sanat sanat içindir. toplum için yapılan sanat topluma göre şekillenmeye başlar ancak sanat özgür olmalıdır. sanatçının beğendirme kaygısı olmaksızın yaratılmalıdır. toplum içindeki bireyler kendini o eserde bulabilir yada bulamaz bu önemli değildir.
devamını gör...
sanat ve yaptığın diğer her şey, kendin içindir.
devamını gör...
kimi zaman doğru sayılabilecek ancak zorunluluk içermemesi gereken ifadedir. hatta ilk entry’de bahsedilenler düşünülünce yazar arkadaşı öncelikle ‘’sanat nedir ne değildir’’ gibi temel bir basamaktan okumalar yapmaya yönlendirmek isterim.

sanatın çoğu zaman kimseyi eğitmek ve mesaj vermek gibi bir amacı yoktur özellikle sanat ürününe böyle bir misyon yüklenemez. bu tamamen sanatçının gitmek istediği yolla ilgili bir durum. kimi sanatçı topluma ayna olmaya çalışır, kimisi eleştiriyle farkındalık yaratmayı amaçlar, kimisi estetik güdüleri tetikleyerek bunu yapmak ister, kimisinin de ve tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük bir çoğunluğunun herhangi bir güdüyü dürtüleme amacı ya da yol gösterici olmak gibi bir gayeleri yoktur.

sanat üretimi öyle bir başkalıkta bir güdüdür ki anlaşılma kaygısı taşınmayacak bir noktaya ulaştırır bazı anlarda, çünkü ifade edilmeyi dökülmeyi bekleyen yığınlar vardır sanatçının iç dünyasında. çoğu zaman büyük bir aşkla ete kemiğe büründürme hazzından başka bir şey değildir bu. sizin sanat yapıtına giydirdiğiniz kılıfların çoğu zaman sanatçı farkında bile olmaz. çünkü eseri siz benliğinizle, hayat gayenizle, yaşamınızdan ve kimliğinizden sıyrılmadan hatta o anki ruhsal durumunuzun etkisiyle yorumlarsınız. sanatçı ise bambaşka bir insan olarak yaşadığı anın duygusuyla tetiklenmiş ve üretmiştir yalnızca eserini.

çoğu sanatçı toplumda bir farkındalık yaratma çabasında dahi olsa bile bununla sorumlu hissettirilmemeli diye düşünüyorum. kitleleri etkileyen yalnızca sanat üretimiyle var olmak yerine karakteriyle de var olma kaygısıyla hareket eden özellikle ses sanatçılarına belki de bu misyon biraz daha uygun olur, onlar zaten bu algıyı yaratma amacında oldukları için sırıtmaz bu durum tam oturur üstlerine. ancak bir heykeltıraşı, ressamı, performans sanatçısını böyle kalıplara sokmanın çok akıl karı olduğunu düşünmüyorum. ayrıca toplum eğer kendisi için sanat üretimini desteklemek istiyorsa önce sanatçıyı desteklemeli ona üretim için fırsat vermeli ve zemin hazırlamalı. ne yazık ki bizimki gibi toplumlarda tüm hayatını bile adasa üretemeyeceği bir sanat eseri karşısında insanlar nedense kendinde aşağılama eleştirme hakkını çok kolay buluyor. bir de öyle tuhaf bir anlayış var ki sanatçı sürünsün para kazanmasın, para için yapmasın bu işi istiyor ve hırçınlaşıyor. sanatçının zamanını tüm hayat birikimini aktardığı ve insanları iyi ya da kötü anlamda etkilediği, toplumun soyut algısını besleyen ürünlere hayat vermesi neden paraya değer görülmüyor anlamış değilim. bir ses sanatçısının sesiyle para kazanmasını olağan karşılayıp, doktorun hastasına yol gösterici olmasıyla gerekli tedaviyi düzenlemesiyle sarf ettiği emek sonucu maddi bir karşılık almasını normal bulup sanatçıların eserlerini satışa çıkarmalarını yanlış bulmanızdaki mantığı anlayamıyorum bir türlü. özellikle soyut sanat düşünülünce sonradan elde edilmesi imkansız ve doğuştan gelen bir yetenek söz konusu, asıl kıymetli görülmesi gereken ve bence paha biçilemez boyutlara ulaşabilecek olan bu değil de nedir dediğimdir…

kontrol sonrası gelen edit: son bir şey daha eklemeliyim bazı zamanlarda sanatçının üslupla, estetikle de pek derdi olmaz. eseri yorumlayan ona estetik bakış açısını yönlendirir. küfürle, cinsellikle toplumsal birçok norma karşılık da sanat üretimi yapılabilir. ‘’doğru’’ denilen kavramın sanat üretiminde çok yeri olduğu düşünülmemeli, aslında sanatçı doğru denileni eleştirir bir konumda olur çoğu zaman. *
devamını gör...
sanat bir insanın kendisinin onu oluşturmak istemesi ile ortaya çıkar. yani sanat aslında onu oluşturan kişi içindir. istek yoksa, sanat yok. herkes kendisi için yapar. lakin bazen de toplum için yapılır.. amaç orada topluma bir şeyler anlatmak istemektir.
devamını gör...
ya bu tartışmaya girmeden,ufak bir anekdot düşmek istiyorum. ülkemizdeki sanatçıların apolitik olması beni çok üzüyor . çünkü öyle ki insanlık dışı denilecek şeylere üç maymun oynanıyor. ışine devam etmesi lazımdır başka bir şeydir evet ekonomik çaba olabilir ve bunu da anlıyorum. sadece bir yerde insan sesinin duyulmasını istediği için başkalarının konuşmasını sağlamaya çalışıyor sanırım. o zaman neden ben konuşmuyorum? ne bileyim ben.
devamını gör...
toplumu ne oluşturur ?
- bireyler.
o halde sanat insan içindir.
dolaylı yoldan topluma da etki eder.
devamını gör...
(bkz: değildir)

üretim aşaması tamamen bireysel olan bir olgunun, topluma mal edilmeye çalışılmasıyla oluşan gereksiz önerme.
devamını gör...
sanıyorun ki; modern postmodern sanat akımlarında pek de geçerli bir görüş değildir. birçok sanatçı toplumun ne düşüneceğini dahası ne anlayacağını düşünmeden üretiyor.
devamını gör...
sanat var olmak içindir. patates, soğan toplum içindir. sanat toplum için yapılmaya başlanırsa o sanata ben sanat demem denilecek başlıktır.
devamını gör...
sanat, sanat içindir. kelimelerle ifade edilemeyen bircok seyin hislerle ifade edilmesidir. fakat "sanat için sanat" toplum içindir.
devamını gör...
sanat insan içindir. insan toplumdur. insan sanattır. birdir ve bindir. insanı sanat doğurdu, insan sanatı doğurdu. karnı doyunca ona koştu karnı açken medet umdu. insanın kaçtığı sanattır, insanın varacağı sanattır.
devamını gör...
bu kadar savrulan, saçınımlar halinde salınan bir kavramı bir yerlere sıkıştırmaya çabalamak herhalde yaratıcısının nüktedan yanına özgü bir görüştür.
devamını gör...
sanat zamana ve yere göre toplum için veya sanat için olabilir.

toplumsal sorunların çok olduğu ve refahın düşük olduğu yerlerde sanat toplum içindir anlayışı muhtemelen ağır basacaktır. sanatçılar; işçi sınıfının sorunları, geçim sıkıntısı, sınıflaşmanın getirdiği adaletsizlikler gibi konuları işlerler. edebî eserler veren sanatçılar anlatımdan ve estetikten çok sorunları önemsediği için teknik açıdan kötü eserler ortaya çıkabilir.

refah seviyesi yüksek yerlerde veya soylu kesimde (halk açlıktan kırılsa bile) sanat sanat içindir anlayışı yaygın olacaktır. insanlar temel ihtiyaçlarını rahatça karşılayabilir, toplumsal sorunlara değinmeye gerek görmezler çünkü ortada çok fazla sorun yoktur onlar için. düşünmeye vakit vardır, estetik zevk ön plandadır. böylece işçi sınıfının sorunları önemli değildir çünkü işçi sınıfının sorunlarını anlatırken estetik zevk aramazsınız. teknik açıdan kusursuz eserlerin daha çok olduğunu görürüz.

bence bir sanatçı tamamen bir akıma veya bir düşünceye bağlı kalmadan eser ortaya koyabilmelidir. yeri geldiğinde toplumsal sorunlara değinmeli ama estetik zevki tamamen bir kenara atmamalıdır. sanatçı tek bir akıma takıntılı hâle geldiyse bu artık takım tutmak gibidir, eserini diğer güzelliklerden mahrum bırakır.
devamını gör...
sanat sanat içindir. toplumdan da ilgi görürse tadından yenmez.
devamını gör...
sanat hiç bir şey için birşey olmak zorunda değildir..özgürlüğünü bu sayede korur.

onu,
birseye yada bir yere adapte etmek zorunda değiliz.
insanı güdü ile aid olma ve sahip olma gereksinimi öylesi büyümüş ki içeride..

bırakın o olması gerektiği gibi özgür kalsın.
devamını gör...
sanatçı kendini tek yönde kısıtlamak zorunda değildir. hem toplumu yönlendirmek için, hem sanata hizmet etmek için hem de kendini tatmin etmek için eser verebilir eşzamanlı olarak. her açıdan sanata katılamayacak kadar dar bakmak sanatçının yeterliliğini sorgulatır fikrimce. tabii ki ağırlıklı yönelim belirler herkes, sanat ne sanat ne de toplum için değil sanatçı içindir derim ben.
devamını gör...
(bkz: sanat sanat içindir ve sanat yorar canım)
-benim sözüm
devamını gör...
sanırım sanatçının bakış açısına göre değişen bir görüş bu. ancak hangi bakış açısıyla yapılırsa yapılsın, sanat toplumu toplum da sanatı etkiliyor. biraz yumurta tavuk hikayesi.
devamını gör...
yanlış önerme.
sanat sanat içindir. binaenaleyh; sanat toplum için olsaydı sanatsal ivme medeniyetler inşa etmezdi. çağımızda eserleri sanatın dikili taşları sayılan ressamlar, heykeltıraşlar, müzik dehaları, edebiyatçılar eserlerinin yüzü suyu hürmetine 3 somun ekmek yiyemedi. toplum neredeydi? sanat sanat içindir, toplumun en küçük ferdi olan insan ara elemandır.
devamını gör...
zırvalamayı bırakın! sanat, insanların gerçekliğin o korkutucu belirsizliğininin kaygısından kaçmak adına icat ettiği bir oyalanma biçimi, bir tür yaratıcılık ve cesaret işidir.
evvela kaygı, yaratıcılıkla ilgili bir şey. kaygı durumunda bundan kaçmamız mümkündür. tabi bu yapıcı bir çözüm değil. üstesinden gelmek için birkaç hap veya kokain de alabilirsiniz. ama bunlardan hiçbiri, sizi yaratıcı etkinliğe götürmez. kaygı şu anlama gelir: sanki dünya kapınızı çalıyordur ve bir şeyler yaratmak, bir şeyler yapmak zorundasınızdır. dolayısıyla kendi özünü bulabilmiş insanlar için kaygı, yaratıcılık ve cesareti teşvik eden bir şeydir.
benliğimizin ve görevlerimizin bilincindeyiz. öleceğimizi de biliyoruz. öleceğimizin farkında olan yegane canlılarız. bundan dolayı da normal kaygı ortaya çıkıyor. bunu hissetmekten kendimizi alıkoyamadığımızda kendimizi yeni fikirlere veriyoruz; kitaplar yazıyoruz, resimler yapıyoruz, beste yapıyoruz, kendimiz gibi insanlarla iletişim kuruyoruz.
diğer bir deyişle insanın kişiliğinin yaratıcı değişimi, öleceğimizi bilmemizden kaynaklanıyor. hayvanlar ve bitkilerin bundan haberleri yok. öleceğimizi bilmek bizleri normal olarak kaygılandırıyor ve diyor ki; "hayatta olduğun yılları en iyi şekilde değerlendir."
özgürlük de kaygıyı doğuran şeylerden biri. eğer özgürlüğünüz olmasaydı, kaygınız da olmazdı. bu yüzden filmlerde gösterilen kölelerin yüzlerinde hiçbir ifade olmadığını görürsünüz. özgürlükleri yoktur. ancak özgürlüğü olan insanlar tetiktedir, uyanıktır. yapacağımız şeyin bir etkisi olduğunu biliriz.
neşe; yeteneklerimizi, aklımızı ve tüm varlığımızı yüce amaçlara ulaşma yolunda kullanmaktan aldığımız hazzı ifade eder. mesela müzisyenler... mozart ve beethoven gibi beste yapan insanlar... dikkate değer ölçüde kaygıya sahip olan insanlardı. çünkü notaların güzel bir biçimde bir araya geldiğini duyduklarında bu güzelliği seviyor ve neşe hissini yaşıyorlardı. işte bu, yaratıcılıkla uyumlu bir histir. bu yüzden "yaratma cesareti" diyoruz. yaratıcılık, doğuştan gelen bir şey değil. bu, sizin cesaretinizle bir araya gelmeli.
modern kültür, kaygılarla başa çıkmak adına dikkatimizi başka yöne çekiyor ve bayağı zevkleri öne sürüyor. zengin olarak kaygıdan kaçmaya çalışıyorlar. 21. yüzyılda 250 bin dolara sahip olarak bunu yapmaya çalışıyorlar. bunların hiçbiri onları neşeye, bahsettiğim yaratıcılığa götürmüyor.
dünyalara da sahip olsanız; iç dünyanızda zevk, neşe, cesaret ve yaratıcılık namına bir şey yoksa bir hiçsiniz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sanat toplum içindir" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim