161.
“her söyleneni yapmaya alışık zihnin”
devamını gör...
162.
163.
hayatta bazen çok şey oluyo ama kendimizi bir türlü bulamıyoruz ya da nerede yanlış yaptığımıza karar veremiyoruz belki de çok fazla düşünüyoruz fazla düşünmek insanı ruhsal olarak yoruyo ve her şey daha karmaşık hale geliyo bir adım geri atıp durumu biraz daha basitleştirmek gerekiyo çünkü hayatı zorlaştıran biziz bence
devamını gör...
164.
bir terslik olduğunu düşünüyorsan, konunun etrafında tur atmak yerine doğrudan hedefe yürüyeceksin. evet bu duygusal bir risk olabilir ama büyük rahatlık. gidip muhatabına açıkça soracaksın ki içindeki kemirgenler (muhtemelen fareden ziyade birer kapibara kadar büyüdüler) seni rahat bıraksın. kafada kurulan her şeyin gerçekliği tanımlamadığını da akılda tutmak lazım.
o nedenle: düz konuş, uzatma, drama yapma. zihnindeki kemirgenleri beslemek yerine muhatabını gerçeklerle yüzleştir.
hadi bakalım, bekliyorum.
o nedenle: düz konuş, uzatma, drama yapma. zihnindeki kemirgenleri beslemek yerine muhatabını gerçeklerle yüzleştir.
hadi bakalım, bekliyorum.
devamını gör...
165.
öfke duygusu biriktirilmemelidir. her olaya gerektiği kadar tepki gösterilmelidir. aksi takdirde bir kar topu gibi biriken duygular bir volkan gibi patlar.
devamını gör...
166.
eğer acı, kaygı ve çaresizlik, bir zayıflık olarak görüldüğünden; hatta kadınsı kabul edilen duygusal gevşemenin erkeğe yakışmayan bir ifadesi olarak görüldüğünden ve güçlü erkek anlayışına göre (aynı şey, erkeği örnek alarak güçlülük iddiasında bulunan kadınlar için de geçerlidir) uygunsuz sayıldığından yadsınma o zaman iç dünyada devre dışı kalır ve gündelik hayatın dişlileri tarafından yalıtılır. iç dünya böylece bilinçdışında giderek daha derinlere gömülür. ama görünmez hale gelse de davranışlarımızın, düşüncelerimizin ve duygularımızın motoru olarak kalır.
arno gruen
arno gruen
devamını gör...
167.
"insan, en çok bastırdığı duygunun gölgesinde yaşar."
ne kadar yok sayarsa, o duygu o kadar güçlü kök salar.
ve bir gün en beklenmedik anda bir sözde, bir kokuda, bir his de bir anda fışkırır.
kendini tanımanın ilk adımı, en çok kaçtığın hisle yüzleşmektir.
çünkü bazen içini karartan şey, duygunun kendisi değil, onun bastırılmışlığıdır.
ne kadar yok sayarsa, o duygu o kadar güçlü kök salar.
ve bir gün en beklenmedik anda bir sözde, bir kokuda, bir his de bir anda fışkırır.
kendini tanımanın ilk adımı, en çok kaçtığın hisle yüzleşmektir.
çünkü bazen içini karartan şey, duygunun kendisi değil, onun bastırılmışlığıdır.
devamını gör...
168.
bir gemi içerisinde sürükleniyoruz ama kaptan gemiyi terk etmiş ve dümene geçecek başka kaptan yok, filika yok, karadan çok uzaklaştık.. yardım edebilecek dış kaynak yok, gemiyi kullanırım diyen çok, anlarım bu işten diyen çok ama dümene geçen gemiyi bir türlü doğru rotaya sokamıyor, gemi kayalıklara çarpacak ya da dalgalara teslim olacak gibi…biz de çaresiz içinde sürükleniyoruz hep birlikte, bu da yetmezmiş gibi mahkumları da bir bölümünde taşıyan bu gemide mahkumları da serbest bırakıyorlar
devamını gör...
169.
yaşamadığınız veya başınıza gelmeyen bir olay hakkında insanlara akıl veya nasihat verirken dikkatli olun. ben olsam şöyle yapardım, ben olsam böyle yapardım, gibi kelimeler bana hiç inandırıcı gelmiyor. senin nasihat verdiğin olay emin ol senin başına gelse öyle yapmazdın . böyle durumlarda dostlarınızın yanında olun ve onlara kendilerini dinlemek için zaman verin .
devamını gör...
170.
erken gençliğim ankara/konur sokak ortamında geçti
şizo mehmet diye çağrılan yarı deli yarı dahi bir abimiz vardı
ince uzun bir adamdı bize doğru eğilir deli deli bakar ve teatral bir sesle der di ki: ''k-u-r-c-a-l-a-m-a''
al işte aslan gibi bir psikotespit...
şizo mehmet diye çağrılan yarı deli yarı dahi bir abimiz vardı
ince uzun bir adamdı bize doğru eğilir deli deli bakar ve teatral bir sesle der di ki: ''k-u-r-c-a-l-a-m-a''
al işte aslan gibi bir psikotespit...
devamını gör...
171.
iyi hissedince iyi uyunulur
uyku harika bir şeydir
süpper insanlar süpper uykuları doğurur
uyku harika bir şeydir
süpper insanlar süpper uykuları doğurur
devamını gör...
172.
173.
"kitaplardaki insanları sokaktaki insanlardan daha çok seviyoruz." filmlerdeki hikâyeleri yaşadığımız hikâyelerden, şarkı sözlerini duyduğumuz ne güzel, ne ince sözlerden hakeza.
devamını gör...
174.
bazı insanlar mal.
devamını gör...
175.
(bkz: koy götüne rahvan gitsin)..
devamını gör...
176.
insanlar kuyruk acılarını saçma sapan konulardan karşı tarafa laf sokarak veya saldırarak çıkarmaya çalışırlar.
devamını gör...
177.
6 sene beni mahveden sorunu çözdükten sonra şu tespite vardım sorun biyolojik vücut kaynaklı olmadıkça psikolog ve psikiyatriye gitmek boş iş. bizim insanlarınız sorun biyolojik ve vücut kaynaklı olmasa da antidepresan içiyorlar ilaç içiyorlar ya da paralar veriyorlar psikoloğa işe yaramıyor gayet normal.
devamını gör...
178.
hormonel varlıklarız. çoğu istediğimiz bizim değil hayvansal dürtülerin ve hormonların isteği. bazı isteklerinizi yaşadıktan sonra gelen pişmanlıkların sebebi de bu. o durumlarda sizi siz yapan yorumculuğunuz, arka ve orta beyine göre çok daha farklı çalışan gelişmiş olan ön beyin efektifliği az oluyor ki yine isteyerek. kendi seçimlerimizin sonucu. irade dediğimiz kavram burada devreye giriyor.
hep sonradan gelir aklım başıma hep sonradan sonradan...
sahi ne kadar insanız?
hep sonradan gelir aklım başıma hep sonradan sonradan...
sahi ne kadar insanız?
devamını gör...
179.
180.

psikologsevvalbasar
bir insanı tanımak, kelimelerinden çok sessizliğini duymaktır.
gözlerinde bir anlık bulanıklık, sesinde hafif bir titreyış yeterli olur bazen.
biz ise görmek istemediğimiz şeyleri sevgiyle kapatırız —
çünkü görmek, gerçeğe dokunmaktır.
oysa suyun tuzunu anlamak için okyanusa dalmaya gerek yok.
bir yudum, bir iz, bir an yeterlidir.
insanlar kim olduklarını her zaman söyler,
yalnızca biz duymamayı seçeriz.
ve bazen en büyük saflık,
birini oldukları gibi değil, olmasını dilediğimiz gibi sevmektir.
psikolog paylaşmış, tespit gibi tespit.
devamını gör...


