sözlük yazarlarının takıntıları
başlık "hi my i run" tarafından 23.11.2020 23:09 tarihinde açılmıştır.
241.
normalsözlük.
devamını gör...
242.
yolda yürürken tanımadığım insanlarla hizalanmayı sevmem. baktım hizalandım yarım adım falan beklerim öne geçsinler diye öyle devam ederim yola.
kahve içerken, içki içerken, konser, tiyatro gittiğimde illa sözlüğe haber veririm. samimiyet deyince ben bilirsiniz.
radyoda istek parça çalmıyorum.
kahve içerken, içki içerken, konser, tiyatro gittiğimde illa sözlüğe haber veririm. samimiyet deyince ben bilirsiniz.
radyoda istek parça çalmıyorum.
devamını gör...
243.
tanım: normal sözlük yazarlarının yapmayı bırakamadığı alışkanlıkları ve bilinçsiz refleksleri.
tanımın başına tanım yazmak.
tanımın başına tanım yazmak.
devamını gör...
244.
.
devamını gör...
245.
şimdi herkesler gibi şey mi diyem:
"haksızlığa tahammül edemiyoruaaaam"
"haksızlığa tahammül edemiyoruaaaam"
devamını gör...
246.
başlığı görünce elimdeki sarı bezi usulca tezgahın kenarına bıraktım ve geldim arkadaşlar.. şimdi sözlükdaşlar, kırklı yaşların sonuna doğru evrilirken kimse bana bir gün en büyük tutkun mutfak fısfısı olacak dememişti ama buradayız işte.
benimkisi öyle böyle bir takıntı değil, bir nevi endüstriyel disiplin. örneğin sarı bezin bir kutsaliyeti var. o bez asla nemli kalmayacak. nemli kalan sarı bez, evin içinde biyolojik silah üretmekle eşdeğerdir zira. her kullanım sonrası yıkanacak, sıkılacak ve ocağın demirine asker selamı verir gibi asılacak. aksi bir durum boşanma sebebidir.
ikincisi mutfak fısfısı.. o fısfısın sıktığı her damla, ruhumdaki bir yarayı iyileştiriyor sanki. tezgahta tek bir parmak izi görünce sanki olay yeri inceleme ekipleri eve baskın yapacakmış gibi geriliyorum.
sonra bir de bulaşık makinesi hiyerarşisi var tabii.. tabağı rastgele dizen insanla ömür geçmez. büyükler arkaya, küçükler öne, çatallar yukarı bakacak! o makine bir sanat eseri gibi dizilmeli. kapağı kapattığımda içerde bir düzen senfonisi çalmalı. bir de ben makineye bulaşıkları dizmeden önce köpükleyerek iyice yıkarım ki temiz tabakla bulaşık olan ayırt edilemez.
evdeki kedi (adı tarçın), robot süpürgeyi uzaydan gelen bir istilacı sanıyor. süpürge çalışınca tarçın buzdolabının üstüne çıkıp ne yapıyor bu liyakatsiz der gibi bana bakıyor. tarçın'ın döktüğü tüylerle her gün yeni bir kedi örebilirim ama robot süpürgem (adı karakız) sağ olsun, o tüyleri çekerken ben kahvemi içip iş prensibi budur diyorum. bir takıntım da karakızın düzenli olarak çalışması yani.
evim temiz değilse, zihnim de temiz değildir bana kalırsa.
bu benim mottom. iş hayatındaki prensiplerimi eve taşıdım sayılır. her şeyin yeri belli, her şeyin süresi belli. kedi bile artık mutfak tezgahına çıkmaması gerektiğini, çıkarsa o meşhur mavi fısfıslı dezenfektanla göz göze geleceğini biliyor.
benimkisi öyle böyle bir takıntı değil, bir nevi endüstriyel disiplin. örneğin sarı bezin bir kutsaliyeti var. o bez asla nemli kalmayacak. nemli kalan sarı bez, evin içinde biyolojik silah üretmekle eşdeğerdir zira. her kullanım sonrası yıkanacak, sıkılacak ve ocağın demirine asker selamı verir gibi asılacak. aksi bir durum boşanma sebebidir.
ikincisi mutfak fısfısı.. o fısfısın sıktığı her damla, ruhumdaki bir yarayı iyileştiriyor sanki. tezgahta tek bir parmak izi görünce sanki olay yeri inceleme ekipleri eve baskın yapacakmış gibi geriliyorum.
sonra bir de bulaşık makinesi hiyerarşisi var tabii.. tabağı rastgele dizen insanla ömür geçmez. büyükler arkaya, küçükler öne, çatallar yukarı bakacak! o makine bir sanat eseri gibi dizilmeli. kapağı kapattığımda içerde bir düzen senfonisi çalmalı. bir de ben makineye bulaşıkları dizmeden önce köpükleyerek iyice yıkarım ki temiz tabakla bulaşık olan ayırt edilemez.
evdeki kedi (adı tarçın), robot süpürgeyi uzaydan gelen bir istilacı sanıyor. süpürge çalışınca tarçın buzdolabının üstüne çıkıp ne yapıyor bu liyakatsiz der gibi bana bakıyor. tarçın'ın döktüğü tüylerle her gün yeni bir kedi örebilirim ama robot süpürgem (adı karakız) sağ olsun, o tüyleri çekerken ben kahvemi içip iş prensibi budur diyorum. bir takıntım da karakızın düzenli olarak çalışması yani.
evim temiz değilse, zihnim de temiz değildir bana kalırsa.
bu benim mottom. iş hayatındaki prensiplerimi eve taşıdım sayılır. her şeyin yeri belli, her şeyin süresi belli. kedi bile artık mutfak tezgahına çıkmaması gerektiğini, çıkarsa o meşhur mavi fısfıslı dezenfektanla göz göze geleceğini biliyor.
devamını gör...
247.
cüzdanıma paraları aynı yüzleri denk gelecek şekilde yerleştiririm. atatürk içerde olacak. hepsi aynı yöne bakacak, biri ters, biri düz olmayacak. kimseye mantık vadetmedim.*
devamını gör...
248.
fenerbahçe. tisikkirler.
devamını gör...
249.
temizlik ve düzen takıntım var.
devamını gör...
250.
251.
birilerinin yatağınıza oturmasından hoşlaşmamak çok normal bir şeydir hiç takıntı felan değildir şeyapmayın kendinize ne münasebet insanların yatağına oturmak falan. biri yatağınıza oturursa atın kediyi kafasına kalk ulan diye öyle acaba takıntı mı yapıyorum çok mu aşırı tepki gösteriyorum falan diye düşünmeyin yani
devamını gör...
252.
evden cikarken acaba kapinin üzerinde anahtar var mi diye kontrol etmek bunlar basinda gelir. isin yoksa ugras dur diger türlü.
devamını gör...
253.
marmaray’a bindiğimde boş olanına binerim ya da binmeye çalışırım. ama genelde boş olanı beklerim eve giderken. işin takıntısı burada başlıyor oturduğum zaman durağı karşıdan gören sırada ve o beşli sıranın en soluna otururum her zaman. yani sol omzum o cama değecek şekilde. bugün öyle oturamadım. canım sıkıldı.
devamını gör...
254.
kitaplarımın sayfalarında böyle uçlarının katlanmış olması beni aşırı rahatsız eder. bu sebeple kolay kolay kimseyle paylaşma arzusuna giremiyorum maalesef. bunu bilmesine rağmen insanlar yapabiliyorlar. kitapların üzerinde eğer mesleki kitaplar değilse karalama yapılmasından, altının çizilmesinden de hiç hoşlanmam. okuduğum kitapların ilk sayfasına kitabı aldığım tarihi ve şehri son sayfasına da bitirdikten sonra minik bir hissiyat notu bırakırım yine tarihle. tekrar okumaya başladığımda da bu rutini tekrarlarım. insan aynı kitabı aynı hislerle 2. kere okuyamıyor hiçbir zaman.
devamını gör...
