ilkokuldan akılda kalanlar
başlık "örnek vatandaş" tarafından 21.11.2020 20:26 tarihinde açılmıştır.
261.
bana anne sıcaklığını hissettiren bir ingilizce öğretmenim vardı. hâlâ da ara sıra anımsarım kendisini. ilkokul zamanlarımdan aklımda kalan en güzel şey o.
devamını gör...
262.
mona rosa şiiri ve şiiri okuyan öğretmenin öğretmen olmaktan uzak oluşu. yaşımız şiiri anlamaktan uzak , öğretmen şiiri okuyan ama ruhu olmayan bir adam, ötekileştirmeyi vazife edinen bir aptaldı..
devamını gör...
263.
sınıfın en minnağı olarak sınıfın en uzunuyla dostane bir boğuşmacada onun ayak bileğindeki düğme kemiğini çatlatmam :(
sonrasında da öğretmenden yediğim seri ikili tokatlar. kadın bi bakıma beni alkışladı ama iki avucunun arasında benim yanaklarım vardı. ama öğretmenim -çat- ama öğr... -çat- ama ö... -çatt- tamam öğretmenim -çaçatakaçatat-
sonrasında da öğretmenden yediğim seri ikili tokatlar. kadın bi bakıma beni alkışladı ama iki avucunun arasında benim yanaklarım vardı. ama öğretmenim -çat- ama öğr... -çat- ama ö... -çatt- tamam öğretmenim -çaçatakaçatat-
devamını gör...
264.
birleştirilmiş sınıflı bir koy ilkokulunda 5 sene boyunca mükemmel idealist ali öğretmen rehberliğinde okumuştum. harika bir öğretmendi ufuk nedir o öğretti. var olsun.
devamını gör...
265.
istiklal marşını yanlış söyledim diye atılan tokat. tamam istiklal marşı ezberlenmeli ama ezberleyemedik diye de tokat atılmaz kolaysa şimdi gelsin atsın o tokatı hakkımı helal etmiyorum beni okuldan soğuttu ama ben yine de öğretmen oldum öğrencilerime asla öyle davranmıyorum davranmam da. öğretmen öğrenciyi okuldan soğutmaz okulu sevdirir.
devamını gör...
266.
öğretmenler tarafından 2 kere sınıfım değiştirilmişti 3. sınıfımdan mezun olmuştum. söz dinlemeyen yaramaz bir çocuktum hocalarım için. akıllarınca beni “iyiye yöneltmek” istiyorlardı ama yöntemleri yanlıştı. mesela 8. sınıfta beni “adam” edeceğini söyleyen hocam peşimden koşarken düşüp bacağını kırmıştı. o günlerin üstünden çok zaman geçti. dönem arkadaşlarımın bir çoğu cezaevinde, bazıları da öldü. ama ben kendi çabalarımla “adam” olabildim.
devamını gör...
267.
hiç sevmediğimonun da beni sevmediği biri vardı birbirimizin çantasını karalardık şu an 11 yılık sıkı dostuz*
devamını gör...
268.
yıllarca sınıf başkanı olmam ve okumayı ilk öğrenen kişi olarak kırmızı kurdele takılması... ne kadar uslu ve çalışkan olsam da tırnaklarım uzun olduğu için o cetveli parmak uçlarıma yemekten kurtulamamıştım. .d
devamını gör...
269.
cuma günleri yaptığımız yemek seansı.
devamını gör...
270.
#2181318 benim mental sağlık. şaka bir yana sınıfın en uzunuydum ve bu yüzden bazen dalga konusu oluyordum ama yine de sevip sevildiğimi hatırlıyorum. mutlu günlerdi yani.
devamını gör...
271.
yoksulluktan çanta alamadığımız için poşet gibi bir torba götürüyordum okula.
devamını gör...
272.
boyum kadar yağan karın içinde yüzerek okula gidişlerim, ilk üç yılımı sözde okutan öğretmenin çantama el koyup beni okulun psikoloğuna göndermesi, o üç yılın sonunda hayatımın şansı olan o muhteşem öğretmenin eline düşmem.
hâlâ ne zaman umutsuzluk yaşasam "öyle bir öğretmenden böyle bir öğretmene düştüysem bu kadar umutsuzluğun ardından bir mucize de çıkar karşıma" derim.
hâlâ ne zaman umutsuzluk yaşasam "öyle bir öğretmenden böyle bir öğretmene düştüysem bu kadar umutsuzluğun ardından bir mucize de çıkar karşıma" derim.
devamını gör...
273.
kaan'a olan aşkım ve 23nisanda şirine olmam
devamını gör...
274.
ethem isminde ki öğretmenimiz.
korkunç sinirli, merhametsiz ve psikopat bir adamdı. fatma isminde ki sınıf arkadaşımızın dudağını patlatmıştı. burnundan kan geldiğini görüp öğretmenim burnu kanıyoooo diye bağırdığımızda bırakmıştı kızı.
gariban bir kızdı. biz umutlanmıştık ailesi gelir ortalığı ayağa kaldırır diye. ama ne gelen oldu ne giden.
o kız yediği dayak ve arkadaşlarından utanarak bir süre daha aramızda kaldı. sonra bir daha gelmedi. ne olduğunu bilmiyoruz. o kişi ise yaptığı şeyi yapmaya devam etti.
nefret ediyorum o heriften!
sene 1988.
korkunç sinirli, merhametsiz ve psikopat bir adamdı. fatma isminde ki sınıf arkadaşımızın dudağını patlatmıştı. burnundan kan geldiğini görüp öğretmenim burnu kanıyoooo diye bağırdığımızda bırakmıştı kızı.
gariban bir kızdı. biz umutlanmıştık ailesi gelir ortalığı ayağa kaldırır diye. ama ne gelen oldu ne giden.
o kız yediği dayak ve arkadaşlarından utanarak bir süre daha aramızda kaldı. sonra bir daha gelmedi. ne olduğunu bilmiyoruz. o kişi ise yaptığı şeyi yapmaya devam etti.
nefret ediyorum o heriften!
sene 1988.
devamını gör...
275.
hoslandigim çocuğu en yakın arkadaşımla birlikte gördükten sonra pataklamam ve annesine söylerse bir daha dovecegimi söylemem, onun annesine söylemesiyle annesinin gelip bana kizmasi ve beni annesine şikayet ettiği için bir daha dövmem
devamını gör...
276.
uğradığım zorbalıklar. aşmak çok zor oldu.
devamını gör...
277.
sınıfta konuşanların kafasına yoklama defteriyle vuran öğretmenim.
devamını gör...
278.
ilk okul öğretmenim . adam ilk okul öğretmenliği yaparken o dönem üniversiteye de öğrenci yetiştirirdi. okulu bırak şehir de adı duyulan nadide insandı. akşam okuldan çıkar elinde şarap şişesi bilirdik sabaha kadar içer. ama okula gelir derse girdiği anda hiç bir şey olmamış gibi ayık birde güzel öğretir. hele adaleti kimsede yok birisi ders yapmadı mı sağında solunda önündeki arkasındaki arkadaşlarla tahtaya çıkarır tüm parmaklar birleşip cetveli yerdi neden mi ? ''siz arkadaşınız iyi olmasını istemiyor musunuz, o yapamadıysa neden yardım etmediniz uyarmadınız. o düşük alınca mutlumu olacaksınız.'' derdi hep. iyi ki o öğretmende yetiştim bu yaşıma kadar matematikle ilgili kitaplarla ilgili ne biliyorsam ne kadar seviyorsam hepsinin sebebidir kendisi . hayatımdaki yegane insanlardan .hala şehrime gittiğimde gidip elini öpmek halini hatırını sormak iyi gelir.
devamını gör...
279.
sınıfça öğrendiğimiz kurallar vardı. tam olarak ne nedendi hatırlayamıyorum ama el çırpma, parmak şıklatma ile izinlerimizi istiyorduk. konuşmak, çöpe gitmek, tuvalete gitmek gibi durumlar için sayıları vardı bu hareketlerin. 6.sınıfın ilk zamanları da sıyrılamamıştık bu durumdan.* öğretmenlerimiz de şaşkınlık içindeydiler, alışıncaya dek karşılıklı neler oluyor havasındaydık denilebilir yani.
devamını gör...
280.
okul numaram.
devamını gör...