az önce görmemiş ve görgüsüz olduğumu öğrendiğim başlık.
devamını gör...

david lean'in yönetmenliğini yaptığı 1957 yapımı filmdir.

bu film benim için önemli bir filmdir. ancak o kısma daha sonra geleceğim. filmin konusu aslında bilindik bir ''esir kampı'' hikayesi ile şekilleniyor. tabi yılı itibarı ile ilk örneklerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. bir grup ingiliz askeri ikinci dünya savaşı sırasında japonlara esir düşer. esir düşenlerin arasında albay nicholson ve pek çok subayla birlikte yüze yakın er vardır. hikaye ingilizlerin kampa gelmesiyle birlikte albay nicholson'ın, kamp komutanı albay saito'ya savaş esirleri hakkındaki anlaşmayı göstermesi ve bu antlaşmanın şartlarına riayet edilmesini istemesiyle başlar. çünkü bu andan itibaren nicholson ve saito arasında gerek askeri, gerek kişisel anlamda bir sürtüşme yaşanacağını anlıyorsunuz. farklı kuralları olan, yaşama bambaşka noktalardan bakan iki üst rütbeli subayın zihinsel savaşının başladığı an işte bahsettiğim andır. kamp alelade bir kamp değildir. japonların inşaatını tamamlaması gereken bir köprü vardır ve süre kısıtlıdır. köprü 1 ay içerisinde tamamlanmak zorundadır. bu yüzden kamp komutanı saito bütün askerlerin, rütbelilerde dahil çalıştırılmasını istemektedir ve antlaşmayı umursamaz.

albay nicholson ise bu tavır karşısında duruşunu bozmaz. ingiliz albayın inadını kıramayacağını anlayan albay saito. ingilizlerin direncini kırmak ve nicholson'ı küçük düşürmek için onu kampın ortasında, güneşin alnında, küçük bir bir hücreye kapatır. askerler komutanlarının halini ahvalini görmektedir. saito'nun planı tutmamıştır. komutan direndikçe, askerler daha da şevke gelmiş ve işleri iyice yavaştan almaya başlamışlardır. komutanlarının direnci onlarında karşı koyma arzusunu iyice kamçılamıştır. bu gelişme saito'yu daha da gaddarlaştırır. nicholson'dan askerlerine hızlı çalışmaları için emir vermesini ister, şayet bu emri vermezse, yaralıları dahi çalıştıracağını söyleyerek, ingiliz komutanı bir kere daha sınar. ancak nicholson bu şantaja da boyun eğmez. saito çaresiz kalmıştır. bu sinir harbini kimin ,nasıl kazandığını görmek içinse filmi izlemenizde fayda var. *

gelelim benim mevzuya; ben bu filmi hiç yoksa 9-10 kere izlemişimdir. baştan söylemiştim ya benim için yeri farklıdır. filmi izlemeyi seviyorum ama ben asıl askerlerin ıslıkla icra ettiği ezgiye hastayım. rahatlatıcı bir etkisi var benim üzerimde. ne zaman stresli bir durumla ya da sorunla karşılaşsam, bu ezgiyi ıslık olarak öttürmeye başlarım. bu sayede rahatlar, daha hızlı düşünür ve sonuç alınacak hamleyi yaparım. bu ezgi tabiri caizse benim yaşam koçumdur. onun sayesinde sağa sola para dökmeme gerek kalmaz * şuraya o muazzam ıslık konçertosunu bırakıyorum. dinleyiniz ve feyiz alınız*


dinlerken yine eşlik etmeye başladım ve üzerime bir huzur çöktü iyi mi? * direnişin müziğidir aynı zamanda, gaza gelmeden kapatsam iyi olur. daha radyo programını dinleyeceğim. neyse neşet ustayı yakaladım. bahça duvarından aşmam lazım. hadi bana eyvallah...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iş bankası kültür yayınları'ndan çıkmış william shakespeare'in 154 sonesini içinde barındıran kitap.

(bkz: sone)
devamını gör...

sağlık için de daha iyi olan durumdur.

vücudu sıkan kıyafetlerin ileriki dönemlerde pek iyi etkileri olmuyor bildiğim kadarıyla.
devamını gör...

burçlara inanmıyorum diyeceğim ama bütün yengeçler mi duygusal olur arkadaş!
devamını gör...

nicki aklıma freud'un '' eğer öpecek bir şeyiniz yoksa sigara içmeniz kaçınılmazdır.'' sözünü getiren yazarımızdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu tip erkekler genelde nerede dekolte giyen nerede mini etek giyen kadın varsa ona yürür, sonra sevgili olduktan sonra giymesini istemez kıskançlığı bahane eder tabi yersen.
devamını gör...

vücudun bağışıklık sisteminin, zararsız olan maddelere karşı aşırı reaksiyon göstermesi.

bahar dönemlerinde polenler sayesinde, benimde çok sıkıntı yaşadığım ve muzdarip olduğum durum.
devamını gör...

hiç gitmediği istanbul daki köprüyle, marmaray ile gururlanıp hiç kullanmayacağı izmir istanbul yoluyla ülkesini süper güç zanneden çomarları eğlendirecek bir şey olduğu kesin.

ne zaman ekonomi verileri çıldırıyor, bu çıkmış müjde veriyor. doğalgaz ve petrol bulundu; check. ama bir kere de ay sonunu zor getiren, zor durumda olan insanlar için müjde ver be adam. benim cebime en kısa sürede para gelecek müjdeyi ver mesela. petrol çıkmış da doğalgaz bulunmuş da...bunlar devletin kasasına para koyacak benim cebime değil.
devamını gör...

dış görünüş olarak öyle büyük bir cazibeye sahiplerdir ki bu yüzden çoğu insanı kendilerine hayran bırakırlar. ama bu hayranlığı ve sempatiyi insanlar arzularken, kaplanların arzuladığı söylenemez.
vahşi doğası gereği insanlara alışması zordur. evcil hale getirilerek sirk gösterilerinde kendilerinden faydalanır, korkuya kapıldığı zaman da parçalayıcı bir yapıya dönüşür. fark edilmeden yaklaşma tekniğini geliştirmiş, ayrıca başarının zamanlamaya bağlı olduğunun bilincinde ve sabretme sanatını öğrenmiş bir yırtıcı hayvandır. yavruyken büyüyen kaplanın artık anneye gereksinimi olmuyor ve kendi sınırını çiziyor.
devamını gör...

bir haftasonu klasiği olarak yine biraz erkence uyandığım* bir günde kahvemi içip, ayılmaya çalışıp, sözlükte gezinip, hala yalnız ayakta olunca, ikinci kahvemi yaparken, kahvaltı niyetine bir portakal * yemek isteyince yine kıyamadım ve de tüm portakalların kabuklarını incecik rendeleyerek buzluğa kaldırdım.* işte tam o anda evi mis gibi bir portakal kokusu sardı. portakalın mis kokusunu içime çekerken de aklıma yıllar önce tanıştığım; portakal kokusuna aşık, cemal süreyya hayranı genç üniversite öğrencisi bey geldi. hayatımdaki birçok insan gibi o da kaybolup gitti ama gülümseyerek andıklarımdan biri olarak kalmış. selamlar olsun, umarım hayal ettiğin şiirli hayatı yaşıyorsundur.
ne diyordum iç ferahlatıcı, neşeli koku burnumdayken bir yandan da düşünmeye başladım. genellikle geçmişte geziniyorum ve aklıma her bir koku, bir hatırayı getiriyor. çünkü yaşadığım yeni bir şey yok. yaşlı insanlar da demek ki bundan hep anılarından bahsediyor.
eylül ayından beri uzun soluklu sayılabilecek sohbeti ettiğim, bir araya geldiğim insan sayısı "on". evet, evet sadece on kişi. ailem dahil üstelik. online dersler, görüntülü aramalar... paylaşımlarım genel olarak bir ekranın ardında. ve sanırım artık bu durum bana ağır gelmeye başladı.
şöyle düşünün önceden bir günde onlarca öğrenci, spor salonunda, mekanlarda konuştuğum, dokunduğum, vakit geçirdiğim bir sürü insan vardı. şimdi yalnızlık çöktü yüreğime. ilk zamanlar kendimi dinlemenin hazzı vardı ancak artık yüreğim yamalı bir hale bürünmüş gibi hissediyorum. evden çıkmamak, hali hazırda var olan üst solunum yolu rahatsızlığım yüzünden pandemiden korkarak geçirdiğim günler canımı yakmaya başladı. pazartesi doktora gidiyorum. geçen martta olmalısın dediği o ameliyatı olup hayatımda birazcık daha az korku kalsın istiyorum. sıkıldım. bunaldım.
neşeli, ferahlatıcı bir koku portakal kokusu. ama fark ettim ki neşeli gözlerle bakmayınca sonu hüzünlü bir yazıya gitmiş. daha ferah günler diliyorum, hepimiz için...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
böyle beklememe deydiğinin ilk iki şarkıdan anladım.
uzun yolda olamasakda yıldızları izlerken de insanı alıp götürüyor şarkılar.
devamını gör...

türk müziğinin yetiştirdiği en iyi yorumculardan biri. 1935 doğumlu. fransa'da yaşıyor. öyle olağanüstü bir ses rengi ve yorum tarzı var ki doğru ellerde dünyanın en iyi kadın şarkıcıları arasına girebilirdi. ne yazık ki aynı zamanda menajerliğini yapan erdem buri'nin ellerinde ziyan olmuş gitmiştir.
hayatını "düşmemiş bir uçağın kara kutusu" adlı kitabında yazmıştır.
(bkz: burçak tarlası)
devamını gör...

0. 7 onu döver benim için.
nedir o toz gibi yazıyor.
hem hızlı yazan hem de okunaksız yazana göre olmayan uç.
devamını gör...

dernek adı altında kumar mı oynatıyorlar diye düşündüren başlık. hep bişey çıkar bu derneklerin altından.
devamını gör...

twitter'da öğrencileri kendisini ifşa etmiştir bursa'nın en güzel okullarında (bursa atatürk anadolu lisesinden bursa imkb fen lisesine atanmıştır) öğrencilere kan kusturan şahıs. resmi twitter hesabından evlenilecek kız eğlenilecek kız paylaşımları yapan kadın öğrencilerine biz sizi buradan "kırmızı kurdeleyle" uğurlamak isteriz diyen sözde eğitimci. kendisi alan dışıdır aslen uludağ üniversitesi felsefe mezunu olup yalnızca psikolojik danışmanlık sertifikası vardır.
yaşadıklarını anlatan baal öğrencileri
devamını gör...

zaten herkesin bildiği bir şey olmasına rağmen kimsenin tam olarak dillendiremediği hakikat idi. şimdi ticaretin gerçek ve tam öyküsünün sadece küçük bir kısmını anlatıcam. ben 3 ay önce imasını yaptığım için vatan haini ilan edilmiştim. nickaltımda bana hain diyen yazıyı hala bulabilirsiniz. sedat peker ise benim yapmadığımı yapıp açıkça söylemiş ama eksik söylemiş. peki bu silah ticareti nasıl yapılıyordu? 2011 yılında suriye’de ortalık karıştığında öso’ya yardım etme kararı alındı. buna göre katar silahların parasını verecek, amerika istihbarat ve teknik destek sağlayacak türkiye ise lojistiği sağlayacaktı. ancak erdoğan paranın tadını alınca silahları hibe etmek yerine satmaya karar verdi. öso fakirdi ama ışid petrol bölgelerini elinde tutuyordu ve zengindi. erdoğan ışid’in aynı anda hem kürtlerle hem esad ile savaşmasını ekstra avantaj kabul ediyordu. türk devleti sattığı silahların karşılığında para değil petrol aldı. erdoğan’ın sık sık ve durmadan suriye’de petrol için yokuz demeside suçluluk psikolojisinin ürünü. alınan petrol türkiye’de legal petrollerin içine katılarak satıldı. bu işleride zamanın bakanı berat albayrak yaptı. ışid’in ise bu silahlar ile ne yaptığını anlatmama gerek var mı? ışid’e silah satıyorlar, ışid o silahlarla kobani’ye saldırıyor, kobani saldırı altındayken ha düştü düşecek deyip elini ovuşturuyor, o bölgeden kaçan aylan kurdi mülteci olmak zorunda kalıp akdenizde ölünce onun ölüsü üzerinde pr yapmaya çalışıp mülteciler için daha fazla para istiyor. işte bu kadar aşağılık ve iğrençler. ben ise buları söylediğim için vatan hainiyim. daha fazla bilgi için buradan.
devamını gör...

buradan

kafkas gülü (daphne) ya da dağ gülü adı ile de bilinen bitki, himalaya’da yetişen muhteşem bir çiçektir.
büyüleyen bir kokusu ve görüntüsü vardır. eşsiz kokusunun kalıcılığı ve koku aroması ile kozmetik, parfümeri sanayide kullanılmaktadır.
ayrıca kafkas gülünden uzun yıllar dayanabilen, dayanıklı kağıtlar üretilir.

her zaman yeşil kalabilen ,bodur ve yaprak dökmeyen bir bitkidir.
(yarı gölge ortam da -20 derece ye kadar dayanır.

aralık ve mart ayları arası, uçları krem pembe, dışı koyu kırmızı, minik çiçeklerin oluşturduğu toplar halinde çiçeklenir.

bulunduğu ortamda insanı mest eden, güçlü ve sarhoş edercesine kokusu ile güzel bir kış çiçeğidir.
devamını gör...

remus lupin den karanlık sanatlara karşı savunma dersi alabilirsiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim