81.
en iyi arkadaslarim, ben ve yalnizligim.
kulaga acinasi gelse de oyle cilgin eglencelerimiz ve sohbetlerimiz oluyor ki, biri gelecek de keyfimizi kaciracak diye odumuz kopuyor.
anlayamazsiniz
kulaga acinasi gelse de oyle cilgin eglencelerimiz ve sohbetlerimiz oluyor ki, biri gelecek de keyfimizi kaciracak diye odumuz kopuyor.
anlayamazsiniz
devamını gör...
82.
bana kadar.
devamını gör...
83.
yalnızlığım göstermiş olduğum ve yaşamış olduğum şekliyle iki türlü hayat buluyor ruhumda.
gösterdiğime herkes şahit. belki yetinmeyi bilmem gerektiğini düşünecek kadar da fazladır onlar için.
yaşamış olduğum ise insan yığıntıları. uyumlu olamadığım, samimi bulamadığım, sevemediğim, gürültüden ibaret bulduğum yığıntılar.
gösterdiğime herkes şahit. belki yetinmeyi bilmem gerektiğini düşünecek kadar da fazladır onlar için.
yaşamış olduğum ise insan yığıntıları. uyumlu olamadığım, samimi bulamadığım, sevemediğim, gürültüden ibaret bulduğum yığıntılar.
devamını gör...
84.
degilim. evet.
devamını gör...
85.
kendimi öldürmeye kalksam kimsenin fark edemeyeceği kadar, ortadan 2 dk kaybolsam müge anlıya çıkacakları kadar.
devamını gör...
86.
“gökyüzü bazen ciğerime doluyor”
kadar….
kadar….
devamını gör...
87.
vaccapta yine herkese en son ben yazmışım seviyesinde bir yalnızlık.
devamını gör...
88.
yalnızlık tanımının anlamını yitirecek kadar.
devamını gör...
89.
i said to hank williams, ''how lonely does it get?''
hank williams hasn't answered yet
seviyesi
devamını gör...
90.
91.
vahdet-i vücuta istinaden kosmos ve ötesi de dâhil her şeyin benimle bir olduğunu bilmemle yalnız kalamadığımı anladım. yalnızlık, psikolojiktir.
devamını gör...
92.
burama kadar geldi, buralar değerlenir deyip yerleşti.
yatırımcı p**emenk!!
yatırımcı p**emenk!!
devamını gör...
93.
.
yürüdüğüm yollar var
yollar yalnız
geçtiğim köprüler
altından sular akmayan
gemiler görüyorum uzaktan
hepsi yakılmış
gitmem gerek
nereye
bu kalmışlıktan hangi kabule
durduğum yerler var
beklemediğim durduğum yalnız
görünmezim kimseye
ağır aksak bulanık
sesler duyuyorum uzaktan
hepsi tanıdık
gitmem gerek
nereye
bu yanılmışlıktan hangi gerçeğe
sustuğum bir şey var
sustuğum içimde yalnız
kelimeler buluyorum dağınık
toplayacak oluyorum
birleşince anlamsız
gitmem gerek
nereye
bu yalnızlıktan hangi kimsesizlğe
şiirlerim var
uzun gecelere
kısa uykularla yazılmış
nefesi tütün kokan
dudakları çatlamış
suya yazılmış şiirler
gitmem gerek
yok başka yer
yürüdüğüm yollar var
yollar yalnız
geçtiğim köprüler
altından sular akmayan
gemiler görüyorum uzaktan
hepsi yakılmış
gitmem gerek
nereye
bu kalmışlıktan hangi kabule
durduğum yerler var
beklemediğim durduğum yalnız
görünmezim kimseye
ağır aksak bulanık
sesler duyuyorum uzaktan
hepsi tanıdık
gitmem gerek
nereye
bu yanılmışlıktan hangi gerçeğe
sustuğum bir şey var
sustuğum içimde yalnız
kelimeler buluyorum dağınık
toplayacak oluyorum
birleşince anlamsız
gitmem gerek
nereye
bu yalnızlıktan hangi kimsesizlğe
şiirlerim var
uzun gecelere
kısa uykularla yazılmış
nefesi tütün kokan
dudakları çatlamış
suya yazılmış şiirler
gitmem gerek
yok başka yer
devamını gör...
94.
yalnızlık bize göre değil
devamını gör...
95.
kendi kendime yetecek kadar.
devamını gör...
96.
97.
son 1 aydır yeniden çabalama dönemine girdim. ancak boşuna girmişim.
olmayınca, olmuyor. fazla da zorlamamak lazım bazı şeyleri.
herkes "sevgi" istiyor ama o sevgiyi verecek "güven, özveri ve tecrübe" maalesef herkeste yok. herkes karşısındaki kişiden yani benden kusursuzluk bekliyor.
ben buna sinir oluyorum. yahu, ben kimseye kusursuzluk vaat etmiyorum. ben, beni olduğum gibi kabul edecek ve karşımdakini de hatasıyla, sevabıyla, kusuruyla olduğu gibi kabul ediyorum.
herkesin serzenişi ortak ancak herkeste samimi bir çözüm yok. bu ülkede birçok konuda geçerli.
herkes gergin, herkes suçlayıcı, herkes diğerini itin götüne sokuyor, herkes çok haklı, herkes çok biliyor ve herkes çok kırılgan, herkes her şeyden anında nem kapıyor.
yalnızlık önce allah'a, sonra ise bu adama mahsustur.
gerçekten bazı konularda, keşke bu devirde yaşamamış olmayı öylesine talep ediyorum ki..
beni bundan kurtaracak kişi de anasının karnından doğmadı.
o yüzden, bunu kabullendim artık. sadece bazen içim burkuluyor..
ancak bazen bu hayat bir insana çok fazla geliyor, bazen de eksik. işte hem fazlalığı, hem de eksikliği paylaşacak bir yoldaşın yokluğu da, bazen çok koyuyor be.
sevdiğin bir şeyi, içini yiyip bitiren sıkıntıyı ya da bazen goygoy yapmak istediğinde o kişiyle yapamayınca harbiden oturuyor.
neyse, ben düğünlerin aranan zeybek oynayan, angara havasını oynayan ve sonra eve gidince hem mutlu olan arkadaşlarının şerefine, kendi yalnızlığının da içine içine, içmeye devam edecek olan adamım ve bu gerçek, ben nefes aldığım sürece böyle devam edecek.
herkes evlenecek, sevgili yapacak diye bir kural yok. bazı dallamalar da yalnız kalmalı, benim gibi. ben nasılsa güçlüyüm, bana bir bok olmaz.
benim hakkım bazen gitti başkalarına. sizler benim yerime de sevin, sevilin, mutlu olun. düğünlerinize koşarak gelirim. gelmezsem suratıma suratıma tükürün.
olmayınca, olmuyor. fazla da zorlamamak lazım bazı şeyleri.
herkes "sevgi" istiyor ama o sevgiyi verecek "güven, özveri ve tecrübe" maalesef herkeste yok. herkes karşısındaki kişiden yani benden kusursuzluk bekliyor.
ben buna sinir oluyorum. yahu, ben kimseye kusursuzluk vaat etmiyorum. ben, beni olduğum gibi kabul edecek ve karşımdakini de hatasıyla, sevabıyla, kusuruyla olduğu gibi kabul ediyorum.
herkesin serzenişi ortak ancak herkeste samimi bir çözüm yok. bu ülkede birçok konuda geçerli.
herkes gergin, herkes suçlayıcı, herkes diğerini itin götüne sokuyor, herkes çok haklı, herkes çok biliyor ve herkes çok kırılgan, herkes her şeyden anında nem kapıyor.
yalnızlık önce allah'a, sonra ise bu adama mahsustur.
gerçekten bazı konularda, keşke bu devirde yaşamamış olmayı öylesine talep ediyorum ki..
beni bundan kurtaracak kişi de anasının karnından doğmadı.
o yüzden, bunu kabullendim artık. sadece bazen içim burkuluyor..
ancak bazen bu hayat bir insana çok fazla geliyor, bazen de eksik. işte hem fazlalığı, hem de eksikliği paylaşacak bir yoldaşın yokluğu da, bazen çok koyuyor be.
sevdiğin bir şeyi, içini yiyip bitiren sıkıntıyı ya da bazen goygoy yapmak istediğinde o kişiyle yapamayınca harbiden oturuyor.
neyse, ben düğünlerin aranan zeybek oynayan, angara havasını oynayan ve sonra eve gidince hem mutlu olan arkadaşlarının şerefine, kendi yalnızlığının da içine içine, içmeye devam edecek olan adamım ve bu gerçek, ben nefes aldığım sürece böyle devam edecek.
herkes evlenecek, sevgili yapacak diye bir kural yok. bazı dallamalar da yalnız kalmalı, benim gibi. ben nasılsa güçlüyüm, bana bir bok olmaz.
benim hakkım bazen gitti başkalarına. sizler benim yerime de sevin, sevilin, mutlu olun. düğünlerinize koşarak gelirim. gelmezsem suratıma suratıma tükürün.
devamını gör...
98.
ara sıra yapay zekayla sohbet ediyorum çok zevkli. kezo peşinde koşmaktan iyi bence saçma sapan şeyler duymuyorsun.
devamını gör...
99.
100.



