141.
dayak yesek iyi, ilkokulda kibritle eli yakilan cocuklariz biz. evet.
devamını gör...
142.
bigün sınıfta arkadaşlarla şakalaşıyoruz, böyle ben onu itiyorum o beni itiyo beriki salak salak kerkiniyo falan. yaşlar daha 9-10 haliyle enerji atacağımız yaşlar. derken bu elemanlardan biri beni boynumdan yakalayıp yere çevirdi. o sırada kollarımdan biri tutuyo, diğeri de ayaklarımdan tutmak için eğildi. kurtulmak için salladığım tekme çocuğun gözüne geldi diye 3 ders dinlene dinlene dövdü beni o zamanki sınıf öğretmenimiz. vay çocuğun gözü çıkacakmıştı da, bak nasıl şişmişte, aman morarmışta aynı zamanda, kan oturmuş, kanıyormuş diye diye o çocuğun gözünü gördükçe aklına ben geldim, geldikçe de dayak yedim.

şimdi dayak diyince aklınıza üç beş tokat ne bileyim böyle sallama iteleme falan gelmesin. yakamdan yakalayıp havaya kaldırmalı, beni panoya vura vura panoyu kırdı ruh hastası. sonra panoyı topla dedi, topladım malzemeleri götürdüm üstündeki onları toplayıp rulo yapıp sınıfın bi ucundan diğer ucuna kadar, çöp kovasına ayağım giriyo beni tutup havaya kaldırıp diğer köşeye fırlatıyo.

anladım gözüne vurduğum(istemeden) çocuk kıymetli de biz piç miydik o kadar dayak yedik? bizim canımız yok muydu da kırılan panonun tahtasıyla sırtımıza vuruldu?

ben o zamanlarda da öyle pek şikayet eden biri değildim. gözüne vurduğum çocuğun anası danası doluştu ertesi gün okula bi dayakta müdür attı. seneler sonra bu elemanlarla bir araya geldiğimizde de soruyorlar "sen niye sevmiyorsun ilkokul öğretmenimizi?" neden sevmiyorum acaba? alla alla.
devamını gör...
143.
kışın günü salya sümük hastaydım. okul bahçesinde naptım ne ettim suçum günahım neydi hatırlamıyorum ama nöbetçi "öğretmen" pek bir sinirlenmişti. kulağımı öyle çekiştirip sallıyordu ki zikir yapıyormuşçasına kafam bir sağa bir sola dönüyördü. haliyle burnuma hakim olamamıştım. sümüğüm öğretmen kılıklı herifin eline bulaşmıştı. işte karma nedir o zaman öğrenmiştim.
devamını gör...
144.
gerekli gereksiz fantezi geliştirerek dövdükleri çocuklar şimdi çocuğuna bağırıldığında öğretmen dövüyor

bazı yazıları okuyunca kanım çekildi lan
aynısını çocuğum olsa bir dengesiz ona yapsa doğduğuna pişman ederim
böyle öğretmene de saygı falan duyulmaz kimse kusura bakmasın.

ha olan işini hakkıyla yapmak isteyen genç öğretmen arkadaşlara oluyor. bu hikâyede yanan onlar olmuş maalesef
devamını gör...
145.
allah'a şükür, bugün; öğretmenlerden, komutanlardan ve ebeveynlerden yediğimiz dayaklar ve azar sayesinde diğer insanları da kendimiz kadar önemsiyoruz. kendi keyfimiz için karşıdakinin yahatını; uyuşturucu, torpil, zina, dolandırıcılık gibi kötü eylemlerle söndürmüyoruz.
devamını gör...
146.
memleketi bu nesil taşıyor şu anda.
devamını gör...
147.
çocuktuk, dayak yemeyi eğitimin doğal bir parçası sanıyorduk. ailemize " tarihçi kafamızı sınıf duvarına vurdu, fizikçi demir sopayla dövdü, bedenci yumruk attı bayılmışım" vs. diyemezdik, demek aklımıza gelmezdi.

her öğretmen kendi tekniğini geliştirmişti zamanla. bir tanesi işaret parmağının kemikli boğumuyla ağaçkakan gibi kafatamızı delerdi adeta, bir tanesi enseye kesme biçiminde karate darbesiyle vururdu. en zor olanları alet kullananlardı. fizikçi, tornacıda özel demir sopa yaptırmıştı. bazıları da ağır takı ve aksesuarlarını kullanırdı.

ne güzel günlerdi.
devamını gör...
148.
sıra dayağı yiyordum ilkokulda. cetvelle ellerimize vuruyordu. o dayağa sebep olanların istenmeyen davranışlarında herhangi bir değişiklik olmuyordu. zaten olumlu pekiştirme davranış değişikliğinde cezadan daha etkili, ya bunu bilmiyordu ya da ceza vermek hoşuna gidiyordu.
devamını gör...
149.
benden eski ve deneyimlisi de var mı bilmem ama, dayak da yemedim.. evet öğrenci döven öğretmen her dönem olabilir.. ama dayağı bir yöntem olarak görebilen ve normalleştiren yüceleyen algı, kızılcık sopalı kuran kursu ve medreseci tayfaya aittir.
siz hiç köy enstitü yıllarında dayak güzellemesi duydunuz mu.? (ki cumhuriyetin ilk yıllarıdır.)
devamını gör...
150.
biri de benim. üstelik daha ilkokuldaydım. bir keresinde derste, söylenmemesi gereken bir şey söylemiştim ve öğretmenim de dayak atmıştı. oysa çocuk aklımla o an yanlış bir şey söylediğimin farkında değildim. bu yüzden dayak yerine kibarca uyarması daha doğru olurdu diye düşünüyorum.
devamını gör...
151.
şahsi olarak dayak yemedim. itin serserinin ceremesini çekip, diyetini sıra dayağı ile ödüyorduk ilköğretim zamanları. ortaokul ve lisede yemedim hiç.
aileye söylemezdik, zira "sen ne bok yedin de öğretmen dayak attı?" diye sorulur, cevap veremeden bi de onlar tozumuzu alırdı. zira "sen ne bok yedin de öğretmen dayak attı?" sorusunu, gerçek arayışı veya somut bir bilgi için sorulmuyordu asla. beyhude havaya savrulmuş öfke cümlesi idi o. cevap vermeye çabalamak da beyhude idi.

edit:
hatta şöyle bir anım var yine 10-11 yaşlarımdan:
bir sabah komşunun evinde arkadaşlarımla oynarken, arkadaşımın kardeşi beni itti, sendeledim. öfkeli bir köpekleri vardı, bu arbedeyi görünce kendine engel olamayıp bacağımın arkasından ısırdı. iki buçuk diş. neyse ayırdılar köpeği benden, panikle eve gittim. yolda babamı gördüm, bir yere gidiyordu motosiklete atlamış. durdurdum, "beni köpek ısırdı baba!!!" dedim; "köpek iyi mi?" diye sorup bastı gaza gitti.

şurada iki linç, üç laf sokmayla neden içimize kapanmadığımız, neden ite serseriye müdanamız olmadığı da açıklığa kavuştu sjns.
güç, öyle bedelsiz gelişen bir şey değil. çelik gibi işlediler bizi.
devamını gör...
152.
ulan atölyeci şerefsiz, arkadaşlar öyle bir dövdü ki çene kapsüllerimde problem oluştu neyse ki kalıcı olmadı toparladık ama çok faydasını gördüm o dayağın yalan yok.
devamını gör...
153.
dayak yemeyenleri de görüyoruz şimdi.
iyi ki de dayak yemişiz. şimdiki çocuklar bence bin kat daha fazla hak ediyor dayağı.
acayip şımarık veledler.
devamını gör...
154.
bu neslin öğretmenleri bütün olarak, boş vakitlerinden keyif almak için çocuk döven tipler değildi..
55 kişilik sınıftaki her öğrenciyi ezbere bilen, 20 yıl önce mezun olan öğrencileri tarafından adlarına anı sayfaları açılan, isimleri ezbere bilinen öğretmenler de bu gruptandı. arada 3-4 manyak çıkıyorsa, 30-40 tane de, öğrettikleri unutulmayan öğretmenler vardı.
devamını gör...
155.
yerini öğrencisinden dayak yiyen öğretmenlere bırakabilirler gibi.
(bkz: feraset)
devamını gör...
156.
sadece bir kez teşebbüs edildi, genelde çeşitli tekniklerde başka öğrencilerin üzerinde deniyordu şahittim. bana sıra geldiğinde bünyem kabul edememiş olacak durmadım ondan kaçtım, o da beni kovalamış.. bir yerde yakalanmışım ama o ben de yok. resmen hafızamdan silmişim o anı. ertesi gün onun için iyi olmadı. evdekiler duyunca cinnet geçirdi. o gün nasıl ikaz edildiyse bir daha cesaret edemedi. beni üzen ise diğerlerinin halen dayak yiyor olmasıydı. düşünüyorum da nasıl fırsat verildi o kadar, insanlar nasıl bunun önünü kesmedi. şiddetin çözüm olabileceğini bir öğretmen nasıl düşünebilir? benim de aklımın almadığı bir dönem.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"öğretmeninden dayak yiyen nesil" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim