141.
sevgili günlük;
artık acılara tutunmak yok. insanlara dair beklentilerim kalmadı, hissettiğim gibi yaşamaya karar verdim, yeri gelince gülüp yeri gelince üzüleceğim. birkaç gündür ağız dolusu gülüyorum pek çok şeye, anlayacağın serotonini saldık bünyeye. ne geçmişin pişmanlıklarıyla ne de geleceğin kaygılarıyla yaşanıyor. anımı güzelleştiren şeylere tutunma sırası. kuşa, böceğe, çiçeğe, çocuk sesine, sümbül kokusuna, deniz uğultusuna... kimsenin vaktimi çalmasına izin yok artık, biraz da pozitif basalım bünyeye. belli mi olur mezara girmeden bir şeyleri yoluna koyarız. hadi adios..
artık acılara tutunmak yok. insanlara dair beklentilerim kalmadı, hissettiğim gibi yaşamaya karar verdim, yeri gelince gülüp yeri gelince üzüleceğim. birkaç gündür ağız dolusu gülüyorum pek çok şeye, anlayacağın serotonini saldık bünyeye. ne geçmişin pişmanlıklarıyla ne de geleceğin kaygılarıyla yaşanıyor. anımı güzelleştiren şeylere tutunma sırası. kuşa, böceğe, çiçeğe, çocuk sesine, sümbül kokusuna, deniz uğultusuna... kimsenin vaktimi çalmasına izin yok artık, biraz da pozitif basalım bünyeye. belli mi olur mezara girmeden bir şeyleri yoluna koyarız. hadi adios..
devamını gör...
142.
oğuz atay’ı hatırlatan cümle.
isteyenle güzel bir şiiri paylaşabilirim.
isteyenle güzel bir şiiri paylaşabilirim.
devamını gör...
143.
sana yazmıyorum diye seni unuttum sanma sakın. beni anlayabilmen için yazılı bir iletişime geçmemize gerek bile yok artık ,beni benden daha iyi biliyorsun zaten. bense hâlâ hiçbir şey bilmiyorum sevgili günlük. sadece seni biliyorum ben. kaç aydır kapağını açmamış olmama rağmen bir gün sana geri döneceğimi biliyorum.
bekle beni birazcık daha . kendimi toparladığımı hissettiğim, yaşanmaya değecek bir şeyler bulduğum gün anlatacağım sana her şeyi.
bekle beni birazcık daha . kendimi toparladığımı hissettiğim, yaşanmaya değecek bir şeyler bulduğum gün anlatacağım sana her şeyi.
devamını gör...
144.
bugün de yalnızız.
devamını gör...
145.
hava çok sıcak ama neyse ki ağaçlar var da gölgelerine sığınıyorum.ayaklarim ferahladı. kışın ağır kıyafetleri üzerime yük olmaz oldu.agaclardan meyve topluyorum ne mutlu bana.çocuklarla şakalaştım ,oyun oynadim konuştum gözlerinin içine baktım, bol bol.bir kediyi okşadım bir köpekle selamlaştim.dondurma yedim yazın en sevdiğim...ılık rüzgar yüzümü oksarken gözlerimi kapadım düşündüm.sessizligi ve ayni zamanda bol gürültüyü dinledim,hiç sıkılmadım teşekkürler
devamını gör...
146.
sevgili günlük bunu söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi
hamileyim !
bir çocuğum olacak, bir çocuğa can vereceğim. o kadar inanılmaz ki ...
hamileyim !
bir çocuğum olacak, bir çocuğa can vereceğim. o kadar inanılmaz ki ...
devamını gör...
147.
bugün de sinirden ağladım. teşekkür ederim hiçbir şey değişmediği için...
devamını gör...
148.
selam günlük. bugün eternal of the spotless mind dükkanına gittim. önce testi geçmeniz lazım dediler. test dedikleri de solo test. test sonunda kapıyı gösterdiler. ama para almadılar. çıkarken dedim ki bunlara. durdurun dünyayı başım dönüyor.
devamını gör...
149.
sevgili günlük,
bugün yürü ya kulum demişçesine yürüdüm. 3 tur aynı yollardan geçtim ama sorun şu ki sönmedim, durulamadım. hâlâ yanıyorum. derse girdiğimde o kadar tükenmiş haldeydim ki vurdum kafayı uyudum tüm ders boyunca. durulmadım yine de... duramıyorum. zihnimi durduramıyorum. tek eğlenceli kısım yol boyunca bağırarak şarkı söylemekti.
bugün yürü ya kulum demişçesine yürüdüm. 3 tur aynı yollardan geçtim ama sorun şu ki sönmedim, durulamadım. hâlâ yanıyorum. derse girdiğimde o kadar tükenmiş haldeydim ki vurdum kafayı uyudum tüm ders boyunca. durulmadım yine de... duramıyorum. zihnimi durduramıyorum. tek eğlenceli kısım yol boyunca bağırarak şarkı söylemekti.
devamını gör...
150.
günlük,
utanırım.
ar ederim.
öleceğimi bilsem konuşmam.
zorlama beni.
merhem istemez.
dua istemez.
onurlu bir yolculuk bu.
dert yanarak gölge düşürmem.
utanırım.
ar ederim.
öleceğimi bilsem konuşmam.
zorlama beni.
merhem istemez.
dua istemez.
onurlu bir yolculuk bu.
dert yanarak gölge düşürmem.
devamını gör...
151.
sevgili günlük,
bugün umutlarım ve gücüm oldukça azaldı. yalnızlık üzerime çöküyor kurşun gibi ve ben devam etmekte zorlanıyorum.
bugün umutlarım ve gücüm oldukça azaldı. yalnızlık üzerime çöküyor kurşun gibi ve ben devam etmekte zorlanıyorum.
devamını gör...
152.
bitmekte olan gün dünlerin devamıymış gibi ard arda geçip gidiyor. belirsiz boğuk yarınlarla yürüyorum . insanlardan da var olan herşeyden de yoruldum . tökezleye tökezleye ilerliyor olsam gam yemem de o da yok sanırım .neyse yarınlarım geçmiş günlerde yaptığım hatalarımın ördüğü duvarlarla çevrili..
devamını gör...
153.
sevgili günlük bugünde çok değişen birşey olmadı. ufaklık hastaydı el gibi doktora götürdüm.param zar zor yetti. yine evsizdim. otelden kovulmak yakindir. yüksek tahsilli olmama karşın işimden mutsuzluğum devam etti istifa etmek istiyorum bu kadar emek verdin ne istifası deme. aç kalırsın deme zaten öyleyim. ölmek için güzel bir gün değil diye düşündüm bilmiyorum akşam namazjni kaçırdım . çok yanlızım...
devamını gör...
154.
bugün çok güzel bi gündü.
ömrüm yenilendi sanki.
sizi seviyorum.
hepinizi -ayırmadan- seviyorum.
öyle böyle sevmiyorum, çokça seviyorum.
not: o arabanın arkasına bi gün “mehmet sağ olsun” yazdıracağım.
ömrüm yenilendi sanki.
sizi seviyorum.
hepinizi -ayırmadan- seviyorum.
öyle böyle sevmiyorum, çokça seviyorum.
not: o arabanın arkasına bi gün “mehmet sağ olsun” yazdıracağım.
devamını gör...
155.
bugün de kendim ve geleceğim için hiçbir şey yapmadım.
devamını gör...
156.
hayatımın saçmalığını yaptım.
devamını gör...
157.
yine bir yerlerdeyim günlük.
başka bir şehirdeyim yine. başka insanlarla tanışıp kaynaştım bile. bana kanka, kardeş muhabbeti yapıyorlar.
halı saha maçlarına yazılıyorum, hamam takımına ekleniyorum hatta meyhane kadrosunda bile varım lan! nereden bu kanıya vardılar bilmiyorum ama sağlam bir içici olduğumu düşündüler heralde.
ben içki içmem ki. neyse zararı yok, bozmayayım ortamı. genel olarak herşey yolunda gitse de ben yine evimde değilim.
burası da değil.
ben evimi bulamıyorum.
başka bir şehirdeyim yine. başka insanlarla tanışıp kaynaştım bile. bana kanka, kardeş muhabbeti yapıyorlar.
halı saha maçlarına yazılıyorum, hamam takımına ekleniyorum hatta meyhane kadrosunda bile varım lan! nereden bu kanıya vardılar bilmiyorum ama sağlam bir içici olduğumu düşündüler heralde.
ben içki içmem ki. neyse zararı yok, bozmayayım ortamı. genel olarak herşey yolunda gitse de ben yine evimde değilim.
burası da değil.
ben evimi bulamıyorum.
devamını gör...
158.
sevgili günlük,
allah belanı versin..
poyraz karayel :)
allah belanı versin..
poyraz karayel :)
devamını gör...
159.
sevgili günlük, bu sabah yağmur var istanbulda. bu kadar.
t: günlüğe yazarken kullanılan başlangıç cümlesi.
t: günlüğe yazarken kullanılan başlangıç cümlesi.
devamını gör...
160.
geriye dönüp baktığımda diyorum keşke arada günlük tutsaydim. sonra onları arada çıkarıp okusaydim. bazı şeyler var ki unutulmus bazı şeyler var ki eskimiş. üzerine kir toz düşmüş.
bazı şeyler belli belirsiz . önemli günler örneğin aklımda . ama git gide eskiyor. git gide anlatırken düşünürken azalıyor. ana hatlar kalıyor geriye.
oysa yaşandığı an güzeldi, kötüydü o his insana ait değerliydi.
diyelim üniversiteye yazılmaya gittiğim gün...
ilk kız arkadaşımla ilk bulustugum gün.
ilk konustugumuz gün.
askere gittiğim ilk gün. askerden döndüğüm gün.
ilk doğum günü kutlamam. ilk seks deneyimi.
ilk aşk acısı. ilk kavga .
ilk kez ahmet kaya dinlediğim günler.
köydeki anılar yaz tatillerinde.
insanın içinden içinden kendisiyle anılarıyla konuşması bakışması unutmaya hatırlamaya çalışması.
bir beyni böyle dizayn etmek . binlerce cd disket disk flaş bellek kaset neyse onu içine alacak şeyi bir beyne koymak. ve bunların sürekli gelip geçmesi bazen orda kalıp anında önüne gelmesi.
ilk şiir yazdığım dönemi hatirliyorum ama ne okudum da başladı ne yaşadım. ilk yazı yazmaya başladığım da ne olmuştu. ne yazmıştım. bir uzay hikayesi yazmıştım onu hatırlıyorum . diziler filmler ve ansiklopedik bilgi vardı içinde. ne çocuksuydu.
nerden çıkmıştı ağaçlara merakım. hatırlamıyorum ama on iki yaşında vardım kavak dikiyordum en kolay o büyüyecek tutacak diye.
bizim geldigimiz yerlerde insan arada kalır. ne köylü olabilirdi ne tam şehirli. kasabali bile değil.
ya birilerine özenecek taklit edecek ya geldiği yerde kalacak daha da mutsuz olacak. ya arada kalıp kendisi olacak ve bu seferde iki kesimde bile olamayacak, olmayacak ve böyle en azından kendi kendine mutluyum en iyisi bu diyecek.
bir o tarafa bir bu tarafa savrulup bir o taraftan bir bu taraftan dostlar arkadaşlar edinip yaşayacak.
yok bu kısmı anlatamadim bence . öyle bir kompleks gibi değil . idare etmek gibi onları kendini. uyumlu olmaya çalışmak gibi.
sırf bu yüzden bile özgürlüğe inanmıyorum.
allah affetsin bir din bile insanı özgür yapmaz. dinsizlik bile özgürlük değildir hatta.
insanın özgür olması diye bir şey de yoktur zaten.
bu düşünceler toplumsal yapı iş okul maddiyat kimi nasıl ne kadar özgür kılabilir.
bütün bunlar olmayınca da zaten çırıl çıplak kalmış gibi olmuyor muyuz.
