yazarların unutamadığı film replikleri
öldürme yetkisine sahip olup da öldürmüyorsan, güçlüsündür.
(bkz: schindler's list)
(bkz: schindler's list)
devamını gör...
aşk ve gurur
jane austen'ın romanları arasında sivrilmiş ve büyük başarı getirmiş kitabıdır. bence aralarında en iyisi budur, belki biraz da olsa bu kitabın yanına emma yaklaşabilir ama yine de yerinden edemez. kitabı anlatmaya gerek görmüyorum, kendisinin başarısı fazlaca biliniyor zaten. ama benim muzdarip olduğum bir konu vardır ki o da bu kitabın uyarlamalarıdır. bu kadının romanlarının çoğunu okudum ve okuduklarımın da uyarlamalarını izledim. bir tanesi bile mi iyi olmaz yahu? yoksa ben mi gözümde çok büyütüyorum da bu kadar beğenmemezlikten geliyorum, diyorum. ama aşk ve gurur'un izlediğim uyarlamaları beni oyunculuklardan tut da konunun anlatılış biçimine kadar hiçbir yönden tatmin etmiyor. ama sadece bir tane istisna var ki, o da colin firth ve jeniffer ehle'nin birlikte rol aldıkları 95 yapımı dizisi. elizabeth'i oynayan ehle, tam olarak hayal ettiğim soğuk bir ingiliz kadınını canlandırıyor. firth'den bahsetmeye hiç gerek yok zaten, darcy denince aklıma ilk gelen aktördür kendisi. açıkcası izlerken gerçekten tebrik ettiğim tek uyarlamasıydı bu dizi.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
(bkz: kendi nickaltına tanım giren yazar)
t: sözlüğümüzün biricik kurucusu. online listesinin mavişi. seviyoruz.*
şaka şaka. yalnız herkes çok pis gaza geldi. umarım güzel şeyler yapılır.
t: sözlüğümüzün biricik kurucusu. online listesinin mavişi. seviyoruz.*
şaka şaka. yalnız herkes çok pis gaza geldi. umarım güzel şeyler yapılır.
devamını gör...
stoned & monkey ile egodeath radyo yayını
çerezi çorbayı hazır ettik, beklemedeyiz efenim.
devamını gör...
ezgi mola'nın saygı duymayı it gibi öğreneceksiniz demesi
doğru demiş. kendilerinin her şeyine saygı bekleyip, başkalarının her şeyini eleştiren saygısızlar it gibi saygı duymak zorunda. öğreneceksiniz de değil, zorundasınız.
devamını gör...
nesin matematik köyü
ali nesin'in yaptığı en önemli iş. burada durumu olmayan öğrenciler ücretsiz matematik kursu alabilmektedir. ve matematik alanında saygıdeğer insanlar öğrencilere eğitim vermektedir. bu arada ortamı da harikadır. doğa ile iç içedir. şirince'ye yürüme mesafesindedir. aynı zamanda bol bol kedi fotoğraflanabilen bir alandır.
devamını gör...
uyuşturucu satıcısı uyuşturucu kullanmaz
tadına bakar.
devamını gör...
ara ara açıp kendi yazdıklarını okuyan yazar
mantıklı bir hareket yapan yazardır.
çoğunlukla düşünmeden, o anki ruh halimle yazarım. daha sonradan dönüp okuduğumda, tanımın girildiği zamanki psikolojimle alakalı az çok bilgi sahibi oluyorum. ek olarak insan fevri ya da anlık yazınca çok farklı bakış açılarına sahip olabiliyor. bu fevrilik düşünceyi daha saf, ağdasız bir şekilde yazmayı sağlıyor. sonradan okuduğumda şaşırdığım bile oluyor. ama faydalı buluyorum. iyidir. okuyun. kendi yazdıklarınızı bile.
edit: yoldaşın formatlı bülbüllü başlığından gekdim. gerçekten tanım yapmıyormuşum çoğu zaman. şu başlığa yapmazdım heralde. sağol yoldaş, şamarın işe yaradı.*
çoğunlukla düşünmeden, o anki ruh halimle yazarım. daha sonradan dönüp okuduğumda, tanımın girildiği zamanki psikolojimle alakalı az çok bilgi sahibi oluyorum. ek olarak insan fevri ya da anlık yazınca çok farklı bakış açılarına sahip olabiliyor. bu fevrilik düşünceyi daha saf, ağdasız bir şekilde yazmayı sağlıyor. sonradan okuduğumda şaşırdığım bile oluyor. ama faydalı buluyorum. iyidir. okuyun. kendi yazdıklarınızı bile.
edit: yoldaşın formatlı bülbüllü başlığından gekdim. gerçekten tanım yapmıyormuşum çoğu zaman. şu başlığa yapmazdım heralde. sağol yoldaş, şamarın işe yaradı.*
devamını gör...
travail opium unique
travail, opium unique
"çalışma, biricik afyon" anlamına gelen ifade. ingilizcede "work, (a) unique opium" anlamına gelir. "work, the one and only drug" olarak da ifade edilebilir.
richard sennett'in zanaatkâr adlı kitabı bu ifadeyle başlar. olumlu anlamda kullanılmıştır.
farklı anlamda muadil bir betimlemeyi karl marx yapmıştır. marx "die religion ... ist das opium des volkes" (din, toplumların afyonudur) derken, afyonu sınıflararası tahakküm aracı olarak olumsuz anlamda kullanmıştır.
diğer taraftan homeros, zanaarkârların usta tanrısı hephaistos için yazdığı destanda zanaati topluma mal etmiştir. destanda zanaatkâr için, demioergos kelimesi kullanılır. bu da demios (kamu) ve ergon (üretken) kelimelerinden oluşur. bu açıdan marx'ın toplumun afyonu olarak nitelediği din'den farklı olarak, biricik afyon olarak çalışma toplum için uygarlaştırıcıdır.
farklı bir ifadeyle inanç merkezli yaşayanlara şöyle denilebilir: "tanrıyı düşünmek yerine, tanrının yarattığı dünya ve toplum için tanrı adına çalış!"
sonuç olarak marx'ın din için kullandığı afyon kavramı ile ve travail, opium unique ifadesinde çalışma kavramına aftedilen afyon kavramında farklı anlamlar vardır. fakat bu, yalnızca tasvirdeki farklılıktan kaynaklanır. çünkü marx da çalışma kavramını, benzer bir açıdan yaklaşarak, "kişinin kendisini yarattığı" bir eylem olarak tanımlamıştır.
"çalışma, biricik afyon" anlamına gelen ifade. ingilizcede "work, (a) unique opium" anlamına gelir. "work, the one and only drug" olarak da ifade edilebilir.
richard sennett'in zanaatkâr adlı kitabı bu ifadeyle başlar. olumlu anlamda kullanılmıştır.
farklı anlamda muadil bir betimlemeyi karl marx yapmıştır. marx "die religion ... ist das opium des volkes" (din, toplumların afyonudur) derken, afyonu sınıflararası tahakküm aracı olarak olumsuz anlamda kullanmıştır.
diğer taraftan homeros, zanaarkârların usta tanrısı hephaistos için yazdığı destanda zanaati topluma mal etmiştir. destanda zanaatkâr için, demioergos kelimesi kullanılır. bu da demios (kamu) ve ergon (üretken) kelimelerinden oluşur. bu açıdan marx'ın toplumun afyonu olarak nitelediği din'den farklı olarak, biricik afyon olarak çalışma toplum için uygarlaştırıcıdır.
farklı bir ifadeyle inanç merkezli yaşayanlara şöyle denilebilir: "tanrıyı düşünmek yerine, tanrının yarattığı dünya ve toplum için tanrı adına çalış!"
sonuç olarak marx'ın din için kullandığı afyon kavramı ile ve travail, opium unique ifadesinde çalışma kavramına aftedilen afyon kavramında farklı anlamlar vardır. fakat bu, yalnızca tasvirdeki farklılıktan kaynaklanır. çünkü marx da çalışma kavramını, benzer bir açıdan yaklaşarak, "kişinin kendisini yarattığı" bir eylem olarak tanımlamıştır.
devamını gör...
sahibinin güzel olduğu hissi veren kadın isimleri
ismim varmı diye bakıp çıktığım başlıktır.
devamını gör...
ulusalcılık
türkiye'de milliyetçi ve merkez sol olarak nitelendirilen bir ideolojidir.
türkiye'de 2000'li yıllarda, atatürk'ün öngördüğü tam bağımsızlık, ulusal sanayinin gelişimi, dışa bağımlılıktan kurtulma gibi hedefleri savunan; cumhuriyet'in temel kuruluş ilkelerinin korunması ve ulusal çıkarların ön planda tutulması gerektiğine inanan siyasi bir görüştür. görüşü paylaşan kişilere "ulusalcı" denir. genel olarak atatürkçü bir sol milliyetçilik şeklinde yorumlanabilir.
türkiye'de 2000'li yıllarda, atatürk'ün öngördüğü tam bağımsızlık, ulusal sanayinin gelişimi, dışa bağımlılıktan kurtulma gibi hedefleri savunan; cumhuriyet'in temel kuruluş ilkelerinin korunması ve ulusal çıkarların ön planda tutulması gerektiğine inanan siyasi bir görüştür. görüşü paylaşan kişilere "ulusalcı" denir. genel olarak atatürkçü bir sol milliyetçilik şeklinde yorumlanabilir.
devamını gör...
500 bin liralık cip kullanan türbanlı
luciferın bile gıptayla baktığı moderatör başlığı.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
devamını gör...
sevgiliyle ayrı müzik zevklerine sahip olmak
farklılıklar ilişkiye çeşitlilik kazandırsa da ortak noktada buluşmak bana her zaman daha çekici gelmiştir. çok müzik dinleyen ve dinlediği müzikten keyif alan biri olduğum için sevgilimle ortak bir müzik zevkine sahip olmak benim için önemli.
dinlediğim şarkıları çoğu zaman duygularımı ifade etmekte bir araç olarak görüyorum. ortak zevklere sahip olduğum biriyle aynı şarkıyı dinlerken benzer duyguları paylaştığımızı bilmek anlaşıldığımı hissettiriyor bu yüzden. seviyorum bu hissi.
dinlediğim şarkıları çoğu zaman duygularımı ifade etmekte bir araç olarak görüyorum. ortak zevklere sahip olduğum biriyle aynı şarkıyı dinlerken benzer duyguları paylaştığımızı bilmek anlaşıldığımı hissettiriyor bu yüzden. seviyorum bu hissi.
devamını gör...
ankara simidi
ankara simidi sert ve kuru özelliğiyle tanımlayabiliriz. ankaralı olmayanların asla anlam vermediği tadına doyulmaz bir simittir. özellikle ege bölgesinde yaşıyorsanız gevreğe simit dediğiniz anda ankaralı olduğunuz ortaya çıkıyor.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
mirkelam her gece
haluk levent yollarda bulurum seni
serdar ortaç zakkum çiçekleri
kenan doğulu romayı da yakarım
çalabilirsen musmutlu olurum.
haluk levent yollarda bulurum seni
serdar ortaç zakkum çiçekleri
kenan doğulu romayı da yakarım
çalabilirsen musmutlu olurum.
devamını gör...
serenad
okuduktan sonra keşke filmi çekilse de izlesek dediğim bir kitap. zülfü livaneli edebi anlamda yaşar kemal çizgisinde ilerleyen, kültür birikimi yüksek bir yazar. bu olumlu özelliği sanat yeteneğiyle birleşince ortaya kaliteli akıcı eserler çıkıyor. sanat dünyamızın çok değerli bir rengi, sesi.
devamını gör...
kadın
neden erkeği değil de kadını tanımlama gereği duyularak açıldığını sorguladığım başlıktır
devamını gör...


