evham
boş korku anlamına gelen vehimin çoğulu olan kelime.
devamını gör...
soğuk kahve
serçe ukdesi.
yaz günlerinde içimi oldukça keyif veren, buz dolu bardağa doldurularak soğutulmuş ya da soğuk demlenmiş kahvedir.
ice americano favorimdir. eğer antrenmana gireceksem yüksek kafeinden ötürü soğuk demlenmiş cold brew tercih ederim.*
yaz günlerinde içimi oldukça keyif veren, buz dolu bardağa doldurularak soğutulmuş ya da soğuk demlenmiş kahvedir.
ice americano favorimdir. eğer antrenmana gireceksem yüksek kafeinden ötürü soğuk demlenmiş cold brew tercih ederim.*
devamını gör...
pisa kulesi'ni düzeltme önerileri
gözümle görmesem inanmazdım. bildiğin yamuk. hayır madem olmuş bir hata, şu kuleye bir el atsanız ya.
efendim 11 yy. da inşasına başlanan bu çan kulesi, ancak 200 yıl sonra bitirilmiş. araya giren savaşlar nedeniyle deniliyor ama italyanları bilirim, oldum olası serin insanlardır. ağırdan almışlardır işi.
yapımına başlandığında ilk iki katı doğru yükselmiş. sonrasında ise mimarlar yamukluğu fark etmişler, “bu yükseldikçe düzelir” demişler. güzel bir bakış açısı.
sorunun kulenin zemininde olduğu biraz geç anlaşılmış. sen yap 60 metre, koy 294 basamak sonra “ya bu biraz sola mı çekiyor?”
zaman içinde kule, güney yönüne doğru eğilmeye devam etmiş. ha gittim gidiyom derken, 1990 yılında şuna bi el atalım denmiş. sağlamlaştırma işlemi 11 yıl sürmüş, bi ton para harcanmış. ama gel gör ki kule hala yamuk.
italyan yetkililerle yaptığım görüşmede “bana sağlam bi ip verin, 5-10 da kaslı biscolata italyan erkeği, ben düzletirim” dedim. nedense beni bölgeden uzaklaştırdılar!
oysa dola ipi, asıl! düzelir o ya.
efendim 11 yy. da inşasına başlanan bu çan kulesi, ancak 200 yıl sonra bitirilmiş. araya giren savaşlar nedeniyle deniliyor ama italyanları bilirim, oldum olası serin insanlardır. ağırdan almışlardır işi.
yapımına başlandığında ilk iki katı doğru yükselmiş. sonrasında ise mimarlar yamukluğu fark etmişler, “bu yükseldikçe düzelir” demişler. güzel bir bakış açısı.
sorunun kulenin zemininde olduğu biraz geç anlaşılmış. sen yap 60 metre, koy 294 basamak sonra “ya bu biraz sola mı çekiyor?”
zaman içinde kule, güney yönüne doğru eğilmeye devam etmiş. ha gittim gidiyom derken, 1990 yılında şuna bi el atalım denmiş. sağlamlaştırma işlemi 11 yıl sürmüş, bi ton para harcanmış. ama gel gör ki kule hala yamuk.
italyan yetkililerle yaptığım görüşmede “bana sağlam bi ip verin, 5-10 da kaslı biscolata italyan erkeği, ben düzletirim” dedim. nedense beni bölgeden uzaklaştırdılar!
oysa dola ipi, asıl! düzelir o ya.
devamını gör...
bailando
ispanyol şarkıcı enrique iglesias 'ın 2014 yılında sean paul ,descemer bueno ve kübalı müzik grubu gente de zona ile çıkardığı güzel bir şarkı.