öleceğini bilen insan ne kadar özgür olabilir.
yaşayacağını yaşadığını bilen insan ne kadar özgürdür.
takdir edilmek onaylanmak isteyen insan, hava atmak isteyen insan. kendisini bir kişiye bağımlı getiren insan. tek bir kişiye bazen köle olmaya çalışan insan ne kadar özgürdür. ben asla onların sevgisine de inanmam örneğin. evet asla inanmam. insan kendisini tek bir şeye adar mi.
bir dine bir insana bir evlada desem. anneleri bazı anneleri es geçmek istiyorum. çünkü gördüğüm çalıştığım işlerde besledigim hayvanlarda bu bambaşka bir şey. ama ailesi içinde tek çocuğa veya tek eşe adanan sevgiye çok inancım yok aslında.
insanın hayatı tek bir şey olabilir mi . tek sadece müzik tek sadece din, ideoloji, kitaplar futbol siyaset vs böyle bir şey mümkün mü. bu nasıl ne kadar sağlıklı bir ruh hali olabilir.
dışarda dünya kadar güzel şey varken hayatta onca anlamlı şey varken. kendisini köle kılmaya bu kadar istekli olmak. üstelik buna vefakar cefakar fedakarlık sevmek deyip.
tek kişiye kişilere endeksli bir hayatın sahteliliğidir.
bir kimlik verirler insana. şu ülkenin vatandaşısın.
böyle mi şimdi bu. bir kara parçası bir toprak bir insanı nereye kadar özgür kilabilir. bir kimlik.
ilaca mahkum vitamine yemeye içmeye. o kadarda değil ha. o kadarı özgürlük taniminin içinde romantik süslü cümleler olarak kalır mı.
yol bir yere giderken çıkmaz sokak içinde kalıp geri dönmek zorunda kalmak.
gittiğin dükkanın kapalı olması. o kadarda acil işin var.
beklediğin otobüsün gelmeyecek olması.
tam internetten bir şey indirmissin yüzde doksan dokuz diyor ve başarısız diyor olmadı.
hayaller ne kadar büyükse hayal kırıkları diyor o kadar büyük olur. yav he he .
biz o hayali kurarken gerçekleştirmek için değil.
kirilmamak için değil. gerçekten öyle olsun diye değil. öyle güzel diye kurduk. o an icin o gerekliydi. ona o yakışırdı. o duruma o ana o kişiye.
şey gibi diyelim küçükken olmak istenilen mesleği olamadık. şimdi bu hayal kırıklığı onun olmamasından mı. bunu kendimiz basaramadigimiz için mi. başkaları bunu biliyor onun mutsuzluğu mu.
kendimizi yetersiz hissettik o mu.
o hayali neden kurduk mu.
keşke başka şey yapsaydik mı.
sorular dolu. ama o an o güzeldi. öyle olsun diye değildi. başka şey kursakta aynısı olabilirdi. bunu bilemeyiz ki.
bu mevsimler gibi öngörülebilir bir şey değil..gece gündüz gibi belirgin değil.
dünyaya kendi istegiyle gelmemiş bir insan ne kadar özgür olabilir.
değişir insan kendisi de değişir fikirleri de .
bazı şeyler belli belirsiz . önemli günler örneğin aklımda . ama git gide eskiyor. git gide anlatırken düşünürken azalıyor. ana hatlar kalıyor geriye.
oysa yaşandığı an güzeldi, kötüydü o his insana ait değerliydi.
diyelim üniversiteye yazılmaya gittiğim gün...
ilk kız arkadaşımla ilk bulustugum gün.
ilk konustugumuz gün.
askere gittiğim ilk gün. askerden döndüğüm gün.
ilk doğum günü kutlamam. ilk seks deneyimi.
ilk aşk acısı. ilk kavga .
ilk kez ahmet kaya dinlediğim günler.
köydeki anılar yaz tatillerinde.
insanın içinden içinden kendisiyle anılarıyla konuşması bakışması unutmaya hatırlamaya çalışması.
bir beyni böyle dizayn etmek . binlerce cd disket disk flaş bellek kaset neyse onu içine alacak şeyi bir beyne koymak. ve bunların sürekli gelip geçmesi bazen orda kalıp anında önüne gelmesi.
ilk şiir yazdığım dönemi hatirliyorum ama ne okudum da başladı ne yaşadım. ilk yazı yazmaya başladığım da ne olmuştu. ne yazmıştım. bir uzay hikayesi yazmıştım onu hatırlıyorum . diziler filmler ve ansiklopedik bilgi vardı içinde. ne çocuksuydu.
nerden çıkmıştı ağaçlara merakım. hatırlamıyorum ama on iki yaşında vardım kavak dikiyordum en kolay o büyüyecek tutacak diye.
bizim geldigimiz yerlerde insan arada kalır. ne köylü olabilirdi ne tam şehirli. kasabali bile değil.
ya birilerine özenecek taklit edecek ya geldiği yerde kalacak daha da mutsuz olacak. ya arada kalıp kendisi olacak ve bu seferde iki kesimde bile olamayacak, olmayacak ve böyle en azından kendi kendine mutluyum en iyisi bu diyecek.
bir o tarafa bir bu tarafa savrulup bir o taraftan bir bu taraftan dostlar arkadaşlar edinip yaşayacak.
yok bu kısmı anlatamadim bence . öyle bir kompleks gibi değil . idare etmek gibi onları kendini. uyumlu olmaya çalışmak gibi.
sırf bu yüzden bile özgürlüğe inanmıyorum.
allah affetsin bir din bile insanı özgür yapmaz. dinsizlik bile özgürlük değildir hatta.
insanın özgür olması diye bir şey de yoktur zaten.
bu düşünceler toplumsal yapı iş okul maddiyat kimi nasıl ne kadar özgür kılabilir.
bütün bunlar olmayınca da zaten çırıl çıplak kalmış gibi olmuyor muyuz.
öleceğini bilen insan ne kadar özgür olabilir.
yaşayacağını yaşadığını bilen insan ne kadar özgürdür.
takdir edilmek onaylanmak isteyen insan, hava atmak isteyen insan. kendisini bir kişiye bağımlı getiren insan. tek bir kişiye bazen köle olmaya çalışan insan ne kadar özgürdür. ben asla onların sevgisine de inanmam örneğin. evet asla inanmam. insan kendisini tek bir şeye adar mi.
bir dine bir insana bir evlada desem. anneleri bazı anneleri es geçmek istiyorum. çünkü gördüğüm çalıştığım işlerde besledigim hayvanlarda bu bambaşka bir şey. ama ailesi içinde tek çocuğa veya tek eşe adanan sevgiye çok inancım yok aslında.
insanın hayatı tek bir şey olabilir mi . tek sadece müzik tek sadece din, ideoloji, kitaplar futbol siyaset vs böyle bir şey mümkün mü. bu nasıl ne kadar sağlıklı bir ruh hali olabilir.
dışarda dünya kadar güzel şey varken hayatta onca anlamlı şey varken. kendisini köle kılmaya bu kadar istekli olmak. üstelik buna vefakar cefakar fedakarlık sevmek deyip.
tek kişiye kişilere endeksli bir hayatın sahteliliğidir.
bir kimlik verirler insana. şu ülkenin vatandaşısın.
böyle mi şimdi bu. bir kara parçası bir toprak bir insanı nereye kadar özgür kilabilir. bir kimlik.
ilaca mahkum vitamine yemeye içmeye. o kadarda değil ha. o kadarı özgürlük taniminin içinde romantik süslü cümleler olarak kalır mı.
yol bir yere giderken çıkmaz sokak içinde kalıp geri dönmek zorunda kalmak.
gittiğin dükkanın kapalı olması. o kadarda acil işin var.
beklediğin otobüsün gelmeyecek olması.
tam internetten bir şey indirmissin yüzde doksan dokuz diyor ve başarısız diyor olmadı.
hayaller ne kadar büyükse hayal kırıkları diyor o kadar büyük olur. yav he he .
biz o hayali kurarken gerçekleştirmek için değil.
kirilmamak için değil. gerçekten öyle olsun diye değil. öyle güzel diye kurduk. o an icin o gerekliydi. ona o yakışırdı. o duruma o ana o kişiye.
şey gibi diyelim küçükken olmak istenilen mesleği olamadık. şimdi bu hayal kırıklığı onun olmamasından mı. bunu kendimiz basaramadigimiz için mi. başkaları bunu biliyor onun mutsuzluğu mu.
kendimizi yetersiz hissettik o mu.
o hayali neden kurduk mu.
keşke başka şey yapsaydik mı.
sorular dolu. ama o an o güzeldi. öyle olsun diye değildi. başka şey kursakta aynısı olabilirdi. bunu bilemeyiz ki.
bu mevsimler gibi öngörülebilir bir şey değil..gece gündüz gibi belirgin değil.
dünyaya kendi istegiyle gelmemiş bir insan ne kadar özgür olabilir.
değişir insan kendisi de değişir fikirleri de .
devamını gör...