181.
alarmları ve buluşmaları küsürlü saatlere ayarlıyorum.
devamını gör...
182.
ılımlılık ölümcül bir şeydir.

yeter kavramı yavan bir yemek, aşırı kavramıysa nefis bir şölendir.
devamını gör...
183.
simetri hastası değilim ama bununla ilgili çok kötü komşuma yakalanmıştım. paspası yamuk duruyordu. ayağımla düzeltmeye çalışırken kapıyı açtı.
ben paspası tekmeliyorum. o da bana bakıyor. çok utandığım için açıklama yapamadan kaçmıştım.

babam mesela sağolsun hep çekmeceleri sonuna kadar açık bırakır bir şey alacağı zaman. mutfak masasında kalp krizi geçirmemek için söylene söylene kalkar kaparım.

düzgün olacak . kapalı olması gereken şeyler kapalı kalmalı. yamuk durmasın niye duruyor ki?

simetri hastası mıyım acaba?
devamını gör...
184.
o da söylemişti, senin ona karşı takıntın var diye. oooo, çok o'lu oldu.
devamını gör...
185.
gürültüye takıntılıyım. zerre kadar tahammülüm yok.

bir de eşyalarımın izinsiz kullanılmasını hiç sevmem.
devamını gör...
186.
aramıyor, yazmıyor...silkecem... takıntılıyım.
devamını gör...
187.
yumurtaya dokunursam ellerimi yıkamak istiyorum. çöpün yanından geçersem kötü kokacağıma inanıyorum.
devamını gör...
188.
kaldırım çizgilerine basamıyorum ve bu yürümemi zorlaştırıyor zaman zaman.
devamını gör...
189.
bildirimleri silmek olabilir.
bu normal bir şey gibi görünse de bende normal olmayan bir düzeyde.
mesele bir tanım giriyorum ve alttan beğeni bildirimi geldi. imkanı yok o tanımı tamamlamanın. önce o bildirim silinecek sonra tanıma devam edilecek.
sırf bu yüzden mesajlara da çok erken dönmek zorunda kalıyorum.
bunun aynısı storyde falan da oluyor. o rengi görmemeliyim ben. istersen bir saniye önce paylaşmış ol. istersen bin sayfa paylaşmış ol.
çok sinir bozucu bir takıntı.*
devamını gör...
190.
takım olan şeyleri bir araya getirmek.

aynı model bardaklar birarada, seri halindeki kitaplar yan yana, benzer özellikteki kıyafetler yan yana.

çok düzenli biri değilim ama böyle takım halindeki şeyleri kullanmak zihnimi rahatlatıyor.

yoksa yani bilirsiniz; her yer her yerde.
devamını gör...
191.
en büyük takıntım temizlik ve düzen. başıma çok iş açılıyor ama yine de bırakamıyorum.
devamını gör...
192.
oje sürmeyi çok seviyorum ancak bazı mesleki durumlardan diyelim çok fazla kullanamıyorum. bu benim için iyi çünkü en ufacık bir oje taşmasına bile tahammülüm yok bu durumdan çok rahatsızım çünkü saatlerce sürdüğüm ojeyi iki saniye sonra gözümü kırpmadan silebiliyorum. oje sürmek için bir sıralamam bile var ancak bu da benim için aşırı zaman kaybına neden oluyor. sıralamamı anlatmasam daha iyi olucak sanırım ruh hastası olduğum ortaya çıkabilir.

yazarken o kadar gerilmişim ki cümleler anlamsız ve yarım kalmış *
devamını gör...
193.
tam olarak takıntı mı oluyor bilmiyorum ama herhangi bir yerden biriyle takipleşince önce kendi profilime bakıyorum hemen nasıl gözüküyor diye, gerek görürsem bazı saçma şeyleri silip sonra karşıdakiyi inceliyorum.*
devamını gör...
194.
#2593556 bunu yapmayan kendi gezegenindeki yaşamdan bize bahsedebilir.
devamını gör...
195.
simetri, duvarda tablo mu var; düz durmak zorunda.

kitap düzenim, kitaplarım belli bir sıraya göre dizili ve başkasının kitaplarına dokunması ve o düzeni bozması beni sinir eder.
devamını gör...
196.
televizyon kanallarının alt satırında devamlı döviz kuru, altın , borsa verilerini izliyorum. günde 20-30 kez. belki daha da fazla kez. bakıp okuyup bişey mi yapıyom yoo. boş boş bilmekte takıntı olsa gerek. normal olsam bir sabah bir akşam bakarsın. tamam. ne o öyle, bir sırrı yakalayıp aniden büyük yatırımlar yapan bir milyarder mi olacam? takıntı bu takıntı hiç ısrar etmeyin değil diye...teselli istemiyom. ha dur bi, altın ne oldu bi da bakayım sonra geliyom..
devamını gör...
197.
*çift sayılara zaafım var.
her şeyi yıllar öncesini dahi benim için önemli bir günse saati dakikasına kadar hatırlıyorum
*köşesi olan her şey dikkatimi fazlasıyla çekiyor bulunduğum ortamda cam çerçeve köşeleri dahil hepsini defalarca sayabilirim mesela yarın mezuniyet töreninde okul binasındaki tüm pencereleri fırsatını bulduğum an bilmem kaçıncı kez sayacağımı biliyorum.
*çelik kapı mutfak dolabı gibi yüzeylerde parmak izi ufacık bir su damlası görmeye bile tahammülüm yok.
*cüzdanımdaki kağıt paraları ya da saymak durumunda olduğum kağıt paraları hep atatürk resimleri üst üste gelecek şekilde düzeltip sayıyorum.
*sabah uyanınca yaptığım ilk şey dişlerimi fırçalamak oluyor başka bir şekilde güne başlamam mümkün değil.
*evdeki tüm örtüler simetrik olma durumunda aksi bir durum beni fazlasıyla geriyor.
*kapıda çıkarılan ayakkabı düzeltilmezse sinirlerim bozuluyor etraftaki insanlara saygısızlık gibi geliyor bu bana.
*temizlik yaparken çamaşır suyu kullanmazsam ev temizlenmemiş gibi hissediyorum.bulasık makinesine bile bir iki damla çamaşır suyu koyuyorum mutlaka.
*küpe takmadan dışarı çıkınca kendimi çıplak gibi hissediyorum.
( ve evet gayet normal bir insanım :) )
devamını gör...
198.
hiçbir zaman takıntılarım olmadı ve muhtemelen de hiçbir zaman olmayacak.

sadece yolda yürürken sol tarafımda yürüyen insanlara istemsizce öfkeleniyorum. ama öyle sıradan bir öfke değil. birlikte yürürken birisi sol tarafımda yürürse ona çelme takmak, ağzına kürekle vurmak, hafızasını kaybedene kadar kafasına vurmak, onu asit kazanına atmak gibi basit ve masum düşünceler geçiyor aklımdan. ama hiçbirini yapmıyor, sadece sağ tarafıma geçmesini rica ediyorum.

ayrıca bir kitabevine girdiğim zaman ihtiyacım olup olmadığına, maddi durumumun ne olduğuna bakmaksızın mutlaka ama mutlaka bir kitap satın alıyorum. eğer alınacak kitap bulamazsam ya bir stephen king kitabı ya da franz kafka'nın dönüşüm kitabının bende olmayan bir baskısını satın alıyorum. evimde en az yirmi dönüşüm baskısı var.

bir de tuhaf bir şekilde uyuyakalmaktan korkuyorum. sabahları eğer çok erken kalkmazsan dünyada muhteşem ya da olağandışı şeyler olacakmış ve ben bunu kaçıracakmışım gibi hissediyorum. sanki ben geç kalkarsam ajda pekkan bir anda yaşlanacak, livorno serie a şampiyonu olacak, insanlar toplanıp atlantis'e gidecek ve ben bunların hepsini kaçıracakmışım gibi geliyor bana.

bir de gün içinde ara ara rubens barrichello'ya yapılan haksızlık, 8 mart 2015 oynanan fenerbahçe - galatasaray maçında burak yılmaz'ın gol olmak üzereyken anlamsızca seken topu ve kemal sunal'ın balalayka filminde oynayanamış olması düşüncesi aklıma geliyor ve moralim bozuluyor.

bu doğal tepkilerim takıntı sayılamayacağı için bahsedecek hiçbir takıntım yok.
devamını gör...
199.
#1526879 buna ek olarak temizlik takıntım var. yemek yapan kadının ellerine bakarım. uzun tırnaklı ve/veya ojeli ise yemem. ayrıca söylerim. el değmeden yemek yapan yerlerde adamın eldivenle para elleyip ellemediğini kontrol ederim. fırıncı kadına kaç kez eldiven verdim hatırlamıyorum. kendim yemek yaparken önceden tırnaklarımı bir törpülerim. sonra üç dört boy yıkarım. kesinlikle eldiven takarım. bulaşık makinesinden çıkan eşyaları gözle kontrol eder, koklar ve çoğu kez elde tekrar yıkarım.
evet manyağım.
devamını gör...
200.
takıntısı benim konfor alanımı etkileyen insanlara takıntılıyım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının takıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim