yazarların bugünkü sinirlenme sebebi
başlık "scaremongering" tarafından 08.06.2022 04:08 tarihinde açılmıştır.
221.
vodafone'dur.
operatörler, bankalar, acun, oytun erbaş ve elon musk hiçbir şey yapmadan da beni sinirlendirebiliyor ama yani yüz kere arayıp paket satmaya da çalışmazsın daha yenileyeli 5-6 ay bile olmadı.
ey vodafone, sence herhangi bir insan sürekli en ama en ama en ama en avantajlı pakete ulaşmak için bu kampanya düşünceleri ile yatıp kalkıyor olabilir mi?
ey vodafone, sence ben her gün internet limitimi arttırmak istiyor olabilir miyim?
bu operatörlerin kafası asla çalışmıyor. istediğimizde ulaşabilsek anlatırız zaten ne istediğimizi yani.
akıl tutulması var bunlarda.
operatörler, bankalar, acun, oytun erbaş ve elon musk hiçbir şey yapmadan da beni sinirlendirebiliyor ama yani yüz kere arayıp paket satmaya da çalışmazsın daha yenileyeli 5-6 ay bile olmadı.
ey vodafone, sence herhangi bir insan sürekli en ama en ama en ama en avantajlı pakete ulaşmak için bu kampanya düşünceleri ile yatıp kalkıyor olabilir mi?
ey vodafone, sence ben her gün internet limitimi arttırmak istiyor olabilir miyim?
bu operatörlerin kafası asla çalışmıyor. istediğimizde ulaşabilsek anlatırız zaten ne istediğimizi yani.
akıl tutulması var bunlarda.
devamını gör...
222.
geçenlerde çıktım evden yürüyorum böyle kendiliksiz. kafamda bişi var ama ne deseniz söyleyemem. hayali bi senaryom varmış ama unutmuşum da hatırlamaya çalışıyor gibiyim kısaca. bir şey düşünürken ben kendimş kaybederim, nereye yürüyorum, nerden geliyorum, nereye gidecektim hep uçar gider aklımdan. anlayacağınız kaptırmışım kendimi yürü babam yürü.
kendime geldiğimde şehrin diğer ucundaydım. ayak tabanlarım ağrıyo artık bakınıyorum etrafta oturabileceğim yer var mı diye. az ilerdeki park ilişki gözüme hemen oraya doğru yöneldim. boş bank bakınırken gözüm birine takıldı. hatunuj teki oturmuş banka, yaymış tüm eşyalarını da almış eline bir de dondurma keyifli keyifli yiyor. tamam bank babamın malı değil ama ona da dededen miras kalmış gibi takılması çok canımı sıktı. "sen kimsin lan ortak kullanım alanlarını kendi mülkiyetin gibi sahipleniyorsun" diye çıkışacak oldum ama şimdi bi kadınla bağır çağır tartışmaya girsen haklı da olsan haksız konuma düşersin, boşver prada dedim. yalnız canım nasıl sıkıldıysa nasıl kurulduysam o hatuna sinirden dişlerimi sıktığımı farkettim. bana ne ulan dedim en son, lamı cimi yok bana da yer açacak o bankta.
gittim hiç istifimi bozmadan eşyalarından kaşan boşluğa oturdum. yaktım bide sigara, attım bacak bacak üstüne hafif hafif ben de keyif yapmaya başladım. benimle benzer düşünce olan başka bi dayı da peyda oldu sonra. "yav bu ne böyle çarşamba pazarı gibi yaymışsın her şeyini banka, ben de oturacam topla şunları" diye çıkıştı buna. böyle aklımdakileri söylediği için alnından öpesim geldi dayıyı. bu hanım kızımız sanki hakkını gaspetmişiz gibi bi atarla kalktı gitti. oturduk dayıyla yeni neslin bencilliği ve benmerkezciliği hakkında biraz lafladık ardından.
kendime geldiğimde şehrin diğer ucundaydım. ayak tabanlarım ağrıyo artık bakınıyorum etrafta oturabileceğim yer var mı diye. az ilerdeki park ilişki gözüme hemen oraya doğru yöneldim. boş bank bakınırken gözüm birine takıldı. hatunuj teki oturmuş banka, yaymış tüm eşyalarını da almış eline bir de dondurma keyifli keyifli yiyor. tamam bank babamın malı değil ama ona da dededen miras kalmış gibi takılması çok canımı sıktı. "sen kimsin lan ortak kullanım alanlarını kendi mülkiyetin gibi sahipleniyorsun" diye çıkışacak oldum ama şimdi bi kadınla bağır çağır tartışmaya girsen haklı da olsan haksız konuma düşersin, boşver prada dedim. yalnız canım nasıl sıkıldıysa nasıl kurulduysam o hatuna sinirden dişlerimi sıktığımı farkettim. bana ne ulan dedim en son, lamı cimi yok bana da yer açacak o bankta.
gittim hiç istifimi bozmadan eşyalarından kaşan boşluğa oturdum. yaktım bide sigara, attım bacak bacak üstüne hafif hafif ben de keyif yapmaya başladım. benimle benzer düşünce olan başka bi dayı da peyda oldu sonra. "yav bu ne böyle çarşamba pazarı gibi yaymışsın her şeyini banka, ben de oturacam topla şunları" diye çıkıştı buna. böyle aklımdakileri söylediği için alnından öpesim geldi dayıyı. bu hanım kızımız sanki hakkını gaspetmişiz gibi bi atarla kalktı gitti. oturduk dayıyla yeni neslin bencilliği ve benmerkezciliği hakkında biraz lafladık ardından.
devamını gör...
223.
zaten gergin uyandım. öyle de devam ediyor günüm. geceye anca soğur motorlarım.
devamını gör...
224.
6 aydır çalıştığım iş yerinde dün işe alınan 3 yıl deneyimli kızın benden yüksek maaşla işe başladığını öğrenmem. beni de kandırdılar önümüzdeki ay zam yapılacak diye. 3 ay kırık koltukta oturarak çalıştım karı bi geldi hemen yepyeni koltuk getirdiler. benim deneyimim mi? ha benim deneyim 12 yıl. bu kız 2 yıllık mezunu ben 2 üniversite mezunuyum.
devamını gör...
225.
kahkül kestim, kendim kestim, ellerim ile. yani. bi tuhaf. oturmadi. cnm ya. neyse halledecegiz. raat.
devamını gör...
226.
şimdiden en büyük derdin bu olsun butonuna basacak yazarlardan özür diliyorum.
geçen sezon uzak şehir dizisini izlemeye başladım. hatta demir baybars da uzak şehir dizisinin kötü karakteri.
dizi ölen eşinin cenazesini doğduğu topraklara getiren bir kadının çocuğunu aşiretin elinden kurtarma çabasını anlatıyor.
yani dizi birinci bölümde adamın tabutta cenazesini uçakla ülkeye getiren ve karayolu ile havaalanından mezarlığa götürüp defneden bir eş ve aile izledik.
adam da trafik kazasında ölüyor bu arada. yani yanarak veya başka bir şekilde tanınmaz hale gelmiş bir ceset yok ortada.
şimdi sinirlendiğim kısıma geleyim. adam ölmemiş. hayır öyle kalbimizde yaşıyor falan değil. baya mezarda yatan kurtlar vadisindeki gibi ali candan değilmiş.
istihbarat / ajan dizisi olsa biz bunlara alıştık ama bu dizide bu saçma oluyor. işin kötü tarafı ölmüş eşi canlandıran oyuncu geçen sezon belki diziye geri dönerim demişti ama biz bunu geçmiş olayları flashback yaparak gösterecekler gibi anladık. adam meğer ben ölmedim demeye çalışıyormuş.
geçen sezon uzak şehir dizisini izlemeye başladım. hatta demir baybars da uzak şehir dizisinin kötü karakteri.
dizi ölen eşinin cenazesini doğduğu topraklara getiren bir kadının çocuğunu aşiretin elinden kurtarma çabasını anlatıyor.
yani dizi birinci bölümde adamın tabutta cenazesini uçakla ülkeye getiren ve karayolu ile havaalanından mezarlığa götürüp defneden bir eş ve aile izledik.
adam da trafik kazasında ölüyor bu arada. yani yanarak veya başka bir şekilde tanınmaz hale gelmiş bir ceset yok ortada.
şimdi sinirlendiğim kısıma geleyim. adam ölmemiş. hayır öyle kalbimizde yaşıyor falan değil. baya mezarda yatan kurtlar vadisindeki gibi ali candan değilmiş.
istihbarat / ajan dizisi olsa biz bunlara alıştık ama bu dizide bu saçma oluyor. işin kötü tarafı ölmüş eşi canlandıran oyuncu geçen sezon belki diziye geri dönerim demişti ama biz bunu geçmiş olayları flashback yaparak gösterecekler gibi anladık. adam meğer ben ölmedim demeye çalışıyormuş.
devamını gör...
227.
228.
devamını gör...
229.
hayriye hanım. çok ruh emici bir kadın her sahnesinde imdaat diye bağırasım geliyor. hayır yani insan çocuklarının hayatına nasıl bu kadar düşman olabilir nasıl!
devamını gör...
230.
devamını gör...
231.
o kadar çok sebep var ki. yine gerginliğimin bitmediği bir gün.
devamını gör...
232.
milli maçlara 10-15 sn reklam basan zihniyet yüzünden sıyırmama çok az kaldı
devamını gör...
233.
acı biber doğradım ellerim yanıyor, her yolu denedim geçmiyor.
devamını gör...
234.
eskiden hiç sıkıntı çekmezdim. mutlaka bir yığın şey olurdu.. biri değilse öteki, sıraya koyar hak yemezdim..!
sanırım değiştim yav.. sadece ülkem için kızıyorum ancakki birilerine..
derdim tasam yokmuş ki benim..
"bizimki memleket meselesi yeğeeenn.!"
sanırım değiştim yav.. sadece ülkem için kızıyorum ancakki birilerine..
derdim tasam yokmuş ki benim..
"bizimki memleket meselesi yeğeeenn.!"
devamını gör...
235.
sabahın köründen beri spotify hesabıma girmeye çalışıyorum... meğer çalınmış! hiç işim gücüm yokmuş gibi nerde saçma sapan iş varsa başıma gelir. şimdi saatlerdir mailmiş şifreymiş her şeyi deniyorum, ama ne güzel başkası dinliyor şimdi. parayı ben ödüyorum, keyfi başkası sürüyor. ya bir de niye ben, niye benim hesabım? başkası mı yoktu?
devamını gör...
236.
hiç bişey ya
iyi bi gündü
iyi bi gündü
devamını gör...
237.
kardeşim bana bi hediye almış. paketi açmaya çalışırken o hediyeyi sektirdim yerde top gibi. içinde kahve fincanı ve tabağı varmış. tabak sizlere ömür. bana neden hediye aldın? hadi aldın da bu hediyeyi sakalı şerif gibi 40 kat neden sardın? kırıldıktan sonra bile tamamını açamadım. her katmanda bir kırık parça vardı. kafa aticam şimdi.
devamını gör...
238.
239.
sabah uyandığım için sinirleniyorum sonra sinirin kendisi olarak geziyorum bugüne özel değil hergün öyleyim alıştık yani normalim
devamını gör...
240.
4 yıldır ast üst resmiyet ten uzak, abi kardeş mantığı empoze ettiğim ekibimden.
bugün kuruma yapılan denetlemeden ötürü, 1 gün mümkünse özgür iradesiyle erken gelebilme ihtimalini sorduğum personelin, gün sonu stabil mesaisinin bitimine 1.5 saat kala ben çıkıyorum diyip;
sebebini sorduğumda, ama ben erken geledim demesi sonucu kovdum hemde kötü kovdum ve eğer isterse gayet özgür iradeyle beni dilediği yere şikayet edebileceğini belirttim.
tamamen kovulmadı ama konum değişkliğine sebep oldu. yerine anında birini aldım ve hiç umrumda olmadı.
tabii olduğun görevi ve bedelini aldığın işin görevini sonuna kadar ifâ etmekle mükellef olduğu bilincini yitirmemeli.
sıkıntılı bir arkaştı ama kendi eksiklerini bildiğim için nerde nasıl verimli kullanacağımı biliyordum.
ekip sevindi ama ben içten içe üzüldüm.
liderlik ve yöneticilik ikisi aynı anda gerçekten güç iş.
ya dediğinin arkasında duracaksın veya söylediğini çiğnemeyeceksin, profesyonel olmak kolay değil.
sinirlendim ama umrumda değil, ben tabii olduğum işin en iyi şekil de ve sıfıra yakın hatayla yapmakla mikellefim.
bugün kuruma yapılan denetlemeden ötürü, 1 gün mümkünse özgür iradesiyle erken gelebilme ihtimalini sorduğum personelin, gün sonu stabil mesaisinin bitimine 1.5 saat kala ben çıkıyorum diyip;
sebebini sorduğumda, ama ben erken geledim demesi sonucu kovdum hemde kötü kovdum ve eğer isterse gayet özgür iradeyle beni dilediği yere şikayet edebileceğini belirttim.
tamamen kovulmadı ama konum değişkliğine sebep oldu. yerine anında birini aldım ve hiç umrumda olmadı.
tabii olduğun görevi ve bedelini aldığın işin görevini sonuna kadar ifâ etmekle mükellef olduğu bilincini yitirmemeli.
sıkıntılı bir arkaştı ama kendi eksiklerini bildiğim için nerde nasıl verimli kullanacağımı biliyordum.
ekip sevindi ama ben içten içe üzüldüm.
liderlik ve yöneticilik ikisi aynı anda gerçekten güç iş.
ya dediğinin arkasında duracaksın veya söylediğini çiğnemeyeceksin, profesyonel olmak kolay değil.
sinirlendim ama umrumda değil, ben tabii olduğum işin en iyi şekil de ve sıfıra yakın hatayla yapmakla mikellefim.
devamını gör...

