161.
yaşasaydı 90 yaşında olacaktı.
melekler yoldasin olsun babam,bu dünya da gün görmedin insallah öteki dünya da mutlu olursun.
melekler yoldasin olsun babam,bu dünya da gün görmedin insallah öteki dünya da mutlu olursun.
devamını gör...
162.
o kadar çok seviyorum ki keşke derdine derman olabilseydim yüreğindeki yangın bende yansaydı içten içe bu kadar üzülürken bizim için dimdik durmaya çalışmasaydın keşke anlatsaydın dökseydin bu defa da sen kırsaydın her şeyi.
devamını gör...
163.
164.
rüyamda beni arıyordu. iki ay önce görüştüğümde günümü bok ettiği için bilinçaltım özür mesajı bekliyor sanırım. aslında yıllardır tek beklediğim samimi bir özür ama bu angut insan kendini haklı görecek kadar her şeye kör. merhameti annemden aldığım için şükrediyorum, allah korumuş yoksa böyle korkunç bir insan olabilirdim.
devamını gör...
165.
nur içinde yatsın.
devamını gör...
166.
tanrıyla olan ilişkimizin beta sürümünü yaşadığımız kişi.
(bkz: firavun)
bana düşen tanrı hiçbir şeyi beğenmiyor ve fazla manipülatif.
allahtan bi yaradan var da babama iman etmiyorum.
(bkz: firavun)
bana düşen tanrı hiçbir şeyi beğenmiyor ve fazla manipülatif.
allahtan bi yaradan var da babama iman etmiyorum.
devamını gör...
167.
hayal kırıklığı.
devamını gör...
168.
kararsızlıkta zirvedir. evet. ilgili diyaloglar;
x: bcs'den aradılar, pazartesi bekliyorlar.
baba: boşver yhaa.
birkaç saat sonra hoooop, tartışmalar...
baba: annen evi temizleyecek üzme.
x: iki gün önce temizledim evi köyü. 5 saat sürüyor.
baba: iş bul da çalış.
x: e pazartesi günü gideyim o zaman.
baba: kem, küm, zınk, hınk...
x: bcs'den aradılar, pazartesi bekliyorlar.
baba: boşver yhaa.
birkaç saat sonra hoooop, tartışmalar...
baba: annen evi temizleyecek üzme.
x: iki gün önce temizledim evi köyü. 5 saat sürüyor.
baba: iş bul da çalış.
x: e pazartesi günü gideyim o zaman.
baba: kem, küm, zınk, hınk...
devamını gör...
169.
bugün 11 sene olmuş kimseye baba diye seslenmeyeli.
devamını gör...
170.
baba diyeceğim kimse yok.çok oldu gideli.
devamını gör...
171.
yanimda durmadigi izin kizgin oldugum, cocukken oldurme hayali kurdugum, bana ogulluk hissini deneyimletmedigi icin kizgin oldugum varlik. annem bi konuda yetersiz kaliyor. mesela anksiyete bozuklugum var, psikolojim bozuk ki ilac aliyorum ama o buna inanmak istemiyor. cunku her seyin iyi tarafini gorme meraklisi ve kendini kandirmada bi marka.
babamsa hic olmadi. ama isa gibi degil, onun en azindan allah'i vardi. benim de var ama ondan fazla uzaklastim, kimsem kalmayana kadar herkesten de.
suan universitede sinifin arkasinda. yalniz basima oturuyorum iste. yalniz olmayi sevdigimden degil. yalniz birakildigimdan.
hicbirinizde bunu anlayacak deneyim yok, yasiniz ister 40 ister 50 olsun. hicbiriniz bu kadar yalniz birakilmadiniz.
simdi, babam olmadigi icin calismak zorunda kalip, sirf bu yuzden beni krese goturen anneme bile yabancilastim. cunku buyudukce rol modellerinin aslinda cok yanlis dusundugunu goruyorsun.
e seriatciyiz allahimiz var, ama namazimiz niyazimiz yok kardes. bugun olsek yerimiz yurdumuz belli degil yani.
baba. yani ne bileyim. keske serefsiz olmasaydin sen de benim gibi. seni de anliyorum. cunku ben de senin gibiyim baba. ben de kacarim senin gibi. birakip giderim. kalamam ben de. bir kadinin olamam iste.
keske sen olsaydin ama. en azindan benim olsaydin. babam olsaydin. en azindan olup de oyle gitseydun dedem gibi. hic olmazsa iyi olarak hatirlardim seni.
ama sen ne yaptin. simdi ben burda senin icin agliyorum, ama sen metresinle, 2 cocugunla yurt disinda copcatanlik yapiyosun.
yani bi insan bu kadar yalniz birakilir mi diyorum.
ben zaten 2 yasinda yalniz birakilmisim. 16 sene olacak. koca 16 sene.
degisen bir sey yok. ne zaman intihar edecegim bilmiyorum. belki de hicbir zaman. zaten boyle bir hayatin intihardan hicbir farki yok.
babamsa hic olmadi. ama isa gibi degil, onun en azindan allah'i vardi. benim de var ama ondan fazla uzaklastim, kimsem kalmayana kadar herkesten de.
suan universitede sinifin arkasinda. yalniz basima oturuyorum iste. yalniz olmayi sevdigimden degil. yalniz birakildigimdan.
hicbirinizde bunu anlayacak deneyim yok, yasiniz ister 40 ister 50 olsun. hicbiriniz bu kadar yalniz birakilmadiniz.
simdi, babam olmadigi icin calismak zorunda kalip, sirf bu yuzden beni krese goturen anneme bile yabancilastim. cunku buyudukce rol modellerinin aslinda cok yanlis dusundugunu goruyorsun.
e seriatciyiz allahimiz var, ama namazimiz niyazimiz yok kardes. bugun olsek yerimiz yurdumuz belli degil yani.
baba. yani ne bileyim. keske serefsiz olmasaydin sen de benim gibi. seni de anliyorum. cunku ben de senin gibiyim baba. ben de kacarim senin gibi. birakip giderim. kalamam ben de. bir kadinin olamam iste.
keske sen olsaydin ama. en azindan benim olsaydin. babam olsaydin. en azindan olup de oyle gitseydun dedem gibi. hic olmazsa iyi olarak hatirlardim seni.
ama sen ne yaptin. simdi ben burda senin icin agliyorum, ama sen metresinle, 2 cocugunla yurt disinda copcatanlik yapiyosun.
yani bi insan bu kadar yalniz birakilir mi diyorum.
ben zaten 2 yasinda yalniz birakilmisim. 16 sene olacak. koca 16 sene.
degisen bir sey yok. ne zaman intihar edecegim bilmiyorum. belki de hicbir zaman. zaten boyle bir hayatin intihardan hicbir farki yok.
devamını gör...
172.
diyar pala eseri
devamını gör...
173.
babam hiçbir zaman yediğimi içtiğimi eksik etmemiş, hem okurken hem de çalışırken arkamda olmuştur. babalığını görmedim gibi bir şey diyemem yani, kendisine ne kadar minnet duysam az kalır.
lakin babamın komşu çocuğu veya akraba çocuğu yerine televizyonda gördüğü çocuklarla beni kıyaslaması her zaman canımı sıkmış, içimi burmuştur. bilen bilir: bizim haber bültenleri bir tesadüf eseri kariyer yapan insanlara hayrandır. mete gazoz'un okçu olması gibi mesela... mete, babasının yönlendirmesiyle bir yayı eline almış ve ömür boyu 12'den vurmuştur. hamza dursun'un kayakçı olması ya da... bir kayak hocası karşısına çıkmış ve ağrı gibi bir memleketten olimpiyat sporcusu olarak çıkmasını sağlamıştır.
babam, özellikle trt haber'de yayınlanan bu sporcu örneklerini gördüğünde hep şöyle laflar etmeyi alışkanlık haline getirdi: "ulan bi' şunun gibi kayakçı olamadın, bi' şu adam kadar okçu olamadın. altı üstü bi' üniversite okudun, onunla övünüyorsun. milletin çocuğu neler yapıyor, bir de bizimkine bak."
ben hayatım boyunca elime ok almadım, kayak da yapmadım. futboldan başka bir spordan da çok anlamam. hayır işin garip yanı, sülalemde daha önce üniversite okumuş bir insan da yok. neredeyse bütün ecdadım, hayatı boyunca tarlada kazma kürek sallamış. aradan bazıları kafayı çalıştırmış, uzman çavuş veya gardiyan olmuş. ama üniversite okuyan yoktu. ben bu sülalede farklı bir şey yapıp üniversite okudum. ülkenin en iyi üniversitelerinden birinde makine mühendisliğini bitirdim ve kazandığım parayla hem kendime, hem de yeğenlerime bakıyorum.
her şeye rağmen, olimpiyatlara katılmış bir milli sporcu olamadığım için pişmanım.
lakin babamın komşu çocuğu veya akraba çocuğu yerine televizyonda gördüğü çocuklarla beni kıyaslaması her zaman canımı sıkmış, içimi burmuştur. bilen bilir: bizim haber bültenleri bir tesadüf eseri kariyer yapan insanlara hayrandır. mete gazoz'un okçu olması gibi mesela... mete, babasının yönlendirmesiyle bir yayı eline almış ve ömür boyu 12'den vurmuştur. hamza dursun'un kayakçı olması ya da... bir kayak hocası karşısına çıkmış ve ağrı gibi bir memleketten olimpiyat sporcusu olarak çıkmasını sağlamıştır.
babam, özellikle trt haber'de yayınlanan bu sporcu örneklerini gördüğünde hep şöyle laflar etmeyi alışkanlık haline getirdi: "ulan bi' şunun gibi kayakçı olamadın, bi' şu adam kadar okçu olamadın. altı üstü bi' üniversite okudun, onunla övünüyorsun. milletin çocuğu neler yapıyor, bir de bizimkine bak."
ben hayatım boyunca elime ok almadım, kayak da yapmadım. futboldan başka bir spordan da çok anlamam. hayır işin garip yanı, sülalemde daha önce üniversite okumuş bir insan da yok. neredeyse bütün ecdadım, hayatı boyunca tarlada kazma kürek sallamış. aradan bazıları kafayı çalıştırmış, uzman çavuş veya gardiyan olmuş. ama üniversite okuyan yoktu. ben bu sülalede farklı bir şey yapıp üniversite okudum. ülkenin en iyi üniversitelerinden birinde makine mühendisliğini bitirdim ve kazandığım parayla hem kendime, hem de yeğenlerime bakıyorum.
her şeye rağmen, olimpiyatlara katılmış bir milli sporcu olamadığım için pişmanım.
devamını gör...
174.
kizini tanimayan bana ne kadar huzuncluyse, kizini taniyan baba o kadar sevinclidir.
devamını gör...
175.
geçen sene mart ayında kalp krizinden kaybettik rahmetliyi.
o zaman anladım büyümenin ne demek olduğunu.
bir anda iki kardeşime ve anneme kol kanat gererken buldum kendimi.
ancak en zoru ömrüm boyunca bir kere bile sevdiğimi söyleyememişken, toprağına bakarak sevdiğimi söylemekti.
ömrümde çok az ağlamışımdır. orada ağladım.
seni dedikten sonra bir şey oturdu boğazıma, ulan dedim bu ne.
meğer düğümmüş.
sevdiklerinizin kıymetini bilin.
bu söylediğim bir kıvılcımdan değil, kocaman bir yangındandır.
akıllı insan kendi hayatından, daha akıllı insan başkalarının hayatından ders alandır.
o zaman anladım büyümenin ne demek olduğunu.
bir anda iki kardeşime ve anneme kol kanat gererken buldum kendimi.
ancak en zoru ömrüm boyunca bir kere bile sevdiğimi söyleyememişken, toprağına bakarak sevdiğimi söylemekti.
ömrümde çok az ağlamışımdır. orada ağladım.
seni dedikten sonra bir şey oturdu boğazıma, ulan dedim bu ne.
meğer düğümmüş.
sevdiklerinizin kıymetini bilin.
bu söylediğim bir kıvılcımdan değil, kocaman bir yangındandır.
akıllı insan kendi hayatından, daha akıllı insan başkalarının hayatından ders alandır.
devamını gör...
176.
8. sınıfa gidiyordum kaybettiğimde. olayın ardından okula geri döndüğüm ilk gün çok ağır gelmişti bana. kimi acıyarak bakıyordu, kimi bir anlık bir empatinin ardından ürpertiyle kendi haline şükrediyordu, kimi de acaba utanmadan gülümseyecek miyim diye adeta bir dedektif gibi inceliyordu beni. hepsinin farkındaydım. yetmezmiş gibi bir de patavatsız, insafsız öğretmenler vardı.
-npcpath, özgül hoca seni çağırıyor.
-ne istiyormuş ki?
-bilmem...
-nerede?
-öğretmenler odasında...
özgül hocanın ne istediğini ikimiz de biliyorduk aslında, ama dile getirmek istemiyorduk. özgül hoca babası vefat eden öğrencisini görmek istiyordu. belli ki canı babası vefat eden öğrenci görmek çekmişti. bunun için de ayağına çağırmıştı beni. öğretmenler odasının kapısında bir süre bekledim. ne diyebilirdi ki bana? duymaktan tiksidiğim cümleleri sırayalacaktı, herkes gibi. tıkladım kapıyı, girdim. muhabbetleri bölündü.
-beni çağırmışsınız hocam...
-npcpath, başın sağ olsun, nasıl oldu?
-beyin kanaması...
-hmm... başın sağ olsun... sınıfa git, birazdan geliyorum ben de...
çıktım. öğretmenler odasının kapısında bir süre bekledim yine. öfke, isyan, utanç karışımı bir duygu vardı içimde...
dersimiz türkçeydi. artık eşzamanlılık mı dersiniz, tanrı'nın bitmek bilmeyen imtihanları mı dersiniz, yoksa sadist bir öğretmenin komplosu mu dersiniz bilemiyorum; dersin konusu mehmet akif ersoy'un "küfe" şiiriydi. baştan sona içimden hızlıca okudum. başımdan aşağı kaynar sular döküldü. babası vefat eden bir çocuk hakkındaydı şiir. birazdan bu şiir sınıfta okununca herkes bana bakacaktı, içlerinden aynı düşünceleri geçireceklerdi yine. bu kadarını kaldıramıyordum artık. çıkıp gitmek istiyordum sınıftan. ben çıkmayı düşünürken özgül hoca girdi içeri, kaldım. belki de dersi işlemez diye düşünüyordum. belki de başka bir konuya geçer. belki kompozisyon yazdırır. belki...
hepimize şiirin olduğu sayfayı açtırdı. sonra da şiiri sesli bir şekilde okumamı istedi benden. kaynar sular ikinci kez döküldü başımdan aşağı. güçlü görünmeye çalıştım. sanki hiçbir şey olmamış gibi şiiri sesli bir şekilde okumaya başladım. her duraksadığımda, sesimin titrediği her kelimede yalandan öksürsem de herkes anladı. tıpkı benim de onları anladığım gibi.
-npcpath, özgül hoca seni çağırıyor.
-ne istiyormuş ki?
-bilmem...
-nerede?
-öğretmenler odasında...
özgül hocanın ne istediğini ikimiz de biliyorduk aslında, ama dile getirmek istemiyorduk. özgül hoca babası vefat eden öğrencisini görmek istiyordu. belli ki canı babası vefat eden öğrenci görmek çekmişti. bunun için de ayağına çağırmıştı beni. öğretmenler odasının kapısında bir süre bekledim. ne diyebilirdi ki bana? duymaktan tiksidiğim cümleleri sırayalacaktı, herkes gibi. tıkladım kapıyı, girdim. muhabbetleri bölündü.
-beni çağırmışsınız hocam...
-npcpath, başın sağ olsun, nasıl oldu?
-beyin kanaması...
-hmm... başın sağ olsun... sınıfa git, birazdan geliyorum ben de...
çıktım. öğretmenler odasının kapısında bir süre bekledim yine. öfke, isyan, utanç karışımı bir duygu vardı içimde...
dersimiz türkçeydi. artık eşzamanlılık mı dersiniz, tanrı'nın bitmek bilmeyen imtihanları mı dersiniz, yoksa sadist bir öğretmenin komplosu mu dersiniz bilemiyorum; dersin konusu mehmet akif ersoy'un "küfe" şiiriydi. baştan sona içimden hızlıca okudum. başımdan aşağı kaynar sular döküldü. babası vefat eden bir çocuk hakkındaydı şiir. birazdan bu şiir sınıfta okununca herkes bana bakacaktı, içlerinden aynı düşünceleri geçireceklerdi yine. bu kadarını kaldıramıyordum artık. çıkıp gitmek istiyordum sınıftan. ben çıkmayı düşünürken özgül hoca girdi içeri, kaldım. belki de dersi işlemez diye düşünüyordum. belki de başka bir konuya geçer. belki kompozisyon yazdırır. belki...
hepimize şiirin olduğu sayfayı açtırdı. sonra da şiiri sesli bir şekilde okumamı istedi benden. kaynar sular ikinci kez döküldü başımdan aşağı. güçlü görünmeye çalıştım. sanki hiçbir şey olmamış gibi şiiri sesli bir şekilde okumaya başladım. her duraksadığımda, sesimin titrediği her kelimede yalandan öksürsem de herkes anladı. tıpkı benim de onları anladığım gibi.
devamını gör...
177.
benim babam yok bilen bilir.
sevgilimin babasi da icip icip annesini(yani sevgilimin annesi, kendisinin karisi) dovuyor.
bakamicaksaniz yapmayin.
kizlar siz de evlenirken dogru adami sectiginize dikkat edin. sonra boyle sorunlarla karsilasabiliyoruz maalesef.
sevgilimin babasi da icip icip annesini(yani sevgilimin annesi, kendisinin karisi) dovuyor.
bakamicaksaniz yapmayin.
kizlar siz de evlenirken dogru adami sectiginize dikkat edin. sonra boyle sorunlarla karsilasabiliyoruz maalesef.
devamını gör...
178.
her birinde az ya da çok ama mutlaka tanrı kompleksi bulunuyor.
aman şunu şöyle yapayım da paranın kıymetini bilsin vs vs. sanki kendisi bana zorluk yaşatmasa allah'ın buna yetecek gücü yok.
aman şunu şöyle yapayım da paranın kıymetini bilsin vs vs. sanki kendisi bana zorluk yaşatmasa allah'ın buna yetecek gücü yok.
devamını gör...
179.
baba ne güzel bir tanım hele benim babam gibi dağ gibi bir babaya sahipseniz.
hasta olurum yanımda olur ,
her düştüğümde kaldırır,
1.5 sene işsiz parasız kaldım benim sigara paramı dahi verdi
çocukken bile bir devlet memuru olarak bize yokluk göstermedi zor okuttu belki herşey tam değildi ama bize sevgisi tamdı onu bilirdik.
adam ailesi olmadan dışarıda su bile içmez biz varken bile önce bizim yememizi ister o der bakarak doyarım size diye.
benim bir damla gözyaşım için yakar dünyayı bilirim,
korkmamamı sağladı hep her hatamda yanımda olacağını bildiğim için
ne kafa sevdin diyenler için çok güzel be baba sahibi olmak ama benim için.
hasta olurum yanımda olur ,
her düştüğümde kaldırır,
1.5 sene işsiz parasız kaldım benim sigara paramı dahi verdi
çocukken bile bir devlet memuru olarak bize yokluk göstermedi zor okuttu belki herşey tam değildi ama bize sevgisi tamdı onu bilirdik.
adam ailesi olmadan dışarıda su bile içmez biz varken bile önce bizim yememizi ister o der bakarak doyarım size diye.
benim bir damla gözyaşım için yakar dünyayı bilirim,
korkmamamı sağladı hep her hatamda yanımda olacağını bildiğim için
ne kafa sevdin diyenler için çok güzel be baba sahibi olmak ama benim için.
devamını gör...
180.
(bkz: koca çınar)
devamını gör...