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
#1955755
her ikisini de yanlış buluyorum. psikolojik şiddet, her kime uygulanırsa uygulansın bence fiziksel şiddetten daha kötü çünkü, fiziksel şiddetin izleri var, bedeninde somut olarak gözle görebiliyorsun, şiddete maruz kaldığının farkında oluyorsun ve artık bu gidişe bir dur demeye karar verebiliyorsun ama psikolojik şiddetin izleri, maalesef ruhunda olduğu için hem farkına varmak, hem de kendini sakınmak için gerekli önlemleri almak uzun zaman* alıyor. erkeklere psikolojik şiddet uygulayan kadınları çok gördüm, kadınların konuşma becerisinin daha üstün olması ile birlikte kendini ifade etmekte güçlük çeken, bir şeylerin yanlış gittiğini hissetmesine rağmen, yaşadıklarını çözemeyen ve ne yapacağını bilemeyen erkekler var. en azından sınır çizmeyi öğrenerek yaşadıklarını biraz olsun anlamlandırmaya başlayabilirler: buradan
her ikisini de yanlış buluyorum. psikolojik şiddet, her kime uygulanırsa uygulansın bence fiziksel şiddetten daha kötü çünkü, fiziksel şiddetin izleri var, bedeninde somut olarak gözle görebiliyorsun, şiddete maruz kaldığının farkında oluyorsun ve artık bu gidişe bir dur demeye karar verebiliyorsun ama psikolojik şiddetin izleri, maalesef ruhunda olduğu için hem farkına varmak, hem de kendini sakınmak için gerekli önlemleri almak uzun zaman* alıyor. erkeklere psikolojik şiddet uygulayan kadınları çok gördüm, kadınların konuşma becerisinin daha üstün olması ile birlikte kendini ifade etmekte güçlük çeken, bir şeylerin yanlış gittiğini hissetmesine rağmen, yaşadıklarını çözemeyen ve ne yapacağını bilemeyen erkekler var. en azından sınır çizmeyi öğrenerek yaşadıklarını biraz olsun anlamlandırmaya başlayabilirler: buradan
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
devamını gör...
sigma kadın
sakin güçtür sigma kadını .kişilik sıralamasında sigma beşinci sıralarda yer alsa da alfa kadınlarının en büyük rakibidir sigma kadınları. bu kadınlar çekici fakat tehlikelidirler.
özgürlüğüne düşkün, seçici, özgüveni korkutucu olan sigma kadını alfa kadını kadar baskındır dışa dönük olsa da daha soğukkanlı bi yapıları vardır,doğal bir auraları ve çekicilikleri vardır . fakat bunu pek sevdikleri söylenemez.ne istediklerini gayet net olarak bilir, kimsenin ne dediğini umursamaz ,mutlu olmak için başkasına ihtiyaç duymaz, kafasının dikine giden bir yapısı vardır.ne zaman ne yapmasını gerektiğini bilir gerekli yerde gözler üstünde olsada susmayı tercih edebilir bu davranış biraz ürkütücü olsa da insanları etkisi altında bırakmayı başarır.
bu kadar korkutucu olmasının yanında duygusal bağlarıda güçlüdür sigma kadınlarının bazen bu durum saplantı haline gelebilir. bu duygusallık onu sadık bir partner yapar ancak sadece partner olarak değil bir arkadaş ve dost olarak da sadık bir yapıları vardır.
tüm bu özelliklerine bakıldığında zor olduğunu söylemek mümkündür bu hem olumlu hem olumsuz olarak görülebilen bir durumdur. zor olması doğal olarak kendine çektiği çevresinde güvenilir mi? sorusunu akıllara getirir ki bu da sigma kadını benzersiz özellikte yapmaya yeterlidir.
özgürlüğüne düşkün, seçici, özgüveni korkutucu olan sigma kadını alfa kadını kadar baskındır dışa dönük olsa da daha soğukkanlı bi yapıları vardır,doğal bir auraları ve çekicilikleri vardır . fakat bunu pek sevdikleri söylenemez.ne istediklerini gayet net olarak bilir, kimsenin ne dediğini umursamaz ,mutlu olmak için başkasına ihtiyaç duymaz, kafasının dikine giden bir yapısı vardır.ne zaman ne yapmasını gerektiğini bilir gerekli yerde gözler üstünde olsada susmayı tercih edebilir bu davranış biraz ürkütücü olsa da insanları etkisi altında bırakmayı başarır.
bu kadar korkutucu olmasının yanında duygusal bağlarıda güçlüdür sigma kadınlarının bazen bu durum saplantı haline gelebilir. bu duygusallık onu sadık bir partner yapar ancak sadece partner olarak değil bir arkadaş ve dost olarak da sadık bir yapıları vardır.
tüm bu özelliklerine bakıldığında zor olduğunu söylemek mümkündür bu hem olumlu hem olumsuz olarak görülebilen bir durumdur. zor olması doğal olarak kendine çektiği çevresinde güvenilir mi? sorusunu akıllara getirir ki bu da sigma kadını benzersiz özellikte yapmaya yeterlidir.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
görmek isteyebileceğin, gurur duyabileceğin bir adam oldum.
göremedin.
göremedin.
devamını gör...
rahat vermeyen mağaza çalışanı
zannedersem fakir olduğum ve bunu hissettiği için benim hiç görmediğim mağaza çalışanıdır.
devamını gör...
ilber ortaylı’nın canlı yayında cansu canan’a yürümesi
ilber ortaylı sırf tarih konusunda ihtisaslı diye görmezden gelinemeyecek durumdur.
insanların kendi içinde ne yaşadığını, ne düşündüğünü elbette ki bilemeyiz fakat bu şekilde yansıtan kişi kim olursa olsun yaptığının yanlış olduğunu kabul etmek gerek. kız öğrencilerinin arkasından konuşan akademisyenin yaptığı etik değil fakat ilber hoca’nın yaptığı sempatik öyle mi? hiç kusura bakmayın da sizinki ikiyüzlülük.
insanların kendi içinde ne yaşadığını, ne düşündüğünü elbette ki bilemeyiz fakat bu şekilde yansıtan kişi kim olursa olsun yaptığının yanlış olduğunu kabul etmek gerek. kız öğrencilerinin arkasından konuşan akademisyenin yaptığı etik değil fakat ilber hoca’nın yaptığı sempatik öyle mi? hiç kusura bakmayın da sizinki ikiyüzlülük.
devamını gör...
kilo yapmasa ölümüne yenilecek 3 tatlı
kilo yapsada ölümüne her tatlıyı yediğim için ,secim yapmak zorunda kalmadığım başlık *
devamını gör...
inanna
inanna başlığını geliştirme ve kalkındırma derneği üyeleri olarak dayanışma içerisinde olmamız gerekliliğinden mütevellit elimizi biraz daha taşın altına koyalım madem * bu başlık dernek sayesinde bayağı bir gelişecek gibi duruyor. diane wolksteine ve samuel noah kramer'in aktardığı bir efsane ile devam edelim;
dünyada henüz hiç bir şey yokken ve dünya boşluk içerisinde salınırken fırat nehri kenarında huluppa adlı bir ağaç kök salar. ağaç büyür, dallanır budaklanır. fakat güçlü bir güney rüzgarı onu çok fena sarsar. sallar sallar ve yerinden söküp çıkarır. ağaç dalları kırık bir şekilde nehirde sürüklenmeye başlar rivayet bu ya ağacı inanna ablamız görür. ablamız bildiğiniz üzere normal şartlarda biraz dengesiz, eserekli bir tip. o gün keyfi yerindeymiş sürüklenen ağacı bert trautmann refleksi göstererek kolayca yakalayıvermiş. sevgiyle kucaklamış onu ve tanrıların bahçesine götürmüş. bahçeye güzelce dikmiş. bu tanrı/tanrıça milleti bir şey yapıyorsa bunun muhakkak bir karşılığı oluyor. meğer ablamızın ağacı kurtarma sebebi onu kesip kerestesinden kendisine ait bir taht bir de yatak yaptırmakmış. yani anlayacağınız ağacı nehirden çekip çıkarmasının ve o gün sevgi pıtırcığı olarak dolaşmasının sebebi tamamen duygusalmış. doğa sever olmak bunu gerektirir.
