak soyadının bu anlamdan kaynaklandığı gibi bir iddia yoktur. bir deyişe göre piraye seçmiştir, sıfat fiil eki olduğu için de aralarında espri konusu etmişler ve herkes kendine göre yorumlasin demişler.
run forrest run'ın bununla hiç alakası yoktur.
run forrest run'ın bununla hiç alakası yoktur.
devamını gör...