181.
edip akbayram/ türküler yanmaz
"alevi değilsin ki, sana ne oluyor?" dedi. " insan değilsin ki, sana nasıl anlatayım." dedim.
"alevi değilsin ki, sana ne oluyor?" dedi. " insan değilsin ki, sana nasıl anlatayım." dedim.
devamını gör...
182.
failleri belli olan katliam. üzerinden 32 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ korunmaya devam ediliyorlar.
devamını gör...
183.
kardeş eli uzatana, kan verene.
bakacak yüzümüz yok artık!
devamını gör...
184.
dehşet verici bir katliamdır! sorumluları allah'a havale ediyorum.
devamını gör...
185.
başbakan yardımcısı erdal inönü'nün sayesinde olmuştur.
o olmasaydı olmazdı.
o olmasaydı olmazdı.
devamını gör...
186.
yobazların ne kadar vahşi olduklarının ispatıdır
a saflar, siz bunları hala insan mı zannediyorsunuz ?
ellerine geçecek ilk fırsatta maskelerini atar
arkasında ki gerçek yüzlerini gösterirler.
a saflar, siz bunları hala insan mı zannediyorsunuz ?
ellerine geçecek ilk fırsatta maskelerini atar
arkasında ki gerçek yüzlerini gösterirler.
devamını gör...
187.
önceden yazılmış entrylere şöyle bir göz gezdirdim. geneli olay esnasında ya doğmamış, ya çok küçük yahut belgesellerden izlediği kadarını biliyor. tabi ki bu hadise, amasız ve fakatsız bir şekilde net bir katliam olup, türkiye tarihinde silinmez bir iz, bir takım toplum kesiminde büyük yaralar bırakmıştır demek lazım. öte yandan lanetleme ve kınama haricinde yorum anlamında bir katkı sağlamak ve o günleri coğrafi olarak uzakta olsam da döneminde şeriatçı görüşlere sahip bir tarih yolcusu kimliğiyle, nasıl yaşandığı, ve hangi koşullarda gerçekleştiğini, failler ve hariçtekilerden dinlediğim görüşlerle, dar penceremden aktarmak isterim.
1993 yazında olayı televizyondan hayretler içerisinde izlemiştim. o vakit radikal islamcı ama tepkilerini gösteriler aracılığıyla dile getiren, üniversite özelinde etkili bir grupta takılıyordum. yaşadığım şehirde küçük bir kitapevi, bağlantı noktasıydı ve çoğu eleman tatil için memleketlerine gittiğinden benden buraya mukayyet olmam rica edilmişti. o günlerde benle hemen hemen yaşıt bir çocuk misafir olarak geldi. sivaslı ve adı recep olan bu elemanla o yaz sivas olayları'ndan 1 ay sonra kitapevinde bire bir uzun bir sohbet yaptık. bu arada çocuk firariydi ve gerçek adının recep olmadığını da bana söylemişti. anlattıkları genel manada valinin eleştirisi üzerineydi. valinin şehir dışından gelen bu yabancıları sürekli arkaladığını, özellikle gençlerin bazı hareketlerinin yerel halkı kışkırttığını söyledi. ancak tepkilerinin aslan payını vali ve aziz nesin alıyordu. bunun gerçekten büyük bir kıyım olduğunu kimsenin bu şekilde öldürülmeyi hak etmediğini söylediğimi hatırlıyorum. bu lafıma alınmış ve ağlamaklı olmuştu. ancak, kendimde beğendiğim hususlardan birisi de doğru sorular sorabilme becerimdir. zira doğru soruları sormazsan, doğru cevabı alamazsın. sorum şuydu: tüm bu yaşananlardan sonra sivas'ın kendi işinde gücünde olan yerel halkı ne yorum yapıyor ? cevabı çok netti. ''darbe olsun ve asker düzeni sağlasın'' diyorlar. zannedersem bu bakış açısının pişirilip, ortamdan fırsat devşirmek için bir plan ortaya konuldu. zincirleme hatalar neticesinde, orta çağda görülebilecek bir vahşet meydana geldi. bir şehrin alnına kara leke çalındı. hala ''yananlardan mısın yakanlardan mısın'' sorusuna maruz kalan ve buna tepki duyan çok sivaslı tanıdığım var.
1993 yazında olayı televizyondan hayretler içerisinde izlemiştim. o vakit radikal islamcı ama tepkilerini gösteriler aracılığıyla dile getiren, üniversite özelinde etkili bir grupta takılıyordum. yaşadığım şehirde küçük bir kitapevi, bağlantı noktasıydı ve çoğu eleman tatil için memleketlerine gittiğinden benden buraya mukayyet olmam rica edilmişti. o günlerde benle hemen hemen yaşıt bir çocuk misafir olarak geldi. sivaslı ve adı recep olan bu elemanla o yaz sivas olayları'ndan 1 ay sonra kitapevinde bire bir uzun bir sohbet yaptık. bu arada çocuk firariydi ve gerçek adının recep olmadığını da bana söylemişti. anlattıkları genel manada valinin eleştirisi üzerineydi. valinin şehir dışından gelen bu yabancıları sürekli arkaladığını, özellikle gençlerin bazı hareketlerinin yerel halkı kışkırttığını söyledi. ancak tepkilerinin aslan payını vali ve aziz nesin alıyordu. bunun gerçekten büyük bir kıyım olduğunu kimsenin bu şekilde öldürülmeyi hak etmediğini söylediğimi hatırlıyorum. bu lafıma alınmış ve ağlamaklı olmuştu. ancak, kendimde beğendiğim hususlardan birisi de doğru sorular sorabilme becerimdir. zira doğru soruları sormazsan, doğru cevabı alamazsın. sorum şuydu: tüm bu yaşananlardan sonra sivas'ın kendi işinde gücünde olan yerel halkı ne yorum yapıyor ? cevabı çok netti. ''darbe olsun ve asker düzeni sağlasın'' diyorlar. zannedersem bu bakış açısının pişirilip, ortamdan fırsat devşirmek için bir plan ortaya konuldu. zincirleme hatalar neticesinde, orta çağda görülebilecek bir vahşet meydana geldi. bir şehrin alnına kara leke çalındı. hala ''yananlardan mısın yakanlardan mısın'' sorusuna maruz kalan ve buna tepki duyan çok sivaslı tanıdığım var.
devamını gör...
188.
(bkz: unutmadımaklımda)
devamını gör...
"sivas katliamı" ile benzer başlıklar
sivas
67