sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
öncelikle bu mutlu günümde gerek mesajlarıyla gerek nickaltıma yazdıklarıyla yanımda olan canım yazarlara çok teşekkür ediyorum.* gerçekten iyi ki tanımışım her birinizi ve iyi ki yolum kesişmiş burayla. her günümüz böyle güzel böyle çiçek gibi geçsin.*
bugün kendim için bir şarkı bırakmak istiyorum izninizle. hmm ne derler? hah, hediye! evet, kendime bir şarkı hediye etmek istiyorum. sanırım 1 yıl boyunca bunu dinleyeceğim. *
bugün kendim için bir şarkı bırakmak istiyorum izninizle. hmm ne derler? hah, hediye! evet, kendime bir şarkı hediye etmek istiyorum. sanırım 1 yıl boyunca bunu dinleyeceğim. *
devamını gör...
çin'in eş cinselliği zihinsel bozukluk olarak adlandırması
çok önemsememek lazım diye düşünüyorum. kedi köpek kemiren, aperatif olarak çekirdek niyetine kabuklu böcekleri kütür kütür yiyen insanlar bunlar. sağlıklı bir karar çıkmasını beklemek, abesle iştigal.
devamını gör...
köylülerin depresyona girmemesi
dünya sağlık örgütünün dünyanın farklı bölgelerinde yaptığı çalışma kırsal alanda depresyonun korkutucu boyutlarını ve nedenlerini ortaya koyuyor.
türkiye ile ilgili olarak ise şehir ve kırsal alanda cinsiyetlere bağlı olarak depresyonu kıyaslayan bir araştırma var. istanbul'da doğum büyümüş kişilerde depresyon oranı daha düşük ve kadın ve erkeklerde depresyon aynı seviyede. van'da yaşayanlar ve van'dan istanbul'a göçenlerde depresyon oranı daha yüksek ve erkeklerin depresyon oranı kadınlardan daha yüksek.

ekonomik durumu iyi, eğitimli kişiler depresyona girdiklerinde bunu depresyon olarak tanımlayabilmekte ve gerekli psikolojik yardımı alabilmekteler.
depresyona giren köylü ise genel olarak derdi olan köylüdür. derdinden, çilesinden çökmüştür. huysuz ve suratsız olan köylüdür, afra tafra yapan köylüdür. nazarlara gelmiştir, basmaması gereken yere basmıştır, cinler basmıştır, al basmıştır, bedduaya gelmiştir, hayırsız evlat olmuştur vb. tanımlamanın farklı olması ve bu kişilerin depresyona girdiklerinde gerekli desteği alamıyor olmaları depresyona girmedikleri anlamına gelmiyor.
şehir ve köy arasında yapılacak bir çalışmanın istanbul, van kapsamında yapılan çalışmaya benzer sonuçlar doğurması muhtemeldir. çalışmaların büyük bölümünde yoksulluk ve eğitim oranının düşüklüğü ile depresyon arasında direkt bağlantı görülmekte.
türkiye ile ilgili olarak ise şehir ve kırsal alanda cinsiyetlere bağlı olarak depresyonu kıyaslayan bir araştırma var. istanbul'da doğum büyümüş kişilerde depresyon oranı daha düşük ve kadın ve erkeklerde depresyon aynı seviyede. van'da yaşayanlar ve van'dan istanbul'a göçenlerde depresyon oranı daha yüksek ve erkeklerin depresyon oranı kadınlardan daha yüksek.

ekonomik durumu iyi, eğitimli kişiler depresyona girdiklerinde bunu depresyon olarak tanımlayabilmekte ve gerekli psikolojik yardımı alabilmekteler.
depresyona giren köylü ise genel olarak derdi olan köylüdür. derdinden, çilesinden çökmüştür. huysuz ve suratsız olan köylüdür, afra tafra yapan köylüdür. nazarlara gelmiştir, basmaması gereken yere basmıştır, cinler basmıştır, al basmıştır, bedduaya gelmiştir, hayırsız evlat olmuştur vb. tanımlamanın farklı olması ve bu kişilerin depresyona girdiklerinde gerekli desteği alamıyor olmaları depresyona girmedikleri anlamına gelmiyor.
şehir ve köy arasında yapılacak bir çalışmanın istanbul, van kapsamında yapılan çalışmaya benzer sonuçlar doğurması muhtemeldir. çalışmaların büyük bölümünde yoksulluk ve eğitim oranının düşüklüğü ile depresyon arasında direkt bağlantı görülmekte.
devamını gör...
ne güzel istanbul be
köprüden geçerken her defasında söylediğim cümle. gündüzü başka güzel gecesi başka... tabii bir de acı acı söylemek var. her şey çok kötü ama "ne güzel istanbul be"
devamını gör...
tv'de denk gelince kanal değiştirdiğiniz kişiler
demet akalın ve alişan'dır.
devamını gör...
sürrealizm
salvador dali'nin ısrarla çoğu eserinde kullandığı akımdır. tabii ki başka sanatçılar da vardır ama bu akım üzerinden en çok ses getiren kişi salvador dali.
bu tanımda, sürrealizm akımını, dali'nin eserlerinde inceleceğiz.
belleğin ısrarı
*
çoğu kişi bu resme aktarılan anlamları biliyor. ama yine de boş geçmeyelim bu güzel eseri.
sol tarafta gördüğümüz kapalı kapağının üzerinde karıncaların gezdiği sert saat, bu gevşek saatlerle bir zıtlık içindedir.
bu resimdeki tek canlı varlık, karıncalar ve hemen yanında bulunan erimiş açık mavi kadranın üzerindeki sinektir.
her saat, farklı bir zamanı gösterir çünkü dali'nin düş dünyasında düzgün ilerleyen zaman yoktur. öte yandan saatler erir ve sağlam saat bile, dali için ölüm simgesi olan karıncalarla kaplıdır. dali'nin resminde insan elinden çıkma nesneler geçici bir nitelik taşımaktadır.
o zaman bir soru sormak isterim.
arkadaki kayalar, kayaların sağlamlığı dikkatinizi çekti mi?
dali'nin gerçeküstücülüğe yaptığı en büyük katkısı, "eleştirel paranoya" kavramıdır.*
dali, gerçeküstücülerin geliştirdiği " otomatik yazı"*yı genişleterek düşlerindeki imgeleri resme aktardı. bu işlem, sonucunda değerli sanatçıların terimiyle "el yapımı fotoğraflar" ortaya çıkıyordu.
mesela
kasvetli eğlence
*
george bataille'ın, resim hakkında yaptığı incelemeyi, açıklamayı şuraya koyalım.
resminde dört temel öğe bulunur:
merkezi figürün bir bütünlükten yoksun olması iğdiş edilme öğesini;
resmin üst yarısındaki yükselen öğeler arzuyu; kilodu kirli figür, iğdiş edilmekten uygunsuz bir davranışla kaçma çabasını;
ve temin solundaki figür, utanç verici davranışın şiirsel aşırılığını ortaya koyuyor.
karıncalar çürümeyi, erkek figürün aşırı büyük eli mastürbasyonu, çekirgeler dali'nin çocukluk günlerinden gelen fobilerini, dışkıyla kirlenmiş külot, cinsel yasakları temsil eder.
insanbiçimli çekmeceli dolap
*
çekmeceler, dali için belleğin ve bilinçdışının simgesidir.
"bölümlere ayrılmış düşünceye bir göndermeydi."*
ve en çok sevdiğim gerçeküstücü, sürrealizm eserler.
aziz antonius'un baştan çıkarılışı
*
dali, bu resmi bir yarışma için yapmıştır. bu yarışmanın asıl amacı bel-ami adlı filme uygun afişi bulmaktı. ama dali yarışmayı kaybetti.*
melankolik atom ve uranyum idili
*
hiroşima'ya atılan atom bombasıyla şok geçiren dali hemen bu konuda bir resim yapar. ve şu motifleri kullanılır:
kafalar, karıncaların yediği yumuşak saat* ve küçük oğlan çocuğu.
dali'nin bilime duyduğu ilgiyi yansıtan resim, atom kuramındaki son gelişmelere duyacağı yoğun ilginin de başlangıcı olur.
işte bu son resim bunun gerçek bir kanıtı.
küresel galatea
*
t: realizm'i pat küt döven akımdır.
buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim ve baya sabırlı bir insan olduğunuzu söylemek isterim.
görüşmek üzere...
bu tanımda, sürrealizm akımını, dali'nin eserlerinde inceleceğiz.
belleğin ısrarı
*çoğu kişi bu resme aktarılan anlamları biliyor. ama yine de boş geçmeyelim bu güzel eseri.
sol tarafta gördüğümüz kapalı kapağının üzerinde karıncaların gezdiği sert saat, bu gevşek saatlerle bir zıtlık içindedir.
bu resimdeki tek canlı varlık, karıncalar ve hemen yanında bulunan erimiş açık mavi kadranın üzerindeki sinektir.
her saat, farklı bir zamanı gösterir çünkü dali'nin düş dünyasında düzgün ilerleyen zaman yoktur. öte yandan saatler erir ve sağlam saat bile, dali için ölüm simgesi olan karıncalarla kaplıdır. dali'nin resminde insan elinden çıkma nesneler geçici bir nitelik taşımaktadır.
o zaman bir soru sormak isterim.
arkadaki kayalar, kayaların sağlamlığı dikkatinizi çekti mi?
dali'nin gerçeküstücülüğe yaptığı en büyük katkısı, "eleştirel paranoya" kavramıdır.*
dali, gerçeküstücülerin geliştirdiği " otomatik yazı"*yı genişleterek düşlerindeki imgeleri resme aktardı. bu işlem, sonucunda değerli sanatçıların terimiyle "el yapımı fotoğraflar" ortaya çıkıyordu.
mesela
kasvetli eğlence
*george bataille'ın, resim hakkında yaptığı incelemeyi, açıklamayı şuraya koyalım.
resminde dört temel öğe bulunur:
merkezi figürün bir bütünlükten yoksun olması iğdiş edilme öğesini;
resmin üst yarısındaki yükselen öğeler arzuyu; kilodu kirli figür, iğdiş edilmekten uygunsuz bir davranışla kaçma çabasını;
ve temin solundaki figür, utanç verici davranışın şiirsel aşırılığını ortaya koyuyor.
insanbiçimli çekmeceli dolap
*çekmeceler, dali için belleğin ve bilinçdışının simgesidir.
"bölümlere ayrılmış düşünceye bir göndermeydi."*
ve en çok sevdiğim gerçeküstücü, sürrealizm eserler.
aziz antonius'un baştan çıkarılışı
*dali, bu resmi bir yarışma için yapmıştır. bu yarışmanın asıl amacı bel-ami adlı filme uygun afişi bulmaktı. ama dali yarışmayı kaybetti.*
melankolik atom ve uranyum idili
*hiroşima'ya atılan atom bombasıyla şok geçiren dali hemen bu konuda bir resim yapar. ve şu motifleri kullanılır:
kafalar, karıncaların yediği yumuşak saat* ve küçük oğlan çocuğu.
dali'nin bilime duyduğu ilgiyi yansıtan resim, atom kuramındaki son gelişmelere duyacağı yoğun ilginin de başlangıcı olur.
işte bu son resim bunun gerçek bir kanıtı.
küresel galatea
*t: realizm'i pat küt döven akımdır.
buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim ve baya sabırlı bir insan olduğunuzu söylemek isterim.
görüşmek üzere...
devamını gör...
kitap kulübü hikaye tamamlama yarışması
iyi akşamlar sözlük ahalisi!
''hayatımın en mutlu anıymış,bilmiyordum.''
......
normal sözlük kitap edebiyat kulübü'nün ilk yarışması ile karşınızdayız. içimizdeki dostoyevski'leri* açığa çıkarmak adına bir yarışma düzenliyoruz!
başlıktan da anlaşıldığı üzere yarışmaya, size önceden sunduğumuz belirli bir cümleyi , kendi hayal gücünüz ve üslubunuzla devam ettirerek;bir cümleden hareketle hikayeye dönüştürerek, tamamlayarak katılabileceksiniz.
her hafta bir cümle bu hikaye yolculuğunda referans olacak.
yarışma detaylarını öğrenmek ve katılım göstermek için buradan normal sözlük kulüpleri bünyesine dahil olup kitap edebiyat kulübü'ne üye olabilirsiniz.
hayal gücünüzü ve kaleminizi konuşturduğunuz yazılarınızı büyük bir merakla bekliyoruz!
''hayatımın en mutlu anıymış,bilmiyordum.''
......
normal sözlük kitap edebiyat kulübü'nün ilk yarışması ile karşınızdayız. içimizdeki dostoyevski'leri* açığa çıkarmak adına bir yarışma düzenliyoruz!
başlıktan da anlaşıldığı üzere yarışmaya, size önceden sunduğumuz belirli bir cümleyi , kendi hayal gücünüz ve üslubunuzla devam ettirerek;bir cümleden hareketle hikayeye dönüştürerek, tamamlayarak katılabileceksiniz.
her hafta bir cümle bu hikaye yolculuğunda referans olacak.
yarışma detaylarını öğrenmek ve katılım göstermek için buradan normal sözlük kulüpleri bünyesine dahil olup kitap edebiyat kulübü'ne üye olabilirsiniz.
hayal gücünüzü ve kaleminizi konuşturduğunuz yazılarınızı büyük bir merakla bekliyoruz!
devamını gör...
aç gözünü
alejandro amenábar'ın 97 yapımı gizem/bilim kurgu türündeki filmi. penélope cruz, najwa nimri ve amenábar'ın filmlerinde görmeye alışık olduğumuz eduardo noriega ve fele martinez başrolleri oynuyor. film ilk başta konunun işlenmesindeki en önemli ipuçlarından birini bize başından sunuyor ama bunu içerisinde öyle bir yediriyor ki, böyle küçük bir detayın en ince yerinden filmi götüreceğini düşünmüyorsunuz.
noriega'nın canlandırdığı cesar karakteri, zengin, yakışıklı ve çapkın biri olarak sunuluyor izleyicilere. herkesin yapmayı sevdiği şeyleri seven biri olduğunu kendisi söylüyor. ancak sevdiği şeylerin başına açtığı olaylarla baş etmesinin zorluğunu görüyoruz bu filmi izlerken. gerçeklik ve rüyalar arasında gidip geliyoruz. bir süre sonra hangisinin gerçek olduğunu öğrenmek isteği duyuyoruz. her şey birbirine girmiş durumdayken, zaman ve mekan algısı yıkılmaya başlıyor. amenábar'ın bu noktadan çok ince bir detaya değindiğini söyleyebilirim: bazen uykudan uyandıktan sonra, çok kısa bir an da olsa zaman ve mekan algımızı kaybettiğimiz olur. tüm film boyunca bu hissiyatı hatırlayarak izledim cesar'ı. sanki psikiyatrın ona sorduğu sorular karşısında "bilmiyorum" derken bu durumu yaşıyordu. her şeyi anladıktan sonra olayları çözmeye başlarken, kendi gerçekliğinden bir parça görüyoruz, o da cesar'ın yüzü. kaza sonrası yüzündeki değişimin olduğu sahnelerin gerçek hayattan bir parça olduğunu anlamamızı sağlıyor bu detay. ancak son sahne, bize bir kere daha gerçeği sorgulatmaktan başka iş bırakmıyor.
noriega'nın canlandırdığı cesar karakteri, zengin, yakışıklı ve çapkın biri olarak sunuluyor izleyicilere. herkesin yapmayı sevdiği şeyleri seven biri olduğunu kendisi söylüyor. ancak sevdiği şeylerin başına açtığı olaylarla baş etmesinin zorluğunu görüyoruz bu filmi izlerken. gerçeklik ve rüyalar arasında gidip geliyoruz. bir süre sonra hangisinin gerçek olduğunu öğrenmek isteği duyuyoruz. her şey birbirine girmiş durumdayken, zaman ve mekan algısı yıkılmaya başlıyor. amenábar'ın bu noktadan çok ince bir detaya değindiğini söyleyebilirim: bazen uykudan uyandıktan sonra, çok kısa bir an da olsa zaman ve mekan algımızı kaybettiğimiz olur. tüm film boyunca bu hissiyatı hatırlayarak izledim cesar'ı. sanki psikiyatrın ona sorduğu sorular karşısında "bilmiyorum" derken bu durumu yaşıyordu. her şeyi anladıktan sonra olayları çözmeye başlarken, kendi gerçekliğinden bir parça görüyoruz, o da cesar'ın yüzü. kaza sonrası yüzündeki değişimin olduğu sahnelerin gerçek hayattan bir parça olduğunu anlamamızı sağlıyor bu detay. ancak son sahne, bize bir kere daha gerçeği sorgulatmaktan başka iş bırakmıyor.
devamını gör...
çayın anlamsız bir içecek olması
ne olmasını bekliyordun sayın yazar içince ölümsüzlük mü versin? çay işte.
devamını gör...
seni sevmiyorum demenin farklı şekilleri
görmezden gelmektir, hiç var olmamış gibi hissettirmektir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
kimileri sevmese de güzel şarkıdır aslında.
devamını gör...
mimar sinanın 500 yıllık eserinin kahvaltıcı olması
1551 yılında mimar sinan'ın inşa ettiği haseki külliyesi, istanbul'un haseki semtinde bulunan bir külliyedir. restore edilip! bir güzel aklayıp paklayıp tarihi kahvaltı salonu olarak kullanıma açılmış. tarihine sahip çıkan ülkemin insanlarını ayakta alkışlıyorum(!)
devamını gör...
pinky ve android ile pembe robotik sakız radyo yayını
benim gibi aklı karışanlar için ilk iki tanımın mealini yazayım :)
1. kısaltması "pink" olan arkadaş ressam artemisia gentileschi 'yi anlatacak,
2. kısaltması "robotik" olan arkadaş ise heykeltraş camille claudel' ı anlatacak.
3. arada şarkılar olacak ( istek ve/veya playlistte ne tür şarkılar olacağı belli değil ama kahtalı mıçı veya ankaralı namık beklemek nafile olur gibi, haberiniz ola)
4. bilgi seviyesi yukarda olacak gibi, en azından bize yansıtılan o.
5. pink denilen arkadaş robotik denilen arkadaşı 14 şubatta selam yollamış (bizden de selam olsun) o da hem sözlüğe gelmiş, hem de pink'in yayın ortağı olacak.
6. güzel bir yayın olsun, şimdiden başarılar :) bekliyoruz efendim.
1. kısaltması "pink" olan arkadaş ressam artemisia gentileschi 'yi anlatacak,
2. kısaltması "robotik" olan arkadaş ise heykeltraş camille claudel' ı anlatacak.
3. arada şarkılar olacak ( istek ve/veya playlistte ne tür şarkılar olacağı belli değil ama kahtalı mıçı veya ankaralı namık beklemek nafile olur gibi, haberiniz ola)
4. bilgi seviyesi yukarda olacak gibi, en azından bize yansıtılan o.
5. pink denilen arkadaş robotik denilen arkadaşı 14 şubatta selam yollamış (bizden de selam olsun) o da hem sözlüğe gelmiş, hem de pink'in yayın ortağı olacak.
6. güzel bir yayın olsun, şimdiden başarılar :) bekliyoruz efendim.
devamını gör...
lalettayin
lâ+âle+tayin'den oluşan arapça sözlük.
lâ: olumsuzluk eki.
âle: üzeri,üst anlamındaki edat.
tayin: belirlenen.
tayin edilmemiş, belirsiz, muayyen olan. herhangi bir, sıradan.
#186812
lâ: olumsuzluk eki.
âle: üzeri,üst anlamındaki edat.
tayin: belirlenen.
tayin edilmemiş, belirsiz, muayyen olan. herhangi bir, sıradan.
#186812
devamını gör...
perihan savaş'ın taze fasulye yediği sahne
evde taze fasülye var, yemeğe gidiyorum.
ne yaptın perihan?
ne yaptın perihan?
devamını gör...
sosyal kör nokta
kör nokta tabiri gerçekte var olan bir varlığı göremediğimiz zaman, görememe durumundaki boşluğu ifade etmemize yarar.
günlük yaşantımızda da kullanırız. kameranın çekmediği bir nokta görüldüğünde "kör noktaya denk gelmiş, görünmüyor" gibi cümleler kullanırız.
sosyal kör nokta ise toplumun acı veren olgularına zihnin kendisini kapatması demektir. adeta görmediğine "kör nokta" adını takan kamera gibi, zihin de acıya karşı savunma olarak kolektif bir boşluk yaratır. bu boşlukta birey kendini kandırır, farkındalığı yok olur ve dikkat koşarak uzaklaşır. stres olmamak, kaygı duymamak ve de acı verme ihtimali olan olguya duyarsız kalmak için farkındalığın önemli kısımları zihnen terk edilir.
bu kaçma durumunun sonucunda ise içsel bir huzur yaşanır. birey rahatladığını, acı verenin tek seferde yok olduğunu hisseder. konfor alanına dönüşen sosyal kör noktası gerçeği görmemesine neden olur. tabii, gözler aslolanına açıldığında eski kaygıların su yüzeyine çıkması beklenmeyen değil. o zaman ise kaçınılmaz bir anksiyete krizi yakayı tutabilir.
kurtulmanın çeşitli yolları vardır;
-kişi toplumla yüzleşmeli, yaşanan her ne var ise kendini onunla baş edebilecek biri olarak görmelidir.
-duyarsızlaşmayı oluşturan etkenlerden uzakta kalmalıdır.
edit: kelime hatası.
günlük yaşantımızda da kullanırız. kameranın çekmediği bir nokta görüldüğünde "kör noktaya denk gelmiş, görünmüyor" gibi cümleler kullanırız.
sosyal kör nokta ise toplumun acı veren olgularına zihnin kendisini kapatması demektir. adeta görmediğine "kör nokta" adını takan kamera gibi, zihin de acıya karşı savunma olarak kolektif bir boşluk yaratır. bu boşlukta birey kendini kandırır, farkındalığı yok olur ve dikkat koşarak uzaklaşır. stres olmamak, kaygı duymamak ve de acı verme ihtimali olan olguya duyarsız kalmak için farkındalığın önemli kısımları zihnen terk edilir.
bu kaçma durumunun sonucunda ise içsel bir huzur yaşanır. birey rahatladığını, acı verenin tek seferde yok olduğunu hisseder. konfor alanına dönüşen sosyal kör noktası gerçeği görmemesine neden olur. tabii, gözler aslolanına açıldığında eski kaygıların su yüzeyine çıkması beklenmeyen değil. o zaman ise kaçınılmaz bir anksiyete krizi yakayı tutabilir.
kurtulmanın çeşitli yolları vardır;
-kişi toplumla yüzleşmeli, yaşanan her ne var ise kendini onunla baş edebilecek biri olarak görmelidir.
-duyarsızlaşmayı oluşturan etkenlerden uzakta kalmalıdır.
edit: kelime hatası.
devamını gör...
insanı tüketen şeyler
anlaşılmamak
fazla empati
aşırı duygusallık
sevdiğin kadar sevilmemek *
fazla empati
aşırı duygusallık
sevdiğin kadar sevilmemek *
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
üç silahşörler- temel, dursun ve fadime kekolara karşı
devamını gör...

