221.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
222.
hoca dışarı atmıştı merdivenden inerken dişimi kırmıştım öyle bi maldı ki mesela kelimesini kullanmayın örneğin kelimesini kullanın mesela kelimesi arapça diyodu kelinde darbuka çaldığım..
devamını gör...
223.
bir sınıf arkadaşımız bitlenmişti. rezalet öğretmenimiz herkesin içinde x’ten uzak durun bitlenmiş o demişti. kızı eve göndermek varken bildiğiniz afişe etmişti. akran zorbalığıyla savaşması gerekirken küçücük çocuğa böyle davranmıştı işte.
devamını gör...
224.
açım dediğinde ekmeğimin yarısını böldüğüm arkadaşımın yaklaşık 7 yıl sonra aç olmadığını söylemesi ve bazı iyi şeylere olan inancımı kaybetmem.
devamını gör...
225.
uç takamiyorum diye arkadaşım taksın dedim yanina götürdüm ayaktaydim diye hocam bana kızıp dovmustu hiç unutmuyorum onu hala aklimda
devamını gör...
226.
okul numaram, ingilizce öğrenmeye! başladığımız senenin yarı yılında hamile kalan ingilizce öğretmenim, okuma fişleri ve çocukluk aşkım; golden retriever.
devamını gör...
227.
uçları kırardım, silgi tozunu da biriktirirdim ve bunları, boş uç kutusuna koyardım. sözde büyü yapıyordum.*
devamını gör...
228.
cuma günleri beslenme saatindeki lahmacun seansları, çarpma yarışmaları ve ikinci sınıfta bilgi yarışmasını kazanmamıza rağmen birinciliğin zengin ailelerin çocuklarına verilmesidir.
devamını gör...
229.
türk, öğün, çalış güven yazısının altından geçerek girdiğimiz koridor: solda iki sıra çeşme var, onun arkasında amonyak kokan malûm yer.
muslukların hemen yan tarafında kocaman bir leğen içinde taş gibi sert simitler satılır.bayrak töreni varsa o leğen kaldırılmıştır. andımız okunurken sıra küçük sınıflardaysa simit satılan masanın üstüne çıkar hiç olmadığı kadar uzun boylu olur minicik birler.
yanında merdiven var, oradan daha üst sınıflara çıkılır.
sağ taraftaysa minicik bir kooperatif: beşler kendilerine sıra geldiğinde ellerine verilen anahtarla küçük kulübeyi açar ve satış yapar.

uzun koridorda birlerin annelerinin kamp kurduğu koridor vardır. düğmeleri sökülen çocukların üstünü başını düzeltmek, unuttukları beslenme çantasını getirmek üzere oradadırlar. okul yeni başladıysa, birlerden bazıları salya sümük ağlar;bazıları da kaygısızca oradan oraya koşturup kızların saçını çeker,kurdelelerini bozar, uslu duranları yaramazlığa teşvik etmek için şöyle bir vurup kaçar.
bir de iki çocuk eğer birbirine kollarını arkadan dolamış size doğru geliyorsa kaçmanız gerekir. ‘önümüze gelene bir tekme’ nidalarıyla kimi yakalarlarsa o kişinin kara önlüğü ya da ayakkabıları toz toprak içinde kalır.

sınıfların bittiği yerde kreş vardır, tülleri çekilidir. herkes orayı çok merak eder, üstlerinde masa örtüsü benzeri ekose önlüklü çocukları cama burun dayanarak izleyebilir.
orayı en iyi bilen nadir’dir aslında.o yaramazın tekidir, siyah önlüğünün beyaz yaka kısmı sürekli kopuktur,sallanmaktadır koşturduğunda, dizler yaralıdır.bu kadar enerji harcamanın sonu ya annesinin elinde bir dikiş takımıyla okula gelmesiyle ya da o gizemli kreşte sağlam bir uyku çekmesiyle son bulur.sabah yediye yirmi kala derse başlayan pire kadar çocuklar beslenme çantalarından çıkan türlü yiyeceklerle biraz güç toplarken,sınıfın hiperaktifi (o zamanlar bunun yerine yaramaz kullanılırdı),gözleri uykudan şişmiş şekilde aramıza katılır.
beslenmelerde kokusu ortalığı saran haşlanmış yumurta, ekmek arası peynir ya da köfte,çokokrem sürülmüş dilimler ya da mevsimine göre meyve vardır.mandalina varsa sınıftakilerden en az bir kişinin gözü çıkan gazla yanar ve ağlamaya başlar.annelerin çantaya fazladan koyduğu kurabiye ve poğaça gibi şeyler öğretmene gururla sunulur.
hele yerli malı haftasıysa veliler okula tepsi tepsi taşınırlar, herkes evinde ne varsa koyar çantalara, kuruyemişler de eklenir menüye. öğretmenler odasının bayram günüdür, diğer günler ancak gözünü uyduranların görebildiği kapısı ardına kadar açıktır, portakalla karışık kıymalı börek ve karbonatlı kek kokuları gelmektedir içerden.

zil çaldığında çil yavrusu gibi dağılır çocuklar koridorlara ve bahçeye. sütunlu giriş köşe kapmaca için uygundur, büyük sınıflar herkesten önce koşup oyun alanını belirler.

cebinde harçlığı olanlar en üst katta satılan kola, gazoz ve bisküvilerden alabilir.beşler burda da işletmeci olarak karşımıza çıkar.her yerde mutlaka bir itiş kakış hakimdir.

resim dersi varsa kırmızı yangın kovalarından ikisi sınıfa gelir: birinde temiz,ötekinde boyalarla renklenmiş su vardır.
güzel yazı, divitler, hokkalar, bozulan uçlar, dökülen mürekkepler dersidir. küçücük eller sınırların içinde yazılar yazmak için eğitilir.

sınıf kapısına örtülen yeşil perde, orhan öğretmen’in objektifine kırmızı gözlü yüzlerce çocuğun takılacağının habercisidir. öğretmenler bozulan saçları örer, kurdele varsa düzeltir. haylazların yana kaymış yakalarını toparlar.

birler sene sonuna doğru okuma bayramı yapmak için hazırlanırlar: şiirler, rontlar,tekerlemeler, küçük tiyatro oyunları sunacaklardır.başarılı ve sivri öğrenciler başrol oynarken, yardımcı oyuncular öğretmenin pek de ilgi göstermediği çocuklar arasından seçilir.
necmettin ve döne sınıfın ikizleridir,ayrımcı öğretmenin sınıfında arka sırayı ‘işgal ‘ ederler.okumayı öğrenmediklerini için bu bayramda da varlık gösteremezler.
öğretmenler arasında en güzel okuma bayramı yapma yarışı öğrenci ve veliler tarafından da hissedilir.
bayramlar pek renkli kutlanır: özellikle 29 ekim ve 23 nisan çeşitli rollerin, kıyafet değişikliği yapmanın, folklörcülerin ve havalı bando takımının zamanıdır.
beş para ver, beş para ver
beş para yoksa on para ver

tonunda çalar davullarını, üflerler borularını bandocular.kırmızı beyaz kıyafetleri ile arz-ı endam ederler.

çocuklar uygun adım tören alanına götürülür,veliler meraklı vatandaşlar, gaziler ve resmî erkân izlemek üzere oradadır.
yıl içinde binbir şekle giren ilkokul insanları, temiz ve özenli kıyafetlerinin, taşıdıkları bayrak ve flamaların hakkını verme çabasıyla en uslu hallerine bürünmüşlerdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
230.
mavi önlük dicem yaşımız belli olacak
devamını gör...
231.
sigara içmek için okulu asardık. böyle bir ilkokuldu bizimkisi. sonrası vahim.
devamını gör...
232.
okulumuzun hemen yanında bir mini market vardı. 50 kuruşa bir adet kek ve meyve suyu alabiliyorduk teneffüs aralarında. hatta biraz daha ileri gidip matematiğimi konuşturmak istiyorum. 1 tl'ye iki adet kek ve meyve suyu alabiliyorduk. inanabiliyor musunuz?
çok özledim o günleri.
devamını gör...
233.
benim için çok eskide, bende o kadar akıl kalmadı. bana en erken liseyle gelin.
devamını gör...
234.
öğretmen bize kızmıştı. ağzını açanı döverim demişti. ben de o laftan sonra kalemi yere attım. kalemi almak için eğilince ağzımı açtım ve kalemi alıp doğruldum. öğretmen geldi bana bir tokat attı. nasıl anladı ağzımı açtığımı hala merak ediyorum.
devamını gör...
235.
iki öğretmenim oldu. ikisinden de nefret ettim.
devamını gör...
236.
gözlük takmaya başladı diye didem’i istiklal marşı okunmadan önce terk etmiştim.

ağlaya ağlaya okuması sınıf hocamız tarafından takdirle karşılanmıştı.
devamını gör...
237.
çöpün başında toplanıp kalem açmak.
o salak sıra örtüsünü yıkasın diye hep birine itelerdim.
su şişesiyle koridorda top oynamak.
devamını gör...
238.
ilkokul denince aklima sadece 2 sey geliyor;
1.melih.
2.cok hizli okudugum icin melih'in onunde hocadan yedigim tokat.
daha birinci siniftayim. ve sadece 6 bucuk yasindayim. okulda ogretilen her seyi biliyorum bu yuzden elmasi direk kirmizi olan ilk cocuk benim ve melih'i seviyorum.
ama oyle boyle sevmiyorum. melih'le tenefuslerde okulun arkasindaki eski evle ilgili birbirimize korkunc seyler anlatiyoruz.
onunla saatlece beslenme yapiyoruz falan. hep hocaya yakalanirdim unutamiyorum. okul musamerelerinde onun partneri olmak icin hocaya yalvariyorum.
sadece 1 yil beraber okuduk melih'le. sonra biz tasindik....
cocuk muhtemelen kaciyordu benden surekli ama o zamanlardan belliymis tam bir zilli olacagim ve tuttugumu koparacagim. bi melih'i koparamadim. ama tasinmasaydik varya.........
asla hoslandigim biriyle konusmaktan cekinmem te 4-5 yasimdan beri.
o yaslarda ust komsunun yakisikli ogluna "evlensene benle sabah beraber kahvalti yapariz" demisim.
ev sahibi teyzeden de popoma terligi yemisim. neyse ne diyorduk, melih...
ulan melih. nerde duysam acaba sen misin diye dikkat kesiliyorum. bul beni... aradan gecti 20 kusur yil, hala ilk aklima gelen sensin anliyor musun....
kaderimsin olum....
alicam seni, benim olacaksin.
melihler eklesin.
devamını gör...
239.
deli bir hocanın sınıftan birine sinirlenip çocuğu pencereden sarkıtması.
devamını gör...
240.
siyah önlük, beyaz yakalık, kara tahta, beyaz tebeşir, renkli kağıtla kaplanmış defter ve kitaplar, üzerinde timsah resmi bulunan kurşun kalem, pelikan marka silgi, sayı saymaya yarayan renkli fasulye taneleri ve abaküs.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ilkokuldan akılda kalanlar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim