15561.
huzurlu olduğumuz bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
15562.
günaydın sözlük
nasılsın görüşmeyeli
ben şuan dükkanda tek başımayım oturdum sana bir günaydın çakıp müzik dinliyorum
birazdan kalkıp çay demlerim birazda karnım açıktı
ama dur bakalım ne zaman kahvaltı yapabileceğiz
daimi dükkan bekcisi olmak için ilk adımı attım
iyi mi kötü mü yaptım bilmiyorum ama akıntıya bıraktım kendimi.
devamlı evde olmak fikri ile ne yapılır konusunda bir bilgim yok
bide galiba öteki taraf ile anlaşamamakta etkiliyor sanırım
sırtımı dayadım izliyorum herşeyi
ama yoğunlukta beni bunaltıyor
hayırlısı be gülüm
gideyim çay yapayım
ay bir ara hatırlat sana güneyin kadınlarıyla alakalı güzel müzikler önereyim
azıcık zevk sahibi yazar gör :)
devamını gör...
15563.
günaydin.
devamını gör...
15564.
sylvia plath der ki:-kendisinin iq su 160. oxford mezunu-:

-ı try to talk to god but the sky is empty.
(tanrıyla konusmaya calısıyorum ama gökyüzü boş)

kutsal kitapta der ki ben sana şah damarından bile yakınım.
butun buyuk dinlerde benzer ogretiler var.

belki gökyüzü boş degildir;)

tanrı ya sıgınan, yalnız kalmaz.

gunaydın tatlılar ve şekerler. şakire günaydın yok. ihih.
devamını gör...
15565.
mutlulukla kucaklaştığımız bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
15566.
günaydın sabah esintilerim
devamını gör...
15567.
günaydın canım sözlük
keşke sözlüğün random başlığı ya da chat odası falan olsa da,
destuuuurrrrr diye giriş yapabilsek.
yoldaşcım bu tarz şovlara neden sıcak bakmadığını romantik bir akşam yemeğinde söğüş yerken konuşalım mı?
ama beyinli olacak.
beyinsiz söğüş yiyenle olmaz. (omzu güzelse olur)

sabah sabah trafikte açtım sıpotifayımı, çooook eskiler diye liste denk geldi.
bakayım dedim ya, gencim ama ne kadar eski?
open.spotify.com/intl-tr/tr...

oha şarkıya bak.
yol boyunca (ve hala) lisedeydim arkadaşlar.
hatırladınız mı o yılları? gömlek kravat üzerine kazak ama kravat hafif görünsün diye v yaka kazak saçmalığı...
ceket? ceket yok. neyiz oğlum biz inek miyiz? (merhaba ben hiç 90 altında puan almayan ama sürekli sınıfın serserileriyle takılan o çocuk)
ahh ah.
dur bak küçük* bir anı anlatayım...
16-17li yaşlardayım, yaşıtlarımın aksine amatörde değil bölgesel ligde(3.lig) basketbol oynuyorum.
küçük bir şehirdeyim ve şehirde popülaritem çok fazla. merhaba dediğim kızla sevgili olabiliyorum, öyle bir rahatlık düşünün.
neyse, bir ilişkim var 2 haftadır ama sıkılmışım da artık. yeter çünkü 2 hafta, yok artık bari evlenelim yani çüş modundayım.
yalan söyledim, dershane çıkışında beraber büyüdüğüm çok sevdiğim bir kız arkadaşla(sevgilim de bunun arkadaşı) aylardır oturup muhabbet etmemişiz çünkü.
neyse gittik bir mekana, yer yok. tam çıkacağız, iki tane kız yanımdaki kızın adını söyleyerek el salladılar. aaa oturalım mı yanlarına dedi, dedim olur.
2 kız bunlar, biri sarışın diğeri kumral.
ben ilk görüşte aşk denen şeyi o an anladım sözlük.
merhaba falan dedim oturdum, garson geldi ne söylediğime dair hiçbir fikrim yok. önüme bir şey geldi içiyorum, onlar 3 kız gıybete daldılar ama ne konuşuyorlar onu da dinlemiyorum ki.
öyle bir flu ortam.
ya durumu şöyle anlayın, masadaki diğer sarışın olan kız sonra çok ünlü bir manken oldu arkadaşlar. hani o yaşta 1,80 boy sapsarı saçlar doğal yemyeşil gözler falan ama gözüm onu görmüyor bile.
bir ara bunlar ne ara yaptılarsa sevgilimi çağırmışlar. muhabbeti dinlesem engel olurdum ama gelince fark ettim zaten.
neyse dedim arthur, manitan geldi artık yapma öyle şeyler.
kıza hiç bakmıyorum, kafam önümde öyle telefonda yılan falan oynuyorum.
sonra dedim ki böyle olmaz, çünkü ben bu değilim.
kaldırdım kafamı, masadaki muhabbeti ele geçirdim ve gülmekten sandalyeden düşme durumlarındayız.
bir ara o kumral arkadaş çok güldü, rimelim aktı yaaaa arthuuur dedi.
elimde de peçete var, sileyim istersen dedim.
masa buz kesti.
sanırım kadınlar arasında birinin başkasının rimelini silmesi ile ilgili hiç bilmediğim bir mesaj var ama işte fikrim yok.
sevgilim kalktı gitti.
dostum olan kız oha arthur ya dedi.
kumral ve sarışın olan şaşkın şaşkın bana bakıyor.
uzatmanın alemi yoktu, müsaade isteyip kalktım çaktırmadan hesabı hallettim mekandan ayrıldım...

aradan 2-3 hafta geçti, yılbaşı geldi. (30 aralık)
arkadaşın evinde toplanacağız, kola-votka gibi haylazlıklar yapacağız vs...
o dostum olan kızı gördük bir gün önce.
dedik böyle böyle toplanıyoruz, kop gel. tamam dedi.
ertesi gün arkadaşın evindeyiz, arkadaş balkonda karın altında gelenleri gözlüyor bir anda bana doğru arthuuuuur kooş dedi.
o geliyor!
bir baktım, arkadaşımın yanında o kumral da geliyor.

evet arkadaşlar, yine ne konuştuğuma dair hiçbir fikrim olmayan 2-3 saat geçirdik.
kalorifere yaslanmış, müzik çalarda düş sokağı sakinleri.
işte öyle 1 şarkıdan 20-25 sene öncesine gidebiliyor insan.

ne zamandır kafanızı ütülemiyordum, sabah kahvenizin yanında saçma sapan bir anı okuyun istedim.
kız mı ne oldu?
ilişkinin devamını başka bir gün anlatırım*
devamını gör...
15568.
arkadaşlar günaydın

dün gece neler oldu öyle ya; valla kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.

ama yine iyisiniz hadi.

iyi tatiller
devamını gör...
15569.
günaydınn herkese.
huzurlu bir gün diliyorum, tabii mümkünse..
devamını gör...
15570.
huzuru içimizde hisettiğimiz bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
15571.
yine nerden baksan 2 hafta olmuş kız sözlüüük, ben günaydın demeden ayamıyosun di mi??

elzem bacınız zabanan uyandığında uykusunu alamadığı için etrafa nemrut ve her an birini ça ça diye öldürebilecek vibelarda bakışlar attığından günaydın demek aklına dâhi gelmiyor maalesef.

bu ara en çok güzel dileklere, huzurlu bir hayatın umuduna ve her şeyin rayında tatlı sevimli bir biçimde gideceğine dair inanca ihtiyacım var. umarım tüm bunlar tohumlar fidana, fidanlar ağaca misali büyüyüp serpilir içimde.

bazen gerçekten hayatın ne kadar boş olduğunu düşünüyorum. dertlerimiz ve sıkıntılarımız bir toz tanesinden farksız gibi. bugün beni üzen bir şeyin etkisi yarın da aynı olmayabiliyor. bundan mütevellittir ki hayatı çok da ciddiye almamak gerekir.

günleriniz aydın, içiniz ferah, kalbiniz çiçek gibi olsun.
günaydınlar sözlük.
devamını gör...
15572.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

günaydınlar. evet tekne gezisi de özlendi, fotoğrafla süslendi. :)
devamını gör...
15573.
günaydın canım sözlük
#4016881 şurada başladığımız hikayeyi bitirelim madem.
bugünün şarkısı da bu olsun çünkü çok dinledik o yıllar.
open.spotify.com/intl-tr/tr...

evet, kalorifere yaslanılmış o 3 saatin ardından kendisinin yaşadığımız yere 45 dakikalık mesafede oturan ailesinin yanına dönmesi gerekiyordu.
diz boyu karlı yollarda, kaymalı* düşmeli paytak paytak yürüyerek kendisi otobüslerin kalktığı yere kadar götürüldü.
ya kıza bir ara "you will never walk alone" demişim ben, düşünün beynimin ne kadar kafamın içinde olmadığını işte.
arkadaşım sen ilk gençlik aşkına tutuldun, liverpool tribün sloganının ne işi var senin ilişkinde be?
zaten liverpool'a 8 golden dolayı bir tık kırgınım ama konumuz o değil şimdi.
günlerden 31 aralık...
öyle hafifçe sarılıp sonrasında otobüs camına el sallamalı bir yıl başı...
akşam oldu, genciz ama alkole düşüldü. mesajlar mesajlar mesajlar...
öyle whatsapp falan yok arkadaşlar, bildiğin dümdüz sms.
karakter sınırı var ve bir sms 2 kontör.
ben tüm malvarlığımı kontöre yatırdım o gün zaten, 2 saatte gidip kontör kart alıyorum. kız evinde o arada hiç kontörü bitmiyor.
o zamanlar var olduğu söylenen ama kimsenin görmediği 1000 kontör kart falan aldı sanırım babası.
mesajlar hep "sen arkadaşımın eski sevgilisi olmasaydın" modunda.
evet, o konuda ben hem kendime hem seni getiren dostuma da kızgınım zaten.
ya kızım çevrende 67 model mustang varken sen niye bize fiat egea ayarlıyorsun değil mi?

ve günlerden 2 ocak.
okuldayım, öğle arası basketbol oynuyoruz.
bir ara mesaj geldi, maçın arasında baktım.
ben diyor, senden diyor, çok hoşlandım diyor.*
o zaman dedim soruyorum, dedi sor tabi
çıkma teklifinin geri gelmesi gerektiği yıllardayız arkadaşlar, bak o zaman soruyordun cevabını alıyordun ve kafan net oluyordu işte.

devamı gözlerimizin hiçbir şey görmediği cicim ayları...
hayatımız ev-okul-o olarak geçiyor. (benim ekstra antrenmanlarım var sadece, onun da dershanesi)
normalde minibüsle gittiğimiz yolları sırf vakit daha fazla birlikte geçsin diye yürümelerin o tadı (paramız var)
çok tatlı, çocuksu anılar biriktirme işi...
bir ekskavatör var ama onu detaylandırmayacağım, geçmişe saygı.

neyse bir gün liselerarası il şampiyonası için okul müdürü, basketbol takımıyla ilgilenen hoca ve ben kura çekimine gittik.
gençlik spor'dayız, bir sürü yaşlı adam. dediler ki haydi sen seç.
elimi attım kağıdı açtım, merhaba sevgilimin okulu.
maç günü geldi, yaşadığımız yer küçük bir şehir ve bu tarz ufak şeylere tüm şehir akın ediyor.
tribünler tıklım tıklım.
maçtan önce ısınıyoruz, ya benim gözüm ondan başkasını görmüyor ki... maçta değilim yani.
neyse maç başladı, 3. dakikada falan bir pozisyonda bana sert bir faul yaptılar.
yapan da mahalleden çocukluk arkadaşım.
bak dedi, bugün xxx'in önünde yenileceksin.
hı hı tamam dedim (maç içerisinde asla polemiğe girmem)
sonra onun takımındaki başka eski bir dostum kulağıma "ya o xxx'ten hoşlanıyordu da" gibi bir cümle kurdu.
hee dedim, o zaman please give me the ball!

o maçı izleyenler hala konuşurlar maçı.
rakı sofrasında vs denk gelenler "oğlum ne yapmıştın o gün öyle yaaa" derler.
62 sayı atarak artık bu tarz filmlerde olabilecek kahramanlığın artık limitindeyken maçta bir ara bana faul yapan arkadaşa çift el blok* falan da yaptım.
o çocukla o maçtan beri de hiç konuşmadım zaten.
ya sen uyuyan aslanı niye uyandırıyorsun tatlım?

neyse, hayatımdaki ilk çocukluk aşkım böyle bir şeydi işte...
1 yıldan sonra tecrübesizliğimin kurbanı oldum.
hatalıydım çünkü.
o zamanlar bilmediğim bir duygu durumu içerisine girdim, alışkanlık dediğimiz şeyi ben sevmemek olarak anladım.
her şey yolundayken bir anda bitirdim ilişkiyi.

sonra her klasik ilişki bitişinde olduğu gibi, kız bir süre dağıldı ama sonra çok başarılı bir insan oldu.
erkek mi?
ben ayrılınca ooo dedim yaaa


şu şekil döndüm ortamlara ama sonra yıllarca hep onu aradım*
ama asla ve asla rahatsız etmedim. başka bir hayatı var çünkü, bazen bir merhaba bile düzen bozabilir.
kimseye kötülük yapmak istemem...

gününüz güzel geçsin sözlük.
haftanın bitmeye yakın günü olan bu tatlı perşembeden verim almayı unutmayın.
sonra üşenmezsem bir gün size hayatımın gerçek aşkını anlatayım*
devamını gör...
15574.
günaydınnnn!

çok şükür; işimizin gücümüzün başındayız. kimseye muhtaç olmadan, evimize ve çocuklarımıza helal ekmek götürmenin peşindeyiz. neşemiz yerinde, keyfimiz gıcır.

emek veren herkesin işi rast gitsin … bugün de gönlümüzden geçenler olsun, bereketimiz bol, yolumuz açık olsun. herkese huzurlu, bereketli ve güzel bir gün diliyorum.
devamını gör...
15575.
günaydın.
devamını gör...
15576.
sayın cumhurbaşkanımızın izniyle, önderliğinde, himayesinde, talimatıyla ve katkılarıyla herkese günaydın
devamını gör...
15577.
her şeyin gönlümüzce olduğu bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
15578.
günaydın.
devamını gör...
15579.
günaydın!
ruhumuza iyi gelecek güzelliklerle karşılaşalım günümüz güzel olsun. sabahın dinginliğine gelsin bu şarkı…


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
15580.
mutluluğu içimizde hissettiğimiz bir gün olsun dileklerimizle, herkese günaydın.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"günaydın sözlük" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim