yaptığı paylaşımlarıyla genel kültür alanımıza doğrudan ya da dolaylı yaptığı katkıdan dolayı kendisine teşekkürlerimi sunduğum sempatik yazardır. tanımlarını dikkatle ve özenle okumaya başlarken, zıpır profil fotosu gözümün önüne geliyor ve gülümseyerek bitiriyorum okumalarımı da. yazmaya devam, takibe devam…
devamını gör...

paylaşmayayım diyordum ama o kadar çok gördüm ki başlığı sol akışta, tutamadım kendimi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günde 12 saat çalıştırılan ve kazandığı para ile ancak gıda alabilen insan olabilir.
devamını gör...

o karga burunlu kızın yayınına konuk olacak diye duymuştum z kuşağı olan biraderimden.

mansur başkanım kusura bakmayın, sizi çok severim ama twitch ya da tiktok gibi leş platformlara prensip gereği girmiyorum.

keşke sizde hiç bulaşmasaydınız, sanal dilenciler, üzerinizden prim yapacak.
devamını gör...

sayısız sinemada ve televizyon yapımlarında rol almış bununla da yetinmeyip sahne tozunu da iliklerine kadar işlemiş değerimizdir. "yakışıklı serdar" karakterine de hayat vermiştir, ezel dizisinde. bir demet tiyatro'da da sahneye çıkmıştır. vizontele, organize işler gibi filmlerde de kendisini görme şansı elde etmiştik.

74 yaşında olup, ağrı'da doğmuştur. asıl memleketi trabzon'dur.

alıntının kaynağı.
devamını gör...

edit: hadi özışık seninki kendine harakiri yaptı diyerek sanırım ss'den bahsediyor.
sanırım savaşı başlattı reis..
"kıymetli dostlarım,
internethaber sitesinin sahibi olan hadi özışık - süleyman özışık kardeşler en yakınları olan süleyman soyluyla benim aramda aracılık yaptıklarını yalanlamışlar, söyleyen şerefsizdir demişler. ben kimseye hile yapmam, ancak kendimi de rezil duruma düşürmem."

buradan
ikinci video geldi
devamını gör...

soldan soldan akıp giden başlıkları birbiri ardına okuyunca ortaya çıkan saçma sapan durumdur:

(bkz: müslüman kadınların özsaygısı var mıdır sorunsalı)

(bkz: ateist olan kadının özsaygısı var mı sorunsalı)

(bkz: yahudi kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı)

(bkz: budist kadının özsaygısı var mıdır sorunsalı)

biraz daha devam ederse saçmalığın dozu artacaktır.
devamını gör...

"gericilik" anlamına gelen kelimedir. sığınma anlamına gelen "iltica" ile karıştırılmamalıdır.
devamını gör...

eski bir meme vardı
''-ac dc dünyanın en uzun şarkısına sahiptir.
+ne kadar sürüyor?
-11(?) albüm.''

daha iyi tanımlanamayacağını düşündüm grup.
devamını gör...

şimdi ilk başta 10 ile çarpan veya birim hesabı yapan arkadaşlar, sakin.

fransa'da sinema bileti ortalama 10€.
yani fransız hükümeti diyor ki al kardeşim bu parayı, 30 defa film izle sinemada.

türkiye'de ortalama bir sinema bileti 25₺.
30 defa izlemek = 750₺...

şunu diyebiliriz, bütün ay dükkanı kapalı esnafa 3000₺ yardımı nimetmiş gibi sunanların aklının ucundan geçer mi?

güldürmeyin, siyasal islam'dan bahsediyoruz...
devamını gör...

vatandaş ile iç içe gibi kadrajda kendisi ve çevresinde 3 5 yandaş halktan insan... ki kadraj az genişlese koruma ordusu görünecektir. bir çocuğa ya da bir hayvana bir şey verirken gülümserken vs vs gibi pozlardır. roldür velhasılı...
devamını gör...

televizyon.
devamını gör...

ilk başta ingiltere ve ispanya arasındaki ilişkilerin güçlenmesi adına galler prensi arthur ile, onun genç yaşta ölmesinden sonra ise kardeşi 8. henry ile evlendirilen bahtsız ingiltere kraliçesi.

24 yıllık evliliklerinde catherine birkaç çocuk doğurur ancak 1 tane kızı dışında hepsi, daha bebekken ölür. henry, erkek varis özlemiyle yanıp tutuşmaktadır. o sıralarda anne boleyn ile tanışır ve birden aklına, katolik inancında yer alan, kardeş karısıyla evlenmenin lanetlenme sebebi olduğu geliverir. bu inanca göre lanetlenen kişinin soyu da kuruyacaktır.

catherine her ne kadar bu evlilikte bir sorun görmese, papa'nın onayıyla evlendiklerini ve lanetlenmiş olsaydılar mary'nin de hayatta kalamayacak olduğunu söylese de, henry kesinlikle onu dinlemez ve onu saraydan da çocuğundan da uzaklaştırarak yapayalnız ve acı içinde ölmesine neden olur.

--- alıntı ---

kralın catherine'den boşanabilmesi 5 yıl sürdü. 5 yıl içinde catherine'nin yeğeni ispanya imparatoru papayı evlilik için izin vermesin diye kaçırmıştır. ama en sonunda protestanlığı başlatan martin luther'in kitaplarını yaktıran, protestanları öldüren, papa tarafından dinin savunucusu unvanı verilen vııı. henry; katolik kilisesi'nden ayrılıp anglikan kilisesi'ni kurmuştur. bunu takiben catherine ile olan evliliğini geçersiz kılmıştır. vııı. henry ile boşanmasından 3 yıl sonra ölmüştür. (vikipedi'den)

--- alıntı ---

catherine'in sıkıntı dolu hayatı kitaplara, dizilere ve filmlere de konu olmuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sana ne, sana ne, sana ne...
devamını gör...

hak edip etmediğini çoğunlukla düşünmem. ben bir kişiyi ne kadar çok seviyor ve değer veriyorsam o şekilde davranır, sözümü söylemekten de çekinmem. he karşımdaki kişi eğer verdiğim değeri kaldıramıyorsa ya da bu değere karşılık veremiyorsa da yapacağım bi şey kalmamıştır zaten. ben yapacağımi yaptım, diyeceğimi dedim diyerek kenara çekilirim. bu konuları fazla büyutmeye gerek yok dostlar çünkü bir kişi ile diyalog halindeyken ya da olaylar yaşanırken bazı şeylerin farkına varamayabiliyoruz. daha sonra da bunun üzerine düşünüp, "ah keske bu kadar deger vermseydim, bu kadar sevmeseydim" diyerek üzülmeye gerek olduğunu düşünmüyorum çünkü tamamen kendinizi yıprattığımız ile kalıyoruz. ben yapacağımı yaptım diyerek kenara çekilmek en iyisi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aleyna çakır davasında şüpheli olup daha sonra serbest bırakılan insan müsveddesi.
evinde ölü olarak bulunan esra hankulu davasında da gözaltına alındı. sevgili oldukları biliniyordu. geceyi beraber geçirdikleri kamera kayıtlarıyla tespit edildi.
aleyna çakır'ın babasının olay sonrasındaki sözleri:

ümitcan uygun’u hapisten çıkardınız. elin çocuğunu öldürmüş. ben bunu hapisten çıkarmayın demedim mi? gördünüz mü? elin ciğerini yaktı. benim de ciğerimi yaktı. adaletin böyle mi olması gerekiyor? adalete sahip çıkın. bu seri katilleri ne zaman yakalayacaksınız? daha kaç tane can yakacaklar? bunlar benim canımı yaktıktan sonra bir tane daha can yaktılar
devamını gör...

can sıkıntısını gidermek
devamını gör...


'hayat ve zaman senin üstüne doğru kararıp köpürerek akar, seni taş bir duvara sıkıştırır.

biz gençken, bir sorun karşısında yeterli direnci gösteremediğimizde, mücadele edemediğimizde, kırılganlaştığımızda babam öfkeyle sedeflenmiş bir enerjiyle "boğayı" derdi, "boynuzlarından tutup devireceksin."

"boğa" hayattı.

seni bir hücreye kapattıklarında o daracık odanın içinde o geniş omuzlu, iri kaslı "boğanın" da karşısında durduğunu, keskin ve sivri boynuzlarını karnına dayadığını hissedersin.

hareket edecek, kımıldayacak bir yer yoktur.

boğayı nasıl boynuzlarından tutup devireceksin?

yenilecek misin?

tam da seni oraya kapatanların istediği gibi boğanın seni paramparça etmesine izin mi vereceksin?

bu sorular karşına çıktığında bir gerçeği keşfedersin:

hareket etmen gerekir.

ama nasıl?

insanların güçsüz, çaresiz, yetenekleri sınırlı, açgözlü ve arsız bir bedeni vardır.

o bedeni alıp bir hücreye kapattıklarında karşısındaki engelleri aşamaz, kilitli kapıları açamaz, parmaklıkların arasından geçemez, duvarların üstünden uçamaz.

benim zamanımı "nerede" geçireceğime karar verecek birileri hep vardır, peki benim zamanımı "nasıl" geçireceğime karar verebilecek herhangi bir insan, bir irade, bir güç var mıdır?

bunun cevabı beni hapishanede bile gülümsetir.

öyle bir güç yoktur.

"gerçeklik" sadece bedenimizle ilgili olsaydı bir roman okurken, bir film seyrederken hiçbir duygu hissetmememiz gerekirdi.

ama hissediyoruz.

hayalgücümüz başka bir hayalin içine sızıyor, o hayalin parçası haline geliyor, üstelik sadece hayalgücümüz hayalin parçası olmuyor, bedenini de peşinden sürüklüyor. beden kendisiyle hiç ilgisi olmayan bir olaya "gerçek" tepkiler veriyor.

ben iki yıldır, bir hücrede sivri ve keskin boynuzları olan, gözleri kanlı iri bir boğayla yaşıyorum.

iki yıldır her gün o boğayı boynuzlarından tutup devirmek zorundayım.

bunun için size o boğadan daha hızlı hareket edebilen bir şey lazım: tek bir an içinde bütün dünyayı gezebilen bir hayalgücü.

hayalgücü her kapıdan geçer.

her yere gider.

ve, zamanınızı "nasıl" geçireceğinizi belirleyecek yeryüzünde hiçbir gücün olmadığını, dokunulmaz bir iktidara sahip olduğunuzu bilmenin muazzam hazzını tadarsınız.

hapishane, bedeninizi köleleştirirken zihninizi tanrısal bir güce ulaştırır.

ahmet altan
devamını gör...

şu + lardan bizlerde gelse artık bi keşfedin biz çaylakları içimizdeki cevheri görüüün.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim