ilkokuldan akılda kalanlar
başlık "örnek vatandaş" tarafından 21.11.2020 20:26 tarihinde açılmıştır.
161.
sınıftaki winxli diş macunu alamayan tek kız bendim. bir de hiç tekerlekli çantam olmadı..
devamını gör...
162.
hepsi grubunun şarkılarına sözde kareografi hazırlayıp kendimizi rezil etmemiz... biri de çıkıp uyarmadı be
devamını gör...
163.
bana kalem, silgi, defter veren hülya.
bu kız sürekli bana bir şeyler vermeye çalışırdı. o zamanlar hiç anlam verememiştim. ne zaman bir derdim olsa orada bitiyordu.. özledim onun sıcacık bakışlarını, dokunduğu yerlerim hep sızlıyor. gözlerimi her kapadığımda sesini nefesini duyuyorum. yıllar geçse de unutamıyorum. bir kere daha ruhuma dokunsa, biliyorum güneş doğacak ve dünyam aydınlanacak.. özledim seni hülya..
bu kız sürekli bana bir şeyler vermeye çalışırdı. o zamanlar hiç anlam verememiştim. ne zaman bir derdim olsa orada bitiyordu.. özledim onun sıcacık bakışlarını, dokunduğu yerlerim hep sızlıyor. gözlerimi her kapadığımda sesini nefesini duyuyorum. yıllar geçse de unutamıyorum. bir kere daha ruhuma dokunsa, biliyorum güneş doğacak ve dünyam aydınlanacak.. özledim seni hülya..
devamını gör...
164.
tüm okulun önünde kusmam var aklımda sadece.
devamını gör...
165.
okulum çok fazla değişirdi taşınmalar sebebiyle, hassas da bir arkadaştım o zamanlar. sahip olduğum bütün sınıf öğretmenlerine belirli sebeplerden küser eşyalarımı toplayıp sürekli dramatik çıkışlar yapardım sınıftan.. neredeyse bütün ilkokul hayatım tavşan dağa küsmüş şeklinde geçti.
devamını gör...
166.
çocukça sevdigim bir kızın olduğu ve tum sınıf tarafından dışlandigim
devamını gör...
167.
aslında her şey aklımda fakat başlığa gelmemin sebebi ilkokul 1. sınıf öğretmenim olan o kevaşe karıya küfür etmek. diğer 4 öğretmenime saygım sonsuz ama meziyet isimli denen karı!
senin gelmisini gecmisini, 7 sülaleni, çekip çıkaran ebeyi, ebenin sülalesini, ebeyi okuyan öğretmeni, o gece ananla baban sevişirken çokmeyen evi yapan ustayı, o ustaya harç karmayı oğreteni, evine yapım izni veren belediye çalışanını ve en çok senin varlığını aldığın nefesi karbondioksite çevireb akciğerini....
senin gelmisini gecmisini, 7 sülaleni, çekip çıkaran ebeyi, ebenin sülalesini, ebeyi okuyan öğretmeni, o gece ananla baban sevişirken çokmeyen evi yapan ustayı, o ustaya harç karmayı oğreteni, evine yapım izni veren belediye çalışanını ve en çok senin varlığını aldığın nefesi karbondioksite çevireb akciğerini....
devamını gör...
168.
annemin külotlu çorap giydirirken beni 2 metre havaya zıplatması*
devamını gör...
169.
öğlenci olduğum için hava karardığında arkadaşlarımla koridora çıkıp koridor ışığını söndürmek ve kendimizce eğlenmekti. ha bir de bodrum kat vardı bir tane. oraya gizlice iner, birbirimizi korkuturduk. çok güzel günlerdi be...
devamını gör...
170.
almanya'dan geldiğim için yabancı görüyorlardı beni. kendi köylerinden olmadığım için akıllarınca alay etmeye filan çalışıyorlardı. bir gün sınıfın bully uzun boylu sümüklü çocuğuna tekmeyi koydum. boşluğuna geldi oturdu zırlamaya başladı. o günden sonra hepsi uysal çocuklara dönüştü.
devamını gör...
171.
ben 5. sınıf, kardeşim 1. sınıftı. okulun ilk günü, annem sabah kardeşimi getirdi, nasılsa ben varım diye tüm gün beklemedi, eve döndü. derslere girdik, ilk teneffüs zili çalınca, kardeşimin yanına gideyim dedim. sınıfa girdim yok. soruyorum arkadaşlarına, hepsi daha bir saat önce okula başlamış şaşkın ördekler. cevap yok. çantası falan da yok. dedim, ilk günden okuldan kaçtı herhalde. bahçeye çıktım, hah karşımda bizim çekirge. sarılmış çantasına ağlıyor. beni görünce havalara uçtu. meğerse, zil çalınca ders bitti eve gidicez sanmış. toplanmış çıkmış. bahçede beklemiş, beni göremeyince, bırakıp eve gittim sanmış. e ufaktan dalga geçip, güldüm tabi günlerce. hala dalga geçiyor da olabilirim.*
devamını gör...
172.
-sınıf öğretmenimizin her hafta en çok çalışan derse katılan kişiye özel ‘haftanın prensesi/prensi’ gibi yazılar bastırıp sınıfa asması
-okuldan çıkıp eve gitme hevesiyle koşarken düşüp sol el bileğimi kırmam
vee en unutamadığım:
-en yakın 2 arkadaşımın ve benim aynı çocuktan hoşlandığımızı aynı anda söylememiz*.
-okuldan çıkıp eve gitme hevesiyle koşarken düşüp sol el bileğimi kırmam
vee en unutamadığım:
-en yakın 2 arkadaşımın ve benim aynı çocuktan hoşlandığımızı aynı anda söylememiz*.
devamını gör...
173.
boyna iple asılan silgi, renk renk boya kalemler, fasülye taneleri.
devamını gör...
174.
devamını gör...
175.
mavi beyaz kareli sıra örtüsü
devamını gör...
176.
uçların yanında yazan 2b, 3b gibi kalemin ayarını belirten yazıları yanlış anlamam sonucu sadece o sınıfa ve şubeye gidenlerin kullanabildiğini sanmamı unutamıyorum ( örneğin 2b kalemi sadece 2b'ye gidenler kullanabilir). bir de hb vardır onu hiç anlamlandıramamıştım herhalde başka okullarda böye bir şube var demiştim kendi kendime.
devamını gör...
177.
ali ata bak
emel eve gel
ışık ılık süt iç
emel eve gel
ışık ılık süt iç
devamını gör...
178.
en zorlandığım harfin"v" harfi olması ve okulda kedi tırnaklı kız olarak anılmam.
devamını gör...
179.
müthiş yalnız bir çocuktum. okuldan nefret ederdim. sınıf arkadaşlarım benimle hep dalga geçerdi işin kötü yanı dalga geçtiklerini çok sonradan abim beni uyarınca öğrendim. biraz büyüyünce okula gitmek zorunda olduğumu anladım ve kendimi duvar kağıdı gibi düşünmeye başladım. öyle ki çoğu zaman sınıf arkadaşlarım orada olduğumu unutup hakkımda konuşurdu.
o günlerin tek iyi yanı insanları izlemek için bol bol fırsatım oldu.
o günlerin tek iyi yanı insanları izlemek için bol bol fırsatım oldu.
devamını gör...
180.
gar, gış, gıyametti. 2 metre kar yağar okula giderken kara gömülerek giderdik. şaka bir yana, ilkokul öğretmenimiz bağlama çalan sevimli bir erkekti. derste sıkıldığımızda bize bağlama çalar; neşelenirdik. teneffüslerde ise yan taraftaki bakkaldan, leblebi tozu, gofret ve elmalı şeker alır heyecanla yerdik.
devamını gör...