41.
trende görülen abidik gubidik şeyler.
devamını gör...
42.
devamını gör...
43.
bunalmışlık,
bezmişlik,
kendini artık tanıyamamak,
üşümek,
parasızlık.
bezmişlik,
kendini artık tanıyamamak,
üşümek,
parasızlık.
devamını gör...
44.
kapik.
devamını gör...
45.
rehinci.
devamını gör...
46.
herkesin 40 farklı isminin olması
devamını gör...
47.
palto, fakirlik, kış. :)
devamını gör...
48.
ah alyoşa...
ah katyuşa...
ah mişka...
ah katyuşa...
ah mişka...
devamını gör...
49.
st. petersburg’dan moskova’ya giden bir trene biniyordum(bkz: entel feridun)*
devamını gör...
50.
bir ara o kadar çok okudum ki rus edebiyatı denildi mi kusasım geliyor...
devamını gör...
51.
imkansızlıktan çıkan edebiyatlar.
devamını gör...
52.
bütün rus klasik yazarlarının bize öğrettiği klişeler.
soğuk havalarda sokakta kalmayla başlayan ve trenle şehirler aşılan bir hayat. öyle bir hayat ki; cebinde sadece bir demir ruble ile kitabın son düzlüğüne girilip, kaybedilmeden biter. bir de sanırım tüm ruslar ya kilise erbabı ya da memur. ekstra olarak hırsızlar var, yürüyerek dere tepe aşıp köyüne dönenlerden. şimdi hatırladım; bir de malum katerina'lar.
soğuk havalarda sokakta kalmayla başlayan ve trenle şehirler aşılan bir hayat. öyle bir hayat ki; cebinde sadece bir demir ruble ile kitabın son düzlüğüne girilip, kaybedilmeden biter. bir de sanırım tüm ruslar ya kilise erbabı ya da memur. ekstra olarak hırsızlar var, yürüyerek dere tepe aşıp köyüne dönenlerden. şimdi hatırladım; bir de malum katerina'lar.
devamını gör...
53.
54.
rus klasiklerini okurken fark ettim de aslında çoğumuz rus roman karakteri gibi yaşıyoruz. yoksul, mutsuz ve hasta. üstelik palto alabilmek için aylarca çalışmamız gerekiyor. hepimiz gogol un paltosundan çıktık mesela. hepimiz,soğukta, mutsuz ve fakiriz...
devamını gör...
55.
isim karmaşası, karakter dmitri fyodor karamazov diye konuya girer bir de bakarsınız ki mitya az sonra mityoşka olur. bu yine anlaşılabilir bir de üç isimli karakterin üç ismini ayrı ayrı kullanırken lakap kullanması durumu vardır ki...
sıradan bir fransız-ingiliz-türk romanında karakter sayısı sabit kalırken, rus romanında karakter sayısı her sayfada artıyormuş gibi bir illüzyon var.
yıllar önce rus romanlarını böyle çok sevmezdim. son yıllarda isim konusunun mantığını anladıktan sonra rus edebiyatından çok keyif aldım.
sıradan bir fransız-ingiliz-türk romanında karakter sayısı sabit kalırken, rus romanında karakter sayısı her sayfada artıyormuş gibi bir illüzyon var.
yıllar önce rus romanlarını böyle çok sevmezdim. son yıllarda isim konusunun mantığını anladıktan sonra rus edebiyatından çok keyif aldım.
devamını gör...
56.
karakterin öylesine söylediğini düşündüğün sözlerinde çok ciddi oluşu...
- sizin için kafamı duvarlara az vurmadım.
diyor. sanıyorsun ki deyimsel konuştu. sonra devam ediyor:
- sonra kafamda yara açılınca bana çok kızmıştınız...
be ulan... sen ne tür bir psikopatmışsın.
#2753240
- sizin için kafamı duvarlara az vurmadım.
diyor. sanıyorsun ki deyimsel konuştu. sonra devam ediyor:
- sonra kafamda yara açılınca bana çok kızmıştınız...
be ulan... sen ne tür bir psikopatmışsın.
#2753240
devamını gör...
57.
okurken üşümek, kendinle özdeşleştirdiğin karakterin davranışlarını gerçek hayatta yansıtmak, ana karakteri aptalca davranışı için azarlarken onun artık hicbiseyi takmadigini farkedip aynı ruhsal cokuntuyu yasamak . severim rus edebiyatini
devamını gör...
58.
ne olacak tabii ki giyilen palto amk. fakirliği anlatmak için en sevilen şeylerden biri buydu. direkt cümleyi patlatıyorlar, akaki akakiyeviç beş yıldır yeni bir palto alamamıştı. okur da anında anlıyordu ki herif dibin dibinde. palto o kadar eski ki rüzgar deliklerinden ıslık çalıyor, cepleri yamalı, umutları mefta. (tabii birebir böyle bir cümle yok lan, uyduruyoruz o ayrı mesele.)
ama yıl olmuş 2026, bunu okuyunca lan dur bi dakika diyorum. 5 yıl mı? oğlum ben geçen paltoyu 2019'da almıştım, hala askıda duruyor. kışın iki kere giyiyorum, yazın dolapta bekliyor, tüyü bile dökülmedi daha. şimdi düşünüyorum da kaliteli bir yün paltoyu 7 sene rahat giyersin. hele iyi korursan 10 sene. gogol bir görse bugünkü her sezon yeni mont manyaklığını, bu nasıl bir zenginlik amk diye şok olurdu herhalde. rus klasikleri biraz revize edilse fena olmaz bence: akaki akakiyeviç beş yıldır aynı paltoyu giyiyordu… ve bundan gayet memnundu.
ama yıl olmuş 2026, bunu okuyunca lan dur bi dakika diyorum. 5 yıl mı? oğlum ben geçen paltoyu 2019'da almıştım, hala askıda duruyor. kışın iki kere giyiyorum, yazın dolapta bekliyor, tüyü bile dökülmedi daha. şimdi düşünüyorum da kaliteli bir yün paltoyu 7 sene rahat giyersin. hele iyi korursan 10 sene. gogol bir görse bugünkü her sezon yeni mont manyaklığını, bu nasıl bir zenginlik amk diye şok olurdu herhalde. rus klasikleri biraz revize edilse fena olmaz bence: akaki akakiyeviç beş yıldır aynı paltoyu giyiyordu… ve bundan gayet memnundu.
devamını gör...