aradan epey bir zaman geçmiş, bizim ağaç büyümüş, dallanmış budaklanmış, tam kıvama gelmiş yani. vuracaksın baltayı alacaksın keresteyi yapacaksın tahtını... ama o da ne? inanna hanım bu istek ve arzu ile ağacın yanına yaklaştığında bir de ne görsün? ağacın köküne bir yılan yerleşmiş. yaaa inanna hanım tanrıça da olsan bazen bırak bahtı, tahtını bile yapamıyorsun ne haber? bu kadarla kalıyor mu? kalmıyor! ağaç bildiğiniz paylaşılmış. gövdeye de lilith adlı bir cin yerleşmiş. en tepeyi de anzu kuşu almış. yani huluppu ağacı bildiğiniz rezidans olmuş. eserekli abla bakmış ağaç kesilebilecek durumda değil. başlamış ağlamaya. koşmuş gitmiş kardeşi güneş tanrısı utu'nun yanına. yalvarmış yakarmış, kurtar ağacımı diye kendini oradan oraya atmış. drama queen bekliyor ki utu şöyle desin; ''sen ağlama, dayanamam! ağlama göz bebeğim sana kıyamam.''
ama utu biliyor kardeşini. şımarık biraz. savmış inanna'yı başından. bacım ne halin varsa gör demiş resmen. inanna da yollar tükenir mi? elbette hayır. koşmuş gitmiş gilgameş'e. biraz da onun başının etini yemiş. bir kaç doz acındırma ritüelinden sonra saftirik gilgameş tamam yahu üzüldüğün şeye bak diyerek almış inanna'yı yanına varmış gitmiş tanrılar bahçesine. ağır bir bronz balta marifeti ile ağacı devirivermiş. ağacın üzerindekiler arazi olmuş. kaçak rezidans, gilgameş yıkım ekibi sayesinde yerle bir olmuş. inanna hanım rötarlı olarak tahtına ve yatağına kavuşmuş. gilgameş efendi de mikku ve pikku isimli davul ve tokmağa kavuşmuş. eh artıklarından ancak o kadarı çıkmış. ne yapsın garibim.
şimdi ben etliye sütlüye pek karışmayacağım. tevrat mevzusuna da girmeyeceğim * hayat ağacı, yılan falan bunlar bizi bozar. ama (hezekiel, bap 17: 1-10) ve (hezekiel, bap 31: 3-17)'ye bir göz atıverin derim. benim sorunum inanna ile zira böyle şımarık tanrıça olmaz arkadaş! çok iticisin be ablam...
dünyada henüz hiç bir şey yokken ve dünya boşluk içerisinde salınırken fırat nehri kenarında huluppa adlı bir ağaç kök salar. ağaç büyür, dallanır budaklanır. fakat güçlü bir güney rüzgarı onu çok fena sarsar. sallar sallar ve yerinden söküp çıkarır. ağaç dalları kırık bir şekilde nehirde sürüklenmeye başlar rivayet bu ya ağacı inanna ablamız görür. ablamız bildiğiniz üzere normal şartlarda biraz dengesiz, eserekli bir tip. o gün keyfi yerindeymiş sürüklenen ağacı bert trautmann refleksi göstererek kolayca yakalayıvermiş. sevgiyle kucaklamış onu ve tanrıların bahçesine götürmüş. bahçeye güzelce dikmiş. bu tanrı/tanrıça milleti bir şey yapıyorsa bunun muhakkak bir karşılığı oluyor. meğer ablamızın ağacı kurtarma sebebi onu kesip kerestesinden kendisine ait bir taht bir de yatak yaptırmakmış. yani anlayacağınız ağacı nehirden çekip çıkarmasının ve o gün sevgi pıtırcığı olarak dolaşmasının sebebi tamamen duygusalmış. doğa sever olmak bunu gerektirir.
aradan epey bir zaman geçmiş, bizim ağaç büyümüş, dallanmış budaklanmış, tam kıvama gelmiş yani. vuracaksın baltayı alacaksın keresteyi yapacaksın tahtını... ama o da ne? inanna hanım bu istek ve arzu ile ağacın yanına yaklaştığında bir de ne görsün? ağacın köküne bir yılan yerleşmiş. yaaa inanna hanım tanrıça da olsan bazen bırak bahtı, tahtını bile yapamıyorsun ne haber? bu kadarla kalıyor mu? kalmıyor! ağaç bildiğiniz paylaşılmış. gövdeye de lilith adlı bir cin yerleşmiş. en tepeyi de anzu kuşu almış. yani huluppu ağacı bildiğiniz rezidans olmuş. eserekli abla bakmış ağaç kesilebilecek durumda değil. başlamış ağlamaya. koşmuş gitmiş kardeşi güneş tanrısı utu'nun yanına. yalvarmış yakarmış, kurtar ağacımı diye kendini oradan oraya atmış. drama queen bekliyor ki utu şöyle desin; ''sen ağlama, dayanamam! ağlama göz bebeğim sana kıyamam.''
ama utu biliyor kardeşini. şımarık biraz. savmış inanna'yı başından. bacım ne halin varsa gör demiş resmen. inanna da yollar tükenir mi? elbette hayır. koşmuş gitmiş gilgameş'e. biraz da onun başının etini yemiş. bir kaç doz acındırma ritüelinden sonra saftirik gilgameş tamam yahu üzüldüğün şeye bak diyerek almış inanna'yı yanına varmış gitmiş tanrılar bahçesine. ağır bir bronz balta marifeti ile ağacı devirivermiş. ağacın üzerindekiler arazi olmuş. kaçak rezidans, gilgameş yıkım ekibi sayesinde yerle bir olmuş. inanna hanım rötarlı olarak tahtına ve yatağına kavuşmuş. gilgameş efendi de mikku ve pikku isimli davul ve tokmağa kavuşmuş. eh artıklarından ancak o kadarı çıkmış. ne yapsın garibim.
şimdi ben etliye sütlüye pek karışmayacağım. tevrat mevzusuna da girmeyeceğim * hayat ağacı, yılan falan bunlar bizi bozar. ama (hezekiel, bap 17: 1-10) ve (hezekiel, bap 31: 3-17)'ye bir göz atıverin derim. benim sorunum inanna ile zira böyle şımarık tanrıça olmaz arkadaş! çok iticisin be ablam...
devamını gör...
bu devirde sms atan insan
ara ara da olsa benimdir.
hayır hayır internetim çok var ama telefonum çok eski olduğu için bazen interneti açıp oradan da whatsapp'ı açıp vakit kaybetmektense direkt olarak sms yazmayı tercih ediyorum.
dediğim gibi bazen zaman kazandırıyor.
lakin sms'in bazen ciddiye alınmaması gibi bir durum var, hep turkcell, vodafone, avea'dan falan geldiği düşünüldüğü için insanlar çoğu zaman sms'lere bakmıyorlar bile, bunlardan biri de bazı zamanlar benim hatta.
hayır hayır internetim çok var ama telefonum çok eski olduğu için bazen interneti açıp oradan da whatsapp'ı açıp vakit kaybetmektense direkt olarak sms yazmayı tercih ediyorum.
dediğim gibi bazen zaman kazandırıyor.
lakin sms'in bazen ciddiye alınmaması gibi bir durum var, hep turkcell, vodafone, avea'dan falan geldiği düşünüldüğü için insanlar çoğu zaman sms'lere bakmıyorlar bile, bunlardan biri de bazı zamanlar benim hatta.
devamını gör...
geceye bir alıntı bırak
insan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış. bunu yazan şair ne kadar haklıymış...
devamını gör...
dünyanın en muhteşem üçlüleri
izel, çelik, ercan.
devamını gör...
down sendromu
bazı yazarların farklılık dediği ama aslında hastalık olan durumdur. bilimde duygular yoktur. gerçekler vardır. bazı tarama ve tanı testleri ile anne karnında öğrenilebilen bir hastalıktır. pahalı ama kesine yakın sonuç veren non invaziv prenatal test kullanılabilir.
farklılık değil, hastalık dediysek de bunu kötü niyetli olduğumuz için söylemedik. elbette farklılıktır ama ''hastalık değil, farklılık.'' demek polyannacılığı oynamaktır.
farklılık değil, hastalık dediysek de bunu kötü niyetli olduğumuz için söylemedik. elbette farklılıktır ama ''hastalık değil, farklılık.'' demek polyannacılığı oynamaktır.
devamını gör...
beni neden favlamadın diyen tip
"oy versek neden oy verdin.","oy versek neden fav vermedin","oy ve fav versek sapıksın mısın " çok değişik bir insan tipi mevcut. anlamaya çalışıyorum anlayamıyorum.
edit:kankacilik lobisini devrediyorum. ciddi alıcılar dm.*
edit:kankacilik lobisini devrediyorum. ciddi alıcılar dm.*
devamını gör...


