zümrüd-ü anka (yazar)
sözlükte bir yazar,
edebiyatta bir kuş.*
edebiyatta bir kuş.*
devamını gör...
kitap alıntıları
"kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş. iyi bir şey aslında. kimisi de "ya o ciğer bambaşkaydı be, onun gibisini bir daha bulamam" deyip depresyona giriyor."
psikoterapist h. alp karaosmanoğlu
psikoterapist h. alp karaosmanoğlu
devamını gör...
inançla alay etmek
hiçbir inançla alay edilmez, kötülükten kötülük doğar, o da kalkar senin kutsalına bir laf eder zoruna gider, kaldıramazsın.
devamını gör...
insanın intihar etme nedeni
gerçekten hiçbir şey için çare bulamayacağını düşünmesi olabilir.
devamını gör...
nickaltı yalakalığı
sözlüğe ilk geldiğimde yazarların nickaltını okuduğumda aa ne kadar çok sevilen bir yazar hiç kötü yorum yok diyordum. artık kimseye güvenemiyorum malum aramızda bazıları eleştiri gelince mesaj atıp sildiriyormuş. ne kadar da safmışım. cık cık cık...
devamını gör...
en sevdiğiniz hukuk terimi
ben daha çok cümlelerini seviyorum.
anlaşılmaz fransızca okur gibi okunan cümleler. hayran hayran bakıyorum onlara okurken.
bir şey diyor ama ne diyor anlamak için illa bir hukukçuya danışmak gerekiyor.
uzun, defalarca değili alınmış, içi osmanlıca dolu cümleler.
anlaşılmaz fransızca okur gibi okunan cümleler. hayran hayran bakıyorum onlara okurken.
bir şey diyor ama ne diyor anlamak için illa bir hukukçuya danışmak gerekiyor.
uzun, defalarca değili alınmış, içi osmanlıca dolu cümleler.
devamını gör...
kitaptan alıntı yaparak cevap veren insan
arkadaşlık kurmaktan çok keyif aldığım insandır. okuyor yetmiyor okuduğunu anlıyor o da yetmiyor anımsıyor ve kullanıyor. daha ne olsun
devamını gör...
boşanan kadının davul zurna ile kutlama yapması
ben böyle bir ablanın kardeşini seveceğim ya da annenin oğlunu seveceğim diye çok korkuyorum biliyünüz mü? yemin ederim şu ülke toprakları içinde şöyle ağız tadıyla birinden hoşlanamıyorum. çünkü tanışıyorsun adamla, saygılı, özenli, kasıntı biri değil. ne bileyim iyi eğitimli, güzel bir mesleği var. anasını ziyarete gidiyor, o ara da özlüyor bir kenarda arayıp fısır fısır konusuyor seninle. kapı bir açılıyor sanki kırıldı ha. oradan duyuyorum. kapı çalmak yok. o mu diye soruyor, o mu? o mu aradı? içeri gelsene hadi. bak ne yemekler yaptım sana. gelsene. anasına bakıyorsun ve soğuyorsun adamdan. başıma gelecekleri anlıyorum çünkü.
mesela her şey gösterişli şekilde yapılacak. düğün mesela, çok gösterişli olmak zorunda. istemezsen ayrıl oğlum bundan diyip tüm aile kadınları olay çıkarır. takılar gösterişli şekilde takılıyor. sıraya giriyorlar, herkesin ne taktığı ortada. pasta geliyor, 10 katlı, o da gösterişli. gelinlikler, gösterişli. düğüne gelen insanların saçları ve kıyafetleri gösterişli. davullar ve zurnalar, belki ortaya saçılan paralar ve dahi oyun havaları. duvara çıkan halay başı, yerlere en son gücüyle vurulan ayaklar, bir anda kaldırılan kollar. her şey çok gösterişli, gürültülü, seyircili.
evleniyorsun. kocişle yapılan kahvaltı qeyifsileri, koçişle banyo ve olabildiğine seks qeyifsileri. öncesinde çeyizi sermişsin, liflerden tut sabahlıklara kadar sergileniyor orada. jartiyerler saklanıyor ama, ayıp çünkü fanteziler ama sadece 1 ay giyip yüzüne bakmayacağı saten geceliklerin bir ayıbı yok. ilk gece sonrası ablası girer belki eve, bir yıkanmadan görsün bakalım kanlı çarşafı. ben damadına penislik ören teyze gördüm. üşümesin diye mi bilmiyorum. boyutunu falan affedersiniz nasıl hesapladı bilemem ama çeyize koymak için yapmıştı. ergendik, arkadaşın anasıdır diye de gülememiştik çok. aklımız da almamıştı daha 17 yaşındayız. kaç yaşına geldim hâlâ onun tam olarak ne işe yaradığını çözemedim. kanlar, cinsel organlar falan bile ailelerin bilgisi dahilinde hep.
sonra çocuk oluyor. o da gösterişli hastane odalarında süslenmiş şekilde sergileniyor. komşular geliyor, dualar ediliyor. biri de ulan komşu doyurmak yerine şu yemekleri yoksullara dağıtalım, evde kendimiz dua okuruz, demiyor. amaç sevap kazanmak ya da dua edilmesi değil, komşulara biz yapabiliyoruzu göstermek. kurban kesemediği için komşulara rezil olduğunu söyleyen kadının olayları boşanmaya kadar götürmesi mesela. ya da ailesine eşi ile gösteriş yapamayan adamın o gece eşini dövmesi. hepsi bahsettiğim insan tiplerine özel.
ve sonra bir gün işler iyi gitmiyor. ayrılma noktasına geliyorsun. önce aileler oturup iknaya çabalıyor ve sonra birbirlerine giriyorlar. erkek tarafı kızın çeyizlerinden işlerine yaramayan kısımları kamyonlarla getirip bağırarak kapının önüne getiriyor. bakın benim oğlum bıraktı bunu demek için yapıyorlar bunu. kız tarafı dedikodu çıkarıyor, damat erkeklik görevini yerine getiremiyor diyor, kızımız o nedenle ayrıldı. evlenme programına katılan kadin 3 eşimin ereksiyon problemi vardı diyor mesela, bakireyim diye ekliyor. böyle bir tesadüf olmayacağına göre nasıl mümkündür? değildir ama çamur at izi kalsın. bakirelik bile bir tür gösteriş aracı.
bu olay son noktası işte. tüm bu gösterişin geldiği son nokta. boşanma sonrası davullarla kutlama. bakın onu ben istemedim, hiç etkilemiyor bu süreç beni diye komşulara hava atmaktan başka bir şey değil.
oysa bir anne ve babanın önceliği kendi hırsları değildir, olamaz. öncelik her zaman çocuklar olmalı. çocukları bile birbirlerine nefretleri ya da cilveleri için kullanacak insanlara elbette çocuk hakları üzerine ders vermek mümkün de değildir. ha elbette bu hanimefendi yazdığım hiçbir şeyi kabul etmeyecek, o kesimden olduğunu düşünmeyecek, bunu sadece bir zafer kutlaması olarak lanse edecektir ancak ben yine de hadi oradan demek istiyorum.
ne olursa olsun mahkemenin uygun gördüğü aylık 2 gün ile babalarını görmelerine karar verilmiş çocukların fikri alındı mı bu gösteri öncesinde? bu çocukların eğitim ve sosyal hayatlarına eşlik eden akranların bu gösteriye ne tepki verecegi bir an düşünüldü mü? çocuklar evet dediyse psikolojileri aslında ne kadar sağlıklıdır?
hanım! hanım! ben şiddete uğradım ve çocuklarım bunu gördü denilmesi haklı bir bahanedir ancak bu şekilde duygusal zarara uğratılmış çocukların psikolojik gelişimi için o parayı harcamak yine daha uygun olacaktır.
ablayla kendi kafamda kavga ediyorum ahahah. iyice şizofrene bağladım. valla kendi kafamda bunları yaşıyorsam ben de az değilim ha.
neyse efendim, başa dönelim, ne zaman bir adamdan hoşlansam hep şunu düşünürüm. boşanma davası açtığımız zaman eşyalarım evimin kapısına annesi ve ablası tarafından gürültülü şekilde bırakılır mı? oğullarından ayrıldım diye sokakta oynarlar mı? sonra sessizce kendi hayatıma döner ve yalnızlığımı daha çok severim.
ayrıca bu kutlamayı aile arasında sessizce halletmek yerine sokakta yapmayı normal bulanlar insanlara ders vermek yerine oturup bir düşünmeli. gerekirse çevresini değiştirmeli. tabii.
mesela her şey gösterişli şekilde yapılacak. düğün mesela, çok gösterişli olmak zorunda. istemezsen ayrıl oğlum bundan diyip tüm aile kadınları olay çıkarır. takılar gösterişli şekilde takılıyor. sıraya giriyorlar, herkesin ne taktığı ortada. pasta geliyor, 10 katlı, o da gösterişli. gelinlikler, gösterişli. düğüne gelen insanların saçları ve kıyafetleri gösterişli. davullar ve zurnalar, belki ortaya saçılan paralar ve dahi oyun havaları. duvara çıkan halay başı, yerlere en son gücüyle vurulan ayaklar, bir anda kaldırılan kollar. her şey çok gösterişli, gürültülü, seyircili.
evleniyorsun. kocişle yapılan kahvaltı qeyifsileri, koçişle banyo ve olabildiğine seks qeyifsileri. öncesinde çeyizi sermişsin, liflerden tut sabahlıklara kadar sergileniyor orada. jartiyerler saklanıyor ama, ayıp çünkü fanteziler ama sadece 1 ay giyip yüzüne bakmayacağı saten geceliklerin bir ayıbı yok. ilk gece sonrası ablası girer belki eve, bir yıkanmadan görsün bakalım kanlı çarşafı. ben damadına penislik ören teyze gördüm. üşümesin diye mi bilmiyorum. boyutunu falan affedersiniz nasıl hesapladı bilemem ama çeyize koymak için yapmıştı. ergendik, arkadaşın anasıdır diye de gülememiştik çok. aklımız da almamıştı daha 17 yaşındayız. kaç yaşına geldim hâlâ onun tam olarak ne işe yaradığını çözemedim. kanlar, cinsel organlar falan bile ailelerin bilgisi dahilinde hep.
sonra çocuk oluyor. o da gösterişli hastane odalarında süslenmiş şekilde sergileniyor. komşular geliyor, dualar ediliyor. biri de ulan komşu doyurmak yerine şu yemekleri yoksullara dağıtalım, evde kendimiz dua okuruz, demiyor. amaç sevap kazanmak ya da dua edilmesi değil, komşulara biz yapabiliyoruzu göstermek. kurban kesemediği için komşulara rezil olduğunu söyleyen kadının olayları boşanmaya kadar götürmesi mesela. ya da ailesine eşi ile gösteriş yapamayan adamın o gece eşini dövmesi. hepsi bahsettiğim insan tiplerine özel.
ve sonra bir gün işler iyi gitmiyor. ayrılma noktasına geliyorsun. önce aileler oturup iknaya çabalıyor ve sonra birbirlerine giriyorlar. erkek tarafı kızın çeyizlerinden işlerine yaramayan kısımları kamyonlarla getirip bağırarak kapının önüne getiriyor. bakın benim oğlum bıraktı bunu demek için yapıyorlar bunu. kız tarafı dedikodu çıkarıyor, damat erkeklik görevini yerine getiremiyor diyor, kızımız o nedenle ayrıldı. evlenme programına katılan kadin 3 eşimin ereksiyon problemi vardı diyor mesela, bakireyim diye ekliyor. böyle bir tesadüf olmayacağına göre nasıl mümkündür? değildir ama çamur at izi kalsın. bakirelik bile bir tür gösteriş aracı.
bu olay son noktası işte. tüm bu gösterişin geldiği son nokta. boşanma sonrası davullarla kutlama. bakın onu ben istemedim, hiç etkilemiyor bu süreç beni diye komşulara hava atmaktan başka bir şey değil.
oysa bir anne ve babanın önceliği kendi hırsları değildir, olamaz. öncelik her zaman çocuklar olmalı. çocukları bile birbirlerine nefretleri ya da cilveleri için kullanacak insanlara elbette çocuk hakları üzerine ders vermek mümkün de değildir. ha elbette bu hanimefendi yazdığım hiçbir şeyi kabul etmeyecek, o kesimden olduğunu düşünmeyecek, bunu sadece bir zafer kutlaması olarak lanse edecektir ancak ben yine de hadi oradan demek istiyorum.
ne olursa olsun mahkemenin uygun gördüğü aylık 2 gün ile babalarını görmelerine karar verilmiş çocukların fikri alındı mı bu gösteri öncesinde? bu çocukların eğitim ve sosyal hayatlarına eşlik eden akranların bu gösteriye ne tepki verecegi bir an düşünüldü mü? çocuklar evet dediyse psikolojileri aslında ne kadar sağlıklıdır?
hanım! hanım! ben şiddete uğradım ve çocuklarım bunu gördü denilmesi haklı bir bahanedir ancak bu şekilde duygusal zarara uğratılmış çocukların psikolojik gelişimi için o parayı harcamak yine daha uygun olacaktır.
ablayla kendi kafamda kavga ediyorum ahahah. iyice şizofrene bağladım. valla kendi kafamda bunları yaşıyorsam ben de az değilim ha.
neyse efendim, başa dönelim, ne zaman bir adamdan hoşlansam hep şunu düşünürüm. boşanma davası açtığımız zaman eşyalarım evimin kapısına annesi ve ablası tarafından gürültülü şekilde bırakılır mı? oğullarından ayrıldım diye sokakta oynarlar mı? sonra sessizce kendi hayatıma döner ve yalnızlığımı daha çok severim.
ayrıca bu kutlamayı aile arasında sessizce halletmek yerine sokakta yapmayı normal bulanlar insanlara ders vermek yerine oturup bir düşünmeli. gerekirse çevresini değiştirmeli. tabii.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
bir etkinlik sebebiyle 7-8 kişi buluşma kararı alır. mekan belirlenir, buluşma saati gelince toplaşılır. hiçbirimizin tanımadığı bir arkadaş ise geleceğim demesine rağmen bir türlü gelmez. bir saatin sonunda biz arkadaştan ümidi kesince sırıta sırıta bir adam çıkar gelir.
meğer bu arkadaş, biz olduğumuzu hesap ederek bir sözlük buluşmasına katılmış. doğru mu geldim, buluşma falan deyince haliyle kimse garipsememiş, kimsin necisin diye soran da olmamış. buyur etmişler, yemiş içmişler birlikte. adam her nasılsa ancak bir saatin sonunda yanlış masada olduğunu anlamış. sonra da el birliğiyle bizim masayı buldular zaten. sorduk nasıl fark etmedin diye, bir fark yok gibiydi dedi.
meğer bu arkadaş, biz olduğumuzu hesap ederek bir sözlük buluşmasına katılmış. doğru mu geldim, buluşma falan deyince haliyle kimse garipsememiş, kimsin necisin diye soran da olmamış. buyur etmişler, yemiş içmişler birlikte. adam her nasılsa ancak bir saatin sonunda yanlış masada olduğunu anlamış. sonra da el birliğiyle bizim masayı buldular zaten. sorduk nasıl fark etmedin diye, bir fark yok gibiydi dedi.
devamını gör...
akıl bağımsız irade mi yoksa şartlı refleks mi sorusu
devamını gör...
gerçekçi ol
imkansızı iste.
böyle bir şey vardı değil mi?*
böyle bir şey vardı değil mi?*
devamını gör...
26 nisan 2021 mansur yavaş'ın tam kapanma açıklaması
ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş, cumhurbaşkanı erdoğan’ın tam kapanma açıklamasından sonra sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı.
mansur yavaş yaptığı açıklamada, “kıymetli ailem, bu zorlu süreçte ne bir vatandaşımızı ne de esnafımızı yalnız bırakmayacak, her zaman olduğu gibi tüm mesai arkadaşlarımızla maddi ve manevi olarak yanınızda, emrinizde olmaya devam edeceğiz. kaygılanmayıp moralli olacak ve bu zorlu süreci birlikte atlatacağız.” dedi.
tweet
kaynak
devamını gör...
kopyala yapıştır ile tanım giren yazar
bu gerçekten yazarlık mı oluyor yani.
içine kendinden bir şey koymadıkça wikipedia dan veya herhangi bir başka kaynaktan okumaktan farkı nedir ki.
hele bir de bunu yapıp kaynağını paylaşmayanlar var ki tam dayaklık.
içine kendinden bir şey koymadıkça wikipedia dan veya herhangi bir başka kaynaktan okumaktan farkı nedir ki.
hele bir de bunu yapıp kaynağını paylaşmayanlar var ki tam dayaklık.
devamını gör...
malatyalıların ortak özelliği
her dinlediğimde gün boyu dilime dolanan tuhaf şarkı..
hatta başlığı okurken bile aynı ezgiyle okudum.
hatta başlığı okurken bile aynı ezgiyle okudum.
devamını gör...
mad men
1960'lı yıllarda reklamcılığın gerek gizli gerek açık rekabetçi çocuklarının hayatlarını türlü baharat ve meze çeşitleriyle önümüze getiren dahice yapım. bu dizide her şey vardır. aşk vardır, para vardır, puro vardır, seks vardır, kızılı vardır, sarışını vardır, kötüsü vardır, masumu vardır vardır. tıpkı sıradan bir hayat gibi. bu arada herkes don draper'a bayılır durur ancak mahallemizin roger sterling'tir, her neyse... isminin mad men olduğuna bakmayın dizide her ne kadar olaylar bu adamların iş hayatları ve karmaşık ilişkileri etrafında dönüyor olsa da arka planda ya da hayır hayır direkt ön planda kadın karakterlerin de gelişimlerini bu divane adamlar karşısında süratle tamamladıkları görülmekte ve izlerken bu durum bana haz vermektedir. çıkarcı insanlar, dedikodular, ahlaksız ve sıra dışı ilişkiler, karşı konulamaz arzular tüm gerçekliğiyle sebepli sebepsiz göze sokulur. şimdi bunun nesi güzel ablacığım diyebilirsiniz, her insan evladının hakkıdır bunu demek; ama burada gerçek ile yalan arasındaki kırmızı çizgide gidip gelmektedir karakterlerimiz. çok önemsiz gibi görünen sahneler aslında çok şey anlatmaktadır. bilinçaltındaki her bir düşünce ve görünenin ardındaki gerçek hisler çok güzel aktarılır. gerçekleri ana hatlar değil detaylar şekillendirir. bu deli adamlar ve aynı oranda kaçık kadınların yemişş oldukları her bir haltın aslında dile getirilenden çok daha başka sebepleri, istekleri vardır bir yerlerde.
bu arada hemen hemen her bölümün diğer dizilerdeki gibi ciddi bir olay olmaksızın gayet sıradan bir biçimde bitivermesi ayırt edici özelliklerinden biridir. müzikler başarılıdır, kostümler başarılıdır, oyuncular harikadır
bu arada hemen hemen her bölümün diğer dizilerdeki gibi ciddi bir olay olmaksızın gayet sıradan bir biçimde bitivermesi ayırt edici özelliklerinden biridir. müzikler başarılıdır, kostümler başarılıdır, oyuncular harikadır
devamını gör...
temassız kartı kasiyere vermek
insana 5 dakika boyunca hayatı sorgulatan ardından çay içiren eylem.
pandemi döneminde kartı cihaza dokunduracaksın sadece hepsi bu kadar ama market vs yerlerde insanların kartı kasiyere uzatıp temassız dediklerini duyunca boş boş bakıyorum, kasiyerin kartı almasına zaten "allahınız yok mu lan" nidalarıyla karışmak istiyorum ama döverler diye korkuyorum.
pandemi döneminde kartı cihaza dokunduracaksın sadece hepsi bu kadar ama market vs yerlerde insanların kartı kasiyere uzatıp temassız dediklerini duyunca boş boş bakıyorum, kasiyerin kartı almasına zaten "allahınız yok mu lan" nidalarıyla karışmak istiyorum ama döverler diye korkuyorum.
devamını gör...
1. geleneksel normal sözlük yazarları buluşması
bulaşmadır o,buluşma olsa yerinde duramazsın.
devamını gör...
evde ekmek yapmak
yapmayı öğrendiğinizde dışarıdan alınan ekmeği beğenmeme sebebi.
fırıncının sırrı: ekmeğin daha iyi kabuk bağlaması için 1 yemek kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı pekmez, 1 tatlı kaşığı unu macun kıvamına getirip ekmeğin dışına sürüyor ve fırınlıyoruz. (emine beder gibi hissettim bir an)
fırıncının sırrı: ekmeğin daha iyi kabuk bağlaması için 1 yemek kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı pekmez, 1 tatlı kaşığı unu macun kıvamına getirip ekmeğin dışına sürüyor ve fırınlıyoruz. (emine beder gibi hissettim bir an)
devamını gör...
vedalaşırken en sevilen kişiyi sona bırakmak
çoğu insanın yaptığı ancak neden yaptığını bile çözemediği durumdur .
çocukluğumuzdan beri hep sevdiğimiz şeyleri saklamaya alıştık . bayram kıyafetlerimizi dolabın arkasına iliştirirdik mesela . ya da iki şekerimiz varsa güzel olanı cebimize koyar sonra yeriz . iki kurabiye var mesela biri kakaolu biri sade . ağzımızda tadı kalsın diye sevdiğimizi sonra yeriz . bu yüzdendir ki en son sarıldığımız kişi en sevdiğimizdir . kokusu burnumuzda kalsın diye ...
çocukluğumuzdan beri hep sevdiğimiz şeyleri saklamaya alıştık . bayram kıyafetlerimizi dolabın arkasına iliştirirdik mesela . ya da iki şekerimiz varsa güzel olanı cebimize koyar sonra yeriz . iki kurabiye var mesela biri kakaolu biri sade . ağzımızda tadı kalsın diye sevdiğimizi sonra yeriz . bu yüzdendir ki en son sarıldığımız kişi en sevdiğimizdir . kokusu burnumuzda kalsın diye ...
devamını gör...
