normal sözlük kelimelik turnuvası
merhabalar sevgili kelimelik turnuvası portakalları.*
ilk turun oyunları bugün bitmiş olursa bir üst tur için yeni kuraları çekebiliriz.
tabloda ismi geçen kullanıcılar eğer kelimelik kullanıcı isimlerini doğru vermedilerse daha önceden de söylediğim gibi karşılaşacağı oyuncuya bunu belirtip düzeltme yaparlarsa süper olur.
aynı grup içinde yer alan ve davet gönderildiği halde oynamayan oyuncularımız malesef hükmen yenik sayılacaktır.
yine aynı şekilde 12 saatlik hamle süremizi sonuna kadar kullanmamaya özen gösterirsek süper olur.
son olarak maçları yaptıktan sonra net sonuçlarınızı yine tanım olarak yazınız.
eğer takıldığınız bir durum olursa bir mesaj uzağınızdayım, iyi eğlenceler diliyorum.
ilk turun oyunları bugün bitmiş olursa bir üst tur için yeni kuraları çekebiliriz.
tabloda ismi geçen kullanıcılar eğer kelimelik kullanıcı isimlerini doğru vermedilerse daha önceden de söylediğim gibi karşılaşacağı oyuncuya bunu belirtip düzeltme yaparlarsa süper olur.
aynı grup içinde yer alan ve davet gönderildiği halde oynamayan oyuncularımız malesef hükmen yenik sayılacaktır.
yine aynı şekilde 12 saatlik hamle süremizi sonuna kadar kullanmamaya özen gösterirsek süper olur.
son olarak maçları yaptıktan sonra net sonuçlarınızı yine tanım olarak yazınız.
eğer takıldığınız bir durum olursa bir mesaj uzağınızdayım, iyi eğlenceler diliyorum.
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
haftada bir günlük hakkımız var kullanmayalım mı yani
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bana denilen en ufak şeyi bile sürekli düşünüp geceleri ağlıyorum
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
sevgili yazar aurora’nınkine benzer kardeşimle olan bir anı geldi aklıma.
-ablacım bak boynunda ben çıkmış çok tatlı
-hmmm... (fıtı fıtı aynaya gidiş dikkatli bakış)
âblâ bak buyda şen vayşın
-ablacım bak boynunda ben çıkmış çok tatlı
-hmmm... (fıtı fıtı aynaya gidiş dikkatli bakış)
âblâ bak buyda şen vayşın
devamını gör...
26 ağustos 1071 gürültüden ve patırtıdan uyuyamamam
muş'un malazgirt ilçesindeyim. evimin yanında birsürü adam bağırıp çağırıp duruyor henüz ne olduğunu anlayamadım ve korkuyorum. takkıdı tukkudu sesler, patlamalar duyuluyor. beyaz masaya kaç kere yazmış olmama rağmen. hala geri dönüş alamadım. üstelik 3-4 gündür sürüyor bu durum. buradaki halk gürültüden artık çıldırma noktasına geldi. nasıl olacak bilmiyoruz. rezalet gibi rezalet.
devamını gör...
yazarların yaşama motivasyonu
biraz merak, biraz heyecan. an'ın içinde olduğum farkındalığını seviyorum.
devamını gör...
pis kokuyormuş gibi duran ünlüler
ibrahim tatlıses
devamını gör...
hemen her başlığa yazan yazar iticiliği
az yazmayı havalı zanneden iticilik gibi safsatadır.
ben ayı gibi yazan biri olarak her kakaya fikri olan bir insanım.
çok konuşurum boş konuşurum sözlükte de aynıyım.
yazmak lazım o yüzden.
ben ayı gibi yazan biri olarak her kakaya fikri olan bir insanım.
çok konuşurum boş konuşurum sözlükte de aynıyım.
yazmak lazım o yüzden.
devamını gör...
geç kalmışlık hissi
neye başlamak istesen bir bacağından tutup "dur ya, nereye gidiyorsun? gidenler geri döndü bile," diyen histir.
geç kalmışlık hissi kötüdür fakat geç bile kalamayacağınız hatta o yere hiç varamayacağınız hissi daha yıkıcıdır.
bir şeye geç kalmışsanız, en kötü %1 ihtimaliniz vardır ve %1 her şeydir. onu geliştirmek size kalmıştır çünkü.
oysa o yere geç dahi kalmama yani orada hiç var olamama duygusunun tarifi yoktur. %1'in yoktur. hiçbir ihtimal yoktur.
geç kalmışlık hissi kötüdür fakat geç bile kalamayacağınız hatta o yere hiç varamayacağınız hissi daha yıkıcıdır.
bir şeye geç kalmışsanız, en kötü %1 ihtimaliniz vardır ve %1 her şeydir. onu geliştirmek size kalmıştır çünkü.
oysa o yere geç dahi kalmama yani orada hiç var olamama duygusunun tarifi yoktur. %1'in yoktur. hiçbir ihtimal yoktur.
devamını gör...
naneli sakız çiğnedikten sonra su içmek
ağızda soğuk su borusu patlamış hissi uyandıran hadisedir.
devamını gör...
sabahattin ali
yazdığı dar paltolu manolya kitabıyla türk edebiyatında çığır açmış yazar.
devamını gör...
ilişkide yapılan yanlışlar
aşırı bağlanmak, tüm dünyanı onun üzerine kurmak, ona benzemek ve onun için değişmek hocam. sonra ilişki bitince kendine yabancı biri haline geliyorsun kendini bulmak zor oluyor
devamını gör...
çürümenin kitabı
hayatla, tarihle, varoluşla dalga geçen bir başka yazarın kitabı. ferdinant celine' le birlikte hayatın komedisi ve trajedisi üzerine yazan birkaç yazardan biri. ibret almak için değil, kahkaha atmak için okunması gereken yazarlardan. okuyun ama okurken alt metinde yer alan o muhteşem kahkahayı duyun.
devamını gör...
ölü ozanlar derneği
n. h. kleinbaum tarafından yazılan kitap. tom schulman tarafından senaryosu yazılan bir filmi vardır. robin williams john keating isimli edebiyat öğretmeni karaktere hayat vermiştir.
kitapta geçen şiir:
oy reis, koca reis, alnımızın akıyla döndük seferden.
savuşturup onca belâ, onca fırtınayı, sonunda murada erdin.
işte liman, bak, çanlar çalıyor, bayram ediyor ahali,
gördüler pupa yelken geliyor, gözüpek, gözü yeşil yelkenli.
neyleyim, neyleyim ki ama...
bu kan damlalarını nideyim?
gayri uzanmış güverteye reis,
soğumuş ellerini mi öpeyim?oy reis, koca reis, kalk da şu çanları dinle bari!
baksana, senin bayrağın çekilen, senin şarkın söyledikleri!
senin için bu çiçekler, senin için toplaştılar sahillerde,
seni çağırıyorlar, bak, senin adın geziyor dillerde!
gel, reis ağacığım benim,
kolumun üstüne yatırayım seni.
çoktan öldüğünü unuttum ama,
bu kan damlalarını nideyim?reis cevap vermiyor sözüme, dudakları söylemez olmuş,
ağam kolumu duymuyor bile, ne yüreği ne kalbi kalmış.
sağ salim demir attı gemi, bitti artık sona erdi sefer,
savuşturup onca belâyı, kazanılan bir güzelim zafer.
bayram etsin sahil, çalsın davullar!
yalnız bırakın beni gideyim! ...
reisin yattığı güvertenin üstünde
böyle dolaşmayıp da nideyim?
1865
çeviren: can yücel
kitapta geçen şiir:
oy reis, koca reis, alnımızın akıyla döndük seferden.
savuşturup onca belâ, onca fırtınayı, sonunda murada erdin.
işte liman, bak, çanlar çalıyor, bayram ediyor ahali,
gördüler pupa yelken geliyor, gözüpek, gözü yeşil yelkenli.
neyleyim, neyleyim ki ama...
bu kan damlalarını nideyim?
gayri uzanmış güverteye reis,
soğumuş ellerini mi öpeyim?oy reis, koca reis, kalk da şu çanları dinle bari!
baksana, senin bayrağın çekilen, senin şarkın söyledikleri!
senin için bu çiçekler, senin için toplaştılar sahillerde,
seni çağırıyorlar, bak, senin adın geziyor dillerde!
gel, reis ağacığım benim,
kolumun üstüne yatırayım seni.
çoktan öldüğünü unuttum ama,
bu kan damlalarını nideyim?reis cevap vermiyor sözüme, dudakları söylemez olmuş,
ağam kolumu duymuyor bile, ne yüreği ne kalbi kalmış.
sağ salim demir attı gemi, bitti artık sona erdi sefer,
savuşturup onca belâyı, kazanılan bir güzelim zafer.
bayram etsin sahil, çalsın davullar!
yalnız bırakın beni gideyim! ...
reisin yattığı güvertenin üstünde
böyle dolaşmayıp da nideyim?
1865
çeviren: can yücel
devamını gör...
piknik yaptıktan sonra çöpünü doğaya bırakan insan
piknik dönüşü çöpüyle beraber doğada öylece bırakılması gereken kişi.
ya da vazgeçtim; çöpü orada onunla bırakmayın.
ya da vazgeçtim; çöpü orada onunla bırakmayın.
devamını gör...
sevgilinin pet şişeye şaşal demesi
ilginç bir deme hali.
görüyor ve artıyorum o halde. süt için 1 terta pak, bira miktarı için 2 lt gibi tabirler kullananlar da var.
-neden süt alır mısın gelirken demiyorsun?
-günlük süt mü kastediyorum, karton kutu mu nerden bileceksin o zaman?
-neden sıradan insanlar gibi 4 bira değil de 2 lt?
-33'lük mü 50'lik mi alacaksın ben nereden bileyim? bira lt ile ölçülür...
ne diyim.
görüyor ve artıyorum o halde. süt için 1 terta pak, bira miktarı için 2 lt gibi tabirler kullananlar da var.
-neden süt alır mısın gelirken demiyorsun?
-günlük süt mü kastediyorum, karton kutu mu nerden bileceksin o zaman?
-neden sıradan insanlar gibi 4 bira değil de 2 lt?
-33'lük mü 50'lik mi alacaksın ben nereden bileyim? bira lt ile ölçülür...
ne diyim.
devamını gör...
çocukken varlığına inandığımız bazı şeyler
mutlu bir gelecek.
devamını gör...
the raid: redemption
eğer aksiyon filmleri seviyorsanız mutlaka ama mutlaka endonezya filmlerine göz atmalısınız.
bu işin piri gerçekten onlar.
medarı iftiharları ise kuşkusuz the raid filmidir. türkçe baskın olarak anılan filmin devamı da çekilmiştir.
2011 yapımı olan, yönetmenliğini ve senaristliğini gareth huw evans yaptığı filmin başrollerinde ise ıko uwais yer almaktadır.
ama bu filmde saç baş yolduran, bastı bacak katil, psikopat ''çılgın köpek'' yayan ruhian bence parlamıştır. baskın, 1-2 , john wick, star wars, gibi bir çok filmde rol alan bu adamın hakkını teslim edelim.

arkadaşlar bu filmle ilgili bir ayrıntı verelim. bu filmde oynayan asker rolündeki her bir aktör endonezya donanması özel operasyonlar bölümünde bir eğitimden geçerek, baskında kullanılan teknikleri inceledi.
ayrıca gareth huw evans bunu aslında bir hapishane filmi olarak yazmıştı. ancak filmin bütçesi çok az olunca bu şekle uyarladı.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar bana bir iyilik yapıp okumasın.
evet filmin konusuna gelecek olursak;
rama, özel bir birlik içinde yer alır. 25 katlı bir binanın en tepesindeki bir kartelin başkanını paketleme için bir operesyona katılacaktır. ancak bir sorun vardır. bu binanın her katındaki, bir çok ev normal vatandaşların yanı sıra, nerde bir psikopat, katil tecavüzcü uyuşturucu baronu varsa ona kiralamıştır. bina kale gibidir. ve kontrol kartel başkanındadır.
dolayısı ile 25. kata ulaşmak onlar için oldukça zor olacaktır. üstelikte satılmışlardır ve o binaya girdiklerinden kimsenin haberi yoktur.
peki başarabilecekler midir?
bu işin piri gerçekten onlar.
medarı iftiharları ise kuşkusuz the raid filmidir. türkçe baskın olarak anılan filmin devamı da çekilmiştir.
2011 yapımı olan, yönetmenliğini ve senaristliğini gareth huw evans yaptığı filmin başrollerinde ise ıko uwais yer almaktadır.
ama bu filmde saç baş yolduran, bastı bacak katil, psikopat ''çılgın köpek'' yayan ruhian bence parlamıştır. baskın, 1-2 , john wick, star wars, gibi bir çok filmde rol alan bu adamın hakkını teslim edelim.

arkadaşlar bu filmle ilgili bir ayrıntı verelim. bu filmde oynayan asker rolündeki her bir aktör endonezya donanması özel operasyonlar bölümünde bir eğitimden geçerek, baskında kullanılan teknikleri inceledi.
ayrıca gareth huw evans bunu aslında bir hapishane filmi olarak yazmıştı. ancak filmin bütçesi çok az olunca bu şekle uyarladı.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar bana bir iyilik yapıp okumasın.
evet filmin konusuna gelecek olursak;
rama, özel bir birlik içinde yer alır. 25 katlı bir binanın en tepesindeki bir kartelin başkanını paketleme için bir operesyona katılacaktır. ancak bir sorun vardır. bu binanın her katındaki, bir çok ev normal vatandaşların yanı sıra, nerde bir psikopat, katil tecavüzcü uyuşturucu baronu varsa ona kiralamıştır. bina kale gibidir. ve kontrol kartel başkanındadır.
dolayısı ile 25. kata ulaşmak onlar için oldukça zor olacaktır. üstelikte satılmışlardır ve o binaya girdiklerinden kimsenin haberi yoktur.
peki başarabilecekler midir?
devamını gör...




