hükümeti başarılı bulup desteklemeye devam ediyorlar.
devamını gör...

bozuk yokmuş, 40 bin var, olur mu?
devamını gör...

çok yoruldum ben;
insanların gereksiz gizemlerinden, gizli kapaklı işlerinden,
uzun süren sessizliklerden,
ve belki bu onların zerre umurunda bile değilken benim burada saçma salak içimin içimi yemesinden,
kalbimin bir mengeneye sıkıştırılmış gibi acımasından,
durup kendime sormadan,
durup kendimi dinlenmeden,
durup sakince düşünmeden o anki hissimle yaptıklarım ve akabinde pişman olduklarımdan,
sadece sevmenin yeteceğini düşünüp bunu göstermek için çaba sarf etmeyenlerden,
anlamadan, dinlemeden suçlayanlardan,
gözünü kırpmadan insan kırabilenlerden,
ne kadar kaldığını hiç bilmediğimiz ömrümüzü solduranlardan,
ama en çok da kendimden yoruldum ben!
bana bir adım gelenlere bin adım gitmelerimden,
değer bilmeyenlere harcadığım emeklerden,
bitmeyen ümidimden,
canımı yakanlara değil de kendime verdiğim cezalardan,
birini incitirim diye korka korka aldığım nefeslerden,
hep olumlu olmaya çabalamaktan,
boşa çektiğimi bile bile asıldığım küreklerden,
gitmem gereken yerleri terk edememekten,
kimseye hayır diyememekten,
istemiyorum ya da müsait değilim diyememekten,
en çok kendimden yoruldum...


hani oğuz atay diyor ya;
"en kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim.
yemeğe kal, dediler: kaldım. oysa, kalınmaz.
onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. sonunda kalkıp gidilir.
her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.
"


kimseye tek adım atacak,
kimseyi yeniden sevecek,
kimsenin derdini dinleyecek hali kalmıyor insanın sonra...

hani hevesimiz kalmamıştır diyorlar ya ondan işte!

geceler düşman - aşkın nur yengi...
devamını gör...

akciğerlerin iltihaplanmasının halk arasındaki ismi. tıbbi ismine de pnömoni denir. asıl olarak, akciğerde havadan alınan oksijenin girdiği bölge olan hava keseciklerinin iltihaplanması hastalığıdır. aniden oluşan öksürük belirtisi verir. sonrasında da ateş, üşüme, titreme, halsizlik, kas ağrıları, bazen de nefes darlığı, göğüs ağrısı ile kendini iyice belli ettirir. özellikle yaşlı hastalarda gelişen göğüs ağrılarında göğüs kısmında sıvı bir iltihaplanma olur. buna da sulu zatürre ya da zatülcenp veya halk diliyle de satlıcan hastalığı denir. ağır zatürrelerde ve kronik hastalarda, solunum güçlüğü çekilebilir. bağışıklık sisteminin baskılanması sonucu da ölüme sebebiyet verebilir. hastalığa bakteri, virüs ve mantar enfeksiyonları yol açıyor. basbayağı bir grip bile, alt solunum yollarına inerek zatürreye dönüşebilir.

zatürre hastalığı geçmişte, verem hastalığıyla birlikte en çok ölüme sebep olan hastalık olmuştur. son dönemlerde ölümlere yol açan covid-19 hastalığı da sıklıkla zatürreye dönüşmüştür. ağır atlatılan zatürre sonrasında da akciğer dokuları kalıcı hasar alarak, solunum kapasitesinde düşüş gözlenmiştir. penisilin ve pnömokok aşıların gelişmesiyle de ölümler önemli ölçüde kontrol altına alınmıştır.
devamını gör...

ölümün soğuk yüzüyle birleşti mi hele yutar insanı. ne garip değil mi? dakikaların saniyelerin kıymetini biliyorsun da bir insan ömrünün kıymetini bilemiyorsun.
devamını gör...

cahilliğin gözü kör olsun. iki parmakla zoomluyodum ben.
devamını gör...

insanlardan özellikle akrabalardan uzak olmak.
borçtan kurtulmak.
balık tutarken hissettiğim vuruşlar.
kavak ağacı yaprağı hışırtısı ve akan derenin sesi.
tavşanımı sevmek.
kuş cıvıltılarıyla uyanmak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir gün gelir, dünyanın bir yerinde yıllarca senin haberin olmadan yaşamış birine hayatını anlatmak istersin.*
devamını gör...

benim yararından çok zararını gördüğüm antibiyotik ilaç. hatta doktorun yazası geldiğinde de yazdırmıyorum. kötü bir şey olacakmış gibi bir iç sıkıntısı yapıyor bana,öyle ki nefes bile alamayacak hale geliyorum. faydası vardır elbet ama sırf yan etkileri nedeniyle uzak duruyorum.
devamını gör...

bağıra bağıra yazdım seni içime,
bir kez olsun yüzünü güldüremedim.
devamını gör...

koltuk sevdalisi *.
devamını gör...

gerekli bir grup ve ürkütücü bir ortamda yapılırsa herkes en ufak bir tıkırtıda göç* korkusu sarar.
devamını gör...

kendi açımdan, bilimsel başlıklarımın yalnız kalmasıdır. gerçekten de üzülüyor insan.
devamını gör...

merhaba arkadaşlar. küçük bir liste hazırlamıştım bunu paylaşmak istedim sanırım bu başlığa da vesile oldum ve yürüyün arkadaşlar dalın gitsin.
19.45 sularında radyo programı öncesi küçük bir deneme var ilbi'den raşın taym.

bana uyuz olup da kıskanan bütün yazarlarımıza gelsin eminim hemen koşup ben de paylaşıcam hemen alın beni de radyo'da ben de duyulmalıyım diye mesaj kutularını dolduracaksınızdır. yapın efendim. en azından kötü kötü duygularınızı insanların iyiliği amaçlı kullanın, çıldırmayın kafi.


sevgi ve saygılarımla. iyi dinlemeler!
devamını gör...

bu insanlar genelde kendileri bir baltaya sap olamadıklarından olanların da hevesini kırıp iç rahatlatırlar. ruh emiciler de denebilir. görüldüğü yerde koşarak kaçmanızı tavsiye ederim.
devamını gör...

4 saat. ne kadar dayanabilirim diye ir bakmak istemiştim. 4 saat dayandım.
devamını gör...

şu an atatürk’ü doğru düzgün anan genç yok, var da sayıları çok az. bu ülkeyi siyasal islamcılar yönetmeye başladıktan sonra atatürk’ü silmek, yok etmek için ellerinden geleni yaptılar. yani şu aşamada bu ülke gençlere emanet edilemez. e tabi atatürk’de tanrı değil bu günleri göremediği için gençlere emanet etmiş.

atatürk mezarından çıkıp gelse böyle gençliğe sokayım der açık ve net yani. sadece gençliğe de değil, binbir emekle kurduğu ülkeye de on posta gider, benim kurduğum ülke ne hale gelmiş diye… *
devamını gör...

insanı ürperten ve derin derin düşüncelerde dolaştıran hüzünlü bir durum.
bunu ilk olarak hastaneden sonra çaresizce eve getirilip de vefat eden dedemde deneyimlemistim. o kocaman kuvvetli bedenin içindeki kan buz gibiydi, artık nefes almıyordu bu çok ilginçti. sanki nefesini tutuyor ama hiç bırakmıyordu. karnının inip inip çıkmasını beklerken sabit şekilde öylece durması, teninin soğukluğu, bedeninin kaskatı kesilişi, açık olan gözlerinin artık seni görmediğini bilmek, hepsi çok garipti. bu kadar uzun süre hareketsiz yatabilmesi, bu kadar uzun süre nefes almamasi çok ilginçti. yaşamiyordu. bedeni artık etten ibaretti. duyguları da kaybolmuştu. daha bir gün önce o yatakta hareketsizce de olsa yatan nefes alan kişi simdi yoktu. onu o yapan gitmişti. orada yatan ise sadece değişmis baskalasmis bir bedendi yalnızca. bir çok anıyi bizlere bırakmasına, bizlerce hatırlanmasına yarayan yalnızca bir et yığını kalmıştı. kendisi çoktan uzaklara yolculanmisken ardında kalan bir mektuptu dokundugum. hatıraların yazılı olduğu bir mektuptu. çürümeye mahkum o mektubu da zihnimize gömerek yolcu ettik.
devamını gör...

dinlendiğine pişman etmeyen, gülmekten yere düşüren fıkralardır.
örnek bir tane hemen aşağıda mevcuttur. (herkesi yarmaya bilir)

bir gün bir hırsızla bir i*ne arkadaş olurlar. beraber yemeğe giderler.
hırsız i*neye "bana i*neliği öğretir misin?" der.
i*ne "sen bana hırsızlığı öğretirsen ben de sana i*neliği öğretirim." der
hırsız hızlı bir hamleyle yan masadaki adamın cüzdanını çalar.
"şimdi sen bana i*neliği öğret" der.
i*ne de "tamam o zaman" der ve yandaki adama dönüp
"amca bu adam senin cüzdanını çaldı." der
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim