murat çulcu tarafından yazılmış. 1998 kasım ayında ilk baskısını yapmış. mafiayı sosyolojik manadan irdeleyen ilk türkçe kitaptır. köşe yazılarından oluşur. diğer kitaplar gibi işin magazinsel tarafını değil sosyokültürel altyapısını ele alır. kitabın giriş kısmında neden mafya değilde mafia denmesi gerektiğini güzel bir şekilde açıklar. çünkü mafia özel bir kavramdır. ve kısaltma olduğu düşünülmektedir. morta alla francia italia anela(fransızlara ölüm italya kükrüyor) veya mazzini autorizza furti incendi avvenamenati(mazzini suç işlemeye yetki veriyor) olduğu düşünülüyor. başka bir görüş de mahfelyadan geldiğini düşünse de bugün kü mafia sözcüğünün bir akrostişten oluştuğu daha yaygın bir kanı olduğundan mafia diye yazılır mafya diye değil. buradan sonra mafios düzenin ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu açıklıyor. yerel gücün merkezi otoriteye direnişi olarak tanımlıyor mafios güçleri. gücünü de halkımızın çifte hukuk anlayışından aldığını vurguluyor. çünkü çifte hukuk anlayışında yazılı olmayan hukuk yani yerel bizim bugün sürekli şikayet ettiğimiz ataerkil yapıya dayanan herkesin kendi adaletini kendisi veyahut bir mafioso aracılığıyla aramasını gerektiren hukuk anlayaşı ön plandadır halkımız için. mafiosolar bu yüzden güçlüdür toplumumuzda. ha bu arada mafioso ne derseniz. mafioso bu sistemin merkezindeki insandır. şiddeti kullanarak yaptırım uygulayan yerel otoriteyi tesis eden bireydir. bazıları uzun bir suç kariyeri dolayısıyla tabiri caizse kendi ordularına sahip olduğundan doğrudan yaptırıma başvurmaz emir verir. ama kariyerin başlangıçlarında itibarlarını tesis etmek için kaba kuvvet şarttır. mafiosonun sadece suç işlemesi de yetmez bu suçlardan yırtacaktır. merkezi hukuktan kaçmanın yolunu bulması gerekir. bunları yaparsa hızlı bir itibar yükselişi sağlar. ekonomik yönden de güçlenmeye başlar ve partito denilen siyasal bağlantıları elde eder. merkezi otoritenin hakimiyetindeki bürokrasiye de sızar. mafiosonun tanımı böyle yapıyor murat çulcu. her ne kadar mafioso kadar olmasa da türkiyede her birey mafios davranış sergiler. mesela bir liseden mezun olan insanların işe alırken kendi lisesinin mezununa öncelik tanıması da maffios davranıştır. çeteleşmeye örnektir. memleketçilik de öyledir. veyahut tanık olunan bir yaralanma olayı sırasında aman abi şahit yazmasınlar diye kaçmak da bir nevi omertaya uymaktır. çocukken bizi bak polis gelir jandarma gelir diye korkutmaları dahi merkezi güçten korkulmasını yerel otoritelere bağlılığı gösteren bir hareket değil midir? ama en sıkıntılı mafios davranış galiba omertaya uymaktır. bu hukuk devletini kitliyor yazara göre. çünkü tanık kanıt mekanizmaları olmazsa çağdaş hukuk işlemez. kitabın ortalarına doğru uyuşturucu ve mafios faaliyetlerin finanse edilmesini işler. burada murat çulcunun çizdiği portreye göre abd çin gibi devletler cosa nostrayla iş birliği içerisinde türkiyenin de bulunduğu güzergah üzerinden karlı bir narkotik ağ kurmuştur. malum örgütün de bu işin içinde olduğunu söyler yazar. ki haklıdır da bence.
bundan sonraki terörü ele aldığı bölümde terörün nasıl abdnin elinde bir silahken mermisinin ters döndüğünü söyler. kitabın basımından birkaç yıl sonra 11 eylül olması pek manalıdır. bu bölümden sonra genel mafios toplum tespitlerini hadiselerle açıklayarak kapanışı yapar. dili akıcıdır anlatımı sadedir. ama pek baskısı bulunmaz kitaplarının. zaten böyle akademik denebilecek açıdan ele aldığından pek satmamıştır. çünkü halkımıza magazin lazımdır.
özetle eğer 90ları veyahut şimdiki iç hesaplaşmaları anlamak isterseniz okuyun okutun. hatta osmanlıdan beri süregelen şu örfi hukuk çağdaş hukuk çatışmasını da çok güzel açıklıyor.
devamını gör...

(orta)sami dil ailesinden arapça... arapçanın, konuşulduğu topraklardaki farklı varyasyonları dilin kendi içindeki değişkenlerden kaynaklıdır ki, dilin değişkenlik ihtimali, o dilin zenginliğine emaredir. fasih arapça denilen kur'an arapçası ise, tüm arap lehçelerinin anasıdır. günümüzde lehçeleri farklı olan arap devletlerinde tüm resmi alanlarda fasih arapça kullanılır. lehçelerde değişkenlik gösteren arapça genellikle günlük dile yansır.

iki dil arasında kıyas yapma mevzusu ise makul değildir. her dil belli bir kültür havzasının ürünüdür. iki kültür nasıl ki kıyas edilemez, birbirinden üstünlüklerinden bahsedilemez ise, dil de aynıdır. çünkü böyle bi kıyas yapabilmek için elimizde objektif bir kıyas materyali yoktur sevgili yazarlar.
devamını gör...

bazı insanlar vardır, fazla konuşmazlar dertlerinden sıkıntılarında.
nasılsın diye sorulduğunda, iyi derler. uzatmazlar fazla.
yüzleri güler muhabbet ederken ve her lafı da kendilerine çevirmezler.
insanlarda öyle sanır işte. sürekli dertlerinden, sıkıntılarından, endişelerinden bahsetmiyor. her muhabbeti kendine çevirmiyor. kendini her şeyin merkezine koymuyor diye derdi yok sanırlar.
bu insanların nasıl bir girdapta oldukları ancak çıktıklarından sonra öğrenilir ve vay be dedirtir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

batı avustralya'da bulunan bir tuz gölüdür. gölün suyu pembe renktedir. bilim insanları göl ilk keşfedildiğinde pembe rengin gölün dibinden kaynaklandığını sanmış ancak su bir kaba konulduğunda da rengini korumuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gölün rengi her zaman pembe değildir. yeşil renkli salina isimli su yosunu ve halobacteria cutirubrum yoğunluğunun sonucu olarak değiştiği belirtiliyor. bölgedeki diğer pembe göllerin rengini sağlayan canlılar bunlar olduğu için, hillier gölü için de aynısı düşünülüyor.

yeterli tuzluluk, uygun sıcaklık ve yeterli ışıkta yosun, kırmızı bir pigment olan beta karoten üretir. halobacteria, gölün tabanındaki tuz kabuklarında yetişiyor. gölün rengi, d. salına ve halobacteria cutirubrum arasındaki nüfus dengesi ile ortaya çıkan bir dünya harikası.
devamını gör...

en güzel cevabın '' susmak '' olduğunun farkında olmasıdır. ne kadar cevap o kadar üzücü durumdur çünkü. bazı durumlarda susmak kadar güzel bir şey yok gerçekten. ağız değil de gözlerin anlattığı her zaman daha tesirlidir.
devamını gör...

bazen her şeyi değiştirebilecek güçte olduğumu hissediyorum. kendi hayatım için yani, her şeyi yapmaya gücüm yetermiş gibi geliyo.

sonra hiçbir şeye gücümün yetmediğini görüyorum. öyle şıp diye olmuyo her şey. şıp diye yabancı dilleri öğrenemiyorum, tarihteki birçok şeyi hâlâ bilmiyorum. hayatta çok eksiğim var. bilgim hep eksik. ne kadar öğrenirsem öğreneyim eksik. kocaman bi evrendeyiz ve bi toz zerresi bile değiliz.

ama yine de -işte yine de- kendimiz yapabiliriz, kendimizi biz geliştirebiliriz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir hikayesi var ancak ne bilmiyoruz ve bu çok daha etkileyici, fotoğrafı çeken kişiden tutun da trenin içinde olan insanlara kadar bazı fotoğraflar insanın duygularına dokunur ancak tam olarak ne hissettirir bilemezsiniz bu fotoğraf da onlardan biri.
devamını gör...

(bkz: neredeyse bir balina) steve jones'un 1999 yılında yayımlanan kitabıdır. kitabın yazılış amacı; türlerin kökeninin mevcut bilimsel birikimin ışığında yeniden yorumlanması yada güncellenmesidir. kitap; yazıldığı dönemin bilgi düzeyi üzerine kurulu olsa da çok fazla detaya inmeden, konuya hakim olmayan kişilere de darwin'in kuramını güncel örneklerle, sade ve akıcı bir dille anlatıyor.

-

kladistiğin becerisi, genlerin karşılaştırmalı anatomisi sayesinde gelişmiştir. dna molekülü geçmişe uzanan ve kimileri beklenmedik desenler sergileyen milyonlarca bağlantı kurar. genleri temel alan bir floresan sondası, bir hayvanın başka hayvanlarla uyum düzeyini ortaya çıkarmakta kullanılabilir. birkaç bin bazın uyum gösterdiği bir bölgede olta kaldırılır ve kromozomlar üzerinde kızılımsı bir leke oluşur. insanlar ve domuzlar, ya da insanlar ve sığırlar, elliden fazla uzun seriyi ortak olarak taşırlar. bunlar, yavrularını canlı olarak doğurmak, tüylü olmak ve süt vermek gibi özellikler kadar, bu hayvanların ortak atadan geldiğine ilişkin kanıt oluşturur.
daha şimdiden pek çok canlının genleri baştan sona okunmuş durumda. ortaya çıkan sonuç, doğa bilimcilerin daha önceden imgelemlerine sığmayacak biçimde, canlılar arasında gruplar içinde gruplanmalar olduğudur. insan kromozomlarında bulunan otuz bin genin ve fare kromozomlarında neredeyse bir o kadarının yeri saptandı. pıgmap, domuzun genetik haritasını çıkarma çalışmasında, şimdiye kadar yaklaşık altı yüze yakın gen tanımlanmıştır. kedilerde, yüzden fazla genin kromozomdaki yeri belirlenmiştir. küçücük iplik kurdu, dna molekülündeki bütün harfleri okunan şimdiye kadar ki tek hayvan, tam olarak on dokuz bin doksan dokuz gene sahiptir ve bunların tümünün izleri sürülerek bulunmuştur. birkaç bakteri çeşidi ve tek hücreli parazitin de bütün genetik malzemesi deşifre edilmiş durumdadır.
bu canlıların çözülen genetik şifresi birbirine fazlasıyla benzemektedir. insanlar ve farelerde tümüyle aynı olan pek çok bölüm vardır ve iki bin insan geninin farelerde tam olarak özdeşleri bulunmaktadır. dna molekülünü deşifre etmek için yapılan yorucu çabalar, farelerde bulunan kromozomlardan birisinin düzeninin bir bölümü ile aşağı yukarı özdeş olduğunu ve sığırların bize farelerden de fazla benzediğini gösterdi. bitki genlerinin yarısından fazlasının farelerde eşdeğeri olduğu ortaya çıktı. nematod kurtçuğu ile maya bakterisinin kalıtım materyalinin yaklaşık yarsının ortak olduğu görüldü ( bu ikisi yaklaşık bir milyar yıl önce ayrılmıştır). oldukça uzak canlıların genetik tasarımda sergiledikleri bu beklenmedik paralellik şaşırtıcı olmuştur. insanlarda kalıtsal bir sinir sistemi hastalığına neden olan bir genin, maya bakterisinde ( sinir sistemi yoktur) tam bir dengi bulunmuştur. sy 402


- darwin'in düşüncelerinin bir bölümü bugün de geçerliliğini korumayı sürdürürken, kimi düşüncelerinin yanlış olduğu anlaşılmıştır. buna karşılık, türlerin kökeni, bir bilim eseri olduğu kadar sanat eseri olarak ele alınmayı da hak etmektedir. onun temel mesajları geçerliliğini korumaktadır. en gelişkin hayvan ve tasarlama yeteneğine sahip en yüksek varlık olarak insan, tıpkı diğer canlılar gibi, açlığın ve ölümün hüküm sürdüğü doğadaki savaşın içinden doğmuştur. ama yalnızca insan, bu savaşın sınırlarını kabul etmeyerek onun ötesine ilerleyebilmiştir. fakat bunu önceden belirlenmiş bir yazgı olarak değil, tümüyle kısa erimli ve çıkarcı seçilimin ardışık birikimi sonucunda gerçekleştirmiştir. sy 464
devamını gör...

larktwain_123_ tabiki sürekli denk geldim 2 gündür.
devamını gör...

sende bizim kâr ortağımız sin.
asla o kâr dagitilmadı..
devamını gör...

sevmediğim tiplerle özellikle akraba denen yaratıklarla bir arada olmak.araya çin seddi örsem de zaman zaman karşılaşınca sinirleniyorum.
devamını gör...

cartlak renkli ve desenli, çoğunlukla polyesterden mamul gömlek modeline halk arasında verilen isim. üstten iki veya üç düğmesi hiç kapanmayan bu gömlekler, boyna takılacak altın zincir, bir kolda kol saati öbüründe altın künye ve irice bir şövalye yüzüğüyle kombinlenir. yeşilçam'da seksüel menajer rollerindeki aktörler genellikle bu gömleği giydiği için adı böyle kalmıştır. ha gerçekte de o meslek erbabı giyiyor mu bilmiyorum, reelde gören biri yazabilir*...

yukarıda anlattığımız gömlek modelini örneklendirelim. bu gömlekle aklıma ilk gelen iki film karakterinin ikisi de yeşilçam'dan değil, biri hatta yabancı filmlerden ama olsun...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(mundungus fletcher, harry potter serisinin üçkağıtçısı)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(müteahhit fikri, vizontele'nin en iyi hatırlanan karakterlerinden)
devamını gör...

kötü günler geçirdiğim zamanlarımda güzel bir şarkı dinlediğimde sonrasında bir daha asla açıp dinleyemiyorum. güzelim şarkıyı o ana harcıyorum bir nevi.
ne bileyim tekrar dinlersem o zamanlara geri dönermişim gibi hissediyorum. rahatsız oluyorum o hatıralar aklıma geldikçe.
devamını gör...

yazın yapıldığında güneş ışınlarının hepsini üzerine çekerek kavrulmanıza sebebiyet verecek eylemdir.
devamını gör...

bir gün okuldan erkenden arabayla alındım ve eve götürüldüm hayatımın dengesi şaştı her zaman başkaları için kurulan cenaze çadırı babam için kuruldu ve ben sinir krizi geçirdim bundan daha bok bir anım yok hadi eyw
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle pırlanta değerinde az bulunan şairimize de 5 parasız belediyenin açtığı çukura düşüp ölmek yakışırdı zaten, canım ülkem hiç değişmiyor.
devamını gör...

dua ediyorum ki kafa topu oyunuyla bir ilişkisi olamasın.
devamını gör...

ben tam tersini düşünüyorum. hatta çoğu şeyi eksik bile anlatıyor bence.
devamını gör...

sözlüğe kayıt aşamasında olan yazarları girdiği birkaç tanım ve açtığı başlıklar ile karşılaması gereken eski yazarlarımızdandır.

normal sözlük formatını,kurallarını ve örnek vatandaş'ın tanımlarını ve açtığı başlıkları gördüm okudum ve onaylıyorum butonu fena olmazdı.

tam bir örnek yazar, tam bir örnek vatandaş. ah bir de yönetici olsa. işte siz o zaman olacakları düşünün *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim