123sat.com

aktif mi artik bilmiyorum ama buradan yapacağınız chat ile 1 ayda bile hayli ilerleme yaşayacağınızın garantisini veririm. tek problem afrikalı arkadaşların fransızca konuşmasıdır ki ana temamız ingilizce değil yabancı dildir.
devamını gör...
gramer için konuşmuyorum. çocuklar da önce konuşmayı öğreniyor sonra dilbilgisi kurallarını. bizse okullarda yıllarca gramer öğrettik ve kimse ingilizce konuşamadı. bence sorun ingilizce öğretmenlerinin de konuşma konusunda çok iyi durumda olmaması ile ilgiliydi.

anadolu lisesine gitmiş ve bunu da 90 yılında yapmış biri olarak böyle düşünüyorum. söz konusu dil ingilizce ise konuşmak yani ağızdan çıkması önemli. kullanmadığınız bir dili öğrenemezsiniz.
devamını gör...
yabancı biri ile sohbet etmek,
yabancı biri ile gezmek,
yabancı biri ile yazışmak.
baya işe yarıyor.
öyle ki, zihnim artık biraz türkçe biraz ingilizce düşünüyor.
ı think, bu sefer olacak.
devamını gör...
o dilin en çok kullanılan kelimeleri üzerinde deneme yapın.
devamını gör...
ingilizcesine güvenen, yardımsever ve konuşmayı seven bir yazar varsa lütfen beni rahatsız etsin, lütfen.
devamını gör...
eşdizimler üzerinden
deyimler ve atasözleri üzerinden öğrenmenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
speaky diye bir uygulama var. oradan yabancı arkadaşlar edinip speaking için kendinizi geliştirebilirsiniz . ben kullandım ve birçok arkadaş edindim, çok yararlı oluyor.
devamını gör...
40 defa yazılmış ama maruz kalmaktır. dizileri altyazısız izleyin işte ya.
devamını gör...
gerçek manada seviye atlamanın zor olduğunu ve uzun süreceğini bilin. özel kurumlarda verilen "yetkinlik sertifikaları"nın çoğu yanlıştır. yani "para karşılığı" seviye "alınmaz". barış manço da her çocuğa 10 puan verdirtiyordu ama o çocukların hepsi 10'luk muydu?

a1'den a2'ye, b1'den b2'ye, c1'den c2'ye geçmek gene aşırı zor değildir ama a2'den b1'e, b2'den c1'e geçmek gerçekten ömür törpüsüdür. ben uzun seneler b2'de kaldım mesela ama seviyem c1'e nihayet yükselince, oradan c2'ye çıkmam nispeten rahat ve hızlı oldu.

kendinizi geliştirdiğinizi hissettiğiniz ufak kademe yükselmelerinde bile (mesela önceden hiç anlayamadığınız bir metni birazcık da olsa anlayabilecek bir duruma geldiyseniz) aferin be bana deyin.

yabancı dil öğrenmede etkili yöntemler... pratikte kullanın öğrendiklerinizi. bazen rezil olmayı da göze alın. duygusal boyutu olan öğrenmeler kalıcı olur. havalı bir kelimeyi bir ingilizle konuşurken doğru kullanırsanız mutlu, yanlış kullanırsanız kötü hissedebilirsiniz ama bunu göze alın. karşınızdaki yabancıları anlamak ve onlar tarafından anlaşılmak istiyorsanız zaten dili kullanmada ustalaşırsınız eninde sonunda.

gramer bana göre çok önemli. kimisi vakit kaybı ve öğrenmede engel olarak görür yoğun gramer öğretiminin lakin buna katılmıyorum. sadece başkalarından duyduğunuz "kalıplar" ile, dil kullanımında yaratıcı ve özgün olamazsınız tam manasıyla. grameri iyi bilirseniz çeşitli maceralara atılabilirsiniz dil kullanımında ve neyin yanlış neyin doğru olacağını bilmeniz, yaratıcılığınızda kendinize (yani ingilizcenize) güvenerek yapabilmenizi sağlar bunu.

akademik ingilizce'de ustalaşmak istiyorsanız bol bol akademik makale okuyun. biliyorum, "captain obvious"lık yaptım ama bisiklete binerek motorsiklet kullanmayı tam öğrenemeyeceğiniz gibi, ingilizce seviyenizi çok yükseltseniz de akademik alanlarının farklı kelime setleriyle birlikte başka tür bir zihinsel teori ve pratik yetkinliği istediğini unutmayın.
devamını gör...
sevdiğiniz dizi/film karakterlerini alın, hayalinizde onlarla kanki olun ve yine hayal ederek hikaye yazmaya çalışın.
mesela fransızca mı öğrenmek istiyorsunuz, thierry henry ile kendi odanızda takıldığınızı hayal edin, bilgisayardan henry skills videoları açmışsınız ve henry fake pas attığında size dönüp “nes pa kuulü? diye sorsun. güldüğünüzü hayal edin. sonra sandalyeden kalkıp ronaldo gol sevinci yaparak “nes paa kuulüüüü” diye bağırsın. yani “havalı değil mi?” diyor.
gramere takılmayın.
o sıra odanızın kapısı açılsın ve 1’den 10’a kadar olan rakamlar koşarak balkonunuza gitsin, kendi söyleyişlerini bağırarak.. an,dü, tuğa, ketg, sens.. falan..
böyle gider..
devamını gör...
ingilizcede deyimleri öğrenirken cümlelere melodi katmak işe yarıyor. ben bazen rap söyler gibi bazen türkü söyler gibi kafamın içinde sürekli tekrarlıyorum. deniz kenarında otururken ya da ev işleri yaparken uzun hava şeklinde bile söylediğim oluyor. önemli olan zaten akılda kalması.
devamını gör...
bana göre hangi dil olursa olsun konuşmak yani içinde yaşamak en etkilisidir bu imkan yoksa diğerlerini iyi araştırmak lazım dizileri ya da filmleri orijinal dilinde izlemek benim denediğim yöntem ama benim acelem yok usul usul beni ele geçirmesine izin veriyorum.
devamını gör...
kelime tombalası
devamını gör...
bunun cevabını en iyi ikarusa uçan pluto cevap verir.çünkü o dil dile değmeden dil öğrenilmez atasözünün mucididir.
devamını gör...
maddi imkan varsa yurtdışına gidip, hiç türklerle diyaloğa girmeden en az 1 sene geçirmektir. öyle boşu boşuna dil kurslarına verdiğiniz paraya yazık. hem vizyonunuz genişler, hem hayatı öğrenirsiniz hem de otomatikman dil öğrenmiş olursunuz.
devamını gör...
ilkokulu dört ya da beş yılla kısıtlı tutup orta okul ve lise eğitimini birleştirmek. zamanında 28 şubatçılar imam hatiplerin önüne geçeyim diye fen ve anadolu liselerinin de ırzına geçmişti sekiz yıllık zorunlu eğitim ile.

türkiye'de yüksek eğitim liselerinde latince ve uzmanlaşacağı alanın hakim dili olanlar zorunlu olarak okutulmalı. ama elbette böyle bir şey olmayacak, anadolu devriminden dolayı.
devamını gör...
bence en iyisi direkt dil kursuna gitmek.
devamını gör...
süreklı ama sürekli film izlemek... aşırı derecede hem de. ve müzik. açın yabancı bir müzik,çevirisiyle beraber 30-40 kere dinleyin en az bir şarkıyı.
devamını gör...
önce bir karar vermeliyiz ;

sınav için mi öğreniyoruz ?
iletişim kurmak için mi ?

iletişim kurmak içinse o dilin konuşulduğu ülkeye gidip en az 3 yıl kalmak ve türklerden uzak durmak gerekir.

yok sınav içinse önce yabancı dili yaşamımızın bir parçası haline getireceğiz. yani yarım saat ya da 10 dakika dahi olsa her gün açıp bir şeylere bakacağız.

her gün nasıl 3 öğün yemek yiyor , seyahat ediyor , uyuyor , çalışıyor vs. rutin ne yapıyorsak ingilizce de öyle rutinimiz olacak.

grameri bir kere ve tam öğrenip bir daha gramer ile didişmeyeceğiz.

sonra bol bol reading ( okuma) yapıp kelime ezberlemeliyiz.

kelimeleri bağlantı kurma yolu ile öğrenirsek unutmamız çok zor olur.

örneğin ; reside kelimesi ikamet etmek anlamına gelir. ülkemizde kullanılan rezidans kelimesi bu kelimeden türemiştir.

örnek 2 : basket kelimesi sepet anlamına gelir. basketball kelimesi sepettopu manasındadır. football ayaktopu foot : ayak.

örnek3 : yabancıların mezarlarında rıp yazar. açılımı rest in peace dir. türkçesi huzur içinde uyu. rest : dinlenmek peace : barış , huzur anlamlarına gelir.

son olarak sınavlar çok çalışma ile değil taktikler ile kazanılıyor bilgisini vereyim.yani örneğin yds sınavında 90 üstü alanların çoğu sorunun tamamını okumuyor bile. boşluktan önce ve sonra ne var bakılıyor ve ona göre cevaplandırıliyor.

daily sabah , daily hürriyet gibi sadece ülkemizde yaşanan gelişmelerin yer aldığı gazetelerden her gün bir makale açıp sözlukle beraber okuyabilirsiniz.

tureng sözlüğü öneriyorum.

bol şans ve kolaylıklar diliyorum.
devamını gör...
yurt dışına çıkmaktır. dil öğrenirken yasal olarak çalışıp para kazanmak isteyenler bi dm uzağınızdayım fkfkfk
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yabancı dil öğrenmede etkili yöntemler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim